EKONOMİ - 16 Aralık 2025 Salı 12:06

Kars SMMMO Başkanı Didem Turhan’ın 586 Sayılı Vergi Usül Kanunu Genel Tebliğine İlişkin basın açıklaması

A
A
A
Kars SMMMO Başkanı Didem Turhan’ın 586 Sayılı Vergi Usül Kanunu Genel Tebliğine İlişkin basın açıklaması

Kars Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMMO) Başkanı Didem Turhan, 13.12.2025 Tarihli ve 586 Sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine ilişkin açıklamalarda bulundu.


Başkan Didem Turhan, SMMMO’da düzenlediği basın toplantısında 13.12.2025 Tarihli ve 586 Sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine ilişkin uyarılarda bulundu.


Turhan, "Vergi sistemimizin temel amaçlarından birisi, adil, şeffaf, izlenebilir, sürdürülebilir mali yapının tesis edilmesidir. Bu yapının güçlenmesi için basit usule tabi mükelleflerin gerçek usule geçirilmesinin gerekli olduğu meslek camiamız tarafından öteden beri ifade edilmiş ve bu yolda yapılan çalışmalar Birliğimizce desteklenmiştir. Gerçek usule geçiş, belge düzeni, defter tutma ve beyan sisteminin güçlenmesini sağlamakta; mali verilerin sağlıklı ve doğru üretilmesi, kamu gelirlerinin sürdürülebilirliği açısından önem arz etmektedir. Bu gereklilik ve önem nedeniyle 8/9/2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde bulunan ve nüfusu otuz bini geçen ilçelerde anılan kararnamede belirtilen faaliyetleri yürüten mükelleflerin 01/01/2026 tarihinden itibaren basit usulden çıkarak gerçek usulde vergilendirilmeleri kararlaştırılmıştır" dedi.


Başkan Didem Turhan, "Ne yazık ki, 13 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan 586 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile anılan kararname kapsamında 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecek olan mükelleflerin, işletme hesabı esasına göre vergilendirildikleri süre zarfında defterlerinin bağlı oldukları meslek odaları/birlikler tarafından tutulmasına ve beyannamelerinin bu Odalar tarafından da gönderilebilmesine izin verilerek atılan olumlu adımların daha da gerisine gidilmesine sebebiyet verilmiştir. Her ne kadar ilimizdeki esnafları ve meslek mensuplarını bu aşamada doğrudan etkilemese de ileride yapılabilecek daha olumsuz düzenlemelerin önünü açabilecek niteliktedir. Hiçbir hukuki ve teknik gerekçe ile açıklanmayacak ve kendi içerisinde onlarca belirsizlik içeren hukuka aykırı bu yetkilendirmenin nasıl bir amaca hizmet ettiğini anlamak maalesef mümkün değildir. Bu nedenle, doğrudan ülkemiz vergi sistemine ve mesleğimize yönelen bu düzenlemeye diğer meslektaşlarımız gibi biz de sessiz kalmayacağız. Ülkemizde, mevcut krizden çıkış için "kayıtdışılıkla mücadele" ve "bütçe disiplini" ihtiyacı ortadayken ve bu kapsamda birçok mükellef ağır vergisel ödevlere katlanmak zorunda kalırken, kayıtdışılığı körükleyecek ve vergi sistemimizde gedikler açacak bu nevi uygulamaların kamuoyunda yeterince tartışılmadan ve istişare edilmeden yürürlüğe sokulması, bu mücadeleleri ve çabaları anlamsızlaştırmaktadır. Muhasebe, finansal raporlama ve beyanname birbirinden ayrılamayacak bütünlüktedir. Muhasebe yapmak, mali tabloları hazırlamak, gerçek ve doğru mali verileri sağlamak, denetlemek, raporlamak ve beyanname vermek, dünyanın her yerinde olduğu gibi Ülkemizde de mali müşavirlerin işidir. Mali müşavirlik bütün bu konularda güvence veren, sorumluluk alan ve hesap veren meslektir. Hiçbir teknik bilgisi olmayan ve oy kaygısıyla hareket edebilecek olan esnaf odalarına veya birliklerine muhasebe ve vergi konusunda yetki verilmesi, aslında kapsama yeni alınan bu mükelleflerin Mali İdare karşısında başıboş ve denetimsiz bırakılması dışında hiçbir anlam ifade etmemektedir. Bu meslek odalarında mali müşavir çalıştırma şartı getirilmesi olayın hukuksuzluğunu ve ciddiyetsizliğini örtmeye yetmemektedir" diye konuştu.


