GENEL - 16 Haziran 2015 Salı 19:52

Ermenek Maden Faciası Davasında Aileler Dinlendi

A
A
A
Ermenek Maden Faciası Davasında Aileler Dinlendi

Karaman’ın Ermenek ilçesinde 18 maden işçisinin ölümüyle sonuçlanan maden faciası davasında, ölen madencilerin yakınları dinlendi. Madenci eşi Şadiye Çoksöyler’in, “Sondaj makinesi alacağız deselerdi parmağımdaki yüzüğü çıkarır verirdim” sözü salonda bulunanları duygulandırdı.
Ermenek davasının ikinci gününde sanıkların dinlenmesinin ardından madende hayatını kaybeden işçilerin aileleri dinlendi. Tek tek hakim karşısına çıkan madenci yakınlarının ortak görüşü ise sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmaları oldu.
“SONDAJ MAKİNESİ ALACAĞIZ DESELERDİ PARMAĞIMDAKİ YÜZÜĞÜ VERİRDİM”
Madende hayatını kaybeden Osman Çoksöyler’in 28 yaşındaki eşi Şadiye Çoksöyler, “Cenne şirketinden şikayetçiyim. En ağır şekilde cezalandırılmaları için davayı takip edeceğim. Sondaj makinesi alacağız deselerdi parmağımdaki yüzüğü çıkarır verirdim. Başka ocaklar açacaklarına bu ocağa bakım yapsalardı. Yeni yasadan dolayı 150-200 lira yemek parası vermemek için aşağıda yemek yiyorlardı. Bizim canımızı yediler. Herkesin en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum” dedi.
“ANA HAKKIMIZI ARAMADIN MI DERLERSE OĞULLARIMA NE CEVAP VERİRİM”
Ali ve Kerim Haznedar’ın annesi Saadet Haznedar ise, “Benim çocuklarımı göz göre göre götürdüler. Çocuklarımı zorla indirdiler aşağıya. İkisinin davalarını da ölünceye kadar peşini bırakmayacağım. Hepsinin cezalandırılmalarını istiyorum. Sondaj makinesi olsaydı çocuklarım kurtulurdu. Hak ettikleri cezayı vermezseniz sizden de hakkımı alırım. Onlar nasıl can verdiyse bunlar da öyle can versin. Öbür tarafta hakkımızı aramadın mı ana derlerse ben oğullarıma ne cevap veririm” diye konuştu.
Baba Şükrü Haznedar da, “Önceden tedbir alsalardı. 38 gün ocakta kaldım. 38 gün harita aradım bulamadım. Şimdi mahkemede ortaya çıktı. Yavrularımıza bile bile suikast yaptılar. En ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyorum” dedi.
Kerim Haznedar’ın eşi Zahide Haznedar, “3 aydır maaşlarını vermediler. Şimdi evlere gidip para teklif ediyorlar. Bu parayı nerden bulmuşlar sorar mısınız. Bunların da suda boğulmasını istiyorum” dedi.
Ali Haznedar’ın eşi Fadime Haznedar, “Önce yüce Allah’ın sonra sizin adaletinize güveniyorum. Benim 4 tane yetimim var. Benim yavrumun böbreğini aldılar. Dün ameliyattan çıktık buraya geldik. Biraz insafları varsa itiraf etsinler suçlarını. ‘Biz suçluyuz’ desinler. Hepsinden şikayetçiyim” şeklinde konuştu.
MADENCİ BABASI: “BU TOPRAĞIN BİR DE ALTI VAR”
Madende hayatını kaybeden işçilerden Ömer Cansu’nun babası Hüsnü Cansu, “İnsan hakları var diyorlar. Şurada bir hayvan düşse ya araba gelir ya da helikopter çağırırlar. Kömürün, pisliğin içinde ekmek yiyen insanlara bu yapılır mı? Başbakan bin 800 lira maaş verdi. Bu maaşı vermeyiz dediler. 40 günün içinde kömürü bitirmişler. Çoban, işçi, emekçi bulmuşlar kömürü çekmişler. Biz de her dakika her saniye acı çekiyoruz. Daha 22 yaşındaydı bana bakacak olan oydu. Devlet olmasaydı bizim cenazemiz yerde kalacaktı. Hiç vicdan diye bir şey yokmuş bunlarda. 18 kişiye, analara, babalara yazık değil mi? Varsın yalan söylesinler. Bu toprağın bir de altı var. 39 gün öldük öldük dirildik. Onlar da cezalarını çeksinler” ifadelerini kullandı.
