ÇEVRE - 12 Ağustos 2024 Pazartesi 08:55

65 kişinin öldüğü Bozkurt’ta 3 yıl geçmesine rağmen acılar ilk günkü gibi taze

A
A
A

Batı Karadeniz’de 2021 yılında meydana gelen büyük sel felaketinde yıkılan ve 65 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin kaybolduğu Kastamonu’nun Bozkurt ilçesi, 3 yılda yeniden ayağa kaldırıldı. Yaraları sarılan vatandaşlar, yakınlarının acısını ise unutamıyor.

Batı Karadeniz’de 11 Ağustos 2021 tarihinde meydana gelen büyük sel felaketinden en çok etkilenen, Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde onlarca bina zarar görmüş, 65 kişi hayatını kaybetmiş, 7 kişi ise kaybolmuştu. Aradan geçen 3 yılda yapılan yatırımlarla Bozkurt ilçesi yeniden ayağa kaldırıldı. Selin hemen ardından Bozkurt’u ziyaret eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilçenin yaralarının sarılması için verdiği talimat neticesinde Bozkurt yaşanabilecek ihtimal sellere karşı güçlendirildi. 2021 yılındaki sele sebep olan Ezine Çayı yatağı, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yapılan çalışma ile 30 metreden 72 metreye genişletildi. Çay yatağı içerisinde belirlenen bölgelere suyun hızını kesmek için brit, tersip bentleri yapılırken, çayın üzerine 4 büyük araç, 2 yaya köprüsü yapıldı. 6 kilometrelik bölümüne 3,5 metre yüksekliğinde beton duvarlar yapılan Ezine Çayı’ndaki çalışmaların bu yıl içerisinde tamamlanması hedefleniyor. Yeni kütüphanenin tamamlandığı ve kafelerin açıldığı ilçede son bir yıl içerisinde 46 iş yerine ruhsat verildi, Hükümet Konağı ve Emniyet Binası yıkılarak yeniden inşa edildi. TOKİ tarafından ilçede yapılan 651 kalıcı konut ise hak sahiplerine teslim edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimat vermesinin ardından kısa sürede ilçeye doğalgaz verildi ve bugün itibari ile abonelik sayısı 3 bin 451’e ulaştı.

65 kişinin öldüğü Bozkurt’ta 3 yıl geçmesine rağmen acılar ilk günkü gibi taze

Yaraları sarıldı ama acıları ilk günkü gibi taze

Yaraların sarıldığı ve ayağa kaldırılan ilçe konut, iş yerleri, altyapı, meydan, sosyal yaşam alanları ve kurum binaları ile adeta yeniden inşa edildi. Yeni bir görünüme bürünen ilçede vatandaşlar ise yeniden yapılan ya da onarılan iş yerlerinde yeniden hayata tutundu. Yaşamanın normale döndüğü ilçede hayatını kaybeden vatandaşların acısı ise unutulamıyor. Yakınlarını kaybeden vatandaşlar 3 yıl geçmesine rağmen felaketin hüznünü ilk günkü gibi yaşıyor.

65 kişinin öldüğü Bozkurt’ta 3 yıl geçmesine rağmen acılar ilk günkü gibi taze

Ağabeyi ve ailesi öldü, yeğeni 3 yıldır bulunamadı

Yaşanan sel felaketi sırasında yıkılan Ölçer Apartmanı’nda Orhan Kalabalık, eşi Server Kalabalık ve oğlu Arda (11) hayatını kaybetti, diğer oğlu Yusuf (6) ise yapılan tüm arama çalışmalarına rağmen bulunamadı. Büyük sel felaketinin 3’üncü yıl dönümünde İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine konuşan Server Kalabalık’ın kız kardeşi Nuran Şenel, hayatını kaybeden kardeşi ve ailesini unutamadığını söyledi. Yeğeninin hala bulunamadığını ifade eden Nuran Şenel, "Sel günü buradaydım. Ailemi kaybettim. Çok zor günler geçirdik. Kardeşim, yengem ve yeğenlerimi çöken apartmanda kaybettik.Yeğenim Yusuf Efe’yi bulamadık. O günleri unutamıyorum, ailemi çok seviyordum. Aklımdan hiç çıkmıyor. Buralarda dolaşırken hep aklıma geliyor" dedi.