Bu mükellef grubuna ayrıcalık tanınması vergide eşitlik ve adalet ilkesine aykırı olduğuna dikkat çeken Turhan, "Bu durum, kayıtdışılığın artmasına, vergiye gönüllü uyumun azalmasına, vergi gelirlerinin azalmasına ve ayrı bir disiplin olan muhasebe ve denetim mesleğinin tahrif edilmesine neden olmaktadır. Bu ise; eğitim ve sağlık gibi kamu hizmetlerinin yürütülmesi, emekliye zam yapılması, işçinin asgari ücretine Devlet desteği verilmesi gibi konularda bütçede yeterli kaynak bulunamamasının nedenleri arasına girecektir. 2026 Bütçesinin Mecliste tartışıldığı günlerde bu tebliğ tam bir garabet olmuştur. Bu sebeple, anılan düzenlemede hiçbir şekilde kamu yararı yoktur ve ülkesini seven her yurttaşın buna karşı durması gerekmektedir. Üyelerine şirin gözükmek için Türk Vergi Sisteminin yerle bir edilmesini talep edenlerin ve karar vericileri yeteri kadar bilgilendirmeyip bu çarpıklığa izin verenlerin şu sorulara cevap vermesi gerekmektedir. Esnaf odalarının yöneticileri, yanlış tutulan muhasebe kayıtlarından ve gerçeğe aykırı beyannamelerden tıpkı meslek mensuplarımız gibi tüm mal varlıkları ile sorumlu olacak mıdır? Mükelleflerin sahte belge düzenleme ve kullanma fiillerinde bu odaların yöneticilerine iştirak ve vergi suçu raporu yazılacak mıdır? Hiç değilse bu yöneticilerin bir disiplin sorumluluğu olacak mıdır? Gerçek usulde vergilendirilecek bu kadar mükellefin muhasebesi hangi teknik altyapı ve bilgi ile odalar tarafından tutulacaktır? Bu esnafların mevzuatta yer alan yükümlülüklere uyup uymadıkları kim tarafından kontrol edilecektir? Örneğin bir mükellefe vergi idaresinden izaha davet yazısı geldiğinde bu mükellefin müşavirliği Oda tarafından yapılacak mıdır? Doğru yönlendirmeler yapılmadığında esnafın uğrayacağı zararın sorumlusu kim olacaktır? Esnaftan muhasebe ücretini odalar toplayacağına ve bu durumda Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca iktisadi işletme oluştuğuna göre, kuruluş amaçlarına aykırı olarak devasa muhasebe ofislerine döndüreceğiniz bu meslek odalarından kurumlar vergisi beyannamesi istenecek midir? İşi ehline bırakmayı şiar edinmek gerekir iken, liyakati olmayan kişi ve kurumlara iş yaptırmaya kalkmak hangi bilim, felsefe ve inanış ile bağdaşmaktadır? Ve belki de en acı soruyu şöyle sormak gerekmektedir. "Kamu İdaremiz, ne zaman her türlü mali politikayı sahada uygulayan muhasebe camiasının hayrına ve lehine bir işe imza atacaktır?" şeklinde konuştu.


Turhan, daha sonra özetle şunları söyledi.


"Unutulmamalıdır ki muhasebe meslek mensupları tüm mükelleflerin yanı başındadır ve siyasi bir etki değerlendirmesi yapılacak ise bu camia en başta göz önünde bulundurulmalıdır. TÜRMOB, Odalar ve 135 bin kişilik meslek camiası olarak vergi sisteminde onarılmaz hasarlar açacak bu düzenlemelerin yürürlükten kaldırılmasını talep ediyoruz. Bu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmaması halinde her türlü hukuki mücadeleyi sürdüreceğimizi, akıl ve mantığın almadığı bu çarpık uygulamanın destekçisi olmaya tevessül edecek meslek mensupları hakkında da her türlü tedbiri alarak mesleki düzeni sağlayacağımızı buradan kamuoyuna ilan ediyoruz."



