SPOR - 24 Aralık 2017 Pazar 11:30

IAAF Çocuk Atletizmi Projesi semineri Karaman’da yapıldı

A
A
A
IAAF Çocuk Atletizmi Projesi semineri Karaman’da yapıldı

IAAF Çocuk Atletizmi Projesi 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılı çalışmalarına Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’nde devam etti.

IAAF Çocuk Atletizmi Projesi 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılı çalışmalarına Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’nde devam etti.


Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nun (BESYO) daveti üzerine gerçekleşen seminer 22-23 Aralık 2017 tarihleri arasında yapıldı. Çocuk Atletizmi seminerine Karaman’da 37 kursiyer katıldı. İki gün süren seminerde kursiyerlere, Çocuk Atletizmi eğitmenleri tarafından “Y” Nesli ve Çocuk Atletizmine giriş, Çocuk Atletizminin Organizasyon Yapısı ve Örnek Uygulama Modeli, Madde Bağımlılığı ve Çocuklar, Sporda Çocuklara Psikolojik Yaklaşım ve Fair-Play dersleri verildi.



“Bu proje 5-6 yıl sonra meyvesini vermeye başlayacak”


Düzenlenen seminerlerle ilgili bilgi veren IAAF Çocuk Atletizmi Koordinatörü Necdet Ayaz, Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği’nin (IAAF) 196 ülkede uygulamış olduğu IAAF Çocuk Atletizmi projesinin ülkemizde de 2014 yılından buyana Federasyon Başkanı Fatih Çintimar’ın katkı ve desteğiyle yoğun bir şekilde devam ettiğini söyledi. Ayaz, bize yapılan talepler doğrultusunda biz de Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesine bu semineri vermek için geldik diyerek, “Bu proje 7-12 yaş grubu çocuklara yönelik eğlenceli atletizm yaptırılarak, yaptırılan bir projedir. Türkiye Atletizm Federasyonu bu projeyi diğer ülkelerden farklı kılabilecek birçok ilaveler yapmıştır. IAAF’ın 7 yaş olarak başlatmış olduğu bu projeyi biz 3 yaşa indirdik. Ülkemiz genç nüfusuyla övünen ve haklı saygınlığı bulunan bir ülkedir. Bu ülkenin gençliği önce sağlıklı bireyler olabilmesi lazım. Biz bu projeyle geleceğimizin şampiyonlarını çıkartarak haklı sevincimizi kanıtlamış olacağız. İnşallah 5-6 yıl sonra bu çalışmalar meyvesini verecektir. O zaman biz devşirme sporcu değil, sporcu transfer eden ülke konumuna geleceğiz. Hedefimiz bu yöndedir. Bu hedef doğrultusunda ise çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.


Ayaz, projenin sağlıklı bir şekilde yürümesinde desteklerini esirgemeyen Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile Atletizm Federasyonu Başkanı Fatih Çintimar ve yönetimine Türk Sporu adına teşekkür etti.



“Eskimeyen değerler unutulmadı”


Gelecek nesillerin sağlıklı ve bilinçli oluşması adına gerçekleşen bu organizasyonda, “Eskimeyen Değerler” de unutulmadı. “Geçmişine Değer Vermeyenler, Geleceğine Yön Veremezler” sloganı doğrultusunda, Türk atletizmi ve Türk sporunun değerleri kursiyerlere tanıtıldı. Karaman’da gerçekleşen “Eskimeyen Değerler” töreninde kursiyerlere, Türk Atletizminin efsane ismi İsmail Akçay başta olmak üzere milli sporcular tanıtıldı. Düzenlenen törende Eskimeyen Değerler Prof. Dr. Fevzi Kılıçel, Yrd. Doç. Dr. Erhan Devrilmez, Doç. Dr. Murat Tekin, Melikşah Katman, Murat Yurdadön ve İsmail Akçay’a ödülleri IAAF Çocuk Atletizmi Koordinatörü Necdet Ayaz, Prof. Dr. Perican Bayar, Mirza Eğeli, Ali Çelik ve Rahime Katman, Erhan Oktay ile Öğretim Görevlisi ve televizyon yorumcusu Haldun Domaç tarafından verildi. Törende ayrıca projenin tanıtılmasına ilk günden buyana destek veren İhlas Haber Ajansı’na da, teşekkür edildi.


