YEREL HABERLER - 12 Haziran 2015 Cuma 16:07

Kmü'de Sağlıkçılar Kep Attı

A
A
A
Kmü'de Sağlıkçılar Kep Attı

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Sağlık Yüksekokulu mezuniyet töreni düzenlendi.
Edebiyat Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen törene KMÜ Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Yıldırım, Sağlık Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ali Şahin, yüksekokul müdürleri, üniversite personeli, öğrenciler ve aileleri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan mezuniyet töreninin açılış konuşmasını Sağlık Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ali Şahin yaptı. Prof. Dr. Şahin, bu yıl yüksekokul olarak 15’inci mezunlarını verdiklerini belirterek, “65 öğrencimizi daha mezun etmenin onurunu yaşıyoruz. Dört yıllık süreçte gerek öğrencilerimiz gerekse öğretim elemanlarımız çok büyük gayret gösterdiler. Mezun olan öğrencilerimiz mesleklerini en iyi şekilde icra edecek donanıma sahipler ve gelecekte yüzümüzün akı olacaklar. Dört yıllık bir maratonun sonuna gelmiş bulunmaktasınız. Yarın ülkemizin ücra köşelerine dağılacak ve hastalıkla mücadele veren vatandaşlarımıza yardımcı olacaksınız. Bu da sizin en büyük başarınız olacak” şeklinde konuştu.
KMÜ Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen ise, hiç kimsenin kendi başına başarılı olamayacağını vurgulayarak, “Ortada bir başarı varsa buna katkı verenler var demektir. Doğdukları günden bu güne üzerlerine titrediğiniz, canınızdan daha çok sevdiğiniz evlatlarınızın mezuniyetine şahitlik ediyorsunuz. Öğrencilerimizin başarılarında en büyük pay sahibi sizlersiniz. Bundan sonra da çocuklarınızın başarılarına sahiplik ve şahitlik etmenizi temenni ediyorum. Ailelerin yanı sıra akademik kadromuz da çocuklarımızın iyi bir eğitim alması ve mesleğe hazırlanmasında büyük bir çaba gösterdiler. Çocuklarımızın üzerinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Mutluluğu ve hüznü aynı anda yaşadığını dile getiren Prof. Dr. Sabri Gökmen, “Dört yıl önce aramıza katılan genç kardeşlerimizi mezun etmenin mutluluğunu yaşarken üniversitenin bir mensubu olarak ailemizin bireylerinden ayrılmanın hüznünü yaşıyoruz. Fakat bu kardeşlerimizin güzel ülkemize önemli katkılar sağlayacağını bildiğim için de ayrıca mutluyum” dedi.
Rektör Sabri Gökmen, öğrencilere gelecek dönem ile ilgili tavsiyelerde bulunarak onların hayatlarına dair temennilerini paylaştığı konuşmasını şöyle sürdürdü: “Her bitiş yeni bir başlangıçtır ve diplomaları almak yeni bir başlangıca merhaba demektir. Bu günün de sizler için yeni ve başarılı bir başlangıca vesile olmasını temenni ediyorum. Sağlık, bütün bireyler için vazgeçilmez en temel ihtiyaçlardan birisidir. Bu ihtiyaçların karşılanmasında akla ilk gelen sizlersiniz. Biz, size inanıyoruz. Her mesleğin kendine göre zorlukları vardır fakat güzellikleri ön plana çıkararak algılarımızı değiştirebilirsek duygularımızı da değiştirebiliriz. Hepimizin birinci görevi insanları yaşatmaktır. Hastaların yaşamasında hemşirelerin katkısı ise yüzde ellinin üzerindedir. Şefkat, dünyanın en etkili ilaçlarındandır ve hiçbir teknolojinin sağlayamayacağı kadar şifa verir. Sevgi ve ilgi ise dünyanın en güzel gıdasıdır. Hastalarımıza öncelikle sevgi ve ilgi göstermeliyiz. Bizim varlık nedenlerimizin en önemlilerinden birisi de hayatı paylaştığımız insanların yüzünde tebessüm, gözünde ışıltı oluşturmaktır. Tüm zorluklarına rağmen din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin mesleğinizi en iyi şekilde yapacağınıza inancım tamdır.”
