KÜLTÜR SANAT - 11 Mart 2026 Çarşamba 10:24

Ailesinin asırlık sanatını evinin kilerinde yaşatıyor: Ayet-i kelimeleri ahşaba ilmek ilmek işliyor

A
A
A
Ailesinin asırlık sanatını evinin kilerinde yaşatıyor: Ayet-i kelimeleri ahşaba ilmek ilmek işliyor

Kastamonu’da ailesinin bir asırdır yaptığı naht sanatını evinin kiler kısmına kurduğu atölyede yaşatan Mustafa Özeflanili, ayet-i kelimeleri ağaçlara ilmek ilmek işleyerek tablolar yapıyor.


Kastamonu’da yaşayan 68 yaşındaki Mustafa Özeflanili, dedesinden talaş süpürerek öğrendiği naht (oymacılık) sanatını, yaşatmaya devam ediyor. 100 yılı aşkın süredir ailesinin sürdürdüğü naht sanatını dedesinden öğrenen Özeflanili, evinin kiler kısmında kurduğu atölyede ayet-i kelimeleri ceviz ağaçlarına işleyerek tablolar yapıyor. 40 yıldır mesleğine devam eden Özeflanili, bir tabloyu yapabilmek için 3 gün boyunca emek veriyor. Ayet-i kelimeleri nakış nakış ahşaba işleyen Özeflanili, abdest almadan tezgahın başına geçmiyor.


Mesleği yaşatmak için ölene kadar çalışmaya devam edeceğini söyleyen Özeflanili, uzun yıllar ahşabı oyarak camiler için minber, mihrap, vaaz kürsüsü, müezzin mahfili ve kapılar yaptıklarını ifade etti.


"Bu atölyedeki talaşları süpürerek başladım"


Mesleğe başladığı dönemi anlatan Özeflanili, dedesinin atölyesinde talaş süpürerek mesleğe başladığını belirterek, "Evimizin giriş katında dedem oymacılık yapardı, babam da marangozluk yapardı. Babam daha sonra atölyesini sanayi çarşısına taşıdı. Ben de ilkokul dönemimde bu atölyedeki talaşları süpürerek başladım. Okulun tatil olduğu zamanlarda sürekli babamın yanında marangozluk yaptım. Askere gidene kadar devam ettim. Askerden dönünce babamla beraber mobilya imalatına başladık. 1984 yılında da dedemin yanında oymacılığa başladım. 40 yılı aşkın süredir bu mesleği deva ettiriyorum" dedi.


Dedesi sayesinde oymacılıkta kendini geliştirdiğini kaydeden Özeflanili, "Dedem 1960 yılların başında bu işe başladı. İlk işi Sarıömer köyüne mimber ve vaaz kürsü yaptı. Ben de son olarak aynı caminin mihrap ile kapısını yaptım" diye konuştu.


Ölene kadar bu mesleği sürdüreceğim"


Sağlık sorunları sebebiyle ara vermek zorunda kaldığı mesleğinde pandemi döneminde tekrar başladığını dile getiren Özeflanili, "1995 yılında dedem rahmetli oldu. Eski evimiz yıpranmıştı, bu binayı yaptık. Pandemi döneminden önce sağlık sorunlarından dolayı bir süre mesleğe ara verdim. Burası kilerdi, pandemi döneminde tekrar işe başlayınca burayı düzenleyerek burada devam ediyorum. Ölene kadar da bu mesleği sürdüreceğim. Daha önceki imalatlarımızda cami işleri vardı, minber, mihrap, vaaz kürsüsü, müezzin mahfili gibi işler yaptık. Şimdi sadece Ayet-i Kelime yazılı tablolar üretiyorum. Minber yaptığım zamanlarda yaklaşık 10 tane çırağım vardı ama şimdi sadece 1 tanesi bu iş üzerinde çalışıyor" şeklinde konuştu.


"Bir tahtayı alıyorsunuz ve 2, 3 gün berabersiniz"


