ÇEVRE - 17 Mayıs 2026 Pazar 08:38

Kars’ta ağaçta mahsur kalan güvercini itfaiye ekipleri kurtardı

A
A
A
Kars’ta ağaçta mahsur kalan güvercini itfaiye ekipleri kurtardı

Kars’ta bir ağacın dallarına takılarak mahsur kalan güvercin, itfaiye ekiplerince kurtarıldı.


Kars’ın Sarıkamış ilçesinde ağacın yüksek dallarında çırpınan bir güvercini fark eden vatandaşlar, kuşun kendi imkanlarıyla kurtulamadığını görünce durumu itfaiyeye bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, merdivenli araç yardımıyla kısa sürede güvercine müdahalede bulundu.


İtfaiye personeli, dikkatli bir çalışmanın ardından dallara sıkışan güvercini bulunduğu yerden zarar vermeden kurtardı. Kontrolleri yapılan güvercinin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Bir süre ekiplerin elinde sakinleşen kuş daha sonra doğal yaşam alanına bırakıldı.



Kars’ta ağaçta mahsur kalan güvercini itfaiye ekipleri kurtardı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Torul Baraj Gölü’nde çöp adaları oluştu, mahalle sakinleri çözüm bekliyor Gümüşhane’nin Torul ilçesindeki Torul Baraj Gölü’nde biriken atıklar nedeniyle göl yüzeyinde çöp adaları oluşurken, mahalle sakinleri yıllardır yaşanan kirliliğe çözüm bulunmasını istiyor. Torul ilçesine bağlı Köprübaşı ve Çamlıca mahalleleri sınırlarında bulunan Torul Baraj Gölü’nde özellikle yaz aylarında biriken plastik atıklar, evsel çöpler ve çeşitli atık maddeler çevre kirliliğine neden oluyor. Harşit Çayı’nı besleyen derelerden sürüklenerek geldiği belirtilen çöplerin, göl yüzeyinde adacıklar oluşturduğu görüldü. Mahalle sakinleri, barajın faaliyete geçtiği yıllardan bu yana benzer görüntülerin yaşandığını ifade ederek, kötü koku ve sinek sorununun da her geçen yıl arttığını söyledi. Vatandaşlar, su seviyesinin düştüğü dönemlerde kıyıya vuran çöpleri kendi imkânlarıyla temizlemek zorunda kaldıklarını belirtti. Bölgedeki vatandaşlar, göl çevresinde oluşan atıkların sadece görüntü kirliliği oluşturmadığını, aynı zamanda çevre sağlığını da tehdit ettiğini dile getirdi. Özellikle yaz aylarında çöplerin arasında yılan ve akrep görüldüğünü ifade eden mahalle sakinleri, çocuklar açısından da tehlike oluştuğunu kaydetti. Mahalle sakinleri, Torul Baraj Gölü’nde yıllardır devam eden çevre kirliliğine karşı kalıcı bir çalışma yapılmasını ve gölde biriken atıkların düzenli olarak temizlenmesini talep etti. "Çöplerle birlikte yaşamak zorunda kalıyoruz" Çamlıca Mahallesi sakini Turgay Bostan yıllardır çöplerle birlikte yaşadıklarını ve hiçbir yetkilinin sorunun çözümü için adım atmadığını ifade ederek, "Torul Barajı 2008-2009 yıllarında faaliyete başladı ve yaklaşık 16-17 yıldır hizmet veriyor. Her yıl aynı manzarayı yaşıyoruz. Köprübaşı ve Çamlıca mahalleleri olarak yıllardır burada vatandaş kendi imkânlarıyla çöp topluyor. Yerel yöneticiler görmüyor mu? Devlet Su İşleri, valilik, kaymakamlık bu durumu fark etmiyor mu? Mahalleliyi bu çöp ortamına nasıl mahkûm ediyorlar, anlamakta güçlük çekiyoruz. Ben her yaz yaklaşık 