POLİTİKA - 31 Ekim 2025 Cuma 18:43

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: "Artık terör tehdidinin kapımıza gelmesine müsaade etmeyeceğiz, terörü kaynağında yok edeceğiz"

A
A
A
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: "Artık terör tehdidinin kapımıza gelmesine müsaade etmeyeceğiz, terörü kaynağında yok edeceğiz"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, "Artık biz terör tehdidinin kapımıza gelmesine müsaade etmeyeceğiz, terörü kaynağında yok edeceğiz" dedi.


Kars’ta AK Parti Genişletilmiş Danışma Meclisi Toplantısı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş’ün katılımıyla yapıldı. Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programın açılışında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş, Terörsüz Türkiye sürecini partililere anlattı.


Büyükgümüş, "15 Temmuz hain darbe girişiminden 3 hafta sonra Türkiye’ye Cumhurbaşkanımız şöyle seslendi, dünyaya şunu ilan etti, dedik ki, artık biz terör tehdidinin kapımıza gelmesine müsaade etmeyeceğiz, terörü kaynağında yok edeceğiz. Yürüttüğümüz uluslararası harekatlarla Suriye’de, Irak’ta sağladığımız kombinasyonla elhamdülillah terör örgütünün belini orada da kırdık. Hemen sınırlarımızda bir terör devletinin oluşmasına elhamdülillah AK Parti’nin ortaya koyduğu siyasi cesaretle ve liderine ne pahasına olursa olsun sahip çıkmasıyla bunu da başardık" dedi.


Büyükgümüş, "Şimdi geldiğimiz noktada terör örgütü artık ’ben terör varlığımı sona erdireceğim, varlığımı sürdüremem ve terör örgütü kendimi tasfiye edeceğim’ diye açıklamada bulundu. Şimdi istihbarat ve savunma birimlerimiz çok detaylı bir şekilde bu silah yakmaları, bırakmaları ve terör örgütünün kendini feshetme sürecini takip ediyor. Meclis’te de milletvekillerimiz işin demokratik denetimini yapmak, savunma ve istihbarat birimlerimizin yürüttüğü çalışmaları zaman zaman incelemek, katkı sunmak için orada Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında bu işin demokratik denetimini gerçekleştiriyor. Şimdi geldiğimiz noktada terör örgütü ya kendini feshedecek, ya silahları bırakacak ya da bırakacak. Bunun bir başka yolu yok. Bizim terörle mücadelemiz durmuş, duraksamış değil. Bizim terörle mücadelemiz bitmiş de değil. Bizim tek mücadele ettiğimiz terör örgütü PKK da değil. Onun için bu önümüzdeki dönem provokasyonlara, yalanlara, iftiralara, sokakta belli hassasiyetleri taşıyarak eylemlerde bulunmaya karşı AK Parti teşkilatlarımız Kars’ta ve 81 ilimizde güçlü, kararlı, cesaretle duracak. O yüzden bu dönem yapacağımız çalışmalar, şehirlerimizi ortaya koyacağımız irademiz geçmişe nazaran bir ayrı önem taşıyor" diye konuştu.


Yapılan konuşmaların ardından diğer siyasi partilerden AK Parti’ye geçen vatandaşlara rozetleri takıldı.


AK Parti Genişletilmiş Danışma Meclisi Toplantısı’na Milletvekili Adem Çalkın, eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, AK Parti Kars İl Başkanı Muammer Sancar ve partililer katıldı. Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam etti.



AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: "Artık terör tehdidinin kapımıza gelmesine müsaade etmeyeceğiz, terörü kaynağında yok edeceğiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’in 8 bin 500 yıllık hazinesi masaya yatırıldı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kurduğu Arkeoloji Kurulu ilk toplantısını yaptı. Akademisyenler ve yöneticilerden oluşan kurulun hedefinin, İzmir’in tarihi mirasını görünür kılmak ve kentin hikâyesini yeniden yazmak olduğu ifade edildi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın, kentin gelecek vizyonunu bilimsel temeller üzerine inşa etmek amacıyla oluşturduğu çalışma grupları kapsamında kurulan İzmir Büyükşehir Belediyesi Arkeoloji Kurulu, ilk toplantısını gerçekleştirdi. Kent yönetiminde farklı kurum, disiplin ve paydaşlar arasındaki koordinasyonu güçlendirmeyi hedefleyen kurul, 8 bin 500 yıllık geçmişe sahip İzmir’in arkeolojik mirası üzerine analitik, katılımcı ve uygulamaya dönük bir düşünme zemini oluşturmak için çalışmalarına başladı. Çetin Emeç Salonu’nda düzenlenen toplantıya Başkan Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra Genel Sekreter Zeki Yıldırım, Genel Sekreter Yardımcısı Hakan Uzun, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı Dr. Hasibe Velibeyoğlu, Koruma Uygulama ve Denetim Şube Müdürü Dr. Özden Coşkun Öner, Kültürel Mirasın Tanıtımı ve Yönetimi Şube Müdürü Ayşegül Güngören ile kurulda yer alan akademisyenler katıldı. İzmir’in geçmişini bugüne doğru bağlamak Toplantıda konuşan Başkan Dr. Cemil Tugay, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve kararların ortak akılla üretilip uygulanmasının önemine dikkat çekti. Arkeolojik peyzaj ve kültürel mirasın, kentin turizmi ve kimliği açısından en önemli başlıklardan biri olduğunu vurgulayan Tugay, İzmir’in geçmişini bugüne doğru biçimde bağlayan çalışmaların geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Tugay, kentin hikâyesinin somut ve somut olmayan kültürel miras unsurlarıyla birlikte ele alınarak daha güçlü bir şekilde anlatılmasının önemine işaret etti. İlk toplantı konusu kent arkeolojisinin tanıtımı Arkeoloji Kurulu’nun ilk toplantısında "arkeolojik mirasın tanıtımı" teması ele alındı. Toplantıda, İzmir’in zengin arkeolojik mirasının daha görünür kılınması, kentlilerle ve ziyaretçilerle daha güçlü bağlar kurulması ve kentin hikâyesinin doğru ve etkili biçimde anlatılması gerekliliği vurgulandı. Mimarlıktan turizme farklı disiplinleri buluşturan yapı Arkeoloji Kurulu; Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, İzmir Demokrasi Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden akademisyenlerin katılımıyla oluşturuldu. Arkeoloji, mimarlık, şehir planlama, sanat tarihi, tarih ve turizm gibi farklı disiplinlerden uzmanları bir araya getiren kurul, çok boyutlu bir değerlendirme ve üretim süreci yürütmeyi hedefliyor. Yalnızca görüş bildiren bir yapı olmanın ötesinde kurgulanan kurul; belediye uygulamalarına yön veren, politika ve araç geliştiren, alınan kararların hayata geçirilmesini destekleyen ve süreci izleyen bir model olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda çalışmaların; yeni fikirlerin geliştirilmesi, proje ve politika araçlarının oluşturulması, yol haritalarının belirlenmesi ve uygulamaların adım adım izlenmesine katkı sunması amaçlanıyor. Arkeoloji Kurulu toplantılarının yıl sonuna kadar toplam beş oturum halinde gerçekleştirilmesi, süreç sonunda elde edilecek çıktılar doğrultusunda ise kapsamlı bir strateji çerçevesi oluşturulması planlanıyor.
