GÜNDEM - 21 Nisan 2026 Salı 10:29

Saldırıda hayatını kaybeden çocukların mezarlarına bırakılan notlar duygulandırdı

A
A
A

Kahramanmaraş'ta okulda düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Belinay Nur Boyraz, Bayram Nabi Şişik, Zeynep Kılıç ile Kerem Erdem Güngör'ün mezarlarına bırakılan notlar yürek burkuyor.

Kahramanmaraş'taki okul saldırısında hayatını kaybeden aynı sınıfın öğrencileri, Şeyh Adil Mezarlığı'nda yan yana defnedilmişti. Öğrencilerin mezarlarına bırakılan not defterlerinin sayfaları birbirinden farklı duygusal notlarla dolmaya devam ediyor. Aileler, arkadaşları ve vatandaşlar, kabir başlarına çiçekler bırakıp, dualar edip, not defterini dolduruyor.
Mezar başına bırakılan defterlerde yer alan notlarda şu ifadelere yer verildi:

Saldırıda hayatını kaybeden çocukların mezarlarına bırakılan notlar duygulandırdı

"Belinay ben Ela. Mekanın cennet olsun arkadaşım seni çok seviyorum ve iyi ki varsın. Gül, çiçek ve şekerleri biz bıraktık ve seni seviyoruz ve seni Allah'a emanet ediyorum. Güle güle hepimizi sen çok seviyoruz."

Bir başka notta ise, "Tatlı Belinay'ım canım gittiğin yerde mutlusundur. Bir gün biz de oraya geleceğiz ve ben ilk senin yanına geleceğim. Seni karalar giyinip yeşile sarmaya devam edeceğiz. Cennetin en güzel köşesinde meleklerle birlikte hayatını kaybetmiş minnoş bebeklerle birlikte çok seviyoruz. Seni çok özlüyorum ve özlemeye devam edeceğim ama bir gün elbet buluşacağız. Senle çok güzel hayallerimiz vardı. Gezecektik beraber aktivite yapacaktık. Senle yaşadığım her an bana kazanç kattı. Biliyorum seni çok seviyorum gittiğin yerde yalnız değilsin" ifadeleri yer alıyor.

Saldırıda hayatını kaybeden çocukların mezarlarına bırakılan notlar duygulandırdı

Not defterindeki bir diğer yazı ise şu şekilde:

"Sizi tanımadım ve siz de beni tanımadınız. Ben sadece bir babayım. Sizin güzelliğinizi az çok gördük. Sizin gibi insan olmak çok güzel görünüyor. Böyle bir durumda korktunuz ağladınız. Biz yetişkinler sizi emin ve güvenilir bir ortamda tutamadığımız ve koruyamadığımız için çok ama çok özür dileriz."
Notlarda yer alan ifadeler, saldırının ardından geride kalanların duyduğu derin üzüntü ve özlemi gözler önüne sererken, mezarlıkta duygusal anlar yaşandı.

Saldırıda hayatını kaybeden çocukların mezarlarına bırakılan notlar duygulandırdı

"Bir sorumsuz anne ve babanın ortaya çıkardığı çocuğun yapmış olduğu vahşet"

Mezarlığı ziyaret eden Kenan Toy, "9 can kaybımız var, 9'u da bizim canımız. 3 çocuk da benim var evde. İnsanların da psikolojisi bozulmuş durumda, depremi yaşadık, afet yaşadık bir deprem acısı gibi oldu bizim için. Milletimizin başı sağ olsun. Ölen ailelerimize Allah sabır versin. Bir sorumsuz anne ve babanın ortaya çıkardığı çocuğun yapmış olduğu vahşet" dedi.

