GENEL - 23 Şubat 2020 Pazar 10:23

Hayalini kurduğu kutsal topraklara hayırseverlerin yardımıyla gidecek

A
A
A
Hayalini kurduğu kutsal topraklara hayırseverlerin yardımıyla gidecek

Karaman’da yaşayan 54 yaşındaki İmdat Yılmaz, hayalini kurduğu kutsal topraklara hayırseverlerin yardımıyla gidecek.

Karaman’da yaşayan 54 yaşındaki İmdat Yılmaz, hayalini kurduğu kutsal topraklara hayırseverlerin yardımıyla gidecek.


Topucak Mahallesi Kenzi Caddesi üzerinde bulunan müstakil tek katlı evde, aldığı 720 lira özürlü maaşı ile bir başına yaşayan İmdat Yılmaz’ın hayalini cami cemaati ile hayırseverler vatandaşlar gerçekleştirdi. Kutsal topraklara gidecek olmanın heyecanını şimdiden yaşamaya başlayan İmdat Yılmaz, kendisinin umreye gitmesine vesile olanlara çok teşekkür ederek, “Allah nasip ederse 14 veya 16 Mart’ta yola çıkacağız. Cami cemaatinden ve bu bağış kampanyasına destek olan din kardeşlerimin hepsinden Allah bin kere razı olsun. Benim umreye gitmeme vesile olanlara orada tek tek dua edeceğim. Rabbim oraya gitmeyi herkese nasip etsin. Benim en büyük sevincim Miraç gecesinde orada olmamdır. Kutsal topraklara gitmeyi çok istiyordum. Hacca ve umreye gidenleri gördüğümde hep ağlıyordum. Dua edip dururdum, Allah’ım bir gün bana da nasip et diye. Nasipse şimdi gideceğiz” dedi.