HEMŞİRELİK ANDI OKUNDU, BAYRAK VE FLAMA DEVİR TESLİMİ YAPILDI
KMÜ Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen’in konuşmasının ardından mezun öğrencilere ait fotoğraf slaytı paylaşılarak öğrenciler sahneye davet edildi. Hep bir ağızdan hemşirelik andını okuyan mezun öğrenciler daha sonra eğitim yaşantısının devamlılığını temsil eden bayrak ve flama devir teslimini gerçekleştirdi. Dereceye giren öğrencilere plaketleri takdim edilirken mezun olan diğer öğrencilere de diplomaları verildi. Diploma töreninin ardından okul birincisi Nebahat Bekdik, mezuniyet kütüğüne isminin yazılı olduğu plaketi çaktı. Sağlık Yüksekokulundan mezun olan 65 öğrenci hep birlikte kep atarak üniversite hayatlarına veda etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da 19 Mayıs coşkusu Büyükşehir etkinlikleriyle yaşanacak Muğla Büyükşehir Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kentin dört bir yanında düzenleyeceği etkinliklerle kutlayacak. Spor, müzik ve gençlik buluşmalarını bir araya getiren Muğla Büyükşehir Belediyesi etkinlikleri kapsamında doğa yürüyüşünden bisiklet turuna, konserlerden kortej yürüyüşüne kadar birçok etkinlik vatandaşlarla buluşacak. 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında ilk olarak 16 Mayıs Cumartesi günü Menteşe Kötekli Yoğurtçu Parkı toplanma alanında ‘19 Mayıs Doğa Yürüyüşü’ gerçekleştirilecek. Doğayla iç içe düzenlenecek yürüyüşte gençler ve vatandaşlar bayram coşkusunu birlikte yaşayacak. Kutlamalar 18 Mayıs Pazartesi günü ise bisiklet turuyla devam edecek. Cumhuriyet Meydanından başlayacak ‘919 Bisiklet ile 19 KM Bisiklet Turu’nda katılımcılar, 19 Mayıs ruhunu pedal çevirerek yaşatacak. Gençlik Meclisinden kokteyl ve kortej yürüyüşü Muğla Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi tarafından düzenlenecek kokteyl programı ve kortej yürüyüşü de kutlamalara renk katacak. Gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleşecek etkinliklerde 19 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhu kent sokaklarına taşınacak. 19 Mayıs akşamı ilçelerde konserler düzenlenecek Bayram coşkusu konser etkinlikleriyle Muğla’nın farklı ilçelerine yayılacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası, 19 Mayıs günü Kavaklıdere ve Seydikemer ilçelerinde sahne alacak. Menteşe Cumhuriyet Meydanında ise sevilen müzik grubu Mary Jane, gençlerle buluşacak. Konser programlarıyla vatandaşlar 19 Mayıs akşamında müzik dolu bir bayram yaşayacak. Başkan Aras: "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz" 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında mesaj yayımlayan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, mesajında şu ifadelere yer verdi, "19 Mayıs 1919, bir milletin geleceğinin değiştiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı; işgal altındaki bir ülkenin yeniden ayağa kalkma iradesini, bağımsızlık kararlılığını ve millet egemenliğine dayanan bir Cumhuriyet idealini büyüten tarihi bir adımdır. O günlerde kutsal vatan topraklarımız düşman askerinin postalları altında ezilirken, içeride kurtuluşu başka bir ülkenin himayesine girmekte görenler vardı. Büyük savaşlardan çıkan Anadolu yorgun, yoksul ve umutsuzdu. Ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bütün bu karanlığa rağmen ‘milletin azim ve kararlılığı’na güvenerek yola çıktı. "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim" diyerek bir milletin yeniden ayağa kalkışına öncülük etti ve bütün Anadolu’yu saracak istiklal ateşini yaktı. Bu nedenle 19 Mayıs; karamsarlığa karşı umudun, teslimiyete karşı direnişin, karanlığa karşı aydınlığın ve esarete karşı özgürlüğün tarihidir. 