ASAYİŞ - 16 Haziran 2015 Salı 16:44

Ermenek Maden Faciası Davası

A
A
A
Ermenek Maden Faciası Davası

Karaman’ın Ermenek ilçesinde, 18 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasıyla ilgili açılan davanın ilk duruşmasında savunmaların alınmasına devam ediliyor.
Ermenek Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada savunma yapan Ermenek Cenne Linyit Kömürü İşletmesi teknik nezaretçisi Ali Kurt, 1989 yılından beri maden mühendisliği yaptığını anlatarak, “Bu iş hayatında hep kömür ocaklarında çalıştım. Aynı zamanda A sınıfı iş güvenliği uzmanıyım. Kazanın nasıl olduğunu anlamadım. Gerçekten üzücü bir kazaydı. Cezaevindeyken çalıştırılmış haritalar elime geçti, o zaman anladım kazanın nasıl olduğunu. Has Şekerler firması Numune Madencilik kapatıldıktan sonra bir yıl o madenin içinde çalışmışlar. Saffet bey bu sahayı gayet iyi biliyordu" dedi. Kazanın sondaj makinesinin asıl sebebi olduğuna inanmadığını belirten Kurt, şöyle konuştu: "Saffet Uyar’ın kız kardeşiyle Zeybek ailesi akraba. 2009 yılında haritaların kendilerine verildiğini düşünüyorum. Niye 4,5 trilyon yatırım yapsın. O bölgede kömür olduğunu biliyordu. İmalat haritası bilerek işletilmemiştir. Haritaların çizilmesi için gerekli özen gösterilmemiştir. İsçilerin iddialarına bakıyorum, 2010 ve 2011 yılında çalışmalarda ilk 2 ayında eski imalatlarda çalıştıklarını söylemektedirler. Hatta Ahmet Dağdeviren eski imalatlarda çalışılıyor dikkat edin diyordu. Bu haritalar kendilerinde mevcuttu.”
Hakimin, “rapordaki daksille yapılan değişiklikle ilgili adli tıpta kalemler uyuşmuyor” sorusuna Kurt, “Daksille sildiğim küçük bir yer. Önemsiz olduğunu düşünüyordum. Bu işin bu dereceye kadar varacağını bilsem aynı kalemle yazmaya çalışırdım. Raporu kazadan sonra yazmadım” diye cevap verdi.
Savcının, “sondaj makinesi olsaydı işçilerin çalıştığı kazanın olduğu yere kadar gidilir miydi?” sorusuna Ali Kurt, “Hayır gidilmezdi efendim. Çünkü işçiler suyun bastığı yerde çalışmış geçmişler oradan ileriye” dedi. Avukatın, “denetim olacağı zaman Yavuz Özsoy size talimat veriyor muydu?” sorusuna Kurt, “Müfettişler geldiğinde oluyordu” diye cevap verdi. Savcının, “sondaj makinesi olsaydı kaza olmayacak mıydı?” sorusuna, Kurt, “Evet sondaj makinesi olsa kömürün göçtüğü yerlere kontrol sondajı yapılır ve kaza olmazdı” diye yanıt verdi. Ali Kurt savunmasının bir kısmını beyaz tahtada çizerek sonrasında da harita üzerinde anlatarak yaptı.
Tutuksuz yargılanan sanıklardan Ermenek Cenne Linyit Madencilik Şirketi İşletme Müdürü Mehmet Zeybek’in savunmasına geçildi. Zeybek savunmasında, “2012 yılından beri çalışıyorum. Bana Abdullah bey tarafından genel vekaletname verildi. Bu vekaletnamede birçok harcama yetkim vardı. Beni azlettiler daha sonra. 2014 Haziran ayında ocakların kapanması gündeme geldi. Yapılan toplantıda ocakların eksiklikleri nasıl giderilir diye konuşuldu. Bana sondaj makinesi soruldu, tam bilmediğim için birşey diyemedim. Toplantıda rödovansçılar, Abdullah bey, mühendisler ve ben vardım. Sondaj makinesi için sadece araştırma yapılacaktı, sadece araştırma yapmamız istendi. Kazadan sonra sondaj makinesini alanda çalışan 4 firmadan 3’ü almış Has Şekerler firmasında olmadığını öğrendim. Kazadan sonra baktım geriye dönük rapor düzenlenmiş. Teftişlerde görülen eksikliklerin raporlarda altlara sıkıştırıldığını hissettim” dedi.