Muş Muş’ta ters laleler açtı Muş’ta halk arasında "ağlayan gelin" olarak bilinen ve yaklaşık 20 günlük ömürleri bulunan ters laleler, havaların ısınması ve karların erimesiyle açtı. Muş’un Karaağaçlı beldesinde, ilkbaharın gelişi ve karların erimesiyle birlikte yüksek rakımlı bölgelerde ters laleler açtı. Yılda sadece yaklaşık 20 gün canlılığını koruyan ve halk arasında "ağlayan gelin" olarak adlandırılan bu nadide bitkiler, ziyaretçilerini ağırlıyor. Kısa ömürlerine rağmen yoğun ilgi gören çiçekler, doğa ve fotoğraf tutkunlarını bölgeye çekiyor. Yaklaşık 2 saatlik zorlu bir yolculuğun ardından dağlık alana ulaşan ziyaretçiler, ters laleleri fotoğraflayarak anı ölümsüzleştiriyor. Doğal güzelliğiyle her yıl kısa süreliğine kendini gösteren ters laleler, bölge turizmine de katkı sunmaya devam ediyor. Ters laleleri ziyaret eden Rüveyda Elçek, gördüğü manzara karşısında çok etkilendiğini dile getirerek, "Muş’ta iki senedir eğitim görüyorum, aşçılık bölümü öğrencisiyim. Bugün arkadaşlarla birlikte ters laleleri görmeye geldik. Açıkçası çok merak ettiğim bir çiçekti. Çok etkilendim, kokusu da çok güzel. Çok dik bir yokuştan çıktık, bayağı yorucuydu ama gördüğümüze değdi. Çok sevdik ve çok da eğlendik" dedi. Çiçeklerin rengi ve kokusuyla dikkat çektiğini belirten Asiye Selim de "Bugün ters laleler olarak da bilinen ‘ağlayan gelinleri’ görmeye geldik. Rengiyle, kokusuyla harika bir görünüşü var. Bildiğim kadarıyla 20 günlük bir ömürleri var. Bunu değerlendirip bahar havasında gidip görmek gerçekten çok güzel oluyor" şeklinde konuştu.
Diyarbakır Dronu görünce kaçak hatları iptal etti Dicle Elektrik, Diyarbakır’ın Hazro ilçesine bağlı Sarıerik Mahallesi’nde bir konut ve bitişiğindeki yapıya çekilen kaçak elektrik hatları dron ile tespit etti. Kaçak elektrik denetiminde kullanılan dronu gören bir şahıs elektrik direğine tırmanarak bağlantıları iptal etti. Bu anlar dron tarafından saniye saniye görüntülendi. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli elektrik dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, kaçak elektrik kullananlara karşı mücadelesini ileri teknoloji uygulamalarıyla sürdürüyor. Bu kapsamda dron kullanılarak gerçekleştirilen son denetimlerde, Diyarbakır’ın Hazro ilçesine bağlı kırsal Sarıerik Mahallesi’nde kaçak elektrik kullanımına yönelik dikkat çekici bir olay dron kameralarına yansıdı. Kaçak hatlar dron ile tespit edildi Dicle Elektrik ekipleri, yapay zeka destekli analizler sonucu belirlenen bölgede gerçekleştirdikleri saha çalışmasında, bir konut ile bitişiğinde yer alan ve sera olduğu değerlendirilen yapıya, yakındaki dağıtım hattı direğinden kaçak elektrik çekildiğini tespit etti. Dron ile yapılan kontroller sırasında elde edilen görüntüler, kaçak kullanımın detaylarını net şekilde ortaya koydu. Dronu görünce kaçak hatları söktü Dron kamerasına anlık olarak yansıyan olayda, dronla yapılan kaçak elektrik denetimi yapıldığını fark eden bir şahsın, hızlıca kaçak elektrik hattının bağlı olduğu elektrik direğine tırmandığı görüldü. Drona yansıyan görüntülerde şansın, kaçak elektrik amacıyla kullanılan hatları bağlantı noktalarında ayırdığı ve kaçak elektrik için kullanılan kabloları da bir eve teslim ettiği tespit edildi. "Can ve mal güvenliğini tehdit ediyor" Ekiplerin teknik incelemeleri sonucunda, söz konusu kaçak hatlar aracılığıyla bölgedeki kuyudan su çekildiği ve konutun elektrik ihtiyacının karşılandığı belirlendi. Yapılan tespitlerin ardından M.Ş.T. isimli abone hakkında mevzuata uygun cezai işlem uygulanırken, olay adli makamlara taşındı. Dicle Elektrik yetkilileri, elektrik direğine müdahale ederek kaçak bağlantı kurmanın ve sökmenin ciddi hayati riskler barındırdığına dikkat çekerek, bu tür müdahalelerin yalnızca enerji altyapısına değil, doğrudan can ve mal güvenliğine tehdit oluşturduğunu vurguladı.