Saldırıda hayatını kaybeden çocukların mezarlarına bırakılan notlar duygulandırdı

Halil Ulubey - Mustafa Kutlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Aziz İhsan Aktaş duruşmasında mahkeme başkanı: "Bu dava bizim için herhangi bir dava" Aziz İhsan Aktaş duruşmasında mahkeme başkanı, sanık avukatlarını iddianame konusunun dışında soru sorulmaması konusunda uyardı. Bir kısım avukatların buna tepki göstermesinin ardından duruşmaya öğle arası verildi. Öğle arasının ardından bazı avukatların soru sordurulmadığı iddiasıyla tepki göstermesi üzerine mahkeme başkanı "Bu dava bizim için herhangi bir dava. Benim 400 tane dosyam var onlardan biri" dedi. Duruşma savcının tutukluluk konusunda değerlendirme yapması için yarına ertelendi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar’ın arasında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 16’sı tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan salonda görülen duruşmada, dün dinlenmeyen 3 kişi mağdur olarak dinlendi. Dinlenen 3 kişiden 2’si şikayetçi olduklarını ve davaya katılma taleplerinin olduğunu dile getirdi. 1 kişi ise şikayetçi olmadığını belirtti. Ardından dinlenen tanık Arif Orta, sanık Ümit Gözütok’un, Esenyurt Belediyesi’nin bir araç kiralama ihalesiyle ilgili hazırladığı şartnamedeki araçların teknik özelliklerini değiştirilmesini talep ettiğini iddia etti. Bu özellikleri değiştirmediğini söyleyen tanık Orta’ya Aziz İhsan Aktaş ile olan 3-4 saatlik görüşmesini neden ses kaydına aldığı soruldu. Orta,"Savcılığa ifademi verdim. Gecenin bir vakti baş kontrolörümüz bana anlam veremediğim, tehdit içerikli mesajlar attı. Bu konuda endişe ettim baskı görünce savcı beye ilettim. Aziz İhsan, beni işyerine çağırdı. Savcılığın bilgisi dahilinde kayıt aldım ve savcılığa teslim ettim" dedi. Aziz İhsan Aktaş ise tanık Orta’ya, görüşme talebinin kimden geldiğine yönelik soru sordu. Orta, "Ben, baskıdan dolayı Ümit Gözütok gelmesin, yetkili biriyle görüşeyim dedim. Beni siz aradınız" cevabını verdi. Aktaş ise, "Görüşme talebi benden gelmedi" dedi. Ardından mahkeme başkanı sanık avukatlarını iddianame konusunun dışında soru sorulmaması konusunda uyardı. Bir kısım avukatların buna tepki göstermesinin ardından duruşmaya öğle arası verildi. Öğle arasının ardından bazı avukatların soru sordurulmadığı iddiasıyla tepki göstermesi üzerine mahkeme başkanı "Bu dava bizim için herhangi bir dava. Benim 400 tane dosyam var onlardan biri. Bu sizin için iyi bir şey aslında ama iki gündür gerginlik olduğu için uyardım" dedi. Mahkeme başkanı konuşmasının devamında "Yarın çok verimli geçmez gibi duruyor. Bugün de çok verimli geçmedi. Yarın iddia makamından tutuklulukla ilgili değerlendirme alalım. Gizli tanıklar pazartesiye kaldı" ifadelerini de kullandı. Duruşma, sanıkların tutukluluk durumu ve talepleriyle ilgili görüş alınması ve tutukluluk incelemesi yapılması için yarına ertelendi.
Aydın SGK’nın şehir merkezindeki tescilli binası ilan panosuna döndü Aydın’da uzun yıllar Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) hizmet binası olarak hizmet veren ve 43 milyon TL değer biçilerek satılığa çıkarılan tescilli binanın akıbeti belirsizliğini korurken, bir dönem hizmet noktası olan tescilli bina şimdilerde ilan panosu olarak kullanılıyor. Aydın’ın en eski binalarından olan ve bir dönem hastane olarak kullanılmasının ardından uzun süre de SGK binası olarak vatandaşların hizmetine sunulan tescilli bina, 2016 yılında SGK’nın yeni hizmet binasına taşınması ile boşaltıldı. Geçişin ardından depreme dayanıksız olduğu belirlenen ve 1950’li yıllarda kentsel sit alanı olarak tescil edilen binaya tescil nedeniyle dokunulamazken 2024 yılında bina 43 milyon TL değer ile satışa çıkarılmıştı. Satışa çıkarılan tescilli binaya o dönem alıcı çıkmazken, binanın bundan sonraki akıbeti de belirsizliğini koruyor. 