Anne Pakize Cansu ise, “Bu adamlara en ağır cezayı vereceksiniz toprağın altındaki yavrularımız da rahatlayacak. Ölene kadar davamın arkasındayım” dedi.
“İZİN VERİN BOĞALIM BUNLARI”
Mehmet Özcan’ın eşi Fatma Özcan gözyaşları içinde, “Bile bile ihmalle bu kazanın olmasına yol açanlardan şikayetçiyim. Size ve adaletinize güveniyorum” şeklinde konuştu.
Mehmet Tokat’ın kardeşi Mustafa Tokat, “15 bin lira için insanların canlarını hiçe saydılar. Can güvenliği almadan insanları orada çalışırdılar. Hepsinden şikayetçiyim” diye konuştu.
Hüseyin Çolak’ın eşi Hür Çolak da, “Hepsinden şikayetçiyim. Bana para teklif ettiler. Ben para istemiyorum, can istiyorum. İzin verin boğalım bunları burada” diyerek acısını dile getirdi.
Bahri Üzer’in eşi Dursun Üzer de, “Sonuna kadar şikayetçiyim. Saffet Uyar’ın kardeşi geldi para teklif etti. Paraları yok madem altlarındaki son model arabalara nasıl biniyorlar. Onlar da nefes alamasınlar” şeklinde konuştu.
Mahkeme, dinlenmeyen ailelerin çarşamba günü dinlenilmesiyle devam edecek.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, İYİ Parti’den istifa etti İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, partisinden istifa ettiğini açıkladı. İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda partisinden istifa ettiğini bildirdi. Milletvekili Ersin Beyaz yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Aziz Türk Kamuoyuna, 1 Kasım 2017 tarihinde maddi manevi tüm sorumluluğu üstlenerek Kurucu İstanbul İl Başkanı olarak görev aldığım siyasi hayatımdaki İYİ Parti dönemi, ortaya koyduğumuz emek, samimiyet ve irade ile şahsım adına daima kıymetli bir hatıra olarak kalacaktır. Geçmişine, mücadelesine, inandığı değerlere hürmetsizlik etmeyen bir anlayışla siyaset yapmaya gayret ettim. Bundan sonra da aziz milletimize karşı aynı hürmetle siyaset yapmaya devam edeceğim. Bugün gelinen noktada Türkiye’de siyasetin giderek keskinleşen bloklaşma ekseninde yürüdüğü açıktır. Bu tabloda farklı siyasi hatlar arasında denge kurma arayışıyla hareket eden siyasi yapıların genişleme imkanı daralmakta, toplumsal karşılık üretme kapasiteleri de sınırlanmaktadır. İYİ Parti’nin kuruluşunda taşıdığı güçlü iddianın ve umut dalgasının beklenen etkiyi ortaya koyamadığını üzülerek müşahede etmekteyim. Düşüncelerim, yaşadıklarım ve tecrübelerim şunu göstermektedir ki; Milletimize karşı sorumluluk bilinciyle yürüttüğümüz bu gayret; büyüme iradesi taşımayan yaklaşımların zımni ittifakıyla akamete uğratılmış, teşkilatın dinamizmini harekete geçirecek bir vizyon yerine, pasif bir sürekliliğin yeniden tahkim edilmesi tercih edilmiştir. Dahası, bu durağanlığın, teşkilatın beklentilerinin aksine, merkezi bir tasarrufla da desteklenerek kurumsallaştırılmış olmasıdır. Siyasi atılım yönündeki beklentilerimizle mevcut yaklaşım arasında belirgin bir mesafe oluştuğu, değişen toplumsal ve siyasal ihtiyaçlara cevap verecek yeni bir vizyon yerine mevcut siyasi anlayışın devam ettirilmesine öncelik verildiği kanaatini halkımız görmektedir. Bu tablo karşısında; temsil ettiğimiz değerlerle mevcut işleyiş arasındaki makasın her geçen gün daha da açıldığını müşahede etmek, siyasi sorumluluğum ile şahsi kanaatim arasında derin bir çelişki doğurmuştur. İnandığımız ilkeler ile fiili gerçeklik arasındaki bu uyumsuzluk, İYİ Parti çatısı altındaki siyasi faaliyetlerimi sürdürmemi imkânsız kılmıştır. Bu çerçevede; İYİ Parti üyeliğimden istifa ettiğimi aziz milletimizin ve kamuoyunun bilgisine saygıyla arz ederim."
