GENEL - 03 Ağustos 2018 Cuma 14:23

Uluslararası Geçmişten Günümüze Ermenek ve Çevresi sempozyumu başladı

A
A
A
Uluslararası Geçmişten Günümüze Ermenek ve Çevresi sempozyumu başladı

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) ev sahipliğinde Uluslararası Geçmişten Günümüze Ermenek ve Çevresi Sempozyumu başladı.

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) ev sahipliğinde Uluslararası Geçmişten Günümüze Ermenek ve Çevresi Sempozyumu başladı.


Ermenek Ahmet Keleşoğlu Kültür Merkezi’nde saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan sempozyum açılış konuşmaları ile devam etti.


Sempozyumda ilk olarak Düzenleme Kurulu adına söz alan Dr. Öğr. Üyesi Erol Yüksel, Türk-İslam Kültürünün yansımalarını taşıyan Ermenek’in sürekli bir ilim geleneği olduğunu ve yetiştirdiği nitelikli insan gücüyle ülkemize önemli katkılar sunduğunu vurgulayarak, “Bilgi şölenimiz, bilgiye ve bilim insanına önem veren Ermenek’in, harekete geçirilmesi gereken potansiyeliyle eğitim, bilim, kültür, ekonomi ve turizmde adından sıkça söz ettiren bir yer olmasına katkı sunacaktır. Bu sempozyum Ermenek ve çevresini birçok disiplinde bilimsel bir bakışla iki gün boyunca tartışmayı, ardından da oluşacak olan Ermenek kitabında akademik birikime dönüştürmeyi amaçlamaktadır” dedi.


Ermenek Belediye Başkanı Uğur Sözkesen ise, yer altı ve yer üstü kaynakları ile Türkiye’nin önemli yerleşim birimlerinden olan Ermenek’te düzenlenen sempozyumla gelecek nesillere önemli bir kaynak bırakılacağını ifade etti. Sözkesen, Ermenek’te üniversitenin öncülüğünde antik kazılar yapıldığını ve 2019 yılı içerisinde bir müze oluşturulacağını belirterek sempozyumda emeği geçen herkese ve bilim insanlarına teşekkür etti.



“Ermenek öz Türkçemizin temellerinin atıldığı merkezdir”


KMÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Akgül, Ermenek’in 250 yıla yakın bir süre hüküm süren Karamanoğulları Beyliğine başkentlik yaptığını belirterek, “Kültürü ve sanatıyla her zaman tarihe konu olan, öz Türkçemizin temellerinin atılarak milletimize kazandırıldığı merkez olan Taşeli Havzası Platosu, bu özelliklerinin yanı sıra İslamiyet öncesi ve sonrasına ait tarihi kalıntı ve yapıları, misafirperver, dostane insanları ile bölgemizin yaşanılası yerlerinden birisi olmuştur” diye konuştu.


İlçede ayrıca tarım, hayvancılık ve madencilik sektörlerinde ekonomik faaliyetlerin sürdürülmekte olduğunu ve kömür, demir, krom, kurşun gibi zengin maden yatakları ile ülkemiz ekonomisine katkı sağlanmasının amaçlandığını vurgulayan Rektör Akgül, “Coğrafi konumunun getirmiş olduğu dezavantajı hiçbir zaman bahane etmeyen hemşehrilerimiz bu durumu avantaja çevirerek eğitime büyük bir önem vermiştir ve bu sayede ilçemiz nüfusu yüzde 100’e yakın bir okuma oranına sahip olmuştur. İlçemizde bulunan eğitim öğretim kurumlarının yanı sıra Üniversitemiz Ermenek Meslek Yüksekokulu, gerek ilçemizdeki gençlerimize gerekse çevre illerden veya bölge dışından gelecek olan gençlerimize hizmet vermek, onları geleceğe hazırlamak için kucaklayıcı bir rol üstlenmiştir” şeklinde konuştu.



