KÜLTÜR SANAT - 18 Aralık 2020 Cuma 10:34

Hititler’den günümüze kadar ulaşan taş baskı sanatı, Dünya’ya pazarlanacak

A
A
A
Hititler’den günümüze kadar ulaşan taş baskı sanatı, Dünya’ya pazarlanacak

Frigya ve Hitit döneminden günümüze kadar ulaşan Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde de geçen Kastamonu’nun Coğrafi İşaretli ürünü taş baskı sanatı, tasarımcılar tarafından güncellenerek yenilenmiş yüzüyle dünyaya pazarlanacak.

Frigya ve Hitit döneminden günümüze kadar ulaşan Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde de geçen Kastamonu’nun Coğrafi İşaretli ürünü taş baskı sanatı, tasarımcılar tarafından güncellenerek yenilenmiş yüzüyle dünyaya pazarlanacak.



Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) tarafından uygulamaya konulan Şehir Tanıtımı ve Markalaşma Sonuç Odaklı Programı kapsamında, bölgedeki geleneksel üretim yöntemleri ile üretilen ve yöresel değere sahip ürünlerin markalaştırılması ve tanıtımlarının yapılması amacıyla çalışmalar başlatıldı. Bu kapsamda Kastamonu Sanat Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nin “Taş Baskı Kastamonu Sanat Kadın Kooperatifi ile Hayat Buluyor” projesine, KUZKA tarafından ürün tasarımı danışmanlık desteği sağlandı. Proje kapsamında Kastamonu’nun geleneksel ürünlerinden olan Taş Baskı çeşitlendirilerek, özgün ve ön plana çıkacak ürünlerin üretilmesi sağlanacak. Bu sayede Frigya ve Hitit döneminden günümüze kadar ulaşan, Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde de geçen Kastamonu’nun Coğrafi İşaretli ürünü Taş Baskı Sanatı, tasarımcılar tarafından yeniden tasarlanarak dünyaya pazarlanacak. Tasarımcılar tarafından özellikle kadın kooperatiflerine yönelik verilen eğitimler sayesinde, yöresel ürünlerin mevcut kullanım alanları ile ürün çeşitlerinin belirlenmesi, ürün çeşitlendirme önerilerinin sunulması ve yeni baskı tasarımlarının oluşturulması hedefleniyor.



“Kadınlarımız, aldıkları eğitimlerle yeni motifleri ve yeni desenleri hayata geçirecekler”


Kadın kooperatifine verilen taş baskı eğitim ve danışmanlık hizmetiyle yeni motiflerin ve desenlerin hayata geçirileceğine dikkat çeken KUZKA Genel Sekreteri Dr. Serkan Genç, “Şehir Tanıtımı ve Markalaşma Teknik Destek Programı kapsamında şehirlerin cazibesinin arttırılması ve markalaşmasına yönelik çalışmalar yürütmekteyiz. 2020 yılı teknik destek programımız kapsamında da geleneksel ürünlerin yöresel değerlerinin korunmasına ve geliştirilmesine yönelik bir önceliğimiz söz konusuydu. Bu program kapsamında kadın kooperatifimiz tarafından taş baskıya yönelik proje başvurusu yapıldı ve Ajansımız tarafından desteklenmeye hak kazandı. Biz de bu proje kapsamında danışmanlık hizmeti sağlıyoruz. Özellikle Kastamonu’nun yöresel motiflerinin de kullanıldığı bu taş baskıya son dönemde ilgi arttı. Bizim de sağlamış olduğumuz bu danışmanlık hizmeti kapsamında tasarım odaklı düşünme mantığı eğitimi alan kadınlarımız, taş baskıya ait yeni motifleri ve yeni desenleri hayata geçireceklerdir” dedi.



“Kastamonu’yu yansıtacak tasarımlarla, farklı ürünler üretme yolunda adım atmaya başladık”


Çalışma hakkında bilgiler veren Kastamonu Sanat Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Yönetim Kurulu Üyesi Hüsniye Öztürk ise, “Uzun zamandır taş baskı kursu veriyoruz. Severek yaptığımız tarihi ve geleneksel bir sanatımız. Düşündük ki bunda farklı bir yeniliğe ihtiyacımız var. Zaten taş baskı, ev tekstili üzerinde her alanda kullanılabilen bir sanatımız. Başta sofra bezi olarak başlamıştır ama artık ev tekstili alanında her yerde görülüyor. Bizlerde taş baskıyı yemek takımları haline getirdik. Ama yine de aradığımız bu değildi, daha farklı bir şey arıyorduk. Biz de KUZKA ile görüştük ve ‘taş baskıda farklılık istiyoruz’ dedik. Çarşıya gidip dolaştığınızda her yerde aynı baskıların görülmesi artık sıradan geliyor. Çünkü bu, ne gençlerin ne de yaşlılarımızın artık dikkatini çekmiyor. KUZKA da sağ olsun bizlere bir eğitim programı hazırladı. Tasarımcılar gelip bizlere eğitim verdi. Biz, şimdiden kendimizi 1 adım önde görmeye başladık. Çünkü bizlerle gerçekten çok güzel bilgiler paylaştılar. Bundan sonrasında da taş baskıda geleneksel dokuyu bozmadan her haliyle Kastamonu’yu yansıtacak tasarımlarımızla farklı ürünler üretme yolunda adım atmaya başladık” diye konuştu.



