SAĞLIK - 03 Eylül 2025 Çarşamba 10:17

Beyin felcinde botoks ve tendon gevşetme tedavisiyle, Asel yeniden yürümeye başladı

A
A
A
Beyin felcinde botoks ve tendon gevşetme tedavisiyle, Asel yeniden yürümeye başladı

Kahramanmaraş’ta beyin felci tanısı ile tedavi edilen 4 yaşındaki Asel, uygulanan botoks ve tendon gevşetme işlemleri sonrası yeniden yürümeye başladı.


Sular Akademi Hastanesi’nden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Murat Kalender, beyin felci tanısıyla takip edilen 4 yaşındaki Asel’in başarılı bir tedavi süreciyle sağlığına kavuşma yolunda önemli adımlar attığını duyurdu. Doğuştan beyin felci olması nedeniyle parmaklarının ucunda yürüyen Asel, Doç. Dr. Kalender, Asel’e uygulanan botoks ve tenatömi (kas gevşetme) kombinasyon tedavisiyle, yürüme ve duruş bozukluklarında ciddi anlamda düzelmeler gözlemlendi.


’Beyin felci doğum sırasında gelişiyor’


Hasta ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. Kalender, "Bugün konumuz beyin felci. Doğum sırasında, doğumdan önce ya da sonra beynin bazı hastalıklardan etkilendiği zaman beynin motor kısımları, kas hareketlerine ilgilenen kısımlarının zarar görmesiyle ilgili kaslarda daha az kasılma şeklinde, spastik dediğimiz şekilde özürler gelişiyor. Bunlar yürüme, duruş ve elde kavrama güçlükleri oluşturuyor. Bunlara tedavi yapıyoruz. Ve bu tedavi multidisipliner oluyor. Çocuk nörolojisi, fizik tedavi ve ortopedinin beraber yaptığı bir tedavi. Bu tedavi genelde algoritimle yapılıyor. En son ortopedi doktorlarına giriyorlar. Ortopedi doktorları, bunlara gerektiği zaman botoks, gerektiği zaman tenotomi, gerektiği zaman kemik işlemleri yapıyor. Ve sonuçta çocuğun daha düzgün yürümesi, daha dengeli yürümesi ve ayaklarının yere tam basıp dizlerinin düz kalması sağlanabiliyor" dedi.


’Asel’in tedavisinde botoks ve kas gevşetme uygulandı’


Açıklamasını sürdüren Kalender,"Asel 4 yaşında. Uzun süredir fizik tedavi kontrolündeydi. Kaslarında yeterli gevşeme olmadığı için ortopediye sevk edildi. Asel’de botoks artı tenotomi birlikte uygulandı. Sonuçlarımız şu an beklendiği gibi gayet güzel. Arkasından fizik tedavi devam edecek ve hastanın yıllık 3 kere kontrolü yapılacak. İnşallah daha güzel yürüdüğü günler olacak. Şu an eskisine göre çok iyi ama daha iyi günleri bekliyoruz inşallah" diye konuştu.


’Parmak ucunda yürüyordu, dirseğini açamıyordu’


Asel’in önceki durumu hakkında da bilgi veren Doç. Dr. Kalender, "Bacakların makaslaması vardı. Dizleri bükülüyordu. Parmak ucunda yürüyordu. Bir eli içe doğru dönmüş, avucu yere bakıyordu. Bu işlemden sonra şimdi elini dua eder gibi kaldırabiliyor. Dirseğini tam açabiliyor. Eskiden hiç açılmıyordu. Makaslaması ciddi bir şekilde azaldı. Ancak fizik tedavisi devam edecek. Bacakların duruşunda ciddi bir fleksiyon yani bükülme defekti vardı. O güzel bir şekilde düzeldi. Şu an için ayakları gayet güzel. Fizik tedavimiz hem kalçası hem dizi için devam edecek. Bu doğum sırasında bir şekilde beyin kansız kaldığı zaman beyninin motor korteks dediğimiz kısım zedeleniyor. Ondan sonra bu şekilde spastik kaslara kasan bir durum, klinik ortaya çıkıyor" ifadelerini kullandı" şeklinde konuştu.


’70 gün yoğun bakım sürecimiz oldu’


Asel’in annesi Neslihan Akkurt ise yaşadıkları süreci anlattı. Anne Akkurt"Asel 31 haftalık doğdu. Erken doğuma bağlı. 70 gün yoğun bakım sürecimiz oldu. Daha sonrasında taburcu oldu. Sonuç olarak şu an iyiyiz. Daha öncemiz parmak ucu basıyorduk. Dizler çok kitleniyordu. Ali hocamızın sayesinde şu an çok iyiyiz. Daha da iyi olmayı düşünüyoruz inşallah" diyerek yaşadıklarını anlattı.