“Bu coğrafya bizim için bir sevdadır”


Bu coğrafyanın kendileri için bir sevda olduğunu ifade eden Rektör Akgül, “Zorlu coğrafi yapısı, iklimi, ulaşımı bir kenara,bizi bir tutan da o sevdadır. Dağlarındaki kekik kokusu, avuçlarında tuttuğu turkuaz suyu ile tarihin benliğimizi saran değerleri ve manevi iklimi ile her zaman gönlümüzün bir parçasıdır. Bugün burada her ne kadar Ermenek Sempozyumu adı altında toplanmış olsak da bizler Ermenek’in yanı sıra Sarıveliler, Başyayla, Ayrancı ve Kazım Karabekir ilçeleri ile, bütün mahalleleri ve köyleri ile Karaman’ız. Bir bütün halinde var olarak bölgemize ve ülkemize hizmet etmek için varız. İlimizin bütün değerleri ile kurum ve kuruluşları ile öncelikle Karaman’ın gelişimi, ardından bölgemizin ve ülkemizin gelişimi için canla başla çalışmaya özen göstermeliyiz. Ayrımcı söylemleri bir kenara bırakıp tarihimizin bize mirası olan milli ve manevi duygularla, kardeşlik bağları ile kenetlenmemiz gerekmektedir. Artık ülkemizin geleceği için bir olmak, elimizden gelenin en iyisini yapmak ve hedeflerimiz doğrultusunda emin adımlarla ilerlemek zorundayız” ifadelerini kullandı.


Rektör Akgül, üniversitenin gelişiminden de bahsederek, “İlçemize ve şehrimize her türlü katkıda bulunan Bakanımız Lütfi Elvan Beye ve Karaman Milletvekillerimize, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulunun yapımını üstlenen Hasan Kalan Beye, Karaman yerleşkemizde yapılacak olan Ahmet ve Nezahat Keleşoğlu Diş Hekimliği Fakültesi için Selçuk Ecza Deposu A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sonay Gürgen Beye ve sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen paydaşlarımıza, tüm katılımcılarımıza, akademik ve idari personelimize ve misafirperverlikleri için Ermenek Belediye Başkanı Uğur Sözkesen Beye teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.



“Ermenek tarihimiz, dilimiz, sanatımız ve kültürümüz açısından önemli bir konumda”


Karaman Valisi Fahri Meral ise, “Biliyorsunuz ki Ermenek yalnızca bölgemiz açısından değil tarihimiz, dilimiz, sanatımız ve kültürümüz açısından da önemli bir konumda yer almaktadır. Şuan kullanmakta olduğumuz Türkçemizin tohumlarının yeşerdiği Ermenek, Karamanoğlulları Beyliğine ev sahipliği yapmasının yanı sıra pek çok kültürel varlığı da bünyesinde taşımaktadır. Köklerini sağlam bir geçmişten alan ilçemiz bugün de bünyesinde gerçekleştirilen tarım, hayvancılık ve madencilik sektörleri ile ülkemiz ekonomisine katkı sağlamakta; zengin maden yataklarının oluşturduğu maddi katkının yanı sıra yetiştirdiği yaren insanlarla da sosyal yaşantımızı renklendirmektedir” diye konuştu.


Vali Meral, “Ermenek’i anlatmak ve anlamak için Ermenekli birisi olmak elbette ki önemlidir fakat Ermenekli olmayıp bu coğrafyayı bilen, bu coğrafyanın havasını koklayan, suyunu içen herkes Ermenek’in tarihini, manevi iklimi ve önemini er geç anlayacaktır. Bu sempozyum daveti ile buraya gelen siz değerli konuklarımız da gerek sempozyum boyunca sunulacak olan bildirilerle gerekse buradaki iki günlük tecrübelerinizle, Ermenek’in farklılıklarını yaşama imkanı bulacaksınız. Dilerim ki hepiniz buradan güzel hatıralarla ayrılacaksınız ve gerek Ermenek’i gerekse bizleri ömrünüz boyunca güzel bir şekilde anacaksınız. Sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen bütün kurum ve kuruluşlara ve katılımlarınızdan dolayı sizlere teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini noktaladı.



