SAĞLIK - 03 Mayıs 2025 Cumartesi 09:51

Kars’ta uzmanlar uyardı: "Her ot şifa anlamına gelmiyor"

A
A
A
Kars’ta uzmanlar uyardı: "Her ot şifa anlamına gelmiyor"

Kars’ın endemik bitkisi deli bat bat otu, masum görünümüne rağmen ciddi zehirlenmelere yol açarken, uzmanlar, ‘her ot şifa anlamına gelmiyor’ diyerek uyarda bulundu.


Doğu Anadolu Bölgesi’nde yetişen ve özellikle Kars’ın doğal zenginliklerinden biri olan halk arasında ‘güzel avrat’ otu olarak bilinen deli bat bat otu, bahar aylarının gelmesiyle yeniden gündemde yerini aldı. Geçtiğimiz günlerde Kars’ta çocukların tükettiği ve zehirlenerek hastaneye kaldırıldığı olayın ardından uzmanlar harekete geçti.


Kars Harakani Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doktor Sevgi Özen Köse, her otun şifa anlamına gelmediğini, maalesef zehir olarakta insanların karşısına çıktığını belirterek, vatandaşlardan bilmedikleri otları tüketmemelerini istedi.


Dr. Köse, bazı otların küçük bir miktarda bile alınsa dahi kalp durmasına ve solunum sisteminin durmasına neden olduğunu söyledi.


Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevgi Özen Köse, "Özellikle Doğu Anadolu Bölgesi doğal otlar bakımından coğrafyası zengin bir bölge, bu nedenle halk, bu otları toplayıp tüketebiliyor. Ancak her ot şifa anlamına gelmiyor. Maalesef zehir olarak karşımıza çıkabiliyorlar. Bunların başında da özellikle güzel avrat otu olarak adlandırılan acı bat bat (dali bat bat) halk arasında bilinen bir ot, bu ot özellikle çiçeği ve meyvesi nedeniyle de yaban mersiniyle de karışabilmekte ve çocuklar ve halk tarafından tüketilip bir zehir olarak karşımıza çıkabilmekte. Küçük bir miktarda bile alınsa kalp durmasına, solunum sisteminin durmasına, ritim bozukluklarına, halüsinasyon, bilinç değişikliği, bilinç bozukluklarına neden olabilmektedir. Bu nedenle tüketilmesi zehirli, riskli bir ot olarak karşımıza çıkıyor" dedi.


"Karaciğer yetmezliğine neden oluyor"


Kars’ta bulunan bazı otların tüketildiğinde karaciğer yetmezliğine neden olduğuna dikkat çeken Dr. Sevgi Özen Köse, "Bunun yanında yine acı bakla olarak adlandırılan bir diğer otta var. Bu da yine yabani otlar içerisinde bulunduğu için karışabiliyor ve karaciğer yetmezliğine kadar gidebilen risklerle karşımıza çıkabiliyor. Bunun yanında şahdere adı verilen sütlü otlar olarak bilinen bitkiler var. Bunlarda yine karışan bitkiler arasında, bunlarda karaciğer toksitesi, bilinç bozukluğu, halüsinasyon gibi risklerle karşımıza çıkabilmektedir. Bu nedenle her ot şifa anlamına gelmiyor. Doğadan toplanılan otların hepsi şifa anlamına gelmiyor. Karşımıza zehir olarak çıkabilmektedir. Bu nedenle tüketilirken, mümkün mertebede bilen kişiler, yada bir uzmandan yardım alınarak tüketilmelidir. Yada hiç tüketilmemelidir" diye konuştu.


"Bilinmeyen otlar tüketildiğinde hızlı en yakın hastaneye başvurulmalı"


Kars’ta özellikle son günlerde doğada vatandaşların endemik bitkiler topladığının altını çizen Dr. Köse, "Bu otlar tüketildiğinde hızlıca hastaneye başvurulmalı, çünkü aslında başlangıç aşamasından ziyade ilerleyen günlerde de bu şikayetler karşımıza çıkabiliyor. Yani karaciğer yetmezliği yalnızca ilk bir, iki günde değil, birkaç hafta içerisinde de karşımıza çıkabilmektedir. Bulantı, kusma, bilinç bozukluğu, yada halüsinasyon, hayal görme gibi şikayetler olması halinde mutlaka hızlıca hastaneye başvurulması gerekiyor" şeklinde konuştu.


Öte yandan 26.04.2025 günü 4 çocuk hasta Arpaçay ilçesinden, 4 çocuk hasta da Kağızman ilçesinden olmak üzere toplam 8 çocuk hasta, halk arasında Deli bat bat otu olarak bilinen tüketimine bağlı zehirlenme şikayeti ile Harakani Devlet Hastanesi Acil servisine başvurmuştu, 7 hasta ilk gün şikayetlerinde gerilme olması üzerine olay günü taburcu edilmişti, 1 hasta ise yatırılarak tedavi altına alınmıştı. tedavi altına alınan hasta 48 saat gözetim altında tutularak, tedavisi yapılmış ve takiplerinde bir sıkıntı olmaması üzerine zehirlenmenin 2’inci gününde taburcu edilmişti.


(IÇ-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Köse: "Kadınların güçlü olduğu toplumlar daha aydınlık yarınlara yürür" Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada "Kadınların güçlü olduğu toplumlar daha aydınlık yarınlara yürür" diyerek kadınların toplumdaki önemine dikkat çekti. Kadınların hayatın her alanında emekleri, fedakarlıkları ve başarılarıyla topluma yön verdiğini belirten Köse, güçlü ve sağlıklı bir toplumun ancak kadınların hak ettiği değeri görmesiyle mümkün olacağını ifade etti. Kadınların aileden eğitime, ekonomiden sosyal yaşama kadar her alanda önemli sorumluluklar üstlendiğini vurgulayan Köse, "Kadınlarımız toplumun temel taşı, aile yapısının en güçlü dayanağıdır. Onların emeği, sabrı ve fedakarlığı sayesinde toplumlarımız ayakta durmakta ve geleceğe umutla bakabilmektedir." dedi. Kadınların sadece bir gün değil yılın her günü hatırlanması ve desteklenmesi gerektiğini belirten Köse, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların toplumsal hayattaki yerini hatırlamak, onların emeklerine saygı göstermek ve karşılaştıkları sorunlara dikkat çekmek açısından önemli bir gündür. Kadınların eğitimde, çalışma hayatında, sosyal ve kültürel alanlarda daha fazla yer alması, toplumların gelişmişlik seviyesini de doğrudan etkilemektedir." Kadınlara yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu da dile getiren Köse, kadınların huzur, güven ve eşit fırsatlar içinde yaşayabildiği bir toplumun herkes için daha güçlü bir gelecek anlamına geldiğini ifade etti. Köse, mesajının sonunda tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak, sağlık, huzur ve başarı dolu bir yaşam temennisinde bulundu.
Bilecik AK Partili belediye başkanları ilçelerin talepleri bakanlıklara taşıdı Bilecik’te görev yapan AK Partili belediye başkanları ve parti yönetimi, ilçelerin ihtiyaçlarını ve projelerini Ankara’da ilgili bakanlıklara iletmek amacıyla kapsamlı bir ziyaret programı gerçekleştirdi. AK Parti Bilecik İl Başkanı Serkan Yıldırım ile birlikte Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin ve Dodurga Belediye Başkanı Selim Tuna Ankara’da bir dizi önemli görüşmede bulundu. Heyet ziyaretleri kapsamında Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ve Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider ile bir araya geldi. Gerçekleşen görüşmelerde Bilecik genelinde ve ilçelerde yürütülen çalışmalar, devam eden projeler ve ihtiyaç duyulan yatırımlar detaylı şekilde ele alındı. Özellikle tarım alanındaki projeler, çiftçilerin desteklenmesi, kırsal kalkınma çalışmaları ve üretimin artırılmasına yönelik konuların görüşüldüğü toplantıda, ilçelerde sağlık alanında yapılabilecek yatırımlar ve hizmetlerin geliştirilmesine yönelik talepler de gündeme getirildi. Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile yapılan görüşmede ise ilçelerde gençlere yönelik spor tesisleri, gençlik merkezleri ve sportif altyapının güçlendirilmesine yönelik projeler ele alındı. Heyet, gençlerin sporla daha fazla buluşması ve ilçelerde spor yatırımlarının artırılması konusunda taleplerini Bakan Bak’a iletti. Heyet ayrıca AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir’i de ziyaret ederek ilçelerde yürütülen çalışmalar ve planlanan projeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.