POLİTİKA - 02 Kasım 2024 Cumartesi 13:05

Bakan Yumaklı: "Türkiye’nin yeni yüzyılında bu memlekete yeni hizmetlerimiz katlanarak devam edecek"

A
A
A
Bakan Yumaklı: "Türkiye’nin yeni yüzyılında bu memlekete yeni hizmetlerimiz katlanarak devam edecek"

Kastamonu’da konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 22 yılda ülkemizin, milletimizin önünde yeni ufuklar açılmıştır. İnşallah Türkiye’nin yeni yüzyılında da bu zamana kadar olanların çok daha ötesinde, bu memlekete yeni hizmetlerimiz katlanarak devam edecek" dedi.


Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir dizi programa katılmak üzere Kastamonu’yu ziyaret etti. Bakan Yumaklı ilk olarak Seydiler ilçesinde düzenlenen AK Parti Seydiler İlçe Teşkilatı’nın 8’inci olağan kongresine katıldı. Kongrede konuşan Bakan Yumaklı, AK Parti olarak Türkiye’nin ikinci yüzyılını inşa etmek için canla başla çalışacaklarını ifade etti. “AK Parti, bu toprakların ruhudur” ifadelerine yer veren Yumaklı, “Bu topraklara yapılacak olan her türlü hizmet de bu millete, bu ülkeye, son 23 yıla kadar olanlara göre çok daha anlam kazanmıştır. Bizler AK Parti’yi başka yönüyle de anlatırız. AK Parti millete ayar vermek isteyenlerin değil, millet iradesine hürmet gösterenlerin partisi olmuştur. Vesayetin değil, özgürlüklerin ve vatanın bekası için çalışanların gönül birliğinin olduğu bir parti olmuştur. Bu sayede, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 22 yılda ülkemizin, milletimizin önünde yeni ufuklar açılmıştır. İnşallah Türkiye’nin yeni yüzyılında da bu zamana kadar olanların çok daha ötesinde, bu memlekete yeni hizmetlerimiz katlanarak devam edecek. Birçok konuda devrim niteliğinde işler yapıldı. Ama en önemlisi şuydu; artık devlet kendisine gidilen değil, vatandaşına giden bir silüete dönüşmüştür. Bunun son derece önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. İnşallah bundan sonra öyle olmaya devam edecek” dedi.



"İç cephenin güçlendirilmesi sağlanacak"


Türkiye’de ‘iç cephenin’ güçlenmesinin sağlanacağını ifade eden Yumaklı, “Milleti ile bütünleşmiş bir devletin bulunduğu coğrafyada söz sahibi olması, hem bu memleketin istiklali ve istikbali için önemliydi hem de mazlum coğrafyadaki insanların haklarına yönelik söylenecek bir sözün olmasının da temelini atmıştır. Bugün dünyada, 7 Ekim 2023’ten şu yanan çocuk demeden neredeyse 50 bine yakın insanın hayatına kast eden bir katiller şebekesinin karşısında tek söz söyleyen ülkeye Türkiye Cumhuriyeti, tek söz söyleyen devlet adamı da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmuştur. Bunun ne anlama geldiğini belki bulunduğumuz yerden çok anlama imkanımız olmuyor ama muhataplarımızla her konuştuğumuzda bunun kıymetini bize ifade ediyorlar. Çünkü bunun bir karşılığı, bir anlamı var. Cumhurbaşkanımızın özellikle son dönemde ifade etmiş olduğu, ‘iç cepheyi güçlendirme’ konusunun da çok önemli olduğunu ifade etmek istiyorum. Ülkemiz için AK Parti, Cumhur İttifakı ile el ele, omuz omuza iç cephenin güçlendirilmesi sağlayacak. İnşallah, bütün unsurlarıyla, bu ülkenin istiklaline, istikbaline kast eden herkesin karşısına bir yumruk gibi dikilmiş olacağız" diye konuştu.



"Bizim milletten başka hiçbir gayemiz ve amacımız olamaz, olmayacaktır"


Yapılan eleştiriler ile ilgili de konuşan Bakan Yumaklı, "Meyve veren ağaç taşlanır diye bir söz var. Biz millete hizmetle ilgili çalışırken, gayret ederken, türlü dezenformasyonlar olacak. Akla hayale gelmeyen iftiralar, çarpıtmalar, yalanlar olacak. Biz ne söylediysek yaparız, bizim sözümüz senettir. Çünkü biz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Hem Kastamonu için hem bütün Türkiye için söylüyorum, bizim milletten başka hiçbir gayemiz ve amacımız olamaz, olmayacaktır. Türkiye’nin ikinci yüzyılını inşa etmek üzere bizler talibiz. Bu zamana ne kadar nasıl çalıştıysak, bunu iki katına, üç katına çıkartacağız. Bundan 1,5 sene önce bu ülkede asrın felaketi gerçekleştirildi, 11 şehir etkilendi. O gün Cumhurbaşkanımız ne söz verdiyse bugün onların yapıldığını görüyoruz. Bugünler de geçecek. Biz oraya harcadığımız bütün enerjimizi, kaynağımızı Türkiye’nin hizmetlerine ayırma ve harcama imkanına kavuşmuş olacağız. O zaman bizim önümüzde hiç kimse duramayacak” şeklinde konuştu.


Bakan Yumaklı, konuşmasının sonunda, dün akşam saatlerinde kalp krizi geçiren AK Parti Kastamonu Milletvekili Halil Uluay’a ‘geçmiş olsun’ dileklerini iletti.