Sempozyum açılış oturumu ile devam etti


Açılış konuşmalarının ardından sempozyuma destek veren kurum ve kuruluş temsilcilerine Vali Meral ve Rektör Akgül tarafından plaket verilirken KMÜ Kütüphanesine çok sayıda kitap bağışlayan Prof. Dr. Süleyman Hayri Bolay’a da teşekkür beratı takdimi yapıldı. Sempozyum, açılış oturumu ile devam etti. KMÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Akgül’ün başkanlığında düzenlenen açılış oturumunda emekli öğretim üyeleri Prof. Dr. Süleyman Hayri Bolay, Prof. Dr. Tahsin Kesici ve Prof. Dr. İbrahim Ceylan birer sunum yaptılar. Prof. Dr. Bolay, bilim, kültür, bilimsel tarafsızlık, zihin ve zihniyet konularında değerlendirmede bulunurken, Prof. Dr. Kesici ise Karamanoğulları’na 250 yıl başkentlik yapan Ermenek hakkında bilgi vererek Ermenek’in kültür birikimi ve kendi hatıralarından bahsetti. Oturumun son konuşmacısı olan Prof. Dr. Ceylan ise Taşeli Bölgesi hakkında açıklamalarda bulunarak Ermenek’in geçirdiği evrelere değindi. 1930’lu yıllarda Ermenek’e elektriğin gelmesi ve radyo yayınları, 1992’de Ermenek Meslek Yüksekokulunun açılması, otel inşası ve hidroelektrik santralin kurulması gibi gelişmelere değinen Prof. Dr. Ceylan, Rektör Akgül’e de Ermenek’e katkılarından dolayı teşekkür etti.



Sempzyum iki gün sürecek


Davetli konuşmacılara Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver tarafından plaket takdiminin ardından sempozyum, bildirilerin sunulacağı oturumlarla devam etti. Sempozyumda iki gün boyunca 168 araştırmacı tarafından 25 oturumda 130 farklı bildiri sunulacak.Tarih, Coğrafya, Biyografi, Edebiyat, Ziraat, Ormancılık, Ekonomi, Hayvancılık, Madencilik, Su Ürünleri, Enerji, Arkeoloji, Turizm gibi farklı alanlardan pek çok konunun ele alınacağı sempozyum, gezi programıyla sona erecek. Sempozyum program kitapçığına http://kmu.edu.tr/ermeneksempozyumu adresinden ulaşılabileceği belirtildi.


Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Karaman Valiliği, Karaman Belediyesi, Ermenek, Sarıveliler ve Başyayla Kaymakamlıkları ile Ermenek, Sarıveliler ve Başyayla Belediyeleri ve Selçuk Ecza Deposu’nun katkılarıyla düzenlenen sempozyumun açılışına Karaman Valisi Fahri Meral, Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver, KMÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Akgül, il ve ilçe protokolü, üniversite personeli, bilim insanları, araştırmacılar ve çok sayıda davetli katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Mesai saati dışında whatsaapta yapılan görüşmeler fazla mesai sayılabilir Avukat Mustafa Erkulu, mesai saatleri dışında yapılan görüşmelerin Türk mevzuatında düzenlenmesi halinde fazla mesaiden sayılabileceğini ve ekstra ücretlendirme alınabileceğini belirtti. Kayseri Barosu avukatlarından Mustafa Erkulu; mesai saatleri dışında, mail, telefon görüşmeleri ve yazışmaları gerçekleştirmenin Fransa’da fazla mesaiden sayıldığına dair düzenleme yapıldığını söyledi. Türk mevzuatında da böyle bir düzenleme yapılarak mesai saatleri dışında yapılan görüşmelerde işçilerin ekstra ücretlendirme alabileceğini belirten Erkulu, "Bu konunun özü irtibatı kesme hakkı dediğimiz son dönemde tüm dünyada aslında iş kanunlarında yer almaya başlayan hak ile ilgili bir konu. Türk mevzuatında buna dair bir düzenleme yok. Fransa’da böyle bir düzenleme yapıldı bile. Mesai saatleri dışında işverenin talimatını almama, görüşmeme irtibatı kesme hakkı diyebiliriz. Bununla ilgili de bizim mevzuatımızda bir düzenleme olmamakla birlikte 45 saati aşan çalışmaların normal ve standart olarak fazla mesai olduğu kanunlarımızda düzenlenmiş. Bununla ilgili tabi ki ayrıntılar olacak. Akşam saatlerinde verilen bu talimatın fazla mesai sayılıp sayılmayacağı konusu da bir değerlendirme yapılması gerekmekte. Buna ilişkin net kesin kararlar yok. Bazı sosyal medyada paylaşılan bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay kararları mevcut. Bu kararlarda da mesai saatleri dışında verilen talimatların ve bu talimatlar; aramayla olabilir, iş yeri telefonu, mail ya da whatsApp üzerinden olabilir. Bunların aslında bir çalışma sayılacağı, fazla mesai sayılacağı sonucunda kararlar mevcut. Bu kararlar değerlendirildiğinde Türk mevzuatında da mesai dışındaki çalışmaların ekstra ücretlendirileceği ve fazla mesai sayılacağı söylenebilir. İşçinin bu konuda yapabileceği irtibatı kesme hakkı mevzuatımızda net olarak düzenlenmemiş ancak genel çerçeve olarak bakıldığında bunların fazla mesai sayılacağı kabul ediliyor Yargıtay kararlarında. En azından işçinin akşam saatlerinde veya mesai saatleri dışındaki bu görüşmelerini ekstra ücrete tabii olacağını söyleye biliriz. Bu konuda ısrarcı olarak telefona bakılması lazım veya maillere dönülmesi lazım gibi baskılar olması durumunda bunun işçi için bir fesih sebebi olabileceğini söyleyebiliriz. İşçi bu durumda tazminatlarını alarak iş sözleşmesini feshedebilecektir" şeklinde konuştu.
İzmir İZKİTAP’ta edebiyat şöleni yaşanıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle Kültürpark’ta düzenlenen İZKİTAP-7. İzmir Kitap Fuarı, hafta sonunda da bahar havası eşliğinde adeta festival atmosferinde geçti. İzmirliler, Kültürpark’ın eşsiz atmosferinde, gün boyunca söyleşilerde yazar ve şairlerle bir araya gelirken, imza etkinliklerinde uzun kuyruklar oluşturdu. İZKİTAP, yayınevleri, sahaflar, eğitim ve kültür kurumları ile sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirirken, yaklaşık 200 katılımcı ve 400’e yakın yazar, şair, gazeteci ve akademisyeni okurlarla