6 ay burada kalıyorum ve bugüne kadar devletin bu baraja gelip bir çalışma yaptığını görmedim. Her yıl burada plastikler ve çöpler birikiyor. Ben yaklaşık 15 yıldır istisnasız şekilde burada çöp topluyor, çöp yakıyorum. ‘Memleketin nehrinin akışına ölürüm’ demekle vatanseverlik olmuyor. Vatanseverlik; çevreyi, suyu ve toprağı kirletmemekle, kuşuna, ağacına, çiçeğine sahip çıkmakla olur. Ancak ne yazık ki bu sahiplenmeyi göremedik. Burada adeta ‘körler sağırlar birbirini ağırlar’ durumu yaşanıyor. Tabii duyarlı vatandaşlarımız da var. Bu mahallede artık kimse çöpünü buraya atmıyor. Buradaki çöpler daha çok yukarı mahallelerden ve Harşit Çayı’nı besleyen derelerden geliyor. Özellikle bizim evlerimizin ve karşıdaki Köprübaşı Mahallesi’nin önünde birikiyor. Biz yaz aylarında bu çöplerle birlikte yaşamak zorunda kalıyoruz" dedi. "Artık bahçelerimizde sebze meyve yetişmiyor" Gürcan Bostan ise, "Baraj tutulduğundan beri yıllardır bu sorunla uğraşıyoruz. Su çekildiğinde bazen çöpleri kendimiz temizliyor, yakıyoruz. İnsanlar zaman zaman hayvan leşlerini bile buraya atıyor ve çevreye ağır kokular yayılıyor. Devlet Su İşleri burada koruma amaçlı çalışmalar yaptı ancak hepsi zamanla yıkıldı, kullanılamaz hale geldi. Şu an özellikle çocuklar için tehlike oluşturuyor ama ilgilenen yok. Herkes herhalde koltuğunda rahat oturuyor. Artık burada sebze ve meyve yetişmiyor; hem rüzgâr hem de pislik nedeniyle verim alamıyoruz. Tortuların altında akrepler ve yılanlar çoğaldı. Buna mutlaka bir çözüm bulunması gerekiyor. Yerel siyasetçilerde de yeterli duyarlılığı göremiyoruz. Herkes kendi işinin peşinde, vatandaş ise kimsenin umurunda değil. Oysa vatandaş olmazsa devlet de olmaz. Biz sadece bize sahip çıkılmasını istiyoruz. Burada yaşamak gerçekten çok zor. Barajın suyu çekildiğinde çöpler nedeniyle ağır bir koku oluşuyor ve sinek istilası yaşanıyor" diye konuştu.
Antalya Tur şoförü, VIP transfer hizmeti verdiği Litvanyalı boksör tarafından hastanelik edildi Antalya’nın Serik ilçesinde tur şoförü Mehmet Özkan, VIP transfer hizmeti verdiği Litvanyalı profesyonel boksör Robertas Kotas isimli yolcunun, telefonunu şarja takmadığı gerekçesiyle saldırısına uğradı. 70-80 km hızla giderken direksiyon başında yumruklu saldırıya uğrayan Özkan, konuyu uluslararası insan hakları mahkemelerine taşıyacağını ve saldırganın lisansının iptalini isteyeceğini ifade etti.Emekli olan ve turizmde kendi aracıyla tur şoförlüğü yapan Mehmet Özkan, çalıştığı firmanın yönlendirmesiyle gittiği otelden müşterisini alıp yola çıktı. Dün saat 21.00 sıralarında seyir halindeyken Mehmet Özkan ile Robertas Kotas isimli Litvanyalı boksör arasında telefon şarjı anlaşmazlığı yaşandı. Müşterisinin telefonunu şarj etmesini istediğini anlayamayan Özkan, ülkesinde profesyonel boks yapan Robertas Kotas tarafından darbedildi. Özkan, güçlükle arayabildiği sağlık ekiplerinin tarafından müdahale edilip hastaneye kaldırıldı. Mehmet Özkan saldırganın şampiyon bir boksör olduğunu ise polislerden öğrenince şaşkına döndü.