EKONOMİ - 07 Temmuz 2025 Pazartesi 11:52

Doğada toplanması yasak: Kastamonu’da 30 dekarda yetiştirilen salebin hasadı sürüyor

A
A
A
Doğada toplanması yasak: Kastamonu’da 30 dekarda yetiştirilen salebin hasadı sürüyor

Doğada toplanması yasak olan salebin Kastamonu’daki hasadı sürüyor. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün destekleriyle Kastamonu’da 30 dekar alanda salep hasadı gerçekleştirildi.



Tıbbi ve aromatik bitkiler sınıfında yer alan ve endemik tür olması sebebiyle doğadan toplanması yasak olan salebin Kastamonu’da hasadı sürüyor. Özellikle ilaç sanayisinde, yapıştırıcı ve dondurma yapımında kullanılan salebin yetiştiriciliğinin arttırılması için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından üreticilere destek veriliyor. Bakanlık tarafından 2023 yıkında hayata geçirilen "Doğan Toplama Değil, Tarlada Salep Yetiştiriciliği" projesi çerçevesinde, Kastamonu’da İl Tarım ve Orman Müdürlüğü gözetiminde salep sahaları kuruldu. Kastamonu’da il genelinde 2024 yılında 12 dekar alanda kurulan salep sahaları, bu yıl 30 dekar alana çıkartıldı. Tek tek el ile toprakla buluşturulan salebin hasadı da aynı yöntemle yapılıyor.


Salebin kilogramı ise 2 bin ila 3 bin lira arasında alıcı buluyor.


"Kastamonu’da yıllık 150 ton salep, Osmanlı sarayına gönderiliyordu"


Kastamonu’nun merkez ilçesine bağlı Kayı köyünde salep yetiştiriciliği yapan Ziraat Mühendisi Ferdi Doğdu, "Salep orkideleri, özellikle Kastamonu içerisinde 25’ten fazla türe sahip endemik güzel bir bitkidir. Geçmişi Osmanlı tarihine kadar dayanan bir bitkidir. O zamanlardan da salebin tüketimi mevcuttur. Kastamonu vilayetinden yıllık yaklaşık olarak 150 ton civarında salebin Osmanlı sarayına gönderildiğini biliyoruz. Böylesine tüketimi yoğun olan ve önemli olan bir bitkinin artık günümüz şartlarında nüfusun da artmasıyla beraber üretiminin olmaması düşünülemez. Bundan dolayı da artık üretimi zorunlu hale gelmesiyle birlikte doğadaki baskıyı da azaltabilmek adına dikkatli ve özverili bir şekilde üretimini daha verimli hale getirerek çoğaltımını gerçekleştirmek gerekiyor" dedi.


"Amacımız, Kastamonu’yu salep dendiğinde ilk akla gelen şehirlerden biri yapabilmek"


Salep yetiştiriciliği noktasında 2023 yılında kooperatif kurarak ilk adımı atmış olduklarını söyleyen Doğdu, "Kastamonu zaten salep dendiğinde ilk akla gelen şehirlerden biriydi. Fakat üretim bazında geri planda kaldık. Çünkü üretim yoktu. Kastamonu’da şimdiki hedefimiz de kooperatif olarak hem bireysel olarak salep dendiğinde ilk akla gelen şehirlerden biri olabilmek. İkinci noktada biz salebin üretiminin doğru yollarını, yani eksiklerini gidererek Kastamonu’da üretmek isteyen insanlara destek olabilmekte istiyoruz. Güvenilir tohum sağlayabilmek ve Kastamonu’daki üretimini arttırabilmek istiyoruz. Üçüncü noktada ise bütün üreticileri örgütleyerek Kastamonu’da katma değerli bir ürün halinde yani paketlenmiş ürün halinde güvenilir bir şekilde halka arz edebilmek istiyoruz" diye konuştu.