“Frigya ve Hitit dönemine kadar gitmek istiyoruz”


Taş baskı tarihinin 1700’lü yıllara dayandığına dikkat çeken Öztürk, “Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde bile yer almış bir sanatımız. Ama günümüze kadar hep aynı şekilde gelmiş, belki boya yapım şekilleri farklılık göstermiş. Ama temel teknik hep aynı, negatif baskı, pozitif baskı dediğimiz baskının dışına çıkamamış. Bizler de aldığımız eğitimlerle Kastamonu’nun en eski tarihini yansıtmak istiyoruz. Yani Kastamonu’nun 100 yıl önceki tarihinden bahsetmiyoruz, Hititler olsun, Frigyalılar olsun, bu tarihlere gitmek istiyoruz. Hem eskiyi hem de yeniyi ele alarak yeni çalışmalar yapmak istiyoruz. Kişi baktığı zaman bir örtüye, örtü olarak değil sanat eseri olarak görüp satın alsın. Bu Kastamonu’nun sanatı diyebilsin istiyoruz” dedi.



“Gitgide kullanımı azalan taş baskıyı yeniden canlandırmak istiyoruz”


Taş baskı eğitimi veren Tasarımcı Kübra Köprülüoğlu Aşanlı da şunları kaydetti: “Biz burada kooperatif üyelerimize taş baskı üzerine tasarım eğitimi verdik. Taş baskı, tarihimizde çok önemli olan sanatlarımızdan bir tanesi. Maalesef birçok geleneksel sanatta olduğu gibi taş baskının da kullanımı gitgide azalmış. Bizim amacımız bu sanatı tekrar güncellemek, hayata kazandırmak ve sürdürülebilirliğini sağlamak. Kültürün geçmişle olan bağlarının sürekliliği ve gelecek kuşaklara aktarımı çok önemli olduğu için bunu günümüzde, olduğu haliyle yapamıyoruz maalesef. Gelecek nesillere aktarmak için güncellememiz gerekiyor. O yüzden bu eğitimin içeriğinde bunları araştırdık ve bunlar üzerinde çalıştık. Umarım bundan sonra Kastamonu’da yapılan bu taş baskı daha çok hayatın içerisinde belki de Dünya’da farklı örneklerinin gösterilebileceği bir yere ulaşabilir. Frigyalılardan Hititlere, Hititlerden Makedonya’ya, Rumlardan Pontuslulara kadar aslında ele alabileceğimiz bir tarihi serüvene sahip. Dolayısıyla o zamana ait desenleri de bugünlerde görebilmemiz mümkün. Bu kalıpların içerisinde farklı farklı dönemlere ait izler taşıyan desenler bulunuyor. Bunların yeniden bir araya gelip farklı ürünler halinde sunulması kültüründe aynı zamanda bir değer olarak paylaşılmasını sağlıyor.”



