GENEL - 15 Mart 2019 Cuma 16:08

Karaman’da elma çalıştayı düzenlendi

A
A
A
Karaman’da elma çalıştayı düzenlendi

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ile Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) tarafından ortaklaşa düzenlenen Türkiye’nin en kapsamlı elma çalıştayı yapıldı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ile Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) tarafından ortaklaşa düzenlenen Türkiye’nin en kapsamlı elma çalıştayı yapıldı.


Türkiye’nin en büyük elma üreticisi konumunda olan Amasya, Isparta, Karaman ve Niğdeli üreticilerin, elma üretiminde yaşadıkları sorunların masaya yatırıldığı “Karaman Elma Çalıştayı” Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonunda geniş bir katılımla gerçekleştirildi. KMÜ ev sahipliğinde düzenlenen çalıştaya Karaman Valisi Fahri Meral, AK Parti Karaman Milletvekilleri Recep Şeker ve Selman Oğuzhan Eser, KOP Bölge Kalkınma Başkanı İhsan Bostancı, KMÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Akgül, bilim insanları, davetliler, elma üreticileri, üniversite personeli ve öğrenciler katıldı. Bölge illerinden gelen üreticilerin, akademisyenlerin, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile sektör temsilcilerinin de yer aldığı çalıştayda; elmanın bölgedeki sosyo-ekonomik boyutu, yetiştirilme teknikleri, hastalıkları, üretimi ve pazarlanması konularında sorun tespitleri ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marş’ının okunması ile başlayan program, KMÜ tanıtım filminin gösterimi ile devam etti. Ardından KMÜ Elmacılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Yılmaz Sesli tarafından uygulama ve araştırma merkezinin tanıtımı yapılarak kuruluş amacı ve geleceğe dönük hedefler açıklandı.



“Alt yapı, ekonomik, yatırım ve afet desteği ile üreticilerimizin her zaman yanındayız”


Programın açılış konuşmasını yapan Karaman Valisi Fahri Meral, KOP Bölge Kalkınma İdaresinin desteği ile yapılan elmacılık çalıştayının Karaman’da gerçekleştiriliyor olmasının Karaman’da elmaya hala büyük önem verildiğinin bir göstergesi olduğunu belirterek, 1950’li yıllarda modern bahçelerin kurulmasıyla başlayan ve günümüze kadar büyük gelişmeler kat eden Karaman’ın, Türkiye’deki elma üretiminin yüzde 16’sını tek başına karşıladığını söyledi. Vali Meral, "2018 yılı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Karaman 588 bin ton üretimle ülke genelinde ikinci sırada, toplamda on milyona yaklaşan elma ağacı sayısı ile ilk sırada yer almaktadır. Bahçeden sofraya gıda güvenirliliğinin ön planda tutulduğu elmacılıkta tarım teknikleri öncelenmekte ve üreticilerimize hibe ve destekler verilmektedir. İyi tarım uygulamaları, biyoteknik ve biyolojik mücadele ile çiftlik faaliyetlerinin geliştirilmesine yönelik alt yapı, ekonomik yatırım ve afet desteği ile üreticilerimizin her zaman yanındayız” diye konuştu.



“Hipokrat elmayı ilaç olarak kullanırdı”


Karaman Milletvekili Recep Şeker, Türkiye’nin elma üretiminde lider dört ili olan Amasya, Isparta, Karaman ve Niğdeli üreticilerin bu konuda kendilerine bir yol haritası çizmeleri gerektiğini ifade ederek, “Mutlaka her ilin kendine özgü çalışmaları vardır ama bunları biraz daha organize hale getirmemiz gerekiyor. Sorunların bazıları ortak, bazıları ise yöreye göre değişiklik gösterebiliyor. Bunları tek bir çatı altında toplayıp bilim insanlarımızın önderliğinde ve sahada çalışan üreticilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda ortak bir hareket planına ihtiyacımız var. Dünya meyve tüketim verileri incelendiğinde elma tüketimi üçüncü sırada ancak piyasadan aldığımız değer çok geride. Demek ki yapmamız gereken çok şey var. Bunu da hep beraber başaracağız” dedi.


Şeker, tıp bilimin öncülerinden olan Hipokrat’ın elmayı ilaç olarak kullandığına dikkat çekerek, “Sağlık biliminin önde gelen bilim insanı olan Hipokrat, milattan önce 400’lü yıllarda ilaç olarak elma, hurma ve arpa lapasını kullanmış. ABD’de son yapılan bir çalışmada, elma tüketiminin artırılması halinde sağlık harcamalarının ciddi oranda azalacağı sonucuna varılmış. Elma E ve C vitamini, bunun yanında potasyum ve magnezyum açısından çok zengin bir içeriğe sahip bir meyve. Dolayısıyla obeziteden diyabete ve alzheimer hastalığına kadar birçok hastalıkla mücadelede önemli bir yer tutuyor” diye konuştu.



