EKONOMİ - 14 Ekim 2021 Perşembe 14:53

Batı Karadeniz’deki kadın üretimine 1 milyon TL’lik destek

A
A
A
Batı Karadeniz’deki kadın üretimine 1 milyon TL’lik destek

Kadın üretimini arttırmak amacı ile Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) tarafından hayata geçirilen 1 milyon 123 bin TL bütçeli proje ile kadın kooperatiflerine destek verilecek.

Kadın üretimini arttırmak amacı ile Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) tarafından hayata geçirilen 1 milyon 123 bin TL bütçeli proje ile kadın kooperatiflerine destek verilecek. Projenin protokol töreninde konuşan Kastamonu Valisi Avni Çakır, “Daha fazla sayıda kadının evinden kooperatif mekanlarına gelerek ev dışı üretime ve dolayısı ile istihdama katılmalarını sağlayacaktır” dedi.


Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklenen Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın (KUZKA) hayata geçirdiği “Kadınlar Birleşiyor, Batı Karadeniz Kalkınıyor” projesinin protokol imzaları atıldı. Batı Karadeniz’deki kadın üretimini desteklemek amacı ile başlatılan proje kapsamında Kastamonu, Sinop ve Çankırı’da bulunan 8 kadın kooperatifine destek verilecek. 1 milyon 123 bin TL bütçeli proje ile kadın kooperatiflerine makine ve ekipman desteği sağlanacak. Kastamonu Valiliği’nde düzenlenen törenle projenin protokol imzaları atıldı. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Kastamonu Valisi Avni Çakır başkanlığındaki imza törenine Sinop Valisi Erol Karaömeroğlu, Çankırı Valisi Abdullah Ayaz, Kastamonu Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu, Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, Sinop Belediye Başkanı Barış Ayhan, Kastamonu İl Genel Meclis Başkanı Güray Parçal, Kastamonu TSO Başkanı Oğuz Fındıkoğlu, Çankırı TSO Başkanı Hayrettin Çelikten, Sinop TSO Başkanı Salim Akbaş ve KUZKA Genel Sekreteri Dr. Serkan Genç ile proje ortağı kadın kooperatifi temsilcileri de video konferans aracılığıyla katıldı.



“1 milyon TL destek sağlanacak”


KUZKA Genel Sekreteri Dr. Serkan Genç, proje kapsamında kadın kooperatiflerine destek sağlanacağını belirterek, “Kadın kooperatiflerinin geliştirilmesi ve üretim kapasitelerinin artırılarak kadınların ekonomik hayata katılımlarını sağlamak üzere Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütülen ve uygulamasını yerelde kalkınma ajanslarının gerçekleştirdiği Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programına başvuru gerçekleştirilmiş ve desteklenmeye hak kazanmıştır. Proje yürütücüsü Kastamonu Valiliği, proje ortakları Çankırı Valiliği, Sinop Valiliği, 3 ilimizin il özel idareleri, 8 kadın kooperatifidir. 1 milyon 123 bin TL bütçeli projeye program kapsamında yüzde 89’una tekabül eden 1 milyon TL destek sağlanacaktır. Toplamda 145 üyeye sahip 8 kadın kooperatifine proje kapsamında makine ve ekipman desteği sağlanacaktır. Bu sayede düzenli ve yüksek hacimli üretim yapma imkânı elde edeceklerdir. Üretime katkısı bulunan tüm kooperatif üyelerinin düzenli olarak geliri artacak ve ekonomik hayatları iyileşecektir. Kadın kooperatiflerinin kurumsal kapasitesinin gelişmesi ile daha fazla üretim için daha fazla üyeye ihtiyaç duyacaklardır. Bu ise daha fazla sayıda kadının evinden, kooperatif mekanlarına gelerek ev dışı üretime ve dolayısı ile istihdama katılmalarını sağlayacaktır” dedi.



“Yapacağımız protokol ve destekle kadınlarımızı ticari hayatta desteklemiş olacağız”


Törende konuşan Kastamonu Valisi Avni Çakır ise bölgedeki kadın üretiminin önemine dikkat çekerek, "Kadının üretimindeki rolünün farkındayız. Bu konuda tüm üyelerimizle destek konusunda irademiz en üst seviyededir. Bununla alakalı yapmış olduğumuz projeyle, Kastamonu, Çankırı ve Sinop’taki 8 kadın kooperatifini “Gücüm Emeğin Platformu” çatısı altında toplayıp başta üretimle alakalı eksik ihtiyaçlarının karşılanması, daha sonra ürünlerinin tanıtılması ve ulusal, uluslararası alanda pazarlanması ile alakalı yapmış olduğumuz projeyi bugün atacağımız imzalarla hayata geçireceğiz. 1 milyon TL civarında destekle kadın kooperatiflerini bu anlamda destekleyeceğiz. Bu alanda Çankırı, Sinop ve Kastamonu’da çok güzel gelişmeler oluyor. Bu hafta çok güzel bir toplantı gerçekleştirdik. Coğrafi işaret alan iki tane ürünümüzün tanımını gerçekleştirdik. Bir tanesi ’ekşili pilav’, diğeri de ’akdene çorbası’. Bunları hanımlarımız hazır çorba modunda paketlere aldılar. Tadından da taviz vermeden, son derece basit bir hazırlanış tarzıyla piyasaya sunmuş oldular. Bu anlamda da çok önemli bir ticari ivme kazanacaklar. Bu ve benzeri ürünlerin hazırlanması, satışa sunulması noktasında yapacağımız protokol ve destekle kadınlarımızı ticari hayatta desteklemiş olacağız” diye konuştu.