Naht sanatının sabır istediğini ifade eden Mustafa Özeflanili, "Bu iş benim için verilmiş bir nimet. Bunu bırakma imkanım yok. BU işi severek yapıyorum. İşimi yaparken mutlaka abdestli oluyoruz, abdestsiz elimizi sürmüyoruz. Sabır isteyen bir iş. Bir tahtayı alıyorsunuz ve 2, 3 gün berabersiniz. Sabretmek gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Erzurum’da "Vatan ve kahramanlık buluşmaları" programı Erzurum’da aziz şehitlerin hatırasını yaşatmak ve genç nesillerde vatan sevgisi bilincini güçlendirmek amacıyla "Vatan ve Kahramanlık Buluşmaları" programı düzenlendi. Okuduğu okula ismi verilen Şehit Burak Tatar’ın adını taşıyan Şehit Burak Tatar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Erzurum Şube Başkanı Recep Akgül, şehit ailesi, öğretmenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılış konuşmasını yapan Okul Müdürü Emre Koç, şehitlerin fedakârlıklarının hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini belirterek genç nesillerin milli ve manevi değerler ışığında yetişmesinin önemine vurgu yaptı. Koç konuşmasında ayrıca okuduğu okula ismi verilen Şehit Paramedik Burak Tatar’ın hayatını ve kahramanlık hikâyesini katılımcılarla paylaştı. Programda konuşan Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, şehitlerin milletin bağımsızlığı ve vatanın bölünmez bütünlüğü için en büyük fedakârlığı yaptığını belirterek bu tür programların genç nesiller için önemli bir bilinç oluşturduğunu ifade etti. Aykut konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Bugün burada çok anlamlı ve çok kıymetli bir buluşma için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Aziz milletimizin bağımsızlığı, vatanımızın bölünmez bütünlüğü ve bayrağımızın özgürce dalgalanması için canlarını feda eden kahraman şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Bu topraklar sıradan topraklar değildir. Bu topraklar; Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da ve Anadolu’nun dört bir yanında can veren kahramanların emanetidir. Her karışı şehit kanlarıyla yoğrulmuş olan bu vatan bizlere bırakılmış en kutsal mirastır. Şehitlerimiz bu milletin hafızasında yalnızca birer hatıra değil; aynı zamanda bizlere yol gösteren birer onur, cesaret ve vatan sevgisi sembolüdür. Bugün adını taşıdığınız bu okulun ismi de böyle bir kahramanın adıdır. Şehidimiz Burak Tatar, genç yaşında vatan sevgisini her şeyin üstünde tutmuş, görev bilinciyle hareket etmiş ve milletimiz için en büyük fedakârlığı yaparak şehadet mertebesine ulaşmıştır. Sevgili gençler; şehitlerimizin bizlere bıraktığı en büyük emanet sizlersiniz. Sizler bu ülkenin geleceği, bu milletin umudu ve yarınlarımızın mimarlarısınız. Unutmayınız ki vatan sevgisi yalnızca cephelerde gösterilen bir kahramanlık değildir. Vatan sevgisi; okul sıralarında çok çalışmak, ülkemiz için üretmek ve bu millete hizmet etmektir." Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Erzurum Şube Başkanı Recep Akgül ise konuşmasında Türkiye’nin vatan uğruna büyük bedeller ödediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Bugün ülkemizde yaklaşık 50 bine yakın şehidimiz ve 35 bine yakın gazimiz bulunmaktadır. Bu rakamlar vatanın ne büyük fedakârlıklarla korunduğunu göstermektedir. Şehitlerimiz ve gazilerimiz bu vatan için bedel ödemiş kahramanlardır." Programda söz alan şehidin öğretmenlerinden Taner Erdoğumuş, Burak Tatar’ın öğrencilik yıllarından itibaren vatan sevgisiyle yetişmiş örnek bir genç olduğunu ifade ederek duygusal anlar yaşattı. Erdoğumuş konuşmasında, Burak Tatar’ın genç yaşlardan itibaren şehit olmayı arzuladığını belirterek, "Burak her zaman vatan sevgisiyle dolu bir evladımızdı. ‘Ben şehit olacağım hocam’ derdi. Göreve gitmeden önce sahip olduğu arabasını satarak gelirini Mehmetçik Vakfı’na bağışladı. Bu davranışı onun nasıl bir iman ve vatan sevgisiyle yetiştiğinin en büyük göstergesiydi" dedi. Burak Tatar’ın ilk günden son güne kadar imanla yoğrulmuş, bayrak aşkıyla yanan bir vatan evladı olduğunu ifade eden Erdoğumuş, "O sadece bir öğrencimiz değil, aynı zamanda bu milletin yetiştirdiği örnek bir evlattı. Bugün onunla gurur duyuyoruz" diye konuştu. Erdoğumuş ayrıca okulun şehitler verdiğini hatırlatarak, "Bu okuldan yalnızca Burak değil, Burak Tortumlu ve Taha Nergiz gibi kahraman evlatlarımız da çıktı. Vatan onlara çok şey borçlu. Bu millet onların fedakârlığını asla unutmayacaktır" ifadelerini kullandı. Programda konuşan şehit Burak Tatar’ın annesi Hülya Tatar ve babası Yahya Tatar ise evlatlarıyla gurur duyduklarını ifade etti. Tatar ailesi, Burak Tatar’ın vatan sevgisiyle yetişmiş bir evlat olduğunu ve şehit olmayı kendi isteğiyle arzuladığını dile getirdi. Şehit ailesi gençlere de seslenerek milli ve manevi değerlerin daha iyi anlaşılması için Çanakkale Şehitliği’nin ziyaret edilmesinin önemine dikkat çekti. Aile, gençlerin şehitlerin fedakârlıklarını yerinde görmelerinin vatan sevgisini daha iyi anlamalarına katkı sağlayacağını ifade etti. Program öğrenciler tarafından okunan "Bayrak" şiiri ve soru-cevap bölümü ile devam etti. Program sonunda şehit Burak Tatar’ın ailesine protokol üyeleri tarafından çiçek takdim edildi. Şehit Burak Tatar kimdir? Paramedik Burak Tatar, 2 Ocak 1995 tarihinde Erzurum’un Yakutiye ilçesinde dünyaya geldi. 2013 yılında Erzurum Sağlık Meslek Lisesi’nden mezun oldu. Aynı yıl henüz 18 yaşındayken sağlık camiasında görev almaya başlayarak Narman İlçe Hastanesine atandı. Üç yıl boyunca Narman 112 Acil Sağlık İstasyonu’nda istasyon sorumlusu olarak görev yaptı. 2016 yılında Atatürk Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’ndan mezun oldu ve naklen atama ile Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görevine devam etti. Aynı yıl UMKE (Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi) bünyesine katıldı. Görev süresi boyunca Nusaybin Hendek Operasyonları, Fırat Kalkanı Operasyonları, Cerablus görevlendirmesi, Avşa Adası sağlık tedbiri ve Sarıkamış Allahuekber Dağı Şehitleri Anma Töreni gibi birçok görevde gönüllü olarak yer aldı. Son olarak Afrin’de yürütülen Zeytin Dalı Harekâtı kapsamında görev alan Burak Tatar, burada hasta müdahalesine giderken el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit oldu.