"Salep, makine hasadına pek uygun yapıda değil"


Salebi çoğaltma yaparak yetiştirdiklerini söyleyen Doğdu, "Bu da en az 1’e 2 verimle mümkün olabilecek bir bitki. Salep bitkisi humuslu, organik açıdan zengin toprakları nem açısından da yeterliliği olan biraz alkalik yani kireçli toprakları seviyor. Salep orkideleri gecelerin soğumaya başlamasıyla birlikte ki bu genel olarak Ağustos sonu ya da Eylül başına tekabül ediyor, sürgün vermeye başlıyor ve bu salebin artık dikilme zamanının geldiğini gösteriyor. Kışı toprak altında geçiriyor ve yaklaşık olarak yılın 9-10 ayını toprak altında geçiriyor. Bitki tam çiçeklenmeye geldiğinde hassas zamanı gelmiş demektir. Mayıs ortalarından başlayarak Haziran sonuna kadar hasatları devam ediyor. Bu yüzden ideal hasat zamanını tür bazında gözetlemek ve takip etmek gerekiyor. Dikimde olduğu gibi salebin hasadı da yine elle yapılıyor çünkü makine hasadına pek uygun yapıda değil, hassas bir ürün çünkü, zedelenme durumlarında bitki de yaralar açıldığında bitkinin tohumluk olarak kullanılacaksa çürümesine, embriyonun zarar görmesine, bitkinin yumrularının ölmesine sebep oluyor. Bu riski alamadığımız için mecburen yine aynı şekilde dikimde olduğu gibi elde hasat etmemiz gerekiyor. İşçiliği bu yüzden biraz meşakkatli. Bu konuda eğitimli işçileri bulmak da zor. Şu anki çabamız, salebin yaygınlaştırılıp bu konuda insanları hasat konusunda ve dikim konusunda bilgilendirerek, işçilik bazında insanlara bir gelir kapısı daha açabilmek. İnşallah bunu da başardığımızda sorunsuz bir üretimle kapasitemizi hızla arttırabilecek duruma geleceğiz" şeklinde konuştu.


"Metrekareden bir kilo salep aldık, bu yıl verimli geçti"