Tutuksuz sanıklardan Ermenek Cenne Linyit Madencilik Şirketi eski müdürü Şerafettin Zeybek de savunmasında, “Savcılıktaki ifademi doğruluyorum, ekleyeceğim bir şey yok. Teknik konularda bir bilgim yok” şeklinde konuştu.
Savunmaların ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, İYİ Parti’den istifa etti İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, partisinden istifa ettiğini açıkladı. İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda partisinden istifa ettiğini bildirdi. Milletvekili Ersin Beyaz yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Aziz Türk Kamuoyuna, 1 Kasım 2017 tarihinde maddi manevi tüm sorumluluğu üstlenerek Kurucu İstanbul İl Başkanı olarak görev aldığım siyasi hayatımdaki İYİ Parti dönemi, ortaya koyduğumuz emek, samimiyet ve irade ile şahsım adına daima kıymetli bir hatıra olarak kalacaktır. Geçmişine, mücadelesine, inandığı değerlere hürmetsizlik etmeyen bir anlayışla siyaset yapmaya gayret ettim. Bundan sonra da aziz milletimize karşı aynı hürmetle siyaset yapmaya devam edeceğim. Bugün gelinen noktada Türkiye’de siyasetin giderek keskinleşen bloklaşma ekseninde yürüdüğü açıktır. Bu tabloda farklı siyasi hatlar arasında denge kurma arayışıyla hareket eden siyasi yapıların genişleme imkanı daralmakta, toplumsal karşılık üretme kapasiteleri de sınırlanmaktadır. İYİ Parti’nin kuruluşunda taşıdığı güçlü iddianın ve umut dalgasının beklenen etkiyi ortaya koyamadığını üzülerek müşahede etmekteyim. Düşüncelerim, yaşadıklarım ve tecrübelerim şunu göstermektedir ki; Milletimize karşı sorumluluk bilinciyle yürüttüğümüz bu gayret; büyüme iradesi taşımayan yaklaşımların zımni ittifakıyla akamete uğratılmış, teşkilatın dinamizmini harekete geçirecek bir vizyon yerine, pasif bir sürekliliğin yeniden tahkim edilmesi tercih edilmiştir. Dahası, bu durağanlığın, teşkilatın beklentilerinin aksine, merkezi bir tasarrufla da desteklenerek kurumsallaştırılmış olmasıdır. Siyasi atılım yönündeki beklentilerimizle mevcut yaklaşım arasında belirgin bir mesafe oluştuğu, değişen toplumsal ve siyasal ihtiyaçlara cevap verecek yeni bir vizyon yerine mevcut siyasi anlayışın devam ettirilmesine öncelik verildiği kanaatini halkımız görmektedir. Bu tablo karşısında; temsil ettiğimiz değerlerle mevcut işleyiş arasındaki makasın her geçen gün daha da açıldığını müşahede etmek, siyasi sorumluluğum ile şahsi kanaatim arasında derin bir çelişki doğurmuştur. İnandığımız ilkeler ile fiili gerçeklik arasındaki bu uyumsuzluk, İYİ Parti çatısı altındaki siyasi faaliyetlerimi sürdürmemi imkânsız kılmıştır. Bu çerçevede; İYİ Parti üyeliğimden istifa ettiğimi aziz milletimizin ve kamuoyunun bilgisine saygıyla arz ederim."
