SAĞLIK - 24 Aralık 2022 Cumartesi 13:23

“Çocuklarda her öksürük kesilmemelidir”

A
A
A
“Çocuklarda her öksürük kesilmemelidir”

Özel Sular Akademi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Uzmanı Dr.

Özel Sular Akademi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Uzmanı Dr. Doğan Öncü, “Solunum yoluyla aldığımız toz, zerrecik, enfeksiyon veya yabancı cisimlere karşı vücudumuzun savunma sistemidir. Çocuklarda her öksürük kesilmemelidir” dedi.


Öksürüğün, herkesin farklı olarak algıladığı dışında vücudun savunma mekanizması olduğunu ifade eden Öncü, “Solunum yoluyla aldığımız toz, zerrecik, enfeksiyon veya yabancı cisimlere karşı vücudumuzun savunma sistemidir. Çocuklarda öksürük kesilmemelidir. Her öksürük kesilmez. Eğer bir çocuğun öksürüğü inatçı seyrediyor ise kusmaya, ateşe ve hırıltıya neden oluyor ise veya genel durumunda düşkünlüğe bozukluğa neden oluyorsa çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurmanız gerekiyor. Onun haricinde günlük 10 öksürüğün normal olarak tanımlarız” diye konuştu.


Gece ve gündüz başlayan öksürükler hakkında bilgiler veren Öncü, şöyle devam etti:


"Örneğin gece başlayan öksürükler üst solunum yolu enfeksiyonunu çağrıştırabilir. Bir diğer etken de alerjilerdir. Gündüz olan çocuğu kusturacak şekilde inatçı olan, ses kısıtlığına neden olan, ateşe ve beslenme bozukluğuna neden olan öksürüklerin tamamı doktor tarafından mutlaka görülmeli. Eğer öksürük 3 haftadan daha uzun devam edip inatçı şekilde oluyor, çocuğun rahatını bozuyor ise yine çocuk sağlığı hastalıkları ve uzmanı tarafından görülmesi gerekir."


Öksürüğü olan çocuklara bitkisel tedavileri de öneren Öncü, “Birkaç kez olan öksürükler ama çocuğun keyfi ve rahatı yerinde bu durumlarda çocuğu takip etmek gerekir. Boğazı rahatlatacak ıhlamur çayı olabilir kesinlikle şeker katmayacağız. 40 derecenin altına kadar soğutup bal karıştıracağız ancak sıcak sulara kesinlikle bal karıştırılmaması lazım. Takviye edici gıdalar var. Bir tatlı kaşığı bal, bir tutam kadar taze zencefil rendesi, çok az karabiber, 4-5 damlada limon hepsini karıştırıp bir tatlı kaşığı kadar verebilirsiniz. Bu da çocuklarda öksürüğe iyi gelecektir. Tabi bu tarif bir yaş üzerindeki çocuklar için geçerli. Bir yaş altı çocuklara denemeyin bir yaş altındaki çocuklara bal zaten yasak” şeklinde konuştu.