Kadın kooperatifleri destek için teşekkür etti


Toplantıya video konferans aracılığı ile katılan kadın kooperatifleri temsilcileri ise projenin kadın üretimi için önemli olduğuna dikkat çekerek, destek için teşekkür etti. Daha sonra projeye ilişkin protokol, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Kastamonu Valisi Avni Çakır, Sinop Valisi Erol Karaömeroğlu, Çankırı Valisi Abdullah Ayaz ve KUZKA Genel Sekreteri Dr. Serkan Genç tarafından imzalandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Faytonculuk zanaatı usta yetişmemesi nedeniyle yok oluyor Türkiye’de bir dönemin en gözde ulaşım aracı faytonlar usta yetişmemesi nedeniyle yok olma tehlikesi yaşıyor. Bu tarihi zanaatı ülke genelinde çok az usta sürdürüyor. Fayton üretimi halk arasında basit bir marangozluk işi olarak biliniyor. Oysa bu üretim yüksek bir mühendislik bilgisi barındırıyor. Günümüz araç teknolojisinin temellerini atan teknik detaylar bu zanaatı benzersiz kılıyor. Gövdede darbe emici dişbudak ağacı kullanılıyor. Tekerlek parmaklarında yüksek dirence sahip gürgen tercih ediliyor. Bu sayede doğal bir süspansiyon sağlanıyor. Tekerleklerin dışa eğimli yapısına kamber açısı deniyor. Bu yapı yükü aksın en güçlü noktasına aktarıyor. Sistem viraj güvenliğini artırıyor. Elde dövülen çelik makaslar yol sarsıntısını en aza indiriyor. Su geçirmeyen özel deri mekanizmalar bugünkü açılır tavanların atası kabul ediliyor. Türkiye’de bu sanatı sürdüren son ustalar hayata tutunmaya çalışıyor. İzmir, Akhisar ve Büyükada’daki son atölyeler kapanma riski taşıyor. Bunun temel nedeni çırak yetişmemesi olarak gösteriliyor. Ustalar bu zanaatın sadece araba üretmek olmadığını vurguluyor. Ahşabın, demirin ve derinin binlerce yıllık uyumunun yaşatıldığı belirtiliyor. Baba mesleğini yaşatıyor At arabacılığı ve atçılığın kendisine babasından miras kalan bir meslek olduğunu belirten Cem Kara Osman, "Babam nakliyecilik, kum taşımacılığı ve bahçelerde çit sürme gibi işlerle meşgul oluyordu. Çocukluğumuzdan bu yana evimizde at ve at arabası hiçbir zaman eksik olmadı. Daha sonra edindiğim mesleki tecrübeler ve kişisel merakım neticesinde faytonların özel üretimi ve tamiriyle bizzat ilgilenmeye başladım. Bazen hayvanseverlerin tepkisiyle karşılaşıyoruz. Bu durum bilgi eksikliğinden ve hayvanlara eziyet edildiğini düşünmelerinden kaynaklanan ön yargılı bir yaklaşımdır. Biz atları tamamen doğalarına ve kullanım amaçlarına uygun bir şekilde değerlendiriyoruz. Günümüzde bu araçları yalnızca sünnet törenleri, reklam çekimleri ve özel amaçlı düğünler gibi kısıtlı alanlarda kullanabiliyoruz. Halbuki bu araçlar kültürümüzün ayrılmaz bir parçasıdır. Yaklaşık on beş yıldır Antalya’nın belirli turizm bölgelerinde turist kafilelerine hizmet veriyorum. Yurt dışından gelen misafirlerin özel etkinliklerinde ve düğün organizasyonlarında yer alıyorum. Organizasyonlar önceden planlandığı için işleyişte aksaklık yaşamıyoruz. Doğada iki atın koşarken çıkardığı nal seslerinin dinlendirici bir etkisi vardır. Bu deneyim adeta bir terapi niteliği taşıyor. Nal sesleri insanı stresten uzaklaştırarak eşsiz bir ruhsal rahatlama sağlıyor" dedi. Usta eksikliği üretimi bitirdi Mesleğin geleceğindeki tehlikeye dikkat çeken Osman, "Fayton yapımında ahşap kısımlar için profesyonel marangozluk işçiliği gerekiyor. Demir aksamlar için geleneksel ocaklarda sıcak demir dövme ustalığı şarttır. Eskiden dingil poryaları farklı kaplinlerle üretiliyordu. Günümüzde rulmanlı sistemler kullanılıyor. Dingil ve diğer parçaların işlenebilmesi için iyi derecede torna bilgisine ihtiyaç duyuluyor. Günümüzde Türkiye genelinde