Bakan Yumaklı: "Türkiye’nin yeni yüzyılında bu memlekete yeni hizmetlerimiz katlanarak devam edecek"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Geometriden Hikmete’ sergisi Fatih’te kapılarını açtı Fatih Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Geometriden Hikmete’ adlı küfi yazı sergisi sanatseverlerin katılımıyla açıldı. Sergide konuşan Prof. Dr. Şahin Uçar, "İslam medeniyeti eseriyle karşılaşan herkesin gözüne ilk çarpan şey küfi yazı oluyordu. Küfi, kutsal kelamın yazıyla sembolize edilmiş hâli olduğu için bir nevi mukaddesat olarak kabul edilmiştir. Tıpkı Herakleitos’un ‘logos’ anlayışında olduğu gibi ya da Hristiyanların Hz. İsa için ‘Kelimetullah’ demesi gibi. Biz de Kur’an-ı Kerim’i, Cebrail vasıtasıyla iletilmiş Allah kelamı olarak görüyoruz. Bu bakımdan küfi, kutsal kelamın vücut bulmuş ve yazıyla sembolleştirilmiş halidir" dedi. Dün akşam saatlerinde Nusret Çolpan Sanat Galerisi’nde düzenlenen ‘Geometriden Hikmete’ adlı küfi yazı sergisinde, Prof. Dr. Şahin Uçar’ın hazırladığı eserler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Geometrik desenler ve renkli motiflerle hazırlanan küfi yazı eserleri büyük ilgi gördü. Açılışa Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, sanatçı ve davetliler katıldı. Fatih Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, geleneksel sanatların önemine dikkat çekildi. Sergiyi gezen ziyaretçiler eserleri incelerken, Geometriden Hikmete sergisi, sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Sergi 15 Haziran tarihine kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak. "İslam şahsiyetini, kimliğini, hürriyetini ortaya koyan eser oldu küfi" İlk eserini Seyyid Bey’in atölyesinde "Nokta-i Kurra" deseniyle yaptığını söyleyen Prof. Dr. Şahin Uçar, "Seyyid Bey’in de çok hoşuna gitmişti, arşivinde bir kopyası vardır. Onu, 1970 yılında Peyami Safa’nın sanat ve edebiyat kitaplarının kapağına bastılar. Daha sonra 1973’te Aydın Bolak için meşhur besmeleyi yazdım. Arkadaşlar, burada onun hikayesini de konuşun. O besmele sayesinde beni üniversiteye paleografya ve epigrafi uzmanı olarak tayin ettiler. Yani o eserin böyle bir fazileti de vardır. Paleografya ve epigrafi uzmanıyken, burada göreceğiniz Fatiha’yı yazdım. Şimdi o Fatiha’nın ya da benim yazdığım diğer kufilerin bir farkı var. Bazı hattat arkadaşlar bu işi anlamıyorlar. Küfi yazıyı basit bir grafik eser zannediyorlar. Aslında küfi, mukaddes kelamın vücut bulmuş hâlidir. Çünkü küfi ile sadece Kur’an yazılırdı. Altı asır boyunca yalnızca küfi yazı kullanıldı. Çünkü diğer hat çeşitleri henüz ortaya çıkmamıştı. Abbasilerin son dönemlerinde diğer hatlar ancak teşekkül etmeye başladı. Bu altı asır boyunca insanlar binalara ya ‘Allah’, ya ‘Muhammed’ ya da bir ayet yazıyordu. Hatta elbiselerin üzerine bile yazılmıştır. Küfi, İslam şahsiyetini, kimliğini ve hürriyetini ortaya koyan bir eser olmuştur. İslam’ın en parlak devirleri boyunca da küfi kullanılmaya devam etti. Çünkü diğer yazı türleri henüz ortaya çıkmamıştı. İslam medeniyeti denildiğinde her yerde göze çarpan unsur küfi oluyordu; elbiselerden kıyafetlere, günlük eşyalardan binalara, kubbelere ve minarelere kadar her yere yazılıyordu. Bu nedenle bir İslam medeniyeti eseriyle karşılaşan herkesin gözüne ilk çarpan şey küfi yazı oluyordu. Küfi, kutsal kelamın yazıyla sembolize edilmiş hali olduğu için bir nevi mukaddesat olarak kabul edilmiştir. Tıpkı Herakleitos’un ‘logos’ anlayışında olduğu gibi ya da Hristiyanların Hz. İsa için ‘Kelimetullah’ demesi gibi. Biz de Kur’an-ı Kerim’i, Cebrail vasıtasıyla iletilmiş Allah kelamı olarak görüyoruz. Bu bakımdan küfi, kutsal kelamın vücut bulmuş ve yazıyla sembolleştirilmiş halidir" dedi. "O da bu tarihe kayıt düşen insanlardan bir tanesi" Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, "Hocamızı tebrik ediyorum. Sayıları gittikçe azalan hocalarımızdan birkaçı şu an burada yer alıyor. Beşir Hocam da anlattı. O da bu tarihe kayıt düşen insanlardan bir tanesi işte. İskender Hocam burada. O da bu tarihe kayıt düşen insanlardan bir tanesi. Süpü Hocam burada. Bunların her birisi gelecekte isimleri, boşlukları hissedilecek olan insanlardır. Bugün bu vesileyle hocamızı tebrik ediyorum. Burayı eserleriyle ve kendisi de gelerek şereflendirdiği için kendisine teşekkür ediyorum. Serginin hazırlanmasında emeği geçen çalışma arkadaşlarıma ve teşrifleriyle bizleri onurlandıran siz kıymetli misafirlerimize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.