“Elma üretiminde Ar-Ge dönemine geçiyoruz”


KMÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Akgül, “Üniversitelerin varlık sebepleri arasında eğitim-öğretim ve bilimsel araştırmaların yanı sıra toplumsal fayda ve bölgesel kalkınmaya yönelik projeler de yer almaktadır. Buradan yola çıkarak malumunuz olduğu üzere yeni beş yıllık Stratejik Planımızda üniversitemizin farklılaşma alanlarından birisini de ‘gıda ve tarım’ olarak belirledik. Karaman, elma ağacı sayısı bakımından ülkemizde ilk sırada, elma üretimi bakımından da ikinci sırada yer almaktadır. İlimiz elmacılık sektörünün önünde biyolojik ve kimyasal mücadeleden organik tarıma, elma hastalıklarından bilimsel üretim tekniklerine, modern depolama yöntemlerinden pazarlama ve reklam stratejilerine kadar pekçok konu yer almaktadır. İlimiz ve bölgemiz için bu kadar hayati öneme sahip bir üretim kolunda gerek sektörün sorunlarını tespit ederek çözüm önerileri sunmak gerekse elmacılık sektörüne yönelik ar-ge çalışmaları yapmak ve üreticilerle bilim insanlarını üniversite çatısı altında buluşturmak amacıyla harekete geçtik ve bir yıl kadar önce Elmacılık Uygulama ve Araştırma Merkezinin kuruluşunu gerçekleştirdik” şeklinde konuştu.


Rektör Akgül, “Elmacılık sektörüne yönelik başlangıç niteliğindeki bu toplantımızın, aydınlatıcı diğer pek çok toplantı, eğitim ve seminerler için ufuk açıcı olmasını diliyorum. Çalıştayın düzenlenmesinde büyük emeği olan kurum ve kuruluşlara, üniversitemize misafir olan kıymetli öğretim üyelerine, Çalıştayımıza iştirak eden tüm kişi, kurum ve kuruluşlara ayrı ayrı teşekkür ediyor, Çalıştayımızın güzel ve bereketli bir başlangıç olmasını temenni ediyorum” dedi.



İşbirliği protokolleri imzalandı


Açılış konuşmalarının ardından KMÜ Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu bünyesindeki programlarda öğrenim gören öğrencilere uygulamalı eğitim ve staj imkanı sağlanmasına yönelik olarak KMÜ ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Akar Mühendislik, Örnek Gıda ve Tarım Ürünleri, Engin Tarım Meyvecilik, Yılmazlar Tarım Ürünleri ve Aletleri firmalarıyla işbirliği protokolleri imzalandı.