Öte yandan KUZKA, 2020 Yılı Şehir Tanıtımı ve Markalaşma Teknik Destek Programı kapsamında sağlanan “Taş Baskı Özgün Tasarım Danışmanlığı, Eski Tasarım Nesnelerinin Yorumlanması Danışmanlığı ve Eğitimi” projesi desteğiyle Kastamonu’ya ait yöresel değer taşıyan 10 ürün veya ambalaj tasarımı da kooperatife kazandırılmış oldu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti’li İnan’dan Özgür Özel’e sert cevap AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Ataşehir mitinginde yaptığı açıklamalara sosyal medya hesabı üzerinden sert sözlerle karşılık verdi. İnan, paylaşımında CHP yönetimini hedef alarak, "Savunulamayacak boyuta ulaşan rüşvet, irtikap ve yolsuzluk ağları; kamunun helal kaynaklarıyla finanse edilen karanlık özel hayatlar... CHP zihniyetinin içine düştüğü bu yozlaşma, artık mızrağın çuvala sığmadığı ve milletimizin vicdanını kanatan acı bir gerçektir" ifadelerini kullandı. CHP’nin yaşanan tabloyla yüzleşmesi ve özeleştiri vermesi gerektiğini savunan İnan, "Bu çürümüşlükle yüzleşip nedamet getirmek, millî ahlak zemininde bir özeleştiri vermek yerine; hukukun işleyişini siyasi şantaj ve rövanş tehditleriyle gölgelemeye çalışmak, ancak millî değerlerden ve devlet adabından tamamen kopuk bir siyasi aklın ürünü olabilir" değerlendirmesinde bulundu. İnan, açıklamasında CHP Genel Başkanı Özel’i de doğrudan hedef alarak, "İçerideki belediye başkanlarının Özgür Özel’i, Özgür Özel’in ise devletin kurumlarını ve bizleri tehdit etmeye kalkıştığı bu aciz tablo, CHP’nin sürüklendiği siyasi çukurun en net özetidir" dedi. Paylaşımında üç madde halinde değerlendirmelerde bulunan İnan, "Kendisinin belediye başkanlarına diyet borcu var. Bizim kimseye diyet borcumuz yok. Biz siyasi rövanş tehditlerine 1960 darbesinden bu yana şerbetliyiz. Vız gelir. Gündem saptırmaya yönelik ara seçim senaryoları, siyasi rövanş hezeyanları veya Silivri önünde kurduğunuz tiyatro çadırları..." ifadelerini kullandı. İnan, açıklaması şöyle tamamladı: "Şovlarınız ve şantajlarınız; mızrağın çuvalı yırtmasını ve bu yozlaşmış zihniyetinizin kendi kazdığı kuyuya düşmesini durduramayacaktır."
Manisa Sarıgöl’de zeytin üreticileri pamuklu bit zararlısına karşı uyarıldı Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde zeytin üreticileri, verimi ciddi şekilde etkileyen pamuklu bit zararlısına karşı uyarıldı. Yetkililer, çiçeklenme öncesi yapılacak mücadelenin büyük önem taşıdığını vurguladı. Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, zeytin üretimi yapılan alanlarda incelemelerde bulunarak üreticileri pamuklu bit zararlısına karşı uyardı. Yapılan kontrollerde, zeytin ağaçlarında zarara yol açan pamuklu bit ile mücadele zamanının geldiğine dikkat çekilirken, üreticilerin bahçelerini düzenli olarak kontrol etmeleri istendi. Yetkililer, zararlının tespit edilmesi halinde çiçeklenme dönemi başlamadan önce ruhsatlı bitki koruma ürünleri ile ilaçlama yapılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Tarım ekipleri tarafından yapılan açıklamada, pamuklu bit zararlısının zamanında kontrol altına alınmaması durumunda ürün kaybına neden olabileceği belirtilerek, "Üreticilerimizin zeytin bahçelerini dikkatle gözlemlemesi ve zararlı görülmesi halinde gecikmeden müdahale etmesi gerekiyor" denildi. Ayrıca, özellikle çiçeklenme öncesi dönemde yapılacak doğru ve bilinçli ilaçlamanın hem verim hem de kalite açısından belirleyici olduğuna dikkat çekildi. Yetkililer, üreticilerin yalnızca ruhsatlı ve önerilen bitki koruma ürünlerini kullanmaları gerektiğini hatırlatarak, bilinçsiz ilaçlamanın hem çevreye hem de ürüne zarar verebileceği uyarısında bulundu.
Manisa Manisalı atıcılardan 2 şampiyonluk Türkiye Atıcılık Federasyonu tarafından Ankara’da düzenlenen Havalı Silahlar 2. Grup Müsabakaları’nda Manisalı sporcular büyük bir başarıya imza attı. Farklı kategorilerde mücadele eden sporcular, 2 Türkiye şampiyonluğu başta olmak üzere toplam 4 derece elde etti. Müsabakalarda 10 Metre Havalı Tüfek U21 Kadınlar kategorisinde yarışan İrem Denktaş, üstün performansıyla rakiplerini geride bırakarak Türkiye birincisi oldu. Aynı organizasyonda 10 Metre Havalı Tüfek U15 Erkekler kategorisinde mücadele eden Kerim Efe Özgün de kürsünün zirvesine çıkarak Türkiye şampiyonluğunu kazandı. 10 Metre Havalı Tüfek U18 Erkekler kategorisinde yarışan Soner Nurhan, Türkiye ikinciliğini elde ederken, aynı kategoride mücadele eden Neşet Efe Biçen ise Türkiye üçüncüsü olarak önemli bir başarıya imza attı. Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürü Yunus Öztürk, elde edilen derecelerden dolayı sporcuları ve antrenörleri tebrik ederek, "Sporcularımızın Ankara’da elde ettiği bu güzel sonuçlar bizleri son derece mutlu etti. Manisa olarak sporun her branşında olduğu gibi atıcılıkta da başarılı sporcular yetiştirmenin gururunu yaşıyoruz. Türkiye birinciliği, ikