ASAYİŞ - 27 Nisan 2026 Pazartesi 16:14

Cinayetle sonuçlanan kavganın sanıkları mahkemede aileye başsağlığı diledi

A
A
A
Cinayetle sonuçlanan kavganın sanıkları mahkemede aileye başsağlığı diledi

Kastamonu’da 1 kişinin öldüğü, 1 kişinin yaralandığı olayla ilgili tutuklanan 4 sanığın yargılanmasına başlandı. Savunma yapan sanıklar, ölen vatandaşın ailesine başsağlığı dileyerek, yaşanan olaydan dolayı pişman olduklarını söylediler.


Olay, 13 Aralık 2025 tarihinde Kuzeykent Mahallesi Kuzeykent Pazaryerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, daha önce husumetli oldukları öğrenilen iki grup arasında çıkan kavga sırasında bıçaklanan berber Cihan Çalışır ile darp edilen kardeşi Cüneyt Çalışır yaralandı. Sağlık ekiplerince Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan yaralılardan berber Cihan Çalışır hayatını kaybederken, kardeşi Cüneyt Çalışır ise tedavisinin ardından taburcu edildi. Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar neticesinde kavgaya karıştıkları belirlenen M.C.B., H.E.G., V.Y.B. ve Z.C.Ç., polis ekiplerince gözaltına alınarak tutuklandı.


Olayın ardından M.C.B., H.E.G., V.Y.B. ve Z.C.Ç. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "kasten öldürme" suçundan dava açıldı. Davanın görülen ilk duruşmasında sanıklar, müşteki sanık Cihan Çalışır, taraf avukatları hazır bulundu.


Duruşmada savunma yapan H.C.Ç., hayatını kaybeden vatandaşın ailesine başsağlığı dileyerek, "Kapalı pazar yerine gittik. A.E.D.’nin kim olduğunu sorduk. Ben bir şey olduğunu düşünüp yanıma sopa aldım. Bu sırada tartışma çıktı. Cihan, birden V.Y.B.’nin üzerine koştu ve küfür ediyordu. ’Ağabey yapma’ dememin üzerine A.ED. arkadan bana saldırdı. Cüneyt ile birlikte beni sıkıştırdı. Ben de kendimi korumaya çalıştım. Cihan’ın bıçaklandığını görmedim. Pişmanım, adaletinize güveniyorum" dedi.



"Çok pişmanım"


Yaşanan olaydan ötürü çok pişman olduğunu söyleyen ve aileye başsağlığı dileye M.C.Ç. ise, "Cihan’ın bacak bölgesine bıçakla vuran benim, bıçağı baldır bölgesine vurdum. Öldürücü bir darbe vurmadım, tahliyemi istiyorum. Çok pişmanım. Bu durumda karşınıza çıkmak istemezdim. Cüneyt’ten de şikayetçiyim. Olayın buralara gelmesini istemezdim. Mekanı cennet olsun, tahliyemi istiyorum.Cihan’a zarar vermek istemedim. Cüneyt’e ise hafif şekilde tekmeyle vuruyorum" ifadelerini kullandı.



"Ben, ayırmaktan başka bir şey yapmadım"


Tutuklu sanık V.Y.B. de, "Öncelikle karşı tarafından ailesinden özür diler, olayın buralara gelmesini istemezdim. Olay günü H.E.G., ben ve kız arkadaşımla geziyorduk. Kimseyle husumetim yoktu. Z.C.Ç., H.E.G.’yi arayarak ’olayı tatlıya bağladık’ dedi. Biz de arabayı pazaryerine park ettik. Eren’i aradık. Maktul, ’Eren yok, ben varım’ dedi. Z.C.Ç. ile Eren’in konuştuğunu gördüm. Maktul, bağırarak tezgahın altından bir şeyler alıyordu. Ben olayı ayırmaktan başka bir şey yapmadım. Çok pişmanım. Ben, kardeşimde bıçak olduğunu bilmiyordum. Bilseydim ayırırdım. Cihan ve Cüneyt’i hayatımda ilk defa gördüm. Ben, Cüneyt’e 4-5 kez vurdum, Cihan’a vurmadım. Benim futbol hayatım var, onun bitme ihtimali var. Ben, ayırmaktan başka bir şey yapmadım. Alkol ve madde etkisinde oldukları için olay buralara kadar geldi. Pişmanım, tahliyemi ve beraatımı istiyorum" şeklinde konuştu.



"Pişmanım, ben sadece Cihan ile arbede yaşadım"


Tutuklu sanık Z.C.Ç. ise, "İş merkezinde kafede oturuyorduk. Can’ın çalıştığı dükkana gittik. Diğer sanıklarla buluşacaktık. Pazaryerinde tuvalete gittik. Üzerimizi düzeltiyorduk. H.E.G., A.E.D. ve Cihan’ın tartıştığını gördük. Cihan üstünde montu çıkarıp arkalarından gitti. Cüneyt, elinde bıçakla üzerimize geldi. H.E.G. ile Eren’in arasında boğuşma gerçekleşti. Cihan küfür ederek silahı istedi. Cüneyt, ’Cihan benim kardeşim, küfür de eder, silah da çeker’ dedi. Bizden kimse küfür etmedi. Cihan arkadaşıma vurdu, ben de ona karşılık verdim. Yaralandığını ya da bıçaklandığını polis arabasına binince öğrendim. Pişmanım, ben sadece Cihan ile arbede yaşadım. Cüneyt’e dokunmadım. Cüneyt’ten şikayetçiyim. Tahliyemi ve beraatımı talep ederim" diye konuştu.



