ÇEVRE - 09 Eylül 2020 Çarşamba 11:00

(Özel) Dünyanın en derin dördüncü mağarasında adrenalin, korku, heyecan aynı anda yaşanıyor

A
A
A
(Özel) Dünyanın en derin dördüncü mağarasında adrenalin, korku, heyecan aynı anda yaşanıyor

Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesi Küre Dağları Milli Parkı içerisinde 858 metre uzunluğu, 250 metre derinliği ile dünyanın en derin 4’üncü mağarası olan Ilgarini’nde korku, adrenalin ve heyecan aynı anda yaşanıyor.

Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesi Küre Dağları Milli Parkı içerisinde 858 metre uzunluğu, 250 metre derinliği ile dünyanın en derin 4’üncü mağarası olan Ilgarini’nde korku, adrenalin ve heyecan aynı anda yaşanıyor. Turizme açılan mağara ziyaretçilerini bekliyor.


Doğa ve tabiat turizmi açısından zengin alanları ile alternatif turizm arayanların yeni gözdesi haline gelen Kastamonu’da Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyet gösteren Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın (KUZKA) koordinasyonunda yürütülen çalışmayla yeni kamp alanları belirlenerek, trekking rotaları oluşturuluyor. Bu kapsamda KUZKA tarafından Bölgeye davet edilen İstanbul Doğa Sporları Kulübüne bağlı 12 sporcu, Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesinde dünyanın en derin 4’üncü mağarası Ilgarini’ye yürüyüş gerçekleştirerek trekking rotaları oluşturdu. 2,5 kilometre uzunluğunda zorlu parkuru yürüyen İstanbul Doğa Sporları Kulübü Derneği üyeleri mağarayı gezerek keşif yaptı.



“Mağaradan çok etkilendik, adeta nefesimiz kesildi”


Küre Dağları Milli Parkı içerisinde bulunan Ilgarini Mağarası’nın çalışmalar kapsamında incelenmesinin büyük önem taşıdığını söyleyen İstanbul Doğa Sporları Kulübü Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Şahin, “Ilgarini Mağarası’nın 200 metre yatay, 250 metre de aşağıya doğru bir derinliği var. İki ana galerisi bulunuyor. İçeride şapelleri gördük, aşağıya doğru tarihi bir yoldan indik. Burasını tarihi bir merdiven olarak söyleyebilirim. Buradan çok etkilendik. İnsan kemikleri burada halen açıkta duruyor. İki tane şapel veya bina şeklinde bir yapı vardı. Ilgarini Mağarası herkesin görmesi gereken bir yer. Kesinlikle çok bakir kalmış burası. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’na ve Küre Dağları Milli Parkı Müdürlüğü’ne biz böyle bir inceleme fırsatı verdikleri için teşekkür ediyoruz. Buraya ulaşım sağlanmış, bir patika yol yapılmış. Buraya çok rahat bir şekilde yürüyerek geldik. Burasını herkese tavsiye ediyoruz, mutlaka herkesin gelip görmesi gereken değerlerimizden bir tanesi” dedi.



“Patika yolu yürüyerek rahat bir şekilde mağaraya ulaştık”


Ilgarini Mağarasını görmek için patika yoldan yürüdüklerini belirten Şahin, “Ilgarini Mağarası’ndan önce iki tane daha mağara var. Bir tanesi Mantar Mağarası, diğeri de Ejder Çukuru. Yaklaşık 1-1,5 saat bir yürümeyle buraya ulaştık. Yol güzel, biraz rampa ama yürünebilir. Küre Dağları Milli Parkı Müdürlüğü, bu yol güzergâhında güzel hizmetlerde bulunmuş. Buraya yürüme yolu yapmış. Rahat bir şekilde buraya ulaştık” diye konuştu.



“Bakir ve yeni keşfedilmiş Ilgarini’nin mutlaka gezilmesi gerekir”


Ilgarini Mağarası’nın bakir ve yeni keşfedildiğine dikkati çeken Şahin, “Ilgarini Mağarası çok bakir kalmış, zaten yeni keşfedilmiş bir yer. Keşif süresi çok uzun değil. Burası mutlaka görülmesi gereken yerlerden bir tanesi” şeklinde konuştu.