Çalıştığı firmanın kendisini arayarak otelden bir müşteriyi almasını istediklerini söyleyen Özkan, "Otelden akşam saat 21.00 civarlarında müşterimi aldım. Yolda giderken bu şahıs telefonunu sağ koltuğa bıraktı. Tabii kendisi sarhoş. Daha sonra telefonu aldı, telefona baktı. Bir şey söyledi. Tahminime göre şarj yapmamı istemiş. Ondan sonra niye bunu şarja koymadın diye kafama yumruklarla vurmaya başladı. O esnada seyir halindeydim. Aşağı yukarı 70-80 km hızla gidiyordum. Arabayı durdurmak istedim, tabii çok zorlandım. Sağa sola yalpaladı. Durdum sağda. Kendimi kurtarmak için aşağı inmek istiyorum, inemiyorum. Çünkü sürekli başıma yumruklar geliyor, emniyet kemerini çözemiyorum. Netice itibariyle emniyet kemerini kafamdan çıkardım. Bu tekrar arka kapıyı açtı, öne geldi. Yakamdan tuttu yere yatırdı, başladı tekrar vurmaya. Daha sonra ben polisi aramak istedim. Telefonum düştü, telefonumu bulamadım. Telefonu bulduktan sonra 155’i aradım. Biraz zaman sonra ambulans gönderdiler. Daha sonra bir ambulans daha geldi. Onu ayrı bir yere götürdüler. Beni Serik Devlet Hastanesine götürdüler. O esnada da yoldan geçen iki araç durdu. Onu durdurmak istiyorlar. Tabii korkumdan kaçıyorum. Sürekli peşim sıra koşuyor. Daha sonra hastanede tedavi altına alındım. Üç-dört saat kaldım" dedi."Ölümden döndüm"Özkan, "Olay sonrası polisler, ’İyi kurtulmuşsun bunun elinden’ dedi. Resmini getirdiler, boks şampiyonuymuş. ’Sen nasıl bunla başa çıktın ?’ dediler. Ben de şok oldum. Allah’ıma şükrediyorum, ölümden döndüm" diye konuştu.Telefonu şarja takmadığından dolayı darbedildiğini düşündüğünü söyleyen Özkan, "Kendisi telefonu bana verdi. İstediğini de anlamadım, ’şarja tak’ demek istemiş herhalde. Çünkü polislere verdiği ifadede ’telefonumu şarja taksın diye verdim’ demiş. O anda yol da kalabalık olduğu için şarja da takamadım. Daha sonra telefonu aldı. Tahminime göre şarj meselesi yüzünden sinirlendi. Bu durumla ilgili uluslararası insan hakları mahkemesine şikayette de bulunacağım. Lisansını iptal ettireceğim. Bunların sivil vatandaşlara vurma hakkı yoktur. Kavga dövüş anında vuramazlar" ifadesini kullandı.Ölümden döndüğü için sadaka verdiğini anlatan Mehmet Özkan, "Yaşadığım olay sonrası eşime ’Al şu parayı götür, bir dilenciye ya da ihtiyacı olan kişiye sadaka ver’ dedim. Çünkü ölümden döndüm. 4-5 saat hastanede serum taktılar. Müşahede altında kaldım. Darp raporu çıkarttık ve şikayetçi oldum. Biz, yabancı ülkeden gelen turistlere o kadar iyi davranıyoruz ki, ne deseler onu fazlasıyla yapıyoruz. Yani biz bu muameleyi hak ediyor muyuz? Yalnız beni değil, bütün çalışan arkadaşlar zor durumda. Biz bir Allah’a güveniyoruz. Çünkü arka tarafta ne yaptıklarını bilemiyoruz. İyi ki ölmedik" diye konuştu.Mehmet Özkan’ın avukatı Cemal Karaca ise süreci takip edeceklerini belirterek, "Adaletin yerine gelmesini sağlayacağız. Profesyonel boksör olduğu müvekkilimin aldığı hasardan belli. Bunu da bir unsur olarak taşacağız yargıya" diye konuştu.