Kış mevsiminde mesafe ve hijyenin yanı sıra sağlıklı beslenmeyi de öneren Öncü, “Dikkat etmeniz gereken bulaşıcı bir mevsimdeyiz. Özellikle kreş ve okula giden çocuklarda bulaşıcılık çok fazla ve kış aylarındayız. Mümkün olduğunca temizliğe dikkat edelim. Covid hala bitmiş değil, bunun yanında üzerine binen viral ve bakteriyel enfeksiyonlar var onlara dikkat etmemiz gerekiyor. O yüzden hasta insanlardan uzak durmalıyız. El hijyenine dikkat edelim ve çocuklarımıza da bunu aşılamaya çalışalım. Güzel beslenip mevsim meyvelerinden özellikle ‘C, E ve D’ vitaminlerini aksatmazsak çocukların bu dönemi güzel bir şekilde atlatacaklarına inanıyorum" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Joao Pereira: "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim, bundan kaçmıyorum’’ Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Samsunspor mağlubiyetiyle ilgili, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. İlk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Corendon Alanyaspor kendi sahasında karşılaştığı Samsunspor’a 3-2 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Maça iyi başladık. İlk dakikalarda 2-3 kez topu üçüncü bölgeye taşımayı başardık. 3-4 korner pozisyonlarına girmeye başardık. Ama karar anlarında çok iyi değildik ve kornerlerden de bir şey çıkaramadık. Oyun eşit gidiyordu. İki takımda oynamaya çalışıyordu. Büyük bir pozisyon yoktu. Samsunspor’un golüne kadar. Gol pozisyonunda da stoper kendi ceza sahasından bizim ceza sahamıza kadar top sürerek geldi. Pas verdi, asist yaptı. Bu imkansız, böyle bir gol yemek kabul edilemez. Bu seviyede böyle bir hata kabul edilemez. Çocuklarım da futbol oynuyor. Onların maçlarında bile kabul edilemeyecek bir durum. Rakip ceza sahasından diğer ceza sahasına kadar top sürmesi kabul edilemez. Daha fazla baskı yapılması gerekiyor en fazla faul ile durdurulması gerekiyor. Golden sonra da özgüvenimiz düştü. Zaten Beşiktaş maçında mağlup olmuştuk. Sonrasında ikinci gol kendi aramızdaki bir top kaybından geldi. Ve Samsunspor için kolay bir gol oldu. Basit hatalar yaptık ve cezası ağır oldu. Devrede bazı değişikliler yaptık, daha fazla risk aldık ve adam adama döndük. Sonrasında 2-1’i yakalayacak pozisyonlar bulduk. Mesela Steve Mounie’nin kafa pozisyonu var. Kendi oyuncuma çarptı kaleye giden top. Adam adam oyunda bazı zorluklar oluyor. Adam adama oynama kapasitesine sahip oyuncularımız yok. Tüm maç boyunca bunu sürdürecek karaktereristlik özelliğimiz yok. Özellikle Beşiktaş maçı gibi zorlu maçın ardından bunu yapamazdık. Bazı sıkıntılar yaşadık rakip de 3-4 gol şansı yakaladı. Risk alınca rakibimiz 3. golü buldu. Ama sonrasında oyuncularım inanmaya devam ettiler 2. ve 3. golü buldular. Son topu da uzun kullanabildik. Ama topu kaybettik. Bugün maçta iyi şey bizim adımıza oyuncularımızın son dakikaya kadar mücadele etmesiydi. "3 final maçımız var’’ Son kalan 3 maçlarının final niteliğinde olacağının altını çizen Pereira, "Şimdi odaklanmamız gerekiyor. Çünkü önümüzde 3 final maçımız var. Ve galibiyette uzlaşmak için de rakibe hiç birşey vermemiz gerekiyor. Son iki maçta rakibimize çok fazla şanlar verdik. Çok iyi organizasyonlarla gelen goller değildi bizim hatalarımızdan gelen gollerdi. Samsunspor hak etti demiyorum. Ama goller bizim hatalarımızdan geldi. Bunu kabul etmek çok zor. Bazen Rakip çok iyi oynar iyi organizasyon yapar bize zorluk çıkarırlar o zaman alkışlarım. Ama böyle basit goller yiyin kabul etmesi gerçekten zor oluyor. Bir sonraki adımımız hataları aza indirmek olmalı. Şimdi 3 final maçımız var 9 puan alabilir. Bizim için önemli’’ ifadelerini kullandı. Samsunspor maçı yenilgisinin ilk sorumlusunun kendisi olduğunu aktaran Pereira, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. ilk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ şeklinde konuştu.