“Anadolu’da Hıristiyanlığın yasaklandığı dönemde bu mağarada ibadetin yapıldığı görülüyor”


Ilgarini Mağarası’nın içerisinde çeşitli kalıntıların görülebildiğini söyleyen İstanbul Doğa Sporları Kulübü Derneği Başkanı Şahin, şöyle konuştu: “Tahminen buraların bir manastır olduğunu düşünüyoruz. Genç Bizans döneminde Anadolu’da Hıristiyanlığın yasak olduğu bir dönemde halk, bu tür mağaralarda ibadetlerini gerçekleştiriyordu. Bu manastırlardan bir tanesi de Ilgarini Mağarası’nda bulunuyor. Ama maalesef bu manastırın bir kısmı yok olmuş durumda sadece kalıntıları kalmış.”


Ayrıca mağara içerisinde şapel kalıntılarının da olduğunu söyleyen Şahin, şunları kaydetti: “İki katlı şapel kalıntısı mağarada mevcut. Şapelde yapılan işçilik rahatlıkla görülebiliyor. Kayaların arasında hiçbir belirginlik yok. Hatlar tamamen kaybolmuş, inanılmaz derecede güzel bir işçiliği şapellerde görebiliyoruz.”



“Ilgarini mağarasında çok farklı duygular yaşadım”


Mağarada fibula, buderus gibi insan kemiklerinin görüldüğünü belirten İstanbul Doğa Sporları Kulübü Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Karataş ise, “Mağarada mezarlar var. Umarım buralar korunur. Çünkü Türkiye’nin turizm açısından çok önem teşkil eden yerlerden bir tanesi burası. Ilgarini Mağarası’na olan yolculuğumuz çok güzel geçti. Gerçekten güzel bir patika yol yapılmış. Yapanlara ve emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Burası çok yüksek bir mağara, mistik olarak çok etkileyici bir yer. Burada insan farklı duygular yaşıyor. Bu duyguları herkesin tatmasını tavsiye ederim. Ülkemizin güzelliklerinden bir parçası oluyor burası da. Umarım burasını herkes gelip görür. Buralarda güzel duygular yaşar” diye konuştu.



“Bir yandan korkarak, bir yandan heyecanlanarak mağarayı gezdim”


Bir yandan korktuğunu, bir yandan heyecanlandığını ve bir yandan da adrenalin artarak Ilgarini Mağarası’nı gezdiğini anlatan Karataş, şunları söyledi: “Ilgarini Mağarası’nda yine mağaralara özel tektonik oluşumlar vardı. Sarkıtlar vardı, likitler vardı ama bunun dışında çok çok etkileyici, eski tarihlerde yapıldığını anladığımız yol vardı. Tamamen taş işçiliğiyle yapılmış, eğimi azaltılarak yapılmış muhteşem bir yol vardı. Bu yoldan inip yolun sonundaki şapele ulaşmak benim için muhteşemdi, etkileyiciydi. Bir yandan korkarak, bir yandan heyecanlanarak, diğer yandan da adrenalin artarak yaşadığımız bir deneyimdi. Bu deneyimi hayatım boyunca unutmayacağım.”



“Bu mağaranın ülkemiz tarihine ve kültürüne kazandırılması gerekiyor”


Ilgarini Mağarası’nda çok fazla taş işçiliğinin olduğunu aktaran Karataş, “Bu eski tarihte yapılan taş yolundan yaklaşık 300-400 metre aşağıya doğru derine indik. Yol boyunca mezarlıklar vardı, bir şekilde bu mezarlıklardaki cesetler dışarı çıkmıştı. Kemikler vardı, yapılar vardı yine muhteşem taş işçiliği olan, tam taşın işlenerek düz bir halde işlenerek yapılan yerler vardı. Bunların ne amaçla kullanıldığını bilmiyorum ama eminim tarihçilerimiz, profesörlerimiz, üniversitelerimiz buradaki gizemi çözeceklerdir ve dünya tarihine ve kültür tarihimize katacaklardır” dedi.