Sosyal medya üzerinden kampanya başlatıldı


Cami cemaatlerinden Ali Aktaş, İmdat Yılmaz’ın kutsal topraklara gidebilmesi için sosyal medya hesabından bir yardım kampanyası başlattığını söyledi. Aktaş, "İmdat kardeşimiz, hacca ve umreye gidenlerin arkasından üzülürdü. Hacca gidenlerin geldiğinde orada yaşadıklarını anlatınca da ağlardı. Bu da benim dikkatimi çekti. Bir gün namaz kılarken haberi olmadan kısa görüntüsünü çekerek sosyal medya hesabımdan paylaştım. Ertesi gün baktığımda 3 bin 600 lira para birikmiş. Bir haftaya kalmadan da 6 bin 750 lira para toplandı. Yılmaz kardeşimize bir sürpriz yapacaktık ancak pasaport olayı olduğu için mecburen kendisine erkenden söylemek durumunda kaldık. Orada dini vazifelerini getirebilmesi için kendisine bir genç arkadaşımızda yardımcı olacak. Tüm yardımseverlerden Allah razı olsun. Bütün cami cemaati olarak bu durumdan çok mutlu olduk" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Suyun altını üstüne getiriyor, can kurtarmak için saniyelerle yarışıyorlar Turizm sezonunun yaklaşmasıyla denetimlerini artıran Antalya Deniz Polisi, uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu ve yüksek hızlı botlarla boğulma vakalarından arama kurtarmaya kadar geniş alanda hızlı müdahale sağlıyor. Saniyelerle yarışan ekipler, sadece insanlara değil hayat tehlikesi yaşayan deniz canlılarına da can oluyor. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Antalya’da, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte deniz polisi ekipleri denetimlerini artırıyor. Yoğunlukla birlikte zaman zaman boğulma vakaları, deniz kazaları ve falezlerde mahsur kalma gibi olaylar yaşanabiliyor. Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, bu tür olaylara hızlı ve etkin müdahale edebilmek amacıyla ekipmanlarını sürekli yeniliyor. Teknolojik ekipmanlarla donatılan ekipler, bünyesinde uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu (ROV) ve yüksek hızlı karakol ile operasyon botlarıyla zorlu şartlarda dahi görev yapabiliyor. Su altı robotu delil ve arama kurtarma çalışmalarında etkili Envanterinde ileri teknoloji su altı robotu bulunduran deniz polisi, suda yok edilmek istenilen suç delilleri ya da arama kurtarma çalışmalarında büyük katkı sağlıyor. Suya indirilen robot, uzaktan kumanda sistemiyle metrelerce derinliğe inerek tarama ve yüksek çözünürlükte görüntüleme imkanı sağlayıp ekiplerin işini oldukça kolaylaştırıyor. Boğulma tatbikatında uzaktan kumandalı can simidi Uzun bir menzile sahip ve 200 kilograma kadar yük taşıyabilen uzaktan kumandalı can simidi ise, gerçekleştirilen tatbikatta önemini gözler önüne serdi. Senaryo gereği denizde boğulma tehlikesi geçiren bir kişinin yanına, görevli memurun uzaktan kumanda yönlendirmesiyle kısa sürede ulaşan can simidi, vakayı da kıyıya yine kısa sürede getirdi. "Sürekli devriye halindeyiz" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nden Başkomiser Çağlar Gürsoy, denizlerde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7 gün 24 saat görev yaptıklarını belirterek, "Şubemizde üç karakol botu, operasyonel botlar ile birlikte yardımcı ekipman olarak su altı robotu ve uzaktan kumandalı elektronik can simitlerimiz bulunuyor. Envanterimizdeki karakol botlarıyla sürekli devriye halindeyiz" dedi. Görevlerinin sadece devriye ile sınırlı olmadığını vurgulayan Gürsoy, "Amacımız denizlerimizin güvenliğini sağlamak, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini korumak ve acil durumlarda hızlı şekilde müdahale etmektir. Bu kapsamda şüpheli tekneleri kontrol ediyor, kaçakçılık ve yasa dışı faaliyetlerle mücadele ediyoruz. Liman ve kıyı bölgelerinin güvenliğini sağlarken aynı zamanda arama kurtarma çalışmalarına da katılıyoruz" ifadelerini kullandı. "Güvenli bölgeler aşıldığında vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" Antalya’nın turizm kenti olduğuna ve yaz sezonunda yoğunluk yaşandığına dikkati çeken Gürsoy, "Yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlıyoruz. Yoğunluk arttıkça vaka sayılarında da artış gözleniyor. Vatandaşlarımızdan ricamız denize açılmadan önce hava şartlarını kontrol etmeleri, yüzme bilmeyenlerin can yeleği gibi ekipmanları yanlarında bulundurmaları ve ilgili mevzuata uygun hareket etmeleridir" diye konuştu. Gürsoy, denizde güvenli alanlara da dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Duba ve iplerle belirlenen alanlar güvenli yüzme bölgeleridir. Yüzme ne kadar iyi bilinirse bilinsin bu sınırların aşılmaması gerekiyor. Aksi halde kramp veya kalp krizi gibi durumlarda vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde görevli dalgıç Volkan Uyguner de, su altı operasyonlarının yalnızca olaylarla sınırlı olmadığını belirterek, "Sadece su altındaki olaylarla değil, aynı zamanda boğulma vakalarında da hızlı şekilde müdahale edip kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor. Bunun yanında su altında delil toplama ve kritik operasyonlara destek verme görevini de yürütüyoruz" dedi. "En son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz" Kullanılan teknik ve ekipmanlara ilişkin bilgi veren Uyguner, "Eski yöntemlerden en son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz. Su altında en kısa sürede en geniş alanı taramak bizim için çok önemli. Su altı skuterleri sayesinde bir noktadan diğerine hızlı şekilde ulaşabiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz" Deniz canlılarına yönelik çalışmalara da değinen Uyguner, "Sadece insanlara değil, denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz. Caretta carettalar ve foklar gibi canlıların ağ ya da misinalara takılması durumunda en kısa sürede müdahale ederek kurtarıyor ve doğal yaşam alanlarına bırakıyoruz" diye konuştu.