Kastamonu’da 30 dekarlık bir alanda salebin yetiştirildiğini ifade eden Doğdu, "Kooperatif bünyemiz de bizim burada 500 metrekarenin üzerinde bir miktarda ekim alanımız mevcut. Yalnız bunun bir kısmı geçen yıl hibe ile gelen yumrulardı. Fakat tohumlar başka yerden geldiğinden Kastamonu’ya uygun olmayan bir şehirden geldiğinden dolayı adaptasyon konusunda sıkıntı yaşadılar ve bitkiler istediğimiz gelişimi gösteremediler. Bu sene o tarlada hasat yapmayıp tohumları aynı şekilde toprakta bırakarak adaptasyonlarını bu şekilde tamamlayabileceklerini varsayıp önümüzdeki yıl hasada taşımak istiyoruz. Orada bir verim kaybı maalesef söz konusu ama kooperatifimizin ortak ekim alanı olan bu noktada 300 metrekarelik bir alanda şu anki hasadımız devam ediyor. Metrekareye 1’e 2 verimimiz var veya bir kilo civarında devam ediyor. Aldığımız fideleri ayrı tutarak söylüyorum. Fidelerden de ekstra bir verimimiz daha olacak. Kastamonu genelinde dediğim gibi çok fazla bir üretim bir söz konusu değil. Çok küçük çapta yine insanlar deneme amaçlı 20 metrekare, 50 metrekare ya da 100 metrekare gibi küçük parseller kuruyorlar. Bu yüzden şimdilik ekim alanlarımız yeterli değil. Genel toplamda kooperatifin bünyesindekilerin 3 dönemin belki bir miktar üzerinde olabilir. Yine aynı şekilde biz bu sene ki hasat ettiğimiz tohumları önümüzdeki yılda tohumluk olarak kullanacağız salep bitkisi için" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Dardanel’in kadın işçileri eylemde: Taksite bölünen tazminatlar aylardır ödenmedi Dudullu OSB’de faaliyet gösteren Dardanel fabrikasında çalışan ve Kasım ayından bu yana kademeli olarak işten çıkarılan işçiler, aylardır ödenmeyen hakları için fabrika önünde eylem başlattı. Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Dardanel firmasında çalışan 170’e yakın işçi, Kasım ayından itibaren kademeli olarak işten çıkarıldı. İddialara göre işçilerin kıdem tazminatları ise "sözlü olarak" 3 taksite bölüneceğinin söylenmesine rağmen ödemelerin büyük kısmı yapılmadı. Çalışanların sendikaya üye olarak anlaşmaya çalışmalarına rağmen Dardanel’in uzlaşmaya gitmeyi reddetmesi üzerine olay mahkemeye taşındı. Tazminatları ödenmeden işten çıkarılan kadın işçiler, firma önünde gerçekleştirdikleri eylemle hak mücadelelerini ortaya koyarken, uzun süre "Sadaka değil hakkımızı isteriz" sloganları atıldı. "Ödemeleri sorunca ’Küçücük bir paranın peşine mi düştünüz?’ diyorlar" Dardanel’in 5 buçuk senelik çalışanı olduğunu belirten Ayfer Karateke, işten çıkarıldıktan sonra tazminat ödemesinin hiçbir şekilde yapılmadığını ifade ederek, "5 buçuk senedir burada çalışıyorum ama hakkımızı veremediler. Bizi pek çok zorluklarla çalıştırdılar; yeri gelince yemek yemedik yeri gelince namaza gitmedik ama haklarımızı yine de veremediler, bize hakaretler ettiler. Eşim diyaliz hastası, bir yandan evde uğraşıyorum bir yandan burada makinelere giriyorum; ama bu onların gözüne hiç görünmüyor. Önce 3 ayda ödeyeceğiz demişlerdi ama yok. Sonra da 6 ay dediler, yine yok. 360 bin TL’ye yakın alacağım var. Ben yeri gelince eşimi hastanede bırakıp gece vardiyasında çalıştım ama yok. Ödemeleri sorunca ’Küçücük bir paranın peşine mi düştünüz?’ diyorlar" şeklinde konuştu. "Taksit şeklinde ödeyecekleri sözlü bir beyandı" Kıymet Çolak, tazminat ödemelerinin taksite bölüneceğinin yalnızca sözlü bir beyan olduğunu ve bu sözde durulmadığını aktararak şunları söyledi: "Bize önce işlerin azaldığını gerekçe gösterip bir gün gel 2 gün gelme şeklinde bir sistem uyguladılar. Bazı arkadaşlarımız durumun ilerleyişiyle ilgili toplantı talep etti ve Dardanel o toplantıda firmanın asla kapanmayacağını söyledi. Sonra bir gün gruplara liste attılar ve o listelerdeki herkese çıkış verdiler. Gerekçe olarak da Dardanel’in buradaki binasının kira olduğunu; kira ödeyemeyeceklerini ve burayı taşıyacaklarını söylediler. Üretim az olduğu için de buradaki fabrikayı kapatacaklarmış. Ama edindiğimiz bilgiye göre buraya başka bir iş kolu açmayı düşünüyorlarmış. Buradaki direnişimizden sonra işten çıkarılmış ve tazminatı ödenmemiş 30 arkadaşımızı işe geri çağırdılar. Arkadaşlarımız da kesinlikle geri dönmeyeceklerini söylediler. Kendileri ne kadar para alıyor bilmiyoruz ama benim 110 bin TL’ye yakın bir alacağım var. Bu onlara küçük gelebilir ama bizim o paraya ihtiyacımız var. Kaldı ki günümüz şartlarında Dardanel benim paramı 5-6 ay sonra verse o para benim hiçbir işime yaramaz. Taksit şeklinde ödeyecekleri sözlü bir beyandı; bize tazminatımızın tümünün ödeneceğine dair yazılı bir belge imzalatıldı ancak taksitle ödeneceğini yalnızca sözlü taahhüt ettiler. Biz hakkımızı tek seferde istiyoruz."