YEREL HABERLER - 21 Aralık 2015 Pazartesi 16:47

Konuk'tan Kooperatifçilik Günü Mesajı

A
A
A
Konuk'tan Kooperatifçilik Günü Mesajı

AK Parti Karaman Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Recep Konuk, Dünya Kooperatifçilik Günü nedeniyle mesaj yayınladı.
Recep Konuk mesajında, son yüz yılın tarım sektöründeki en büyük buluşunun tarım kooperatifleri olduğunu söyledi. Konuk, “Kooperatiflerin günümüzde üstlendiği rol ve işlev hiçbir tanıma veya tarife sığmayacak kadar büyük, hiçbir tanım veya tarifle anlatılamayacak kadar büyüktür. Tarih sahnesine çıkışları henüz iki asrı yeni bulan kooperatifler, dünyanın dört bir tarafında insanlara başını sokacağı ev kazandırmaktan, ihtiyaçlarını piyasada ezilmeden karşılamaya, finansman ihtiyaçlarına uygun koşullarla cevap üretmekten, birikimi sınırlı toplum kesimlerini ekonominin etkin aktörü yapmaya kadar çok sayıda alanda hitap ettiği kesimlerin hayatını değiştirecek rol ve roller üstlenmiştir. Dünyamızda bugün için 1 milyarın üzerinde insan kurduğu veya ortağı olduğu kooperatifler vasıtasıyla ekonomi çarkının etkin aktörüdür. Her sektör ve her alanda kooperatiflerin hitap ettiği kesime artı bir katkısı olmuştur. Ancak hiçbir sektördeki kooperatif organizasyonunun veya hiçbir kooperatif çeşidinin katkısı, tarım kooperatiflerinin tarım sektörüne ve üreticiye katkısı ile boy ölçüşemez. Son yüz yılın tarım sektöründeki en büyük buluşu tarım kooperatifleridir. Tarım kooperatiflerini de dahil olmak üzere dünya ekonomisinde kooperatifler bin 800’lü yıllarla birlikte rol üstlenmeye başladılar. Ülkemizde ise bugünkü bilinen anlamıyla ilk kooperatif girişim, dünyada kooperatiflerin sahne alışından yaklaşık üç çeyrek asır sonra bin 800’lü yılların sonunda gerçekleşti. Yaklaşık 75 yıllık zaman farkı kimseyi aldatmasın, bu topraklarda kooperatiflerin ihtiva ettiği mana bütünlüğü ve kooperatifçiliğe de ilham kaynağı olan birlikte üretme, birlikte başarma geleneği, hayat yükünü birlikte omuzlama alışkanlığı, hem kültürü hem de kurumlarıyla asırlardır vardı. Bu toprakların, ekonomik sistemine kooperatifleri sandık veya kooperatif adıyla dahil etmesi sadece ve sadece dünyadaki terminolojiyi kullanmaya başlamasından ibarettir” dedi.
“KOOPERATİFLER İKTİSADİ AKTÖR KONUMUNA YÜKSELDİ”
Recep Konuk açıklamasını şöyle sürdürdü; “Ülkemiz kooperatifçiliği yeni bir döneme girmiştir. Ülke kooperatifçiliği açısından umutlu olmamızı gerektirecek sebeplerimiz çoğalmıştır. Üç sene önce kooperatifçilik strateji belgesini yayınladık. Kooperatifleri bir sivil toplum örgütü konumundan iktisadi bir aktör konumuna yükselttik. Türkiye’nin her tarafında kooperatif çatısı altında birleşip ne yaparız sorusuna cevap aramaya, neleri nasıl başaracağımız konusunda akıl terletmeye başladık. Kooperatif çatısı altında birlik olmak konusunda Türkiye’nin özellikle tarım sektörünün fikir birliği artık tamdır. İki Binli yıllara girerken kooperatifçilikle nelerin başarılabileceğini bu toprakların dışından örneklerle izah ediyor, uzaklara methiyeler düzüyorduk. Şimdi kendi örneklerimiz, kendi modellerimiz de var. Dün özendiklerimizin özendiği bir modelimiz, başka coğrafyalarda anlatılan başarı hikâyemiz, hikayelerimiz var. İlhamını Anadolu’nun birikiminden alan, insani değerlerimizle zenginleştirilmiş bir kooperatifçiliğin tesisi için gayretimiz ile Türk Kooperatifçiliğine ve ülke ekonomisine katkı verme azim ve kararlılığımızın artan bir heyecanla sürdüğünü ve süreceğini belirtir, “muhakkak surette birleşmede kuvvet vardır, kooperatif yapmak, maddi manevi kuvvetleri, zekâ ve maharetleri birleştirmektir” sözleriyle kooperatifçiliğin özünü tarif eden Büyük Önder Atatürk ve Türk Kooperatifçiliğine emek vermiş değerli büyüklerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anar, 21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Gününü kutlarım.”
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.