(HLL-HİV-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Stanimir Stoilov: "En büyük gücümüz Göztepe ailesidir" Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, yapılan eleştirilerin haklı olduğunu fakat Göztepe ailesinin en büyük güç olduklarını ve bunun bozulmaması gerektiğini söyledi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Göztepe, sahasında Eyüpspor ile golsüz berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov açıklamalarda bulundu. Sonuçtan dolayı mutsuz olduklarını söyleyen Stoilov, "Eyüpspor ve Kayserispor gibi takımlara karşı oynadığımız maçları kazanamadığımızda, bazı şeylerin yanlış gittiğini söylemek mümkündür. Karşılaşmaya arzu ettiğimiz agresiflik seviyesinde başladığımızı söyleyemem; ancak buna rağmen pozisyonlar üretmeyi başardık. Değerlendirilemeyen bir penaltımız var. İkinci yarıya da gergin bir başlangıç yaptık ve bu bölümde çok sayıda teknik pas hatası gerçekleştirdik" dedi. Hücum bölgesinde yaşanan sıkıntılara ve son vuruşlardaki eksikliklere değinen deneyimli çalıştırıcı, "Planladığımız pas organizasyonlarını sahaya tam anlamıyla yansıtamadık. Gol atılamadığında hücum hattında bir problem olduğu düşünülebilir; ancak temel sorun, son tercihlerde ve teknik uygulamalarda yapılan hatalardır. Ayrıca duran toplarda da konsantrasyonumuzu artırmamız gerekmektedir. Duran toplardan ürettiğimiz pozisyonlar olmasına rağmen maalesef bunları gole çeviremedik. Maç içerisinde pozisyonlara girmiş olsak da çok daha fazla fırsat üretmeliydik. Bu durumu aşmanın tek yolu, yoğun bir şekilde çalışmak ve hücumdaki hareketliliğimizi geliştirmektir" şeklinde konuştu. "Eleştiride haklılar" Takımın eleştirilen performansı ve futbolcuların göstermesi gereken reaksiyon hakkında konuşan Stoilov, "Öncelikle hem hücumda hem de savunmada etkili bir performans sergilememiz büyük önem taşımaktadır. Oyunun iki yönünü de iyi oynamak istediğimiz için bu konudaki çalışmalarımızı sürekli olarak sürdürüyoruz. İçinde bulunduğumuz süreçte gol yollarında etkisiz kaldığımız eleştirisi haklı bir tespittir. Diğer yandan, alınan sonuçlardan memnun olmayan taraftarlarımızın bazı oyuncuları eleştirmesi de olağan bir durumdur. Futbolcuların bu tür anlarda güçlü bir karakter ortaya koymaları elzemdir. Yöneltilen olumsuz eleştirilere verilecek en iyi cevap, sahada gösterilecek performanstır. Bu eleştiriler, sahada daha fazla çaba sarf ederek ve mücadele gücünü artırarak aşılabilir; bunun başka bir alternatifi yoktur" ifadelerini kullandı. "Islıklanmak tüm oyuncuları olumuz etkiler" Taraftarın desteğinin takım için kritik bir faktör olduğunu belirten teknik direktör, "Beni rahatsız eden ve endişelendiren husus şudur; bizim en büyük gücümüz Göztepe ailesidir. Futbolda birlik ve beraberlik son derece kıymetlidir. İki buçuk yıldır bu kulüpte görev yapıyorum ve Göztepe camiasının öneminin ve gücünün bilincindeyim. Bu birlikteliği asla kaybetmemeliyiz. Oyuncuların, taraftarın bu desteğini hak edebilmek adına sahada her zaman en üst düzey performansı sergilemeleri gerekmektedir. Aynı şekilde taraftarlarımızın da takımlarına olan desteklerini sürdürmeleri büyük önem taşımaktadır. Bir oyuncunun ıslıklanması yalnızca o futbolcuyu değil; diğer takım arkadaşlarını ve kulübü de olumsuz yönde etkilemektedir. Bu husus her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. Bugüne kadar olduğu gibi, iyi günde ve kötü günde bir arada olmamız bizim için son derece değerlidir" açıklamasında bulundu. "Bokele’yi kadroya almadım" Bokele’nin kadroya alınmadığını ifade eden Stoilov, "Bokele’nin durumuna gelecek olursak; son antrenmanlarda kendisinden beklediğimiz performansı sergileyemediğini ve Göztepe’ye katkı sağlayacak bir seviyede olmadığını gözlemledim. Bu sebeple kendisini bugünkü maç kadrosuna dâhil etmedim. Genel hatlarıyla değerlendirdiğimizde, bugün