bu işi yapabilecek ustaların sayısı oldukça sınırlıdır. Afyon ve Akhisar gibi bölgelerde faaliyet gösteren ustalar bir elin parmaklarını geçmiyor. Yeni nesil bu mesleğe ilgi duymuyor. Geleneksel bir üretim süreci olduğu için bu alanda ciddi bir tecrübe birikimi şarttır. Yaklaşık yirmi yıl önce Türkiye’den dünyanın dört bir yanına fayton ihraç ediliyordu. Zamanla talebin düşmesiyle birlikte bu üretim durma noktasına geldi. Mesleği devralacak yeni bir nesil yetişmiyor. İlerleyen dönemlerde fayton kullanacak kişi dahi bulunamayacak. Bu kültür tamamen unutulacak. Dünya tarihine dönüp baktığımızda her dönemde atlı ve tekerlekli arabaların önemli bir yer tuttuğunu görürüz. Savaş dönemlerinde mühimmat taşıyan araçlardan ulaşım amacıyla kullanılan faytonlara kadar bu araçlar insanlık tarihinin her aşamasında var olmuştur. Günümüzde tamamen motorlu taşıt teknolojisine geçildiği için bu tarihi miras kaybolmaya yüz tutuyor" ifadelerini kullandı. Yüz yıllık Paris faytonu Eline geçen tarihi faytonun hikayesini paylaşan Osman, "Arkamızda görmüş olduğunuz fayton yüz yılı aşkın bir süre hizmet vermiştir. Böyle tarihi bir aracı yeniden ele alıp gün ışığına kavuşturmak benim için büyük bir onur kaynağıdır. Dingil aksamında Paris ve Londra damgaları bulunuyor. O dönemin eski yazı sanatıyla işlenmiş ibareler yer alıyor. Aracın Fransa’nın başkenti Paris’ten getirildiğini tahmin ediyoruz. Eski ustalardan edindiğimiz bilgilere ve yaptığımız araştırmalara göre Avrupa’dan getirilen bu fayton ilk olarak İzmir’de kullanılmıştır. Daha sonra İstanbul’a ve Büyükada’ya götürülerek çeşitli film çekimlerinde değerlendirilmiştir. Nihayetinde tekrar İzmir’e dönmüştür. Kapsamlı bir araştırmanın ardından bu aracı devraldım. Yakın zamanda bu tarihi faytonu baştan aşağı revize etmeyi planlıyorum. Körüklü veya kaput araba olarak adlandırılan ve üstü açılıp kapanabilen bu model İzmir faytonu olarak bilinmektedir" şeklinde konuştu.
Kocaeli Akçaray tramvay hattının yolcu kapasitesi iki katına çıkarılıyor Kocaeli’de Akçaray Tramvay Hattı’ndaki duraklar uzatılarak sefer başına yolcu kapasitesi 600’e yükseltilecek. Büyükşehir Belediyesi, kent içi ulaşımın önemli arterlerinden olan tramvay hattındaki yolcu yoğunluğunu azaltmak amacıyla başlattığı kapasite artırma projesine devam ediyor. Proje tamamlandığında tramvaylar hatta "çift dizi" (peş peşe iki araç) olarak hizmet verecek ve böylelikle tek seferde taşınan yolcu kapasitesi iki katına çıkarılarak 600 kişiye ulaşacak. 12 durakta altyapı çalışmaları tamamlandı Yeni sisteme entegrasyon için hat üzerindeki 12 durakta yürütülen istasyon uzatma çalışmalarında önemli aşama kaydedildi. Otogar, Yahya Kaptan, Doğu Kışla, Yenişehir ve Milli İrade Meydanı duraklarında inşaat ve altyapı imalatları bitirilirken, kanopi ve turnike montajlarına geçildi. Mehmet Ali Paşa durağında ise yol genişletme çalışmaları tamamlandı. Fuar, Yeni Cuma, Seka Park, Seka Devlet Hastanesi, Kongre Merkezi ve Plajyolu istasyonlarında da inşaat ve kanopi montajı sona erdi; turnike kurulumuna ise kısa süre içinde başlanacağı bildirildi. Eğitim Kampüsü, Fevziye ve Gar duraklarında yapılacak yol genişletme mesaisinin ardından bu bölgelerde de istasyon uzatma aşamasına geçilecek. Duraklara çift yönlü yaya erişimi sağlanacak Kapasite artışının yanı sıra yolcu konforunu da hedefleyen proje kapsamında, tüm duraklara her iki yönden giriş ve çıkış imkanı sağlanarak yoğun saatlerde oluşan yığılmaların önüne geçilmesi planlanıyor. Ayrıca uzatılan istasyon alanlarına yeni kanopiler ve kent mobilyaları eklenerek bekleme alanları daha modern hale getirilecek.