Kayseri Kayseri’deki ‘ilaç yolsuzluğu’ davasında tutuklu sanık kalmadı Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastaların adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu 88 milyon 591 lira zarara uğrattıkları iddia edilen 2’si tutuklu 12 sanık hakim karşısına çıktı. Duruşma sonunda davada tutuklu sanık kalmadı. Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastalar adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu zarara uğrattıkları iddiasıyla aralarında eczacı ve eczacı kalfalarının da bulunduğu 2’si tutuklu 12 sanığın yargılanmasına 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Bir sanığın mazeret belirterek katılmadığı duruşmada, resmi evrakta sahtecilik yaparak kamu zararına neden olduğu suçlamasıyla hakim karşısına çıkan eczacı ve eczacı kalfalarının ifadelerinde ortak kanaat, hastaneden gelen e-reçete ve raporları kendilerinin düzenleme yetkilerinin olmadığı oldu. Eczacılar kalfaları işaret etti Eczane sahipleri ifadelerinde reçeteleri sisteme kalfalarının girdiğini söyleyerek eczacı kalfalarını işaret ederken, kalfalar ise eczacı onayı olmadan reçeteleri işleme koymadıklarını ifade etti. Eczacılık sisteminin işleyişinden bahseden sanıkların tamamı, "E-reçete veya raporu doktor düzenler. Bu raporların altında üç profesörün ve başhekimin onayı bulunur. Bize gelen rapor ve reçeteleri kontrol ettiğimizde SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) kurallarına uygun olduğunu gördükten sonra ilacı depodan isteriz. Süreçte bizim başka bir müdahalemiz olamaz" şeklinde beyanda bulundular. İlacı temin eden ile teslim alan belirlenemedi Sanık ifadelerinde ilacı eczanelerden kimin teslim aldığı noktasında da farklı iddiaların olması dikkat çekti. Tutuklu eczacı kalfaları E.Ö ve E.Ö’nin teslim aldığı, ilacı eczaneden istediği yönünde ifadelerde bulunuldu. Ayrıca Erciyes Üniversitesi’nde görevli M.Ç’ın doktorların elektronik imzalarını kullanarak bu reçete ve raporları hazırladığı yönünde de beyanlarda bulunuldu. "Benim adıma ilaç bir yıl süreyle alınmış" Şikayetiyle ‘ilaç yolsuzluğu’ davasının başlamasına neden olan C.B., iddialarını mahkemede tekrarlayarak, "Benim adıma bir yıla yakın süre bu ilaç temin edildi. Ben defalarca SGK’ya, CİMER’e şikâyetlerde bulundum. Ne zaman konu basında yer aldı, o zaman soruşturma açıldı. Bu ilaç bana hiç ulaşmadı, benim adıma birileri aldı ve sattı. Şikâyetçiyim, mağdur edildim" dedi. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturma Sanıkların tamamının dinlenmesinin ardından sanık avukatları dinlendi. Avukatlar soruşturma aşamasındaki eksikliklere de dikkat çekerek, ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçlamasının kabul edilemeyeceğini, evrakı düzenleyenin doktorlar olduğunu, eczacıların yalnızca kendilerine ulaşan reçeteleri işleme koyduklarını vurguladı. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturmanın da dava açısından önemli olduğunu dile getiren avukatlar, bu konuda bilirkişi raporlarının mahkemeye sunulmasını talep etti. Ayrıca sanık avukatları, HTS kayıtları ile söz konusu reçetelerin tarihleri arasında da uyuşmazlık olduğunu, savcılığın süreci gerekli titizlikte yürütmediğini belirtti. Tutuklu sanık kalmadı Savcılık, mütalaasında adli kontrol şartı bulunan sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasını, tutuklu bulunan 2 sanığın da tahliyesini talep etti. Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme başkanı, savcılık mütalaası doğrultusunda 2 sanığın tahliyesine, diğer sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasına, mahkeme önünde ifade veren tüm sanıkların davadan vareste tutulmasına karar verdi. Mahkeme ileri bir tarihe ertelenirken, davada tutuklu sanık kalmadı.