“Ilgarini, dünyanın en derin 4’üncü mağarası olarak gösteriyor”


Ilgarini Mağarası’na ulaşım için zorlu parkurda trekking ve doğa sporları için gelen turistlerin kolayca ulaşmaları sağlamak amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kayalara 9 bin 500 adet vida çakıldı. Ahşap malzemenin sabitlenmesi için 350 kilogram çivi kullanıldı. 2,5 kilometrelik zorlu parkur boyunca geçilmesi zor bölümlere 385 merdiven ve 440 metrekare ahşap platform ile 450 metre uzunluğunda korkuluklar yerleştirildi.


2,5 kilometrelik yürüyüş yolunun sonunda denizden yüksekliği bin 250 metre olan Ilgarini Mağarası’nın giriş ağız genişliği 22 metre, yüksekliği ise 30 metre, içeriye doğru 858 metre uzunluğundaki 250 metre derinliği ile Dünyanın 4’üncü büyük mağarası olarak gösterilen Ilgarini Mağarası’nın 220 milyon yılda oluştuğu tahmin ediliyor.


Ilgarini Mağarası’nın ikiye ayrılan girişinde sağ taraf Avize Salon ismi ile anılmaktadır. Bu bölümde bir su sarnıcı, sarkıtlar ve odalar bulunmaktadır. 250 metre derinliğe kadar giden sol tarafta ise M.Ö. 2000 yılına ait insan yaşantısına dair izlere rastlanmaktadır. Ilgarini mağarasını her yıl 2 binden fazla trekking tutkunları ile turistler ziyaret ediyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Ölmeztoprak’tan mahalle mahalle temas AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Yeşilyurt ve Battalgazi’de gerçekleştirdiği mahalle ziyaretlerinde kadınlarla buluştu, esnafla görüştü, hane ve taziye ziyaretleri yaptı. Ölmeztoprak, vatandaşların taleplerini dinleyerek yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Yeşilyurt ve Battalgazi ilçelerinde bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Mahalle buluşmalarından esnaf ziyaretlerine, hane ve taziye ziyaretlerinden istişare toplantılarına kadar uzanan programlarda Ölmeztoprak, vatandaşlarla birebir temas kurarak talep ve beklentileri yerinde dinledi. Yeşilyurt ilçesine bağlı Fatih Elemendik Mahallesi’nde kadınlarla bir araya gelen Ölmeztoprak, samimi bir ortamda gerçekleştirilen buluşmada mahalle sakinleriyle sohbet etti. "Biz bizeyiz diyebileceğimiz bu ortamda aynı sofranın bereketini paylaşan büyük bir ailenin fertleri olduğumuzu bir kez daha hissettik" ifadelerini kullanan Ölmeztoprak, Kadınların ortaya koyduğu emek, fedakârlık ve güçlü duruşun toplumun temel dayanaklarından biri olduğunu belirtti. Toplantıda ulaşım, altyapı, doğalgaz ve günlük yaşamı doğrudan etkileyen hizmetlere ilişkin talepleri dinleyen Ölmeztoprak, bu başlıkların değerlendirildiğini ve sahadaki çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Çilesiz Mahallesi’nde esnaf ziyareti Ölmeztoprak, Yeşilyurt Çilesiz Mahallesi’nde esnaf ziyareti gerçekleştirdi. Malatya’nın ticari hayatının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Ölmeztoprak, esnafın talep ve önerilerini dinledi. Ölmeztoprak, "Aynı zorluklara göğüs geren bir anlayışla esnafımızın yanında durmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz" dedi. Hane ve taziye ziyaretleri Yeşilyurt Hoca Ahmet Yesevi Mahallesi’nde Mahalle Muhtarı Orhan Ünalır’ın evine misafir olan Ölmeztoprak, Ünalır’ın eşi Nimet Ünalır’ın umre ibadetinden dönüşü dolayısıyla hayırlı olsun dileklerini iletti. Ziyarette dualara eşlik eden Ölmeztoprak, yapılan ibadetlerin kabul olması temennisinde bulundu. Ölmeztoprak, Battalgazi ilçesinde de taziye ziyaretlerinde bulundu. Yeşilyurt Mahmutlu Mahalle Muhtarı Yaşar Ekici’nin eniştesi Mehmet Bozdemir’in vefatı dolayısıyla aileye başsağlığı dileklerini iletti. Beydağı Mahallesi’nde ise vefat eden Engin Tuncay’ın ailesini ziyaret eden Ölmeztoprak, taziyelerini iletti. Gerçekleştirdiği ziyaretler boyunca vatandaşlarla doğrudan temas kuran Ölmeztoprak, mahallelerde iletilen taleplerin takipçisi olacağını belirtti.