65 kişinin öldüğü Bozkurt’ta 3 yıl geçmesine rağmen acılar ilk günkü gibi taze

"Benim 5 tane evladım gitti"

Sel felaketinde Ölçer Apartmanı’nda yaşayan 5 çocuğunu kaybettiğini söyleyen "Selden önce oğlum beni aradı, ’baba sel geliyor, kaç’ dedi. Kaçıp camiye gittim. Bir baktım ki arabalar selde sürükleniyor. Ben camiden suya atlayıp tepeye kaçtım. Bir gün sonra çocuklarımın öldüğünü öğrendim. O günü hiç unutamıyorum, hala ağlıyorum. 5 evlat unutulur mu? Allah bu acıyı kimseye göstermesin. Buradaki bir esnafımız babasını kaybetti, hala ağlıyorlar. Benim 5 tane evladım gitti. Nasıl unutayım, ölmeden unutamam" diye konuştu.

65 kişinin öldüğü Bozkurt’ta 3 yıl geçmesine rağmen acılar ilk günkü gibi taze

Devlet destek verdi, yeniden hayata tutundu

Yaşanan selde ahşap boyama alanında faaliyet gösterdiği iş yeri yıkılan Emine Gedik ise TOKİ tarafından inşa edilen iş yerinde açtığı kadın giyim mağazası ile yeniden hayata tutundu. Açtığı iş yerinden ve online olarak kıyafet satışı yapan Gedik, devlet desteği ile yeniden yaşamlarının normale döndüğünü söyledi. "Sel felaketi öncesinde ahşap tasarım atölyem vardı. Kendim tasarımlar yapıp, Türkiye’nin her yerine gönderiyordum. Sel sonrasında çok büyük bir boşluğa düştüm. Selden sonra bo durmamak için evimin balkonunda küçük parçalar ve boyalar temin ederek çalışmaya başladım. Satış yapmaya devam ettim. Selde birinci dereceden can kaybımız olmasa da mal kaybımız çok fazla oldu. Devletimiz her daim yanımızda oldu ve mağduriyetlerimiz giderildi. Ancak yeri dolmayacak birçok şey geride kaldı. Dükkanlarımız ağır hasar aldı. İlçe olarak çok zor günler geçirdik ama devlet her zaman arkamızda oldu. 3 yıl geçti, büyük derecede ilçemiz toparlandı. Dükkanlarımız teslim edildi. Ben de ilçede büyük açık olan kadın giyimi ile ilgili bir mağaza açtım. Hem iş yerimden hem de sosyal medya üzerinden satış yapıyorum" şeklinde konuştu.

65 kişinin öldüğü Bozkurt’ta 3 yıl geçmesine rağmen acılar ilk günkü gibi taze

Murat Kanber - İbrahim Şahin Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu ODÜ Rektörü Baş’a Özbekistan’dan ’Fahri Profesörlük’ ünvanı Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, Özbekistan’daki Semerkant Devlet Pedagoji Üniversitesi tarafından "Fahri Profesörlük" ünvanına layık görüldü. Özbekistan’da düzenlenen törende, uluslararası akademik iş birliklerine sunduğu katkılar ve yükseköğretim alanındaki çalışmaları dolayısıyla fahri profesörlük belgesi Prof. Dr. Orhan Baş’a takdim edildi. Program kapsamında ayrıca iki ülke arasındaki akademik ve kültürel iş birliğini simgeleyen anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Baş adına dikilen fidan için hazırlanan sertifika da kendisine sunuldu. Törende yapılan görüşmelerde Türkiye ile Özbekistan arasındaki yükseköğretim ilişkilerinin geliştirilmesi, ortak bilimsel projelerin artırılması ve akademik hareketliliğin güçlendirilmesi konuları ele alındı. Program, iki üniversite arasındaki mevcut iş birliğinin daha ileri seviyelere taşınmasına yönelik iyi niyet mesajlarıyla sona erdi. Tören sonrası değerlendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Orhan Baş, fahri profesörlük unvanından büyük memnuniyet ve onur duyduğunu belirtti. Türkiye ile Özbekistan arasında son yıllarda geliştirilen diplomatik, kültürel ve stratejik ilişkilerin üniversiteler arasındaki akademik iş birliklerine de olumlu yansıdığını ifade eden Baş, üniversitelerin bilimsel ve kültürel yakınlaşmanın en önemli taşıyıcı kurumları arasında yer aldığını söyledi. Ortak tarih, dil ve medeniyet mirasının iki ülke üniversiteleri arasında kalıcı iş birlikleri için güçlü bir zemin oluşturduğunu kaydeden Rektör Baş, öğrenci ve akademisyen hareketliliği, ortak bilimsel projeler ve kültürel etkinliklerle ilişkilerin daha da gelişeceğine inandığını dile getirdi. Rektör Prof. Dr. Orhan Baş, gösterilen misafirperverlik ve takdim edilen fahri profesörlük unvanı dolayısıyla başta Prof. Dr. Shahzoda Negmatova olmak üzere Semerkant Devlet Pedagoji Üniversitesi yönetimine ve akademik kadroya teşekkür etti.