bazı oyuncularımız da maalesef beklenen üst düzey hırsı ve agresifliği sahaya yansıtamadılar; ancak bu sorunun üstesinden geleceğimize inanıyorum. Stoper mevkisinde Taha ve Furkan gibi önemli oyuncularımız bulunmaktadır, dolayısıyla o bölgede bir eksiklik yaşamayız. En mühim olan unsur, oyuncuların her daim sahaya her şeylerini yansıtmalarıdır. Sahada tüm varlığını ortaya koymaya hazır olmayan bir oyuncu profilini hiçbir zaman tasvip etmiyorum. Göztepe’nin menfaatleri için özveriyle mücadele etmeyen oyuncular görmek beni rahatsız etmektedir. Her zaman ifade ettiğim gibi; yetenek kapasiteniz sınırlı olabilir ancak sahada sonuna kadar mücadele ederek ve elinizden gelenin en iyisini yaparak bu açığı her zaman kapatabilirsiniz" dedi.
Afyon Antalya’daki olumsuz hava şartları patlıcanın tadını kaçırdı Afyonkarahisar’da kurulan semt pazarlarında kilogram fiyatı 80-150 TL arasında değişen patlıcan zam şampiyonu olurken, esnaflar patlıcanın fiyatının yüksek olmasına gerekçe olarak ise Antalya’da yaşanan olumsuz hava şartlarını gösterdi. Kente kurulan semt pazarlarında deyim yerindeyse bu hafta zam şampiyonu patlıcan oldu. Patlıcanın kilogram satış fiyatı 80 TL ile 150 TL arasında değişti. Tezgahlarda yerini alan patlıcanın kilogram fiyatı 80 TL’den başlayıp 150 TL’ye kadar yükseldi. Pazarcı esnafı, fiyat artışının en önemli nedeninin Antalya bölgesinde etkili olan yoğun sağanak yağışlar ile birlikte olumsuz hava şartları olduğunu belirtti. Üretim ve sevkiyatta yaşanan aksaklıkların fiyatlara yansıdığını ifade eden esnaflar, hava şartlarının normale dönmesiyle birlikte fiyatların da düşmesini beklediklerini dile getirdi. Vatandaş fiyatlardan şikayetçi Yüksek fiyatlar karşısında zorlandıklarını ifade eden vatandaşlar, özellikle mutfakların vazgeçilmez ürünü olan patlıcandaki artışın bütçelerini etkilediğini söyledi. Bazı vatandaşlar ise alışverişlerini daha kontrollü yaptıklarını belirtti. Pazarcı esnafı da fiyatlardan memnun değil Pazarcı Esnafı Şevket Kurt, patlıcanın üretiminin az olduğu için fiyatların yüksek olduğunu dile getirdi. Kurt, "Bir diğer pazarcı esnafı Faruk Kurt ise "Ramazan’ın biraz etkisi de var ama yine de Antalya’da sağanak yağışların bol olduğundan dolayı seraların su ile dolu olduğu için patlıcanın maliyeti var. Patlıcan 125 ile 150 TL arasında fiyatları değişiyor" dedi.
Samsun OMÜ’den Romanya’daki üniversite ile ikili iş birliği ve erasmus anlaşması Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ile Romanya’dan Petroşani Üniversitesi arasında İkili İş Birliği ve Erasmus Anlaşması imzalandı. OMÜ uluslararasılaşma hedefleri doğrultusunda olan yükseköğretim dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olan 23-27 Şubat tarihleri arasında Hong Kong’da düzenlenen Asya Pasifik Uluslararası Eğitim Sergisi ve Konferansı’nda (APAIE 2026) yeni bir iş birliğine daha imza attı. OMÜ, Romanya’dan Petroşani Üniversitesi ile İkili İş Birliği ve Erasmus Anlaşması imzaladı. OMÜ’yü temsilen Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın ile Petroşani Üniversitesi’ni temsilen Rektör Prof. Dr. Sorin Mihai Radu tarafından imzalanan anlaşma metni, iki üniversite arasında akademik ve bilimsel köprüler kurulmasını hedefliyor. İmza töreninde OMÜ heyetinde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Emine Şendurur, Uluslararası İlişkiler Birim Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Aycan ve Erasmus Kurum Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Tütüncü yer alırken; Petroşani Üniversitesi heyetinde Rektör Prof. Dr. Sorin Mihai Radu’ya Uluslararası İlişkiler Birimi Direktörü Dr. Oana Ravas eşlik etti. Anlaşma kapsamında; öğrenci ve öğretim üyesi değişim programları, ortak araştırma projeleri ve bilimsel toplantılar düzenlenmesi gibi alanlarda somut adımlar atılması planlanıyor.