İmza töreninin ardından Çalıştay, panelle devam etti. Panelde Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Ersin Atay ‘Elmada Yetiştirme Teknikleri ve Ağaç Mimarisi’ konusunu anlatırken Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Ünlü ‘Elma İç Kurdu’ hakkında açıklamalarda bulundu. Son olarak söz alan Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Betül Gürer ise ’Pazarlama ve Örgütlenme Sorunları’ konusu hakkında katılımcıları aydınlattı. Gün boyu devam eden program, çalıştay oturumlarının ardından sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Uraloğlu: "TÜRKSAT 6A ile ülkemizi haberleşme uydusu tasarlayıp üretebilen dünyadaki 11 ülke arasına taşıdık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 21 Nisan 2025’te ‘"TÜRKSAT 6A ile ülkemizi haberleşme uydusu tasarlayıp üretebilen dünyadaki 11 ülke arasına taşıdık" dedi. Bakan Uraloğlu, 21 Nisan 2025’te ‘Uzay Vatan’da görevine başlayan TÜRKSAT 6A’ya ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen törenle resmen hizmete alınan uydunun 42 derece doğu yörüngesindeki görevine başarıyla devam ettiğini kaydetti. Uraloğlu, "Yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranı ile ürettiğimiz TÜRKSAT 6A geniş kapsama alanıyla ülkemizin uzay ve haberleşme kapasitesi için önemli bir kilometre taşı oldu" ifadesini kullandı. "TÜRKSAT 6A ile ülkemizi haberleşme uydusu tasarlayıp üretebilen dünyadaki 11 ülke arasına taşıdık" TÜRKSAT 6A için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığındaki çalışmaların 15 Aralık 2014’te başladığını ve yaklaşık 10 yıl sürdüğünü belirten Uraloğlu, 21 Mayıs 2015’te TÜRKSAT ve Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) iş birliğiyle TUSAŞ tesislerinde kurulan Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezinin (USET) açılmasıyla çalışmalara başlandığını hatırlattı. TÜRKSAT 6A Projesi kapsamında yerlilik ve milliğe verdikleri önemi vurgulayan Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi: "Yüzde 80’inin üzerinde yerlilik oranına ulaştırdığımız uydumuz için 84 yerli ve milli uydu ekipmanın üretimi yapıldı. TÜBİTAK UZAY, ASELSAN, CTech ve TUSAŞ’ın ürettiği bileşenler test edilip uyduya entegre edildi. Tüm testleri başarıyla geçen uydumuzu, ABD’nin Florida Eyaleti’ndeki Cape Canaveral Uzay Üssü’ndeki Space X tesislerinden 9 Temmuz 2024’te uzaya fırlattık. 28 Aralık 2024’te ise nihai görev yörüngesi olan 42 derece doğu boylamına ulaşan uydumuzun ilk test yayınını da 17 Şubat 2025’te gerçekleştirdik. Böylece TÜRKSAT 6A ile ülkemizi haberleşme uydusu tasarlayıp üretebilen dünyadaki 11 ülke arasına taşıdık." "TÜRKSAT 6 aktif uyduyla, dünya uydu operatörleri arasında yer alıyor" Uraloğlu, Türkiye’nin uydu serüveninin 1994’te TÜRKSAT 1B uydusuyla başladığını belirterek "Bugün TÜRKSAT; 31, 42 ve 50 derece yörüngelerindeki 6 aktif uyduyla, dünya uydu operatörleri arasında yer alıyor. Jeosenkron yörüngede görev yapan TÜRKSAT 6A, başta televizyon yayıncılığı olmak üzere acil durum haberleşmesi gibi kritik hizmetleri geniş bir coğrafyada sunuyor. TÜRKSAT 6A sayesinde televizyon yayını yapan uydular yedeklenebilir hale gelirken, TÜRKSAT’ın sunduğu hizmet kapasitesi de arttı" diye konuştu. TÜRKSAT 6A ile aynı zamanda hizmet ihraç ettiklerini de söyleyen Uraloğlu, Dubai’de düzenlenen Orta Doğu’nun en büyük yayıncılık fuarı CABSAT 2025’te TÜRKSAT 6A üzerinden verilecek hizmetler için ilk ihracatın gerçekleştirdiklerini de hatırlattı. Bakan Uraloğlu, "TÜRKSAT ile Dubai merkezli firma arasında imzalanan sözleşme kapsamında yapılan kapasite satışıyla TÜRKSAT, ilk kez Hindistan’ın doğusunda hizmet vermeye başladı" açıklamasında bulundu. "TÜRKSAT uydularımız artık 110’u aşkın ülkede 5,5 milyar nüfusa hitap ediyor" TÜRKSAT 6A ile birlikte Türkiye’nin kapsama alanını dünyanın en uzak noktalarına taşıdıklarını dile getiren Uraloğlu, şöyle devam etti: "Uzay vatanımızdaki egemenliğimizi, teknoloji ihraç eden kabiliyetimizle birleştirdik. Bugün TÜRKSAT, sadece bir uydu operatörü değil, yurt dışında tercih edilen ve güven duyulan bir teknoloji markası hâline geldi. Pakistan, Hindistan, Nepal, Bangladeş, Myanmar, Tayland, Malezya ve Endonezya ile