Ankara Bisikletçi Kobal’ın hayatını kaybettiği kazayla ilgili davada karar açıklandı Ankara’da 27 Ağustos 2025’te aracıyla bisiklet sürücüsü Berkan Kobal’a çarparak ölümüne neden olduğu iddiasıyla yargılanan sanık Ahmet İhsan Cihan, "taksirle ölüme neden olmak" suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ankara 62. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanık Ahmet İhsan Cihan, hayatını kaybeden Kobal’ın ailesi ve yakınları ile taraf avukatları katıldı. Mahkeme hakimi, bilirkişi raporunun celse arasında dava dosyasına geldiğini söyleyerek, tutuksuz sanık Cihan’a söz verdi. Cihan, bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediğini ifade ederek, mahkemeden beraat talebinde bulundu. Dosyaya kaza esnasındaki araç içi kamera kaydını sunan müşteki avukatı, sanığın gereğinden fazla hızlı olduğunu belirterek, sanık Cihan’ın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Beyanların ardından esas hakkında mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, mahkemeden, sanığın "bilinçli taksirle ölüme sebep olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti Esasa ilişkin mütalaaya karşın söz alan Cihan, savcının mütalaasını kabul etmediğini belirterek, "Yolda ıslaklık vardı, ben suya girerek hakimiyeti kaybettim. Ayrıca kaza esnasında elimde telefonum yoktu. Beraatımı talep ediyorum" iddialarında bulundu. Beyanların ardından kararını açıklayan hakim, sanık Ahmet İhsan Cihan’ın "taksirle ölüme neden olmak" suçundan 4 yıl 2 ay hapisle cezalandırılmasına ve ehliyetinin 1 yıl süreyle alınmasına karar verdi. Duruşma sonrası açıklamalarda bulunan aile avukatı Deniz Altaylı, "Cevat Berkan Kobal, geçtiğimiz yaz sonu bir trafik cinayetine kurban gitti. Esasında biz geçtiğimiz yazdan beri Anadolu Bulvarı üzerinde inanılmaz büyük bir süratle ilerleyip Berkan Bey’in canına mal olan sürücünün alabileceği en yüksek cezayı alabilmesi için aileleriyle birlikte bir mücadele yürüttük. Bugün karar açıklandı. Biz sanığın bilinçli taksir yönünden cezalandırılmasını beklerken mahkeme taksirden hüküm kurdu. Bu şu anlama geliyor. Alabileceği gerekli, alması gereken ceza mahkeme tarafından sanığa verilmedi. Bu bizim için aslında belli şeylerinde başlangıcı, mücadelemiz sürecek. İstinaf başvurusunda bulunacağız bu konuyla ilgili ve takdir edilen cezanın arttırılması ve sanığın cezaevinde geçireceği sürenin mümkün olan en yüksek hadde çekilmesi için elimizden gelen bütün mücadeleyi vereceğimizi söylüyoruz. Bunun diğer bisiklet sürücüleri ve trafikteki araç dışı diğer özneler açısından emsal teşkil etmesi yönünde bir beklentimiz ve mücadelemiz bulunmaktadır" ifadelerinde bulundu.