Antalya Tanesi toptancıya 150 TL’den satılıyor, Türkiye’nin 81 iline gönderiliyor Antalya’nın Elmalı ilçesine bağlı Eymir Mahallesi’nde şakayık çiçeği üretimi adeta altın çağını yaşıyor. Renkleri, zarafeti ve hoş kokusuyla büyük ilgi gören şakayık çiçekleri, bugün sadece bölgenin değil Türkiye’nin dört bir yanının gözdesi haline geldi. Tanesi toptancıya 150 TL’den satılan şakayık çiçekleri üreticinin yüzünü güldürüyor. Eymir Mahallesi adeta rengarenk bir çiçek bahçesine dönüşürken, bölgeye gelen ziyaretçiler de bu eşsiz manzaraya hayran kalıyor. Üreticiler ise yoğun taleplere yetişebilmek için sabahın ilk ışıklarıyla birlikte mesaiye başlıyor. Düğünlerden özel organizasyonlara, otellerden çiçek sektörüne kadar birçok alanda tercih edilen şakayıklar, hem kaliteli yapısı hem de uzun ömürlü olmasıyla dikkat çekiyor. Tanesi 150 TL Özellikle büyükşehirlerden gelen siparişlerin her geçen yıl artması üreticilerin yüzünü güldürüyor. Üreticiler, tanesini 150 TL’den toptancıya satışını gerçekleştiriyor. Yetiştirilen şakayık çiçekleri Türkiye’nin 81 iline gönderiliyor. Şakayık üretimi bölge ekonomisine de büyük katkı sağlıyor. Mahallede birçok aile geçimini çiçek üretiminden sağlarken, sezon dönemlerinde yüzlerce kişiye istihdam oluşturuluyor. Kadınların üretim sürecindeki aktif rolü ise dikkat çekiyor. Toplama, ayıklama, paketleme ve sevkiyat aşamalarında çalışan vatandaşlar aile bütçelerine önemli katkı sunuyor. Üreticiler, Elmalı’nın verimli toprağı ve serin ikliminin şakayık üretimi için büyük avantaj sağladığını belirtiyor. Özellikle doğal şartlar sayesinde yetişen çiçeklerin kalite bakımından büyük ilgi gördüğü ifade edilirken, Eymir şakayığının artık marka olma yolunda ilerlediği vurgulanıyor. Bölge halkı ise şakayık üretiminin daha da büyümesini ve Elmalı’nın çiçekçilik alanında Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri haline gelmesini hedefliyor. Üreticiler desteklerin artmasıyla birlikte ihracat kapılarının da açılabileceğini ifade ediyor. Hem ekonomiye katkı sağlayan hem de görsel şölen sunan şakayık üretimi, Elmalı’nın yükselen değerlerinden biri olmaya devam ediyor.
İstanbul Yurtta hava durumu Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara’nın kuzey ve doğusu, Kuzey Ege, İç Anadolu (Konya ve Karaman hariç), Batı ve Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz(Artvin hariç) Doğu Anadolu’nun doğusu ile Balıkesir, Aydın, Adana, Erzincan, Tunceli, Bingöl, Malatya, Batman ve Siirt çevreleri, Mersin’in doğusu, Kahramanmaraş, Osmaniye, Hatay’ın batı kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Marmara’nın doğusu, Batı ve Orta Karadeniz, İç Anadolu’nun kuzeyi, Kütahya’nın kuzey kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; Güney ve İç Ege, Batı Akdeniz ile İç Anadolu’nun güneybatısında güneyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor. Hava sıcaklığı: Hava sıcaklıklarının kuzey ve iç kesinlerde 2 ila 4 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor. Rüzgar: Batı kesimlerde güneyli, doğu kesimlerde kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın güneybatısı, Güney ve İç Ege, Batı Akdeniz ile İç Anadolu’nun güneybatısında güneyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yerel kuvvetli olması bekleniyor. 23 İstanbul: Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 22 İzmir: Parçalı zamanla çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 26 Adana: Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 26 Antalya: Parçalı çok bulutlu, batı ve iç kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 25 Samsun: Parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların akşam saatlerinden sonra kuvvetli olması bekleniyor. 22 Trabzon: Parçalı yer yer çok bulutlu, gece saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 20 Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, doğu kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 17 Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu 26