19 Mayıs’ta ufka açılan Bandırma Vapuru yalnızca Samsun’a gitmiyordu; laik, demokratik ve çağdaş bir Türkiye’nin geleceğine doğru ilerliyordu. Aradan geçen 107 yılda, o yürüyüşün sorumluluğunu taşımaya devam ediyoruz. Cumhuriyetimize, demokrasiye, özgürlüğe ve bağımsızlığımıza sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘doğum günüm’ dediği bu tarihi günü Cumhuriyetin ışığını taşıyacak gençlere armağan etti. Bugün bizlere düşen sorumluluk da Atamızın Cumhuriyeti emanet ettiği gençlerin umutlarını büyütecek; özgürce düşünebildiği, bilimle, sanatla, sporla ve kültürle kendini geliştirebildiği bir ülke ve kent yaşamını kurabilmektir. Biz de bu sorumlulukla gençleri yalnızca yarının değil, bugünün de öznesi olarak görüyor; "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyor; gençlerimizin ve hemşehrilerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum"
Mersin Mersin’deki vahşette ölü sayısı 6’ya yükseldi Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda ölenlerin sayısı 6’ya yükseldi. Saldırıdan yaralı kurtulan lokanta çalışanı Mehmet Han Topal, "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana" dedi. Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda bilanço ağırlaştı. Edinilen bilgiye göre, Metin Ö. (37), Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi’nde eski eşi Arzu Özden’i (32) silahla vurarak öldürdü. Olayın ardından kaçan Metin Ö., daha sonra 01 B 9171 plakalı otomobille Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Dörtler Mahallesi’nde Sabri Pan’a ait lokantaya gelerek silahla ateş açtı. Saldırıda işletme sahibi Sabri Pan kaldırıldığı hastanede, iş yerinde çalışan Ahmet Ercan Can ise olay yerinde yaşamını yitirdi. Araçla kaçmaya devam eden saldırgan, Kaburgediği Mahallesi’nde hayvan otlatan gençlerden Yusuf Oktay’ı, ardından Yeniköy Mahallesi’ndeki akaryakıt istasyonunda tır şoförü Abdullah Koca’yı da silahla vurarak öldürdü. İstasyonda şüphelinin vurduğu pompacı Gökay Sefiloğlu’nun da hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Şüphelinin saldırıları sırasında güzergah üzerindeki 8 kişiyi de yaraladığı öğrenildi. Yaralılar, ambulanslarla Tarsus Devlet Hastanesi başta olmak üzere çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Aracı bulundu, şüpheliyi arama çalışmaları sürüyor 6 kişinin öldüğü, 8 kişinin de yaralandığı vahşetin ardından şüphelinin yakalanması için bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi. Kaçan şüpheliyi yakalamak için helikopter destekli çalışmalar sürerken, zanlının kaçtığı 01 B 9171 plakalı otomobile Karakütük Mahallesi kırsalında ulaşıldı. Ormanlık alana kaçtığı değerlendirilen şüphelinin yakalanması için operasyonun devam ettiği öğrenildi. "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, tabancayı çıkardı" Lokantada çalışan ve saldırıdan yaralı kurtulan Mehmet Han Topal ise, yaşanan korku dolu anları anlattı. Topal, "Dükkanda çalışıyorduk, paket servisimiz vardı, onu hazırlıyordum. Metin ağabey geldi, dükkana giriş yaptı. Ben de dedim ’Hısım hoş geldin’. Hiç ses, tepki vermedi. Sabri ağabey de işte normal terazinin orada sucuk mu, et mi ne de tartıyordu. Biz de telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana. Kulağımın buradan geçti zaten. Ondan sonra Sabri ağabeye sıktı, boynuna sıkmış. Sonra geldi bir tane de tezgahın üstünden bana sıktı. Kalçama geldi. İçeriye gitmiş, Ahmet’e sıkmış çocuğun kafasına. Ondan sonra ben can havliyle dışarıya attım kendimi, arkadaşlara haber verdim. Ondan sonra kaçmış gitmiş" dedi. Öte yandan, cenazelerin tamamı Tarsus Devlet Hastanesi morguna getirildi.