"Sopayı çıkarıp araca canice saldırdılar"


Müşteki sanık C. Çalışır ise kardeşiyle pazaryerine balık almak için gittiklerini belirterek, Kardeşim tuvalete gitmişti, bağrışını duydum. Arkadaş koynunda sopayla geldi, sopayı çıkarıp araca saldırdılar. Sanıklar iftira atıyorlar, yemin ediyorum, tehdit etmedim. Polis gelince kardeşimi bıraktılar. ’Üzerimde bıçak var’ dedim ve polis memuruna verdim. Balık için taşıyordum. Bıçak üzerimde olduğu halde orada çıkarmadım. Onlar kafama, sırtıma, her yerime vurdular. Hepsinden ayrı ayrı şikayetçiyim. Burada masumu oynuyorlar. Ben sadece kardeşimin ve kendi canımı kurtarmak için ne yaptıysam yaptım. Ben de kardeşim de daha önceden kullandık. Benim elimde bıçak yoktu, olsa biri yaralanırdı. Kullansam cebime koymazdım. Emniyette de vermezdim" dedi.



"Önümüzü kesip Cihan abiye vurmaya çalıştılar"


Tanık olarak dinlenen A.E.D. de, "Tuvalette bizim önümüzü kestiler, Cihan ağabeye sopayla ve bıçakla vurmaya çalıştılar. Ben ayırmaya çalıştım, belimde babamın ruhsatlı tabancası vardı, düştü. Babama kayıtlı olan silahtı, kendimi korumak için aldım. Silahın içi boştu. Cihan ağabey, ’silahı ver, korkutayım da herkes dağılsın’ dedi ama ben silahı vermiş gibi yaptım ama yine de vermedim. Kimse de dağılmadı. H.E.G., sopayla indi, diğerinde de bıçak gördüm. Sadece V.Y.B.’de bir şey görmedim" diye konuştu.


Avukatların savunmasını da dinleyen mahkeme heyeti, duruşmayı ileri bir tarihe ertelerken, sanıkların tutukluluğunda devamına karar verdi.



