ÇEVRE - 09 Nisan 2026 Perşembe 07:51

Kars’ta yer gök beyaz: Kar kalınlığı 30 santimi aştı

A
A
A

 Kars, Nisan ayında beklenmedik bir kar yağışıyla yeniden kış manzarasına döndü. Gece saatlerinde başlayan kar, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte etkisini artırarak kent genelini beyaza bürüdü.

Kars kent merkezinde kar kalınlığı yer yer 30 santimetrenin üzerine çıktı. Özellikle yüksek kesimlerde bu rakamın daha da arttığı gözlemlenirken, şehir adeta kış ortasını andıran görüntülere sahne oldu. Sabah saatlerinde iş yerlerini açan esnaf, dükkanlarının önünde biriken karı temizlemek için yoğun çaba harcadı.

Kars’ta yer gök beyaz: Kar kalınlığı 30 santimi aştı

Kaldırımlar ve girişler küreklerle açılırken, vatandaşlar günlük hayatın aksamaması için seferber oldu. Yoğun kar yağışı nedeniyle bazı yollarda ulaşımda aksamalar meydana geldi. Sürücüler dikkatli olmaları konusunda uyarılırken, karayolları ekipleri ana arterlerde kar temizleme çalışmalarını sürdürüyor.

Kars’ta yer gök beyaz: Kar kalınlığı 30 santimi aştı

Kars’a Bursa’dan geldiğini ifade eden Fırat Yıldız, "Baharın tam meydanından geliyorum, yeşil Bursa’dan geliyorum. Sabah 04.00’ten beri bu manzaranın tadını çıkarıyorum. Çok güzel bir manzara, özlediğim manzara, çok güzel tarihi atmosferi, maneviyatı, camileri, şadırvanlar özlediğimiz ortam, benim için kar yağışı sürpriz oldu" dedi.

Kars’ta yer gök beyaz: Kar kalınlığı 30 santimi aştı
Öte yandan Meteoroloji yetkilileri, kar yağışının gün boyunca aralıklarla devam edeceğini bildirdi. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin altında seyretmesi beklenirken, vatandaşların tedbirli olmaları istendi.

Kars’ta yer gök beyaz: Kar kalınlığı 30 santimi aştı

Kars’ta bahar aylarında görülen yoğun kar yağışı, kartpostallık görüntüler oluştururken, kentte adeta yer gök beyaza büründü.

Kars’ta yer gök beyaz: Kar kalınlığı 30 santimi aştı

Işık Çapanoğlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Uzmanlardan sınav kaygısı uyarısı: "Dengeli kaygı, başarıyı artırır" Milyonlarca öğrencinin hazırlandığı YKS ve LGS öncesi artan sınav kaygısına dikkat çeken uzmanlar, kaygının tamamen yok edilemeyeceğini, sınav anını yakından etkileyen bu duygunun doğru yöntemlerle kontrol altına alınabileceği uyarısında bulundu. YKS ve LGS sınavlarının yaklaşmasıyla birlikte öğrencilerde sınav kaygısının arttığına dikkat çeken uzmanlar, kaygının sınav anında öğrencilerin öğrendikleri bilgileri kullanmasını zorlaştıran bir stres ve endişe durumu olduğunu söyledi. Sınav kaygısının nedenleri arasında aile ve öğrencilerdeki yüksek başarı beklentisi, mükemmeliyetçilik duygusu olduğuna değinen Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, kaygının doğal duygularından biri olduğunu belirtti. Aladağ, "YKS ve LGS sınavlarının yaklaştığı bu dönemlerde, öğrencilerde sınav kaygısının üst seviyelere ulaştığını görebiliyoruz. Kaygı, öğrencilerin öğrendiği bilgilerin sınav anında kullanmasını engelleyen endişe ve stres durumudur. Kaygının nedenlerine baktığımız zaman öğrencilerdeki ve ailelerdeki yüksek başarı beklentisi, öğrenciler arasındaki rekabet, mükemmel olma duygusu, sınavlara olan yetersiz hazırlandım duygusu ve bunun yanında sınavı hayatın merkezine koyma ve sınavla kişiliği özdeş olma durumlarını söyleyebiliriz. Ama sınav kaygısı, kaygı durumu insanlardaki normal olan duygulardan biridir. Sevinç, öfke, nefret, aşk duygulardan biridir. Bu nedenle kaygının sıfıra indirilmesi söz konusu değildir. Dengeli bir kaygı öğrencilerdeki sınav başarısını, akademik başarıyı artırabilecektir" dedi. "Öğrenciler ve veliler olumlu düşünce şeklinde bu kaygıyı yenebilirler" Öğrencilerdeki kaygı belirtilerini sıralayan Özcan Aladağ, "Karın ağrısı, terleme, titreme, mide bulantısı gibi etkenlerin kaygı belirtisi olduğunu görebiliriz. Bunun yanında başaramama duygusu öğrencilerdeki kaygının en büyük belirtilerinden biridir. Kaygının ortadan kaldırılması mümkün olmadığına göre öğrencilerin bu kaygıyı dengede tutması gerekmektedir. Bu nedenle öğrenciler ve veliler olumlu düşünce şeklinde bu kaygıyı yenebilir. Bütün öğrencilerin sınavda kaygısı olacaktır. Her öğrenci nasıl kaygı durumu varsa ‘bende de bu duygu normaldir, çalışarak bu duyguyu normal hale getirebilirim’ düşüncesi, kaygı yenmedeki en büyük etkendir. Uyku ve beslenme alışkanlıkları öğrencilerdeki kaygıyı normale düşürecektir. Bunun yanında baharın gelmesiyle beraber öğrenciler sportif faaliyetler, hafif egzersizler buradaki kaygıyı normal düzeye getirecektir. Bununla beraber nefes egzersizleri, kaygı ile baş etmedeki en büyük yardımcı elemanlarımızdan biridir" şeklinde konuştu. "Başarı beklentisi kaygıyı son derece yükseltmektedir" Sınava giren öğrenci ile beraber anne ve babaların da bu soruna ortak olduğuna aktaran Aladağ, "Anne ve babalardaki çocuklarındaki başarı beklentisi bu kaygıyı son derece yükseltmektedir. Bu nedenle anne ve babalar öğrencilerin potansiyellerine göre bir başarı beklentisi, çocuklarını etrafındaki çocuklarla kıyaslamayarak bu kaygıyı normal hale getirebilirler. Sınava girerken nasıl bir duygu varsa sınav anında aynı duygu devam edecek ve sınav sonunda da anne ve babalar çocuklarında şu duyguyu oluşturmak durumundalar; Türkiye birincisi olsalar da, sonuncusu olsalar da anne ve babalık ve çocukluk duyguları, bağlar değişmeyecektir. Bu nedenle velilerin o aradaki bağı zedelememek adına normal bir beklenti seviyesinde olmaları öğrencilerin akademik başarısını artıracaktır" diye konuştu. Bazı öğrenciler ise sınav kaygısının olduğunu ve bunu çözebileceklerini söylerken, bazıları aile destekleriyle bu sorunun kendilerinde olmadığını ifade etti.