buluşturuyor. Cumartesi günü güzel havayı da fırsat bilen İzmirliler, Kültürpark’ı doldurdu. Özellikle söyleşi alanları ve imza stantlarında kuyruklar oluştu. Okurlar hem sevdikleri yazarlarla bir araya gelme hem de yeni yayımlanan kitapları keşfetme fırsatı buldu. Kültürpark’ta, İZKİTAP ile eş zamanlı gerçekleştirilen ve birbirinden nadir ve göz alıcı klasik araçların sergilendiği Klasik Otomobil Sergisi de büyük ilgi gördü. İZKİTAP’ta 25 Nisan’da Behiç Ak, Beyhan Budak, Cihat E. Çiçek, Doğu Yücel, Mavisel Yener, Mehmet Eroğlu, Mine Söğüt, Murat Menteş, Mustafa Balbay, Saygı Öztürk, Sinan Meydan, Şükrü Erbaş ve Yekta Kopan’ın da aralarında bulunduğu birbirinden değerli yazar, şair ve gazeteci İzmirlilerle bir araya geldi. Fuar kapsamında Gazeteci - Yazar Murat Ağırel, Tarihçi - Yazar Sinan Meydan, Klinik Psikolog Yazar Beyhan Budak ve Yazar Dr. Efdal Sevinçli söyleşilerde okurlarla buluşan isimler arasında yer aldı. "Bu topraklar kolay kazanılmadı, Cumhuriyet kolay kurulmadı" "Atatürk’ün Mirası: Laik Cumhuriyet" başlıklı söyleşiyle okurlarıyla buluşan Sinan Meydan, Atatürk ilke ve inkılaplarının tarihi önemine dikkat çekerek, "Cumhuriyet devrimleri yalnızca bir yönetim değişikliği değil, aynı zamanda toplumsal bir dönüşüm projesidir. Özellikle kadın hakları konusunda atılan adımlar, dönemin pek çok ülkesinin ilerisindedir. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınması, medeni kanunla sağlanan eşitlikler, çağdaşlaşma sürecinin en somut göstergelerindendir" diye konuştu. Cumhuriyet’in kazanımlarının korunmasının önemini vurgulayan Meydan, "Bu topraklar kolay kazanılmadı, Cumhuriyet kolay kurulmadı. Bu bilinçle hareket etmek ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur. Çanakkale Savaşı’nda ‘Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum’ diyen bir liderin mirasçıları olarak, bu değerleri yaşatmaya devam edeceğiz" dedi. Meydan, söyleşinin ardından okurlarına kitaplarını imzaladı. Modern hayatta anlam arayışı ve dengeli yaşamın önemi Fuar kapsamında düzenlenen "İnsanın Anlam Arayışı" başlıklı söyleşide konuşan Beyhan Budak, "Hayatta kontrol edemediğimiz pek çok şey var. Olan olur, olacak olan da olur, her şeyi kontrol etmeye çalışmak kaygıyı artırır. Huzur ise biraz da bu akışı kabul edebilmekten geçiyor. Sürekli bir yerlere yetişmeye çalışıyoruz. Oysa iyi hissettiren şey, her şeyi yapmak değil, daha az ama daha nitelikli bir yaşam kurabilmek" ifadelerini kullandı. Her bireyin farklı ihtiyaçlara sahip olduğunu vurgulayan Budak, "Popüler olan her şeyin bize iyi geleceğini düşünmemeliyiz. Kendimiz için gerçekten iyi olanı keşfetmek daha sahici bir yaklaşım" diye konuştu. İnsan ilişkilerinin önemine de değinen Budak, "Yalnızlık zaman zaman tercih edilebilir, ancak insanın insana ihtiyacı vardır. Hiç kimse tek başına iyi değildir. Herkesin güçlü ve zayıf yönleri vardır, önemli olan ilişkilerde bize iyi gelen tarafları görebilmek ve besleyebilmektir" dedi. İzmir’in ilk mizahi ve karikatür gazetesi Kara Sinan’ı anlattı İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Kitaplığı tarafından düzenlenen söyleşide konuşan akademisyen Dr. Efdal Sevinçli, İzmir basın tarihine ışık tutan önemli bilgiler paylaştı. Sevinçli, "Kara Sinan, 3 Haziran 1875’te yayımlanmaya başlayan ve İzmir’in ilk mizahi ve karikatür gazetesi olarak kabul edilen çok önemli bir yayın. Haftalık olarak çıkarılan bu gazete, genellikle dört sayfa olarak basılmış, ilk üç sayfasında yazılara, son sayfasında ise karikatürlere yer verilmiştir" dedi. Kentin mizah geleneğinin köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Sevinçli, "Kara Sinan üzerinden İzmir’in yalnızca ticaret değil, aynı zamanda güçlü bir kültür ve basın hayatına sahip olduğunu da görebiliyoruz. Bu yayın, kentin çok kültürlü yapısı içinde mizahın nasıl üretildiğini göstermesi açısından da oldukça kıymetli" ifadelerini kullandı.