Cinayetle sonuçlanan kavganın sanıkları mahkemede aileye başsağlığı diledi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Balıkesir 7. Kaya Tırmanış Şenliği doğa tutkunlarını buluşturdu Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile Balıkesir Üniversitesi Dağcılık ve Kış Sporları Topluluğu iş birliğinde düzenlenen Balıkesir 7. Kaya Tırmanış Şenliği, Türkiye’nin dört bir yanından 400’ü aşkın spor ve doğa tutkununu bir araya getirdi. Balıkesir’in Kepsut ilçesi Nusret Mahallesi’nde 24-25-26 Nisan tarihlerinde düzenlenen Balıkesir 7. Kaya Tırmanış Şenliği, ülke genelinden 400’ü aşkın sporcunun katılımıyla gerçekleştirildi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Balıkesir Üniversitesi Dağcılık ve Kış Sporları Topluluğu’nun katkılarıyla düzenlenen etkinlikte üç gün boyunca sporcular tırmanış faaliyetlerinin yanı sıra doğa yürüyüşü, yoga, kamp, çeşitli sosyal ve sportif aktivitelerle eşsiz zaman geçirdiler. Doğa turizmi canlandı, sportif etkinlikler renk kattı Eşsiz sahillerinin yanı sıra yeşilin ve mavinin benzersiz tonlarının buluştuğu Balıkesir’de doğa turizmine de katkı sunan etkinlik, doğaseverleri Nusret Tırmanış Bahçesi’nde bir araya getirdi. Şehrin turizm potansiyelini artırmak ve gençleri sosyal, sportif etkinliklerle buluşturmak için birçok önemli projeyi hayata geçiren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, verdiği desteklerle sporun ve sporcunun da daima yanında yer alıyor. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde ulaşım gibi temel ihtiyaçları karşılanan sporcular; yüksek tempo, adrenalin ve dayanışmanın bir arada olduğu şenlikte doğa ve sporun heyecanını doyasıya yaşadı. Nusret’te gerçekleşen etkinliğe katılan Kadriye Erden, "Bir doğasever olarak böyle bir fırsatın Balıkesir’de gerçekleşiyor olması bizler için büyük bir şans. Gerek belediyenin sağlamış olduğu destekler sayesinde ve üniversitemizin iş birliğiyle böyle bir organizasyonun düzenlenmesi hem bizler hem de Türkiye’nin dört bir yanından gelen üniversiteliler ve sporcular için çok büyük bir fırsat oldu. Bu deneyimi yaşamak çok güzeldi. Emeği geçenlere teşekkür ederiz." Sözleriyle keyifli bir etkinlik deneyimi yaşadığını dile getirdi. "Ahmet Başkan’a çok teşekkür ediyoruz" Etkinliği sosyal medya hesaplarından görüp merak ederek katıldığını ifade eden Beyza Gümüş, "Farklı şehirlerden bu tırmanış şenliği için gelen arkadaşlarla sohbet etme şansımız oldu. Bence bu tarz etkinlikler, şenlikler gençler için çok önemli. Sabahları yoga ile uyandık. Çok güzel etkinlikler gerçekleştirdik. Ulaşım için sabahları otobüsler kalktı ve akşamları da aynı şekilde dönüşler sağlandı. Ahmet Başkan’ımıza çok teşekkür ediyoruz" dedi. "Gerçekten memnun kaldık" Şenlikte üç kaya tırmanışı gerçekleştirdiğini söyleyen Murat Yaşar, "Gerçekten memnun kaldık. Çok güzel bir etkinlikti. Ahmet Başkan’a çok teşekkür ederiz" diyerek güzel bir etkinlikte spor yapma imkânına da kavuştuğunu dile getirdi.
Ankara AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "Türk Devletleri Teşkilatı inşallah dünyanın ilk on ekonomisinden birisi haline gelecek" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, "Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), kıymetli devlet başkanlarımızın da vizyonuyla birlikte yaklaşık 300 milyon nüfusu, 5 milyon kilometrekare yüz ölçümüyle ve yaklaşan 2.4 trilyon dolarlık hasılaya baktığımızda inşallah dünyanın ilk 10 ekonomisinden birisi haline gelecek" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Zorlu, TÜRKSOY, Özbekistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) iş birliğinde düzenlenen "Emir Timur’un Doğumunun 690. Yılı Vesilesiyle Türkiye-Özbekistan İlişkileri" programına katıldı. "Olayların böldüğü tarihimizin içinde yeniden bütünleşmeliyiz" Burada konuşan Zorlu, tarihin; acılarla, hüzünlerle, sevinçlerle ve zaferlerle bir bütün olduğunu dile getirerek, "Türk tarih çizgisini dikkate aldığımızda bizi farklı kılan en önemli şey bu çizginin hiçbir sapma göstermeden, kaybolmadan tarihi derinliğinde kadim geçmişimizden devam ederek geleceğe taşınmış olmasıdır. Atatürk, bundan yaklaşık yüzyıl önce ‘dil bir köprüdür, inanç bir köprüdür, tarih bir köprüdür’ diyor. Olayların böldüğü tarihimizin içinde yeniden bütünleşmeliyiz" ifadelerine yer verdi. "Türk Devletleri Teşkilatı inşallah dünyanın ilk on ekonomisinden birisi haline gelecek" Emir Timur’un, Semerkant’ın bozkırlarından uzak coğrafyalara kadar uzanan büyük bir imparatorluk inşa ederken fetih temelli bir ekonomi kurmak istediğini ve bir yandan da yenilikçiliği ayakta tuttuğunu dile getiren Zorlu, "En önemli yanlarından birisi kültürel mirası korudu, sahip çıktı. Şehirleri yeniden inşa ve ihya etti. Bu bağlamda Semerkant, Buhara hep bu medeniyetin öncülüğünde yükseldi, bugünlere taşındı. Timur’un o dönemde attığı o temeller, esasında bugün çok daha fazla işlenmesi gereken pek çok yönüyle irdelenmesi gereken bir durumdur. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), 2021 yılında Türk adını aldı. 2040 vizyon belgesini ortaya koydu. Kıymetli devlet başkanlarımızın da vizyonuyla birlikte yaklaşık 300 milyon nüfusu, 5 milyon kilometre kare yüz ölçümüyle ve yaklaşan 2.4 trilyon dolarlık hasılaya baktığımızda inşallah dünyanın ilk on ekonomisinden birisi haline gelecek" diye konuştu. Türkiye ile Özbekistan arasında var olan ilişkilerin yükselerek devam ettiğini kaydeden Zorlu, sözlerine şöyle devam etti: "Bir başka sevindirici bir durumda Özbekistan’ın bugün nüfusu 38 milyon düzeyine gelmiş durumda. Bu süratle ilerlerse 2050 yılında 52 milyon dolayına geleceği ifade edilmekte. Dolayısıyla bu nüfus projeksiyonuyla birlikte Türk dünyasının farklı kazanımları, farklı güç birliktelikleri bizi çok daha güçlü bir şekilde ileriye taşıyacak. 2014 yılında 1.2 milyar dolar olan dış ticaretimiz bugün 5 milyar dolara geldi. İnşallah liderlerimizin 10 milyar dolarlık ticaret hedefine ulaşmamız imkansız değil. Bunu hep birlikte başaracağımıza ben yürekten inanıyorum."