Gerçekleşen törenin ardından, 37 kursiyer kendilerine daha önce sunum konusu olarak verilen projeleri IAAF Çocuk atletizmi projesi eğitmenlerinin önünde anlattı. Başarılı olan kursiyerler düzenlenen törenle sertifikalarını aldı.


Seminerin tamamlanmasının ardından IAAF Çocuk Atletizmi ekibi, Karaman Belediye Başkanı Ertuğrul Çalışkan’ı makamında ziyaret ederek, yürütülen projeyle ilgili bilgi verdi. Ziyaretin sonunda IAAF Çocuk Atletizmi Koordinatörü Necdet Ayaz, Başkan Çalışkan’a Atletizm Federasyonu’nun hediyelerini takdim etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Tekrarlayan omuz çıkıklarına dikkat SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Burçin Karslı, omuz ekleminin vücudun en hareketli, aynı zamanda da en sık çıkan eklemi olduğunu söyledi. İlk omuz çıkığının genellikle travma sonrası meydana geldiğini belirten Doç. Dr. Karslı, "Bazı hastalarda ise omuz, başlangıçta travmayla çıkmış olsa bile, daha sonra çok daha küçük hareketlerle tekrar tekrar çıkmaya başlar. Bu tablo tekrarlayan (Rekürren) omuz çıkığı olarak tanımlanıyor" dedi. Tekrarlayan omuz çıkığının en önemli mekanizmasının ilk çıkık sırasında omuzu yerinde tutan yapılarda oluşan kalıcı hasarlar olduğunu ifade eden Doç. Dr. Karslı, bu hasarları şöyle sıraladı: "Labrum yırtığı (Bankart lezyonu), kapsül gevşekliği, kemik kayıpları, doğuştan bağ gevşekliği, uygun olmayan veya gecikmiş tedavi." Görülme sıklığı Omuz çıkığının genel popülasyonda sık görüldüğünü hatırlatan Doç. Dr. Karslı, "Genç ve aktif bireylerde daha fazladır. İlk çıkık özellikle 25 yaş altı dönemde olmuşsa, takip eden yıllarda tekrar çıkma ihtimali belirgin şekilde artar. Sporcularda (Özellikle temas sporları ve kolun baş üstü kullanıldığı branşlarda) tekrarlama oranları çok daha yüksektir" şeklinde konuştu. Tekrarlayan omuz çıkığı olan hastalarda, omuzun bazen ‘tam çıkma (Dislokasyon)’ şeklinde, bazen de ‘kısmi çıkma (Subluksasyon)’ hissi verdiğini kaydeden Doç. Dr. Karslı, diğer belirtileri şöyle sıraladı: "Kol belli bir pozisyona geldiğinde (Genellikle kol baş üstüne kalkıp geriye döndüğünde) ‘boşalma, yerinden çıkacakmış gibi olma, güvensizlik hissi’ tarif edilir. Tekrarlayan çıkık sonrası ağrı, güçsüzlük, omuzda hareket kısıtlılığı gelişebilir.- Bazı hastalar omuzlarının çıkmaması için günlük hayatta bazı hareketlerden kaçınmaya başlar (Örneğin yüksekten bir şey alma, arka cebe uzanma)." Omuz hareket açıklığı, kas gücü ve omuz etrafındaki hassasiyetin muayenede önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Karslı, "Stabiliteyi değerlendiren özel testler (Apprehension, relocation vb.) yapılır. Direkt röntgen, MR veya MR artrografi, BT (Bilgisayarlı tomografi) kullanılan görüntüleme teknikleridir" dedi. Tedavinin hastanın yaşı, aktiviteleri, mesleği, spor düzeyi, çıkık sayısı ve görüntüleme izlerine göre planlandığını belirten Doç. Dr. Karslı, tedavi yöntemleri hakkında şu bilgileri paylaştı: "Konservatif (Ameliyatsız) tedavi: Daha ileri yaşta, aktivitesi düşük, çıkık sayısı az ve stabilite sorunu hafif hastalarda düşünülebilir. Cerrahi tedavi: Tekrarlayan omuz çıkığı olan, günlük