Çanakkale Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları Çanakkale etabının kazananı belli oldu Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları Çanakkale etabının kazananı Atabay Challengers ekibi oldu. Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları Çanakkale etabı, nefes kesen mücadelelerin ardından tamamlandı. İstanbul’dan start alıp Çanakkale Boğazı’nda sona eren yarışlara 14 ülkeden 500’ün üzerinde sporcu katıldı. 140 deniz millik zorlu parkuru 15 saat 27 dakikada tamamlayan Atabay Challengers, ’Line Honours’ ödülünün yanı sıra etap kapsamındaki üç yarışta da en iyi dereceyi elde ederek Çanakkale Kupası’nın şampiyonu oldu. ’Tarihe Saygı’ mottosuyla düzenlenen yarışlar, Çanakkale Boğazı’nın eşsiz atmosferinde görsel bir şölen sunarken spor turizmi açısından da önemli bir buluşmaya sahne oldu. Tarih ve doğanın buluştuğu bu özel organizasyon, Çanakkale’de sporun gücünü bir kez daha ortaya koydu. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nın sosyal medya hesabından yarışa ilişkin yapılan açıklamada, "Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları Çanakkale etabı, nefes kesen mücadelelerin ardından tamamlandı. İstanbul’dan start alıp Çanakkale Boğazı’nda sona eren yarışlara 14 ülkeden 500’ün üzerinde sporcu katıldı. 140 deniz millik zorlu parkuru 15 saat 27 dakikada tamamlayan Atabay Challengers, "Line Honours" ödülünün yanı sıra etap kapsamındaki üç yarışta da en iyi dereceyi elde ederek Çanakkale Kupası’nın şampiyonu oldu. "Tarihe Saygı" mottosuyla düzenlenen yarışlar, Çanakkale Boğazı’nın eşsiz atmosferinde görsel bir şölen sunarken spor turizmi açısından da önemli bir buluşmaya sahne oldu. Tarih ve doğanın buluştuğu bu özel organizasyon, Çanakkale’de sporun gücünü bir kez daha ortaya koydu" ifadelerine yer verildi.
Şırnak Cizre fayı için kritik bilimsel çalışma başlatıldı Şırnak’ın Cizre ilçesinde, bölgenin deprem risk haritasını ortaya koyacak kritik bir bilimsel çalışma başlatıldı. AFAD ile TÜBİTAK iş birliğinde yürütülen "Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi" Projesi kapsamında, Cizre Fay Hattı detaylı şekilde inceleniyor. Şırnak ile Cizre arasındaki tüneller mevkii ve Kasrik Boğazı hattında gerçekleştirilen paleosismolojik kazılarla, yer altındaki geçmiş depremlerin izleri gün yüzüne çıkarılıyor. Çalışmalarda, Cizre fayının en son ne zaman kırıldığı, gelecekte deprem üretme potansiyelinin ne olduğu ve muhtemel bir kırılmanın ne zaman yaşanabileceği gibi hayati sorulara bilimsel verilerle yanıt aranıyor. Türkiye’nin farklı illerinden gelen 7 profesör ve uzman akademisyen, sahada titizlikle incelemelerde bulunuyor. Çalışmalara Dokuz Eylül Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi katkı sağlıyor. Saha operasyonlarında Şırnak AFAD İl Müdürlüğü ile Cizre Belediyesi itfaiye ekipleri de lojistik destek sunuyor. Uzmanlar, elde edilecek verilerin yalnızca bölge için değil, Türkiye genelindeki deprem hazırlık stratejileri açısından da önemli bir referans oluşturacağını belirtiyor. Bölgenin yer altı tarihine ışık tutacak bu kapsamlı çalışma, muhtemel afetlere karşı alınacak önlemlerin bilimsel zemine oturtulması açısından büyük önem taşıyor. Cizre fay hattından elde edilecek sonuçların, gelecekteki risk analizleri ve kentsel güvenlik planlamalarında belirleyici rol üstlenmesi bekleniyor.