Kars SMMMO Başkanı Didem Turhan’ın 586 Sayılı Vergi Usül Kanunu Genel Tebliğine İlişkin basın açıklaması

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Türkiye’nin ikinci Milli Astronotu Tuva Cihangir Atasever Isparta’da öğrencilerle buluştu Türkiye’nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever, "Uzay Farkındalığı Programı" kapsamında Isparta’da öğrencilerle bir araya gelerek, uzay yolculuğu deneyimlerini paylaştı. Türkiye’nin uzay alanındaki hedeflerine de değinen Atasever, "Uluslararası iş birliğiyle Somali’de bir uzay limanı inşa ediyoruz ve roketlerimizi buradan fırlatacağız" dedi. Türkiye’nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever, Isparta İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen "Uzay Farkındalığı Programı" kapsamında öğrencilerle buluştu. Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa çok sayıda öğrenci ve öğretmen katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda açılış konuşmasını yapan İl Milli Eğitim Müdürü Recai Ocak, milli astronotu Isparta’da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Konuşmaların ardından sahneye çıkan Tuva Cihangir Atasever, öğrencilere uzay yolculuğu sürecini, eğitim aşamalarını ve bilim ile teknoloji alanındaki deneyimlerini anlattı. Programda öğrenciler, uzay çalışmaları hakkında merak ettikleri soruları sorma fırsatı da buldu. "Uzay istasyonu devasa bir yapı ve büyük bir emeğin ürünü" Uluslararası Uzay İstasyonu’nun dünyanın yaklaşık 410 kilometre üzerinde saatte 27 bin kilometre hızla hareket eden devasa bir yapı olduğunu dile getiren Tuva Cihangir Atasever, "Uluslararası Uzay İstasyonu, bizim ‘modül’ dediğimiz parçalardan oluşuyor. Toplamda 16 basınçlı modülden meydana gelen bu yapı, 12 yıl süren bir inşa süreci sonunda tamamlandı ve 100 milyar dolardan fazla kaynak kullanıldı" dedi. "Ağırlıksız ortamda yaşam ve günlük işler zorlaşıyor" Uzayda kütlenin değişmediğini ancak yer çekimi ivmesinin neredeyse sıfır olması nedeniyle ağırlıksızlık hissi oluştuğunu ifade eden Atasever, "Bu ortamda adeta kanatsız şekilde süzülüyorsunuz. Ancak bu durum, günlük işleri bile oldukça zor hale getiriyor. Uzay istasyonunda geçirdiğimiz süre boyunca hem bilimsel deneyler hem de toplumsal farkındalık faaliyetleri kapsamında kullanacağımız ekipmanlar için kapsamlı eğitimlerden geçtik" şeklinde konuştu. "Uzay görevleri için zorlu eğitim süreçlerinden geçtik" Eğitimlerin hem sınıf ortamında hem de özel simülasyon alanlarında gerçekleştirildiğini belirten Atasever, "9 numaralı bina olarak adlandırılan özel bir tesiste, uzay istasyonundaki modüllerin birebir modelleri bulunuyor. Burada yaptığımız tüm hareketler dikkatle gözlemleniyor. Amacımız, uzayda karşılaşabileceğimiz acil durumlara doğru ve etkili müdahale edebilmek. Ayrıca farklı ülkelere ait modüllerde görev alabilmek için Japonya ve Avrupa’daki uzay merkezlerinde de eğitim aldık" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin uzay hedeflerinde ay görevleri ve uzay limanı var" Türkiye’nin uzay alanındaki hedeflerine de değinen Atasever, "Milli Uzay Programı kapsamında 10 temel hedef bulunuyor ve Türk Astronot ve Bilim Misyonu da bunlardan biriydi, bunu başarıyla tamamladık. Önümüzdeki süreçte robotik Ay görevleri gerçekleştireceğiz. İlk görevde Ay’a sert iniş, ikinci görevde ise yumuşak iniş hedefleniyor. Ayrıca coğrafi konumumuz nedeniyle büyük roketleri Türkiye’den fırlatmak mümkün olmadığından, uluslararası iş birliğiyle Somali’de bir uzay limanı inşa ediyoruz ve roketlerimizi buradan fırlatacağız" diyerek sözlerini tamamladı. Söyleşi, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından Tuva Cihangir Atasever’e İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hediye takdim edilmesiyle devam etti. Program, Atasever’in öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirmesinin ardından sona erdi.