ASAYİŞ - 16 Eylül 2018 Pazar 12:18

Kardeşini yatağa mahkum eden sürücünün bulunmasını istiyor

A
A
A
Kardeşini yatağa mahkum eden sürücünün bulunmasını istiyor

Mersin’de bir otomobilin çarparak kaçması sonucu felç kalan genç adamın yakınları, kaçan sürücünün bulunmasını istiyor.

Mersin’de bir otomobilin çarparak kaçması sonucu felç kalan genç adamın yakınları, kaçan sürücünün bulunmasını istiyor.


Geçtiğimiz yıl Kurban Bayramı öncesi Karaman’ın Ayrancı ilçesine bağlı Kayaönü köyünden Mersin’in Erdemli ilçesine kurbanlıklarını satmaya giden 30 yaşındaki Naci Özyiğit’e kaldırımda beklerken bir otomobil çarparak kaçtı. Kazada kafasını kaldırıma çarpması nedeniyle bilinci kapalı olan Özyiğit, Mersin’de kaldırıldığı hastanede 4 ay boyunca yoğun bakımda yattı. Özyiğit, gözlerini açtığında vücudunun hiçbir yeri tutmadığı anlaşıldı. Tedavisinin devamı için ailesi Özyiğit’i Mersin’den Karaman Devlet Hastanesine naklettirdi. Karaman Devlet Hastanesinde bakıma muhtaç yatalak hastaların kaldığı Palyatif Bakım Merkezinde 8 aydır yatan Özyiğit, gelenlere ne tepki veriyor, ne konuşuyor, sadece gözleriyle bakıyor.



“Kardeşime çarpan o sürücü bulunsun”


Naci Özyiğit’in abisi Sıtkı Özyiğit, “Kaza geçen sene Kurban Bayramı öncesi oldu. Kardeşim 4 ay Mersin’de hastanede yoğun bakımda yattı. Şu anda yatağa bağımlı olarak yatıyor. Şu zamana kadar kardeşime çarpan otomobil sürücüsü yakalanamadı. Bir yıldır hastanede sürünüyoruz, ben evimi bucağımı unutmuş durumdayım. Kazada kafasından darbe almış ve şu ana kadar kıpırdayamıyor. Kardeşime çarparak kaçan sürücüye sormak lazım vicdanen şimdi rahat mıdır? Bu kaza örtbas ediliyor. Ben Sayın Cumhurbaşkanımızdan rica ediyorum bu sürücünün bulunması için. Kardeşimin 3 tane çocuğu var. Kardeşime de çocuklarına da şu an biz bakıyoruz. Tek isteğimiz o sürücünün bulunmasıdır” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Mesir Festivali’nde dünya kültürleri Manisa’da buluştu 486’ncı Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, dünyanın dört bir yanından halk dansları topluluklarını Manisa’da buluşturdu. Festival kapsamında kültürel etkileşimin en güzel örneklerinden biri de hediyeleşme töreninde yaşandı. UNESCO’nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan ve bu yıl 486’ncısı düzenlenen Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, dünyanın dört bir yanından Manisa’ya gelen halk dansları topluluklarına da ev sahipliği yapıyor. Topluluklar, Manisa Kurtuluş Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinlikle kendi kültürlerine dair hediyeleri, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ile paylaştı. Başkan Dutlulu da, Manisa’ya özgü armağanlarla konuklara karşılık verdi. Törende konuşan Başkan Besim Dutlulu, "Sizleri güzel şehrimiz Manisa’da ağırlamaktan mutluluk duyuyorum. Sırtını efsanelerin dağı Spil’e yaslamış, yüzünü bereketli Gediz Ovası’na dönmüş, binlerce yıllık medeniyetin beşiği Manisa’mızda sizlerle bir aradayız. Bu kadim şehir, sadece taş binalardan ya da sokaklardan ibaret değildir. Manisa; farklı dillerin, dinlerin ve kültürlerin yüzyıllardır kardeşçe harmanlandığı büyük bir tarih ve kültür şehridir. Bizim ülkemizde misafir, ‘Tanrı misafiri’dir. Bizim kapımız çalındığında sadece evimizi değil, kalbimizi de açarız. Ekmeğimizi bölüşmekten, suyumuzu paylaşmaktan ve sizleri baş tacı etmekten büyük bir gurur duyuyoruz. Anadolu’nun her karış toprağında göreceğiniz o içten tebessüm, Türk insanının dünyaya sunduğu en büyük hazinedir. 486’ncı kez kutladığımız Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, bu hazineye önemli katkı sağlamaktadır. Mesir Macunu aslında sadece bir şifa kaynağı değil; Manisa’dan tüm dünyaya yayılan bir kardeşlik reçetesidir. Şehrimizin meydanlarında yükselen her müzik notası, sahnede attığınız her adım, insanlığın ortak mirasına vurulan bir mühürdür" dedi. Türkiye’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bıraktığı en büyük mirasın ‘Yurtta barış, dünyada barış’ ilkesi olduğunu vurgulayan Başkan Dutlulu, "Bugün Manisa’da el ele tutuşan bu halk dansları toplulukları, aslında o büyük vizyonun canlı birer tablosudur. Sizler farklı coğrafyalardan gelseniz de burada aynı barış şarkısını söylüyoruz. Dünyanın çatışmalarla yorulduğu bir dönemde, Manisa’dan yükselen bu dostluk sesi, tüm sınırları aşacak kadar güçlüdür. Sizler burada sadece kendi kültürünüzü sergilemiyorsunuz; bizlere insanlığın tek bir aile olduğunu hatırlatıyorsunuz. Giderken bavulunuzda sadece hediyelerimizi değil, Türk insanının bitmek bilmeyen sevgisini ve Manisa’nın huzurunu da götürün. Kendi topraklarınızın sıcaklığını, kültürünüzün zenginliğini bizlere taşıdığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ülkelerinize döndüğünüzde, burada kurduğumuz bu güzel bağları, Manisa’nın güler yüzlü insanlarını ve festivalimizin coşkusunu anlatmanızı diliyorum. Biliniz ki Manisa’da her zaman bir eviniz, kapısı sizlere ardına kadar açık bir dostunuz var. Bu güzel festivalimizin barışa ve dünya kardeşliğine vesile olmasını temenni ediyor, sergilediğiniz muhteşem performanslar için hepinizi gönülden kutluyorum. İyi ki geldiniz, iyi ki bu mirası bizimle paylaşıyorsunuz Dostluğumuz daim, festivalimiz kutlu, dünyamız barış içinde olsun" ifadelerini kullandı.