729 metrekarelik bir alan üzerinde yıllardır vatandaşların hizmet noktası olan tescilli bina, şimdilerde ise adeta bir ilan panosu olarak kullanılıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, binaya astığı "Satılık Taşınmazlarımız" başlıklı dev pankart ile duyuru yaparken, pankartta Didim ilçesi Çamlık Mahallesi’nde bulunan 3 ayrı taşınmazın ihale yoluyla satılacağı bilgileri yer aldı. Tarihi binanın akıbeti Aydınlılar için merak konusu olurken, bazı vatandaşlar da uzun süredir atıl duran binanın bir an önce faaliyete geçirilmesini istedi. Asılan ihale pankartında ise 2 adet ticaret alanı olarak gözüken arsanın yanı sıra 1 adet ‘günübirlik turistik tesis alanı’ imarlı arsanın satışı duyuruldu. Satışa çıkarılan yerlerden birinin Didim Amfi Tiyatro bölgesinde 5 bin 824,91 metrekare yüzölçümlü arsa olduğu belirtildi.
Tokat TOGÜ’den bağımlılıkla mücadelede büyük adım Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi öncülüğünde başlatılan proje ile gençlerin bağımlılığa karşı bilinçlendirilmesi hedeflenirken, üniversite bünyesinde kapsamlı bir eğitim seferberliği başlatıldı. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ), genç nesilleri bağımlılığın her türlüsünden korumak ve toplumsal farkındalığı artırmak adına bir adım attı. TOGÜ Bağımlılıkla Mücadele Koordinatörlüğü tarafından hazırlanan ve Yeşilay iş birliğiyle yürütülen "Bilinçli nesiller, bağımsız gelecek" projesi TOGÜ Gökmedrese Bilim ve Kültür Merkezi’nde yapılan törenle başlatıldı. Açılış programına TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Volkan Kara, il protokolü ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Programın ana eksenini, bağımlılıkla mücadelenin sadece bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda bir gelecek meselesi olduğu vurgusu oluşturdu. Katılımcılar, üniversitelerin bu mücadeledeki stratejik önemine dikkat çekti. "Tüm birimlerimizde eğitim seferberliği başlatıyoruz" Açılış konuşmasında projenin kapsamına dair önemli bilgiler paylaşan Prof. Dr. Fatih Yılmaz, devletin bağımlılıkla mücadele alanında belirlediği hedefler doğrultusunda üniversite olarak güçlü bir katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti. Hedeflerinin üniversitenin tüm bileşenlerine ulaşmak olduğunu vurgulayan Rektör Yılmaz, "Üniversitede öğrenim gören yaklaşık 34 bin öğrencimizin tamamına bu eğitimleri ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu çalışma yalnızca bir proje değil, tüm akademik birimlerimizi kapsayan kapsamlı bir eğitim seferberliğidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen bağımlılıkla mücadele, bir devlet politikası olarak kararlılıkla sürdürülmektedir. Biz de kurduğumuz koordinatörlük aracılığıyla bu politikayı sahada en etkin şekilde hayata geçiriyoruz. Alanında yetkin 40 uzman hocamız bu eğitimleri tamamlayacaklar. Sürecin ardından hem tüm öğrencilere hem de toplumun farklı kesimlerine yönelik yaygın eğitim faaliyetleri yürütmeyi de istiyoruz. Bağımlılıkla mücadele bireysel değil, toplumsal bir sorumluluktur. Bu nedenle üniversite olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmekte kararlıyız. Bağımlılıkla mücadele, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin korunması açısından hayati öneme sahiptir. Bu süreçte katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah yürüttüğümüz bu faaliyetlerle gençlerimizi her türlü zararlı alışkanlıktan korumaya katkı sağlayacağız" dedi. "Bağımlılık toplumsal bir sorun" Programda konuşmacı olan Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Volkan Kara ise bağımlılığın yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekti. Kara, üniversitelerin bu süreçte kritik bir rol üstlendiğini belirterek, gençlerin doğru bilgiyle donatılmasının ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırılmasının güçlü bir toplumun inşasında belirleyici olduğunu ifade etti.