Balıkesir Erdek’te bıçaklı saldırı davasında sanığa 20 yıl hapis Balıkesir’de 2 yıl önce Kurban Bayramı’nda meydana gelen bıçaklı saldırıya ilişkin davada karar çıktı. Sanık Süleyman Demir (31), Bandırma 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülen davada 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Erdek ilçesi Çuğra bölgesinde gece saatlerinde yaşanan olayda Süleyman Demir’in Hazal Atmaca’ya (38) bıçakla saldırarak ağır yaraladığı, boğazını kesmeye teşebbüs ettiği belirlendi. Ağır yaralanan Atmaca’nın 30 gün komada kaldığı ve çok sayıda ameliyat geçirdiği öğrenildi. Daha önce görülen davada sanık hakkında "kadını öldürmeye teşebbüs" suçundan müebbet hapis cezası verildiği, ancak kararın İstinaf Mahkemesi tarafından eksiklikler gerekçesiyle bozulması üzerine yargılamanın yeniden yapıldığı bildirildi. Son duruşmada sanık avukatı, olayın yaralama kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunarak tahliye talebinde bulundu. SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılan sanık ise öldürme kastı olmadığını, olayın bir anlık geliştiğini öne sürdü. Mağdur avukatı Betül Agen Eraslan, saldırının niteliğinin açık olduğunu belirterek önceki müebbet kararında direnilmesini talep etti. Cumhuriyet savcısı da mütalaasında sanığın müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti, yapılan yargılama sonucunda sanık Süleyman Demir’i 20 yıl hapis cezasına çarptırdı. Kararın ardından Av. Betül Agen Eraslan, dosyayı İstinaf Mahkemesi’ne taşıyacaklarını açıkladı.
İstanbul Vodafone Busıness Tech Connect İstanbul’da iş dünyasının dijital geleceği konuşuldu Vodafone Business, iş dünyasının liderlerini ve teknoloji ekosistemini Tech Connect İstanbul etkinliğinde bir araya getirdi. 21 Nisan’da İstanbul’da düzenlenen etkinlikte, 5G başta olmak üzere yapay zekâ, bulut, IoT ve siber güvenlik teknolojilerinin iş dünyasına etkisi çok boyutlu olarak ele alındı. 14 Ocak’ta Ankara’da kamu ve özel sektör temsilcilerini 5G odağında bir araya getiren Tech Connect buluşmasının ardından, İstanbul etkinliği de Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin yöneticileri, teknoloji liderleri ve sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşti. İş dünyasının liderlerini Tech Connect İstanbul’da buluşturan Vodafone Business, 5G ve yeni nesil teknolojilerin sunduğu dönüşüm fırsatlarını gündeme taşıdı. Etkinlikte dijital dayanıklılık ve güçlü altyapı, yapay zekâ ve veri güvenliği, bulut, IoT ve 5G teknolojilerinin dönüşüme olan etkisi ve uygulama alanları tartışıldı. Etkinlikte konuşma yapan Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, "5G ile birlikte daha yüksek hız, daha düşük gecikme ve daha güçlü bir bağlantı dönemi başladı. Biz de iş ortaklarımızın teknolojik dayanıklılığını artırmayı en önemli sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Teknolojiyi sadece sunmuyor, müşterilerimize nasıl kullanacakları konusunda da rehberlik ediyoruz" dedi. "Dijital dayanıklılık iş sürekliliğinin temel şartı oldu" Engin Aksoy, "Bugünün iş dünyasında hayat dijital bir nabızla atıyor; bağlantı ile hızlanan, gözle görülmeyen algoritmalarla yönetilen sistemlerimiz beklentiyi yeniden tanımlıyor. Operatör olarak, bu yolculukta en başından beri merkezi bir rol oynamış ve oynamaya devam eden bir kurumuz. Bugün Avrupa ve Afrika’nın en büyük teknoloji şirketlerinden biriyiz; 330 milyondan fazla bireysel müşteriye ve 4,7 milyon işletmeye hizmet sunuyor, dünya genelinde 220 milyondan fazla cihazı birbirine bağlıyoruz. Teknoloji kabiliyetlerimiz ve değerlere dayalı iş yapış biçimimizle yapay zekâ ve hiper bağlantılı sistemlerin hayatımızın giderek daha büyük bir parçası hale geldiği, ‘veri egemenliği’ ve ‘veri özerkliği’ kavramlarının daha fazla önem kazandığı ‘dijital dayanıklılık’ çağına da en hazır kurumlardan biriyiz" dedi. "İş süreçlerine nasıl entegre edecekleri konusunda da rehberlik ediyoruz" Dijital dayanıklığın önemine vurgu yapan Aksoy, "Dijital dayanıklılık artık kurumların iş sürekliliğinin temel şartı, bizim için de ‘teknik bir başlık’ değil; iş modelimizin merkezindeki stratejik bir alan. İşletmelerin dijital dayanıklılığını artırmak için risk, iş sürekliliği, teknoloji dayanıklılığı, kriz yönetimi ve iç kontrol fonksiyonlarını entegre bir şekilde yönetiyoruz. İş ortaklarımıza sadece teknoloji sunmuyor; hangi teknolojiyi nasıl kullanacakları, iş süreçlerine nasıl entegre edecekleri konusunda da rehberlik ediyoruz. Vodafone Business olarak; iş ortaklarımızla birlikte düşünen, birlikte tasarlayan, birlikte uygulayan ve birlikte büyüyen bir yol arkadaşı olmayı önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu güçlü ekosistemi daha da büyüterek, Türkiye’nin dijital dönüşümünde birlikte daha büyük başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyoruz" ifadelerini kullandı. "Dijital rönesans iş dünyasını yeniden tanımlayacak" Etkinlikte konuşma yapan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, "Yapay zekâ, veri ve bağlantının kesişiminde yeni bir ‘dijital rönesans’ dönemine giriyoruz. Bu dönemde şirketler yalnızca teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi iş modelinin merkezine alan yapılara dönüşüyor. 2045’e doğru ilerlerken, iş dünyası sadece dönüşmeyecek, ‘dijital rönesans’ ile yeniden tanımlanacak. Çünkü bu dönem; teknolojinin iş modellerini dönüştürdüğü değil, işin kendisini yeniden yazdığı bir dönem olacak. Bugün dayanıklılık artık sadece ayakta kalabilmek değil; belirsizlik içinde yön bulabilmek ve bu belirsizliği avantaja çevirebilmek anlamına geliyor. Dayanıklılığı da güçlü bir dijital çekirdek, güvenliğin yeniden tasarlanması, değer üreten yapay zekâ ve adaptif insan kaynağı ile sağlayabiliriz. Tech Connect İstanbul da bu dönüşümü anlamak, gerçek iş senaryolarını deneyimlemek ve liderlere yeni bir perspektif sunmak açısından önemli bir buluşma noktası" dedi. Deneyim alanları ve vizyon oturumları öne çıktı Tech Connect İstanbul; ana sahne oturumlarının yanı sıra, siber güvenlik odağında gerçekleştirilen özel oturumlar ve deneyim alanları ile kapsamlı bir içerik sundu. Tech Connect İstanbul kapsamında; akıllı üretimden otonom sistemlere, bağlantılı cihazlardan veri odaklı perakende senaryolarına kadar geniş bir teknoloji ekosistemi katılımcılarla buluştu. Bu sayede gerçek iş senaryolarındaki uygulamaları interaktif olarak sergilenerek katılımcılara birebir deneyim fırsatı sunuldu. Bu alanlar, teorik bilgiyi pratiğe dönüştüren yapısıyla etkinliğin öne çıkan bölümleri arasında yer aldı. Etkinlikte iş dünyası liderleri, teknoloji sağlayıcıları ve sektör uzmanları; dijital dönüşüm, yeni nesil iş modelleri ve teknoloji yatırımlarının geleceği üzerine görüşlerini paylaşırken, katılımcılar Vodafone Business çözümlerini birebir deneyimleme fırsatı buldu.