İzmir AGM Spor Kulübü’nden taekwondoda Türkiye derecesi Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü sporcusu Merve Nisa Mızrak, Erzurum’da devam eden Okul Sporları Yıldızlar Türkiye Şampiyonası’nda 55 kilo Yıldız Bayanlar kategorisinde Türkiye ikincisi olarak önemli bir başarıya imza attı. 2026 yılı Milli Eğitim Bakanlığı Okul Sporları faaliyetleri kapsamında İzmir’de gerçekleştirilen seçme müsabakalarında şampiyon olan başarılı sporcu, ardından Uşak’ta düzenlenen Türkiye yarı final müsabakalarını da zirvede tamamlayarak Erzurum’daki finallere katılma hakkı elde etmişti. Erzurum’da gösterdiği üstün performansla Türkiye ikinciliğine ulaşan Merve Nisa Mızrak, hem Aliağa’nın hem de kulübünün gururu oldu. Sıradaki hedef; Avrupa Taekwondo Şampiyonası Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü taekwondo sporcuları ise şimdi gözlerini Haziran ayında Bosna Hersek’te düzenlenecek Kulüpler Avrupa Taekwondo Şampiyonası ile milli takım seçme müsabakalarına çevirdi. Sporcular, bu önemli organizasyonlar için hazırlıklarını yoğun tempoda sürdürüyor. Aliağalı Genç Sporcular Aralıksız Çalışıyor Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü ve Milli Takım Antrenörü Ziya Cönge, elde edilen başarıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Başarısından dolayı sporcumuz Merve’yi gönülden kutluyorum. Mart ayında düzenlenen Türkiye Açık Taekwondo Turnuvası’nda ortaya koyduğu başarılı performansın ardından milli takım seçmelerine davet edilmişti. Şimdi ise önümüzdeki milli takım seçme müsabakaları için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Sporcumuzun gelecekte çok daha büyük başarılara imza atacağına yürekten inanıyorum. Genç sporcularımızın ülkemizi en iyi şekilde temsil edebilmesi adına çalışmalarımızı büyük bir özveriyle sürdürüyoruz. Sporcularımıza her zaman destek veren Aliağa Belediye Başkanımız Serkan Acar’a teşekkür ediyorum."
Samsun Türk Tarih Kurumu Mobil Mağazası’nın ilk konuğu Önder Duman Türk Tarih Kurumu (TTK) Mobil Kitap Satış Mağazası’nın Samsun’daki ilk konuğu olan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Önder Duman, kurumun genel okuyucu dizisi ile gençlere tarihi sevdirmeyi amaçladığını söyledi. TTK Mobil Kitap Satış Mağazası, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda konuşlandı. Mobil mağazanın ilk yazar konuğu ise Prof. Dr. Önder Duman oldu. Duman’ın "1. Dünya Savaşı" adlı eseri büyük ilgi görürken, okuyucular imza gününe yoğun katılım gösterdi. "Her eve bir tarih kitabı" temasıyla 19 Mayıs akşamına kadar meydanda duracak mobil kitap satış mağazasında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Önder Duman, "Milli Mücadele’nin başkenti Samsun’dayız. Türk Tarih Kurumu, 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında Samsun’da okuyucularla bizi buluşturdu. Burada TTK Genel Okuyucu Dizisi hazırlandı. Ben de aynı kapsamda ‘1. Dünya Savaşı’ kitabımı imzalıyorum. Genel okuyucu dizisi, Türkiye’de tarihi sevdirmek, tarihe yeni bir perspektif sunmak anlamında TTK’nın çok güzel bir hizmeti. Ben de bu hizmete bir kitapla katkı sağlamaktan mutluyum. Kitap, 1. Dünya Savaşı’nı, 1914-1918 yılları arasında sadece Osmanlı değil, bütün dünya tarihini etkileyen çok derin anlamları olan küresel çaplı büyük bir savaşı, genel okuyucuya hitap eder tarzda, akademik üsluptan hafif bir şekilde kaleme alınarak anlatıyor. Kitapseverlerin de zevkle okuyacağını düşünüyorum" dedi. Gençlerin tarihe olan ilgisinin artmasını da değerlendiren Prof. Dr. Duman, "Tarih yükselen bir yıldız. Neticede insanlar kendi kimliklerini merak ediyor ve okumak istiyorlar. Bu anlamda TTK’nın bu hizmetini çok anlamlı buluyorum. Güzel olan, bu hizmetlerin devam etmesini bekliyorum. Emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Öte yandan yarın akşama kadar vatandaşları ağırlayacak mobil kitap satış mağazasında Nedim İpek ve İbrahim Tellioğlu da imza günlerinde eserlerini imzalayacak.