Hatay Yeni aldığı lüks aracının tadını çıkarmak isterken 140 bin TL ceza yiyen sürücü, çok sevdiği aracına 60 gün sonra kavuştu Hatay’da 3 buçuk milyon TL’ye satın aldığı lüks aracıyla drift atıp 140 bin TL trafik cezası yiyen Adem Kılınç, trafikten men edilen aracına 60 gün sonra kavuştu. Drift attığı için pişman olan Kılınç, aracını otoparkta her gün gidip gördüğünü ve temizlediğini söyledi. Antakya ilçesinde yaşayan Adem Kılınç, geçtiğimiz aylarda Antalya’dan 3.5 milyon TL değerinde yeni bir spor araba almıştı. Yeni arabasıyla turlayan Kılınç, Güzelburç Mahallesi’ndeki sanayi sitesi içerisinde drift attığı anlarda polis ekiplerine yakalanmıştı. Drift atan sürücüye; 140 bin idari para cezası uygulanmış, sürücü belgesine 60 gün süreyle el konulmuş ve araç 60 gün trafikten men edilmişti. Gaza gelerek drift attığınu söyleyen Kılınç, geride kalan 60 günün ardından çok sevdiği aracına kavuştu. Aracını yediemin otoparkında her gün ziyaret ettiğini ifade eden Kılınç, cezaların yüksek olmasından dolayı drfit atmayı kimseye tavsiye etmediğini söyledi. "Arabam bağlıyken 60 günün 58 günü boyunca her gün gidip başında durdum, arabayı yıkadık ve temizledik" Aracına günler sonra kavuşmanın heyecanını yaşayan Adem Kılınç, "Arabamızı yeni almıştık. Sanayi sitesinde bir anlık gazla iki tur döndük, polis ekipleri arabamızı 60 gün bağladı ve ehliyetimizden de olduk. Drift atmaktan 140 bin TL ceza yedik. Drift attığım için pişmanım, böyle şeyleri asla kimseye kesinlikle tavsiye etmiyoruz. Arabama 60 gün süren bir süreçten sonra kavuştum, kimseye tavsiye etmiyoruz böyle şeyler. Arabam bağlıyken 60 günün 58 günü boyunca her gün gidip başında durdum, arabayı yıkadık ve temizledik. Drift atmak isteyenler, trafiğe kapalı alanlarda ve fuar alanları harici hiçbir yerde dönmelerini tavsiye etmiyoruz. Kesinlikle böyle şeyleri bir daha kesinlikle yapmasın kimse. Böyle durumların cezaları yüksek oluyor. Burada ilerleyen zamanlarda cezalar 2 kat oluyor. Mesela şu an ben tekrardan yaparsam; ehliyetime 5 yıl el konulacak ve 280 bin TL ceza yiyeceğim ama bir daha olmayacak" ifadelerini kullandı.
Hatay Evin camından çıkarak kayıplara karışan Uğur için arama çalışmaları günler sonra yeniden başladı Hatay’da evin camından çıkarak kayıplara karışan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan’dan 87 gündür haber alınamıyor. Ailesinin günlerdir haber alamadığı Uğur için İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla yeniden arama çalışmaları başlatıldı. Van’dan çalışmak için Hatay’a gelen ve Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan, 3 yıl önce psikolojik rahatsızlığı nedeniyle ilaç kullanmaya başlamıştı. Çalışkan, 19 Şubat günü sabah saatlerinde misafir olarak kaldığı dayısının evinde penceredeki sinekliği parçalayıp evden ayrıldı ve sırra kadem bastı. Ailesinin kayıp başvurusu sonrası Çalışkan’ı bulmak için AFAD liderliğinde arama çalışması başlatılmıştı. Sahadaki taramalarda taş üzerinde Çalışkan’ın; elbiseleri, telefonu ve cüzdanı ile terliği bulundu. Günler süren arama çalışmalarında herhangi bir ize rastlanmaması üzerine çalışmalar durdurulmuştu. Uğur Çalışkan’ın abisi Tarık Çalışkan’ın sosyal medya üzerindeki paylaşımına cevap veren İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla, arama çalışmaları yeniden başlatıldı. Arama çalışmalarında; AFAD 24 personelle, Jandarma 35 personelle, Sivil Toplum Kuruluşları 14 olmak yer alırken toplamda 73 kişiyle arama çalışmaları gerçekleştirildi. Arama çalışmalarında ekiplere hassas burunlu köpekte eşlik etti. Kayıp Çalışkan’ın kıyafetlerinin bulunduğu noktada yeniden başlayan arama çalışmalarında vadi ve dağ noktaları olmak üzere Fırnız yaylasında gerçekleştirildi. Arama çalışmalarının önümüzdeki günlerde de süreceği öğrenildi.