SAĞLIK - 12 Şubat 2026 Perşembe 17:50

Safranbolu Devlet Hastanesine ek idari hizmet binası tahsis edildi

A
A
A
Safranbolu Devlet Hastanesine ek idari hizmet binası tahsis edildi

Karabük’ün Safranbolu ilçesindeki devlet hastanesine tahsis edilen ek idari hizmet binasıyla poliklinik kapasitesi artırılarak sağlık hizmetlerine erişim kolaylaştırılacak.


Safranbolu Devlet Hastanesi yönetiminden yapılan açıklamada, ilçedeki sağlık altyapısını güçlendirecek stratejik takas işlemi Sağlık Bakanlığı tarafından onaylandığı bildirildi.


Açıklamada yapılan çalışmalar neticesinde üniversite kampüs alanında bulunan 63 bin 192,95 metrekarelik arsa eğitim tesisleri yapılmak üzere Karabük Üniversitesine (KBÜ) devredildiği, Safranbolu Devlet Hastanesinin hemen yanında yer alan ve KBÜ Safranbolu Bilim ve Sanat Akademisi olarak kullanılan tarihi taş bina ise "Ek İdari Hizmet Binası" olarak kullanılmak üzere hastaneye tahsis edildiği ifade edildi.


Gerçekleştirilen devir işlemiyle birlikte hastane ana binasında bulunan idari birimlerin yeni tahsis edilen tarihi binaya taşınacağı, idari birimlerden boşalan alanların ise poliklinik ve tedavi birimlerine dönüştürülerek vatandaşların hizmetine sunulacağı kaydedildi.


Eski İmam Hatip Lisesi binasının KBÜ Tıp Fakültesine devir sürecinin de resmi olarak tamamlandığının aktarıldığı açıklamada, devirle birlikte Tıp Fakültesinin daha modern ve geniş bir alanda eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdüreceği, Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki hizmet kalitesinin de artacağı belirtildi.