Sri Lanka’nın önde gelen platformu Freesat Lanka’nın 50 kanalını TÜRKSAT 6A’nın hizmet kapsamına dahil ettik. TÜRKSAT uydularımız artık 110’u aşkın ülkede 5,5 milyar nüfusa hitap ediyor" şeklinde konuştu. TÜRKSAT uyduları 2025’te yayıncılık rekoru kırdı TÜRKSAT uyduları üzerinden yayın yapan toplam TV kanal sayısının da 532’ye ulaşarak son 10 yılın en yüksek seviyesine çıktığını kaydeden Uraloğlu, "TÜRKSAT 6A uydusunun hizmete girmesiyle sağlanan Güney Asya açılımı, TÜRKSAT’ın küresel yayıncılık pazarındaki büyüme ivmesini tarihi bir rekora taşırken, TÜRKSAT uyduları üzerinden yayın yapan kanal sayısı sadece bir yılda yüzde 20’lik artış yakaladı. Yurtdışı merkezli kanal sayısındaki artış ise beş yılda yüzde 50 gibi rekor düzeyde oldu" ifadelerinde bulundu. 2020 yılı sonunda 114 olan yabancı menşeli kanal sayısının da 2025 yılı sonu itibariyle 171’e yükseldiğini de kaydeden Uraloğlu, söz konusu artışla birlikte Türkiye’nin uydu hizmetleri ihracat hacminin de rekor düzeye taşındığını belirtti. "2029’da hizmete almayı planladığımız 7A uydusu Türkiye’nin dijital gelecek vizyonunun taşıyıcısı olacaktır" Uraloğlu, TÜRKSAT’ın uzaydaki haberleşme kapasitesini artırma hedefi kapsamında TÜRKSAT 7A’ya ilişkin finansman desteğini kapsayan protokolün, TÜRKSAT ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi Başkanlığı arasında 19 Haziran 2025’te imzalandığını hatırlattı. Uraloğlu, protokol ile TÜRKSAT 7A’nın yapım sürecine yönelik olarak Bakanlık tarafından sağlanacak desteğin çerçevesinin belirlendiğini ifade etti. TÜRKSAT 7A projesinin, 42 derece Doğu yörüngesinde görev yapan TÜRKSAT 3A uydusunun tasarım ömrünün sona yaklaşması nedeniyle başladığını belirten Uraloğlu, "2029 yılında hizmete almayı planladığımız bu uydumuz daha yüksek veri kapasitesi, daha güçlü kapsama alanı ve esnek kaynak yönetim kabiliyetiyle, 7A uydusu Türkiye’nin dijital gelecek vizyonunun taşıyıcısı olacaktır. Hizmete alındıktan sonra ülkemizin uzaydaki bağımsızlığının güçlü bir simgesi olarak varlığını sürdürecektir" açıklamasında bulundu.
İstanbul Sultangazi Belediyesi Spor Kulübü, 5 madalya ile tarihinde bir ilki yaşadı Sultangazi Belediyesi Spor Kulübü, tarihinde bir ilke imza atarak yaklaşık bir yıldır profesyonel yüzücüler yetiştiren yüzme branşıyla 23 Nisan TBMM Kupası’ndan 5 madalya ile dönmeyi başardı. Sultangazi Belediyesi Spor Kulübü, sporda aldığı başarılarla adından söz ettirmeye devam ediyor. Geleceğin önemli sporcularını yetiştiren Sultangazi Belediyesi Spor Kulübü, bu kez yüzme branşında aldığı başarıyla spordaki farkını da ortaya koydu. Sultangazi Belediyesi, ilçeye kazandırdığı merkezlerdeki yarı olimpik yüzme havuzlarında yaklaşık 4 yıldır verdiği yüzme eğitimiyle gençlerin profesyonel yüzücüye dönüşmesini sağladı. 1 yıldır aktif olarak lisanslı yüzücü yetiştiren Sultangazi Belediyesi Spor Kulübü, Tozkoparan’da düzenlenen 23 Nisan Etkinlikleri 23 Nisan Türkiye Büyük Millet Meclisi Kupası’na damga vurdu. 5 madalya birden İstanbul’dan binin üzerinde sporcunun katıldığı 23 Nisan Türkiye Büyük Millet Meclisi Kupası’na yüzme branşında katılan Sultangazili sporcular, 5 madalya kazanmayı başardı. 13 yaş kategorisinde Ömer Efe Kaderli 50m serbest ve kelebek stilde 3. olurken, 14 yaş kategorisinde Ömer Faruk Gültekin serbest ve kelebek sitilinde 3. olarak bronz madalyanın sahibi oldu. 14 yaşındaki Leyla Adıyaman ise serbest stilde üçüncülük elde etti. Gençler müsabakadan 5 madalya ile Sultangazi’ye döndü. "Avrupa Spor Şehrine yakışır başarılar" Spor kulübünün 7 yılda gözle görülür bir başarıya imza attığını söyleyen Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Bu gurur verici tabloda emeği geçen başta gençlerimiz olmak üzere eğitmenlerimize ve çalışma arkadaşlarımıza da teşekkürü bir borç biliyorum. 4 yıldır ilçemizde yüzme dersi veriyor, bir yıldır da profesyonel yüzücüler yetiştiriyoruz. Bu kadar kısa zamanda kat ettiğimiz yol inanılmaz. Bizler önce başaracağımıza inandık. Bu gerçek bir ekip işidir. Bizlere bu gururu yaşatan genç kardeşlerimin başarılarının devamını diliyorum. Bizler Avrupa Spor Şehri ünvanının hakkını vermeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.