İzmir AGM Spor Kulübü’nden taekwondoda Türkiye derecesi Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü sporcusu Merve Nisa Mızrak, Erzurum’da devam eden Okul Sporları Yıldızlar Türkiye Şampiyonası’nda 55 kilo Yıldız Bayanlar kategorisinde Türkiye ikincisi olarak önemli bir başarıya imza attı. 2026 yılı Milli Eğitim Bakanlığı Okul Sporları faaliyetleri kapsamında İzmir’de gerçekleştirilen seçme müsabakalarında şampiyon olan başarılı sporcu, ardından Uşak’ta düzenlenen Türkiye yarı final müsabakalarını da zirvede tamamlayarak Erzurum’daki finallere katılma hakkı elde etmişti. Erzurum’da gösterdiği üstün performansla Türkiye ikinciliğine ulaşan Merve Nisa Mızrak, hem Aliağa’nın hem de kulübünün gururu oldu. Sıradaki hedef; Avrupa Taekwondo Şampiyonası Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü taekwondo sporcuları ise şimdi gözlerini Haziran ayında Bosna Hersek’te düzenlenecek Kulüpler Avrupa Taekwondo Şampiyonası ile milli takım seçme müsabakalarına çevirdi. Sporcular, bu önemli organizasyonlar için hazırlıklarını yoğun tempoda sürdürüyor. Aliağalı Genç Sporcular Aralıksız Çalışıyor Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü ve Milli Takım Antrenörü Ziya Cönge, elde edilen başarıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Başarısından dolayı sporcumuz Merve’yi gönülden kutluyorum. Mart ayında düzenlenen Türkiye Açık Taekwondo Turnuvası’nda ortaya koyduğu başarılı performansın ardından milli takım seçmelerine davet edilmişti. Şimdi ise önümüzdeki milli takım seçme müsabakaları için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Sporcumuzun gelecekte çok daha büyük başarılara imza atacağına yürekten inanıyorum. Genç sporcularımızın ülkemizi en iyi şekilde temsil edebilmesi adına çalışmalarımızı büyük bir özveriyle sürdürüyoruz. Sporcularımıza her zaman destek veren Aliağa Belediye Başkanımız Serkan Acar’a teşekkür ediyorum."
Samsun Türk Tarih Kurumu Mobil Mağazası’nın ilk konuğu Önder Duman Türk Tarih Kurumu (TTK) Mobil Kitap Satış Mağazası’nın Samsun’daki ilk konuğu olan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Önder Duman, kurumun genel okuyucu dizisi ile gençlere tarihi sevdirmeyi amaçladığını söyledi. TTK Mobil Kitap Satış Mağazası, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda konuşlandı. Mobil mağazanın ilk yazar konuğu ise Prof. Dr. Önder Duman oldu. Duman’ın "1. Dünya Savaşı" adlı eseri büyük ilgi görürken, okuyucular imza gününe yoğun katılım gösterdi. "Her eve bir tarih kitabı" temasıyla 19 Mayıs akşamına kadar meydanda duracak mobil kitap satış mağazasında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Önder Duman, "Milli Mücadele’nin başkenti Samsun’dayız. Türk Tarih Kurumu, 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında Samsun’da okuyucularla bizi buluşturdu. Burada TTK Genel Okuyucu Dizisi hazırlandı. Ben de aynı kapsamda ‘1. Dünya Savaşı’ kitabımı imzalıyorum. Genel okuyucu dizisi, Türkiye’de tarihi sevdirmek, tarihe yeni bir perspektif sunmak anlamında TTK’nın çok güzel bir hizmeti. Ben de bu hizmete bir kitapla katkı sağlamaktan mutluyum. Kitap, 1. Dünya Savaşı’nı, 1914-1918 yılları arasında sadece Osmanlı değil, bütün dünya tarihini etkileyen çok derin anlamları olan küresel çaplı büyük bir savaşı, genel okuyucuya hitap eder tarzda, akademik üsluptan hafif bir şekilde kaleme alınarak anlatıyor. Kitapseverlerin de zevkle okuyacağını düşünüyorum" dedi. Gençlerin tarihe olan ilgisinin artmasını da değerlendiren Prof. Dr. Duman, "Tarih yükselen bir yıldız. Neticede insanlar kendi kimliklerini merak ediyor ve okumak istiyorlar. Bu anlamda TTK’nın bu hizmetini çok anlamlı buluyorum. Güzel olan, bu hizmetlerin devam etmesini bekliyorum. Emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Öte yandan yarın akşama kadar vatandaşları ağırlayacak mobil kitap satış mağazasında Nedim İpek ve İbrahim Tellioğlu da imza günlerinde eserlerini imzalayacak.