Safranbolu Devlet Hastanesine ek idari hizmet binası tahsis edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bingöl Hesarek Kayak Merkezi’nde gerçeğini aratmayan arama kurtarma tatbikatı Bingöl’deki Hesarek Kayak Merkezi’nde yapılan çığ ve telesiyejde mahsur kalma tatbikatı, gerçeği aratmadı. Kent merkezine 34 kilometre uzaklıkta bulunan ve 178 bin metrekare alana kurulan Hesarek Kayak Tesisleri’nde, AFAD İl Müdürlüğü koordinasyonunda çığ ve telesiyejde mahsur kalma senaryolarıyla arama-kurtarma tatbikatı gerçekleştirildi. Tatbikata; Jandarma Arama Kurtarma (JAK), AKUT, Bingöl Üniversitesi, MEB-AKUB, UMKE ve SAR’ın da aralarında bulunduğu 13 arama-kurtarma ekibi katıldı. Toplam 144 personel ve 120 araçla gerçekleştirilen tatbikatta, senaryo gereği çığ altında kalan 3 kişi kurtarıldı, telesiyejde mahsur kalan vatandaşlar ise güvenli şekilde tahliye edildi. Gerçeği aratmayan tatbikatta ekiplerin koordinasyonu, hızlı müdahalesi ve profesyonel çalışması dikkat çekti. Olası afet ve acil durumlara karşı hazırlık seviyesinin artırılması amacıyla yapılan tatbikat, başarıyla tamamlandı. Tatbikatın ardından açıklamalarda bulunan Vali Yardımcısı Yasin Şahin, "İlimizin turizm potansiyeli açısından önemli durumda olan Hesarek Kayak Merkezi’ndeyiz. Bugün her yıl olduğu gibi çığ ve telesiyejde mahsur kalan vatandaşlarımızın kurtarılmasına yönelik tatbikatlarımızı gerçekleştirdik. Tatbikatta şunu gözlemledik, AFAD İl Müdürlüğü’müzün koordinasyonunda Bingöl’ümüzde görevli olan arama-kurtarmada, çığ felaketinde donanımlı yetiştirdiğimiz sivil toplum kuruluşlarımızdan personellerimizle beraber, koordinasyonumuzun gücünü, arkadaşlarımızın bu işe ne kadar hazır olduğunu yerinde gözlemledik. Arkadaşlarımızın disiplin içerisinde hareket ettiği, verilen talimatlara titizlikle uyduğunu gözlemledik. AFAD ve JAK timimizle beraber, telesiyejde mahsur kalan vatandaşlarımızın indirilmesine yönelik ikinci tatbikatta kurtarılmasını sağladık. Tatbikatımız bu anlamda başarıyla sonuçlanmıştır. Vatandaşlarımız huzur ve güven içerisinde Bingöl’ümüzün önemli bir turizm potansiyeli olan Hesarek Kayak Merkezi’nde güvenlikleri için bu sınavı başarıyla tamamladık. Vatandaşlarımızı buraya bekliyoruz. Misafirlerimizi bölgeden buraya bekliyoruz. Biz önlemlerimizi aldık. Arama-kurtarma ve acil durumlara hazırız" dedi. AFAD İl Müdürü Atilla Uzun ise tatbikatın önemine değinerek, "AFAD Başkanlığımızın Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) tatbikatları kapsamında Bingöl ilimizde çığ tatbikatı planlaması yapılmıştır. Çığ tatbikatımıza telesiyejde mahsur kalma senaryosu da eklenerek, toplamda 13 kamu kurum ve sivil toplum kuruluşlarımızın arama-kurtarma ekipleri, toplamda 144 personel de 120 araçla bu tatbikatımız gerçekleşmiştir. Amacımız, kurumlar arası koordinasyonu sağlamak, ekipman ve cihazları çalışır durumda hazır bulundurmak, hızlı ve etkili müdahaleyi sağlamaktır. Bingöl ilimizde oluşabilecek her türlü çığ ve telesiyejde mahsur kalma olayına karşın bu tatbikatımızı başarıyla gerçekleştirdik. İlimizde önümüzdeki dönemde, yaz aylarında da depremde arama-kurtarma tatbikatı gerçekleştirilecek" diye konuştu.
İstanbul Savcı Yavuz Engin’i tehdit davasında mütalaa açıklandı: Sanık Mustafa Kemal Zengin hakkında 8 yıla kadar hapis talebi Yenidoğan çetesi soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’i makamında tehdit eden Mustafa Kemal Zengin’in de aralarında bulunduğu 13 sanıklı davada Cumhuriyet Savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcılık, sanık Zengin’i 4 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi. Sanık Aylin Arslantatar hakkında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası, diğer 11 sanığın ise ayrı ayrı beraatları talep edildi. Yenidoğan Çetesi soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’i makamında tehdit eden Mustafa Kemal Zengin’in de aralarında bulunduğu 13 sanıklı davanın görülmesine devam edildi. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, müşteki Beydanur Danaş ile davanın tek tutuklu sanığı Mustafa Kemal Zengin ile 5 tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. "Şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum" Duruşmada beyanda bulunan müşteki Beydanur Danaş, "Aylin Arslantatar’ı annemin arkadaşı olması nedeniyle 20 yıldır tanıyorum. Müşteki Halil Emre Yılmaz’la ilgili bir davam vardı. Ailesinden aldığım tehdite ilişkin davaydı. Bizde avukatım olsun Aylin ablayı aradık. Ben bu süreçte Aylin ablanın bürosuna gittim. Oraya gittiğimde Mustafa Kemal Zengin’i orada iki üç kere gördüm. Mustafa Kemal Zengin’le Aylin ablanın arkadaşı olarak tanıştım. Mustafa Kemal Zengin benim konularıma hakim olmaya başladı. Numaramı değiştirdiğim halde tehditler devam etti. Mustafa Kemal Zengin bana ’konuşuruz, hallederiz bu konuyu çözeriz. Sen korkma. Ben gerekirse karşı tarafla da görüşürüm.’ dedi. Bu yüzden benim ve Halil Emre Yılmaz’ın numaralarını annem Aylin Arslantatar’a gönderdi. O da görüşme yapması için Mustafa Kemal Zengin’e gönderdi. Numaram sadece iletişim kurulsun diye verildi. Benim cep telefon numaram zaten Arslantatar’da vardı. Bir şey olursa aranmam içim Mustafa Kemal Zengin’e gönderildi. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığında ifade sırasında bana baskı yapıldı. Numaralarım paylaşıldığı, görüşmelerimin ele geçirildiği için korktum. Bu yüzden de şikayetçi olduğumu söyledim. Şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum" dedi. "Engin bana, ’Bu hiç normal bir arama değil tutanak tutalım’ dedi" Duruşmada ‘tanık’ sıfatıyla beyanda bulunan müşteki Yavuz Engin’in zabıt katibi O.Ö., "Yavuz savcının yanında 2 buçuk yıla yakın süre çalıştım. Kendisinin tehdit edildiğini görmedim ancak yenidoğan dosyasına çalıştığımız dönem savcı Engin’in telefonu çaldı. Engin telefonu hoparlöre alarak konuşmaya başladı. Telefondaki ses ’Yavuz konuşmamız lazım birisini tutuklanmışsın sana çok kızgınlar. Bu kişiler çok tehlikeli senin hakkında her şeyi biliyor’ dedi. Bunun üzerine savcı Engin telefonu hoparlörden çıkararak camın önüne geçti ve konuşmaya başladı, uzun bir süre konuştular. Telefon kapandıktan sonra konunun ne olduğunu sordum. Savcı bana, arayanın Aylin adında bir avukat olduğunu söyledi ve yenidoğan tahliyesi için uğraştıklarını ifade etti. Engin bana, ’Bu hiç normal bir arama değil tutanak tutalım bunun hakkında’ dedi. Tüm bildiklerim bu kadar" şeklinde konuştu. Savunma yapan tutuksuz sanık Aylin Aslantatar ise, "Bebekleri koruma içgüdüsüyle hareket ettiğim için suçlu ilan ediliyorum. Dostane olarak yaklaştığım açık ve nettir. Bugün olsa yine Yavuz’u korurum. Ben vatandaşlık görevimi yaptım. Adli kontrol tedbirimin kaldırılmasını talep ediyorum" dedi. Zengin hakkında 8 yıla kadar hapis talebi Duruşmada, esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık Mustafa Kemal Zengin hakkında ‘kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme’ ve ‘görevi yaptırmamak için direnme’ suçundan toplamda 4 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Savcılık, sanık Aylin Arslantatar içi ise, ‘kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması istedi. Ayrıca Cumhuriyet Savcısı, diğer 11 sanık hakkında suç isnadı oluşmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlarını talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tarafların açıklanan mütalaaya karşı savunma yapmaları ve beyanda bulunmaları için süre verilmesine hükmederek, duruşmayı erteledi.