hayatı ve spor aktiviteleri etkilenen hastalarda cerrahi tedavi genellikle kalıcı çözüm sağlar. Tekrarlayan omuz çıkıklarında uygulanan cerrahi seçenekleri iseartroskopik bankart onarımı ve kemik bloğu ameliyatlarıdır." Ameliyat sonrası Tekrarlayan omuz çıkıklarında ameliyat sonrasının da önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Karslı, "Bir süre omuz askısı kullanımı önemli, Ardından kontrollü pasif ve aktif hareketlerle başlayan rehabilitasyon programı, Kas güçlendirme ve propriosepsiyon (Eklem hissi) egzersizleriyle devam eden bir süreç gerekir. Spora dönüş süresi uygulanan cerrahiye ve hastanın durumuna göre değişmekle birlikte genellikle birkaç ayı bulur" ifadelerini kullandı. "Ortopedi ve travmatoloji uzmanına ne zaman başvurulmalıdır" "Omuzunuz bir kez bile çıkmışsa, özellikle genç ve aktifseniz, mutlaka bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelisiniz" diyen Doç. Dr. Karslı, aşağıdaki durumlarda da hiç zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini bildirdi: "Omuzunuz tam çıkmasa bile, belirli hareketlerde yerinden oynayacakmış gibi his, güvensizlik veya ani boşalma hissi varsa. Tekrarlayan ağrı, gece ağrısı, güçsüzlük veya hareket kısıtlılığı yaşıyorsanız. Spor yaparken omuzunuzda sık sık ‘atlama, takılma, yerinden çıkacak gibi olma’ hissi oluşuyorsa." Erken tanı ve tedavi Erken tanı ve uygun tedavi ile tekrarlayan çıkıkların önüne geçmenin mümkün olduğunu söyleyen Doç. Dr. Karslı, "Omuzdaki kalıcı hasarı ve ileride gelişebilecek kireçlenmeyi (Artroz) azaltmak, hastanın spora ve günlük hayatına güvenli şekilde dönmesini sağlamak mümkündür" ifadelerini kullandı.
Muğla Muğla’da sanatın büyüleyen gecesi Muğla Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı ve Senfoni Orkestrası tarafından 29 Nisan Dünya Dans Günü kapsamında düzenlenen "Anadolu Senfonisi" etkinliği, sanatseverlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi Yıldız Kenter Sahnesi’nde yapılan etkinlik, müzik ve dansın eşsiz uyumunu sahneye taşıdı. "Aynı topraktan, aynı ritimden" temasıyla hazırlanan gösteride, Anadolu’nun köklü kültürel mirası modern sahne diliyle yorumlandı. Dansçıların etkileyici performansları, orkestranın canlı müziğiyle birleşerek izleyicilere görsel bir şölen sundu. Usta sanatçılar aynı projede buluştu Etkinlikte orkestrayı Şef Rustam Rahmedov yönetirken, başkemancı olarak Didem Güvenç sahnede yer aldı. Sanat Kurulu’nda Oktay Keresteci, Yaprak Baba, Melike Gergin, Ersen Esmer, H. Fehmi Tokmak, Doğan Sanaytır ve Göksu Özer gibi alanında deneyimli isimler görev aldı. Sanatçıların uyumlu performansı ve sahne tasarımı, izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Sanatseverlerden tam not Yoğun ilgi gören etkinlikte salonu dolduran izleyiciler, performans sonunda sanatçıları uzun süre ayakta alkışladı. Dünya Dans Günü’nün anlam ve önemine yakışır bir atmosferde gerçekleşen "Anadolu Senfonisi", katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin kültür ve sanat faaliyetleri kapsamında düzenlenen etkinlik, kentin sanatsal yaşamına katkı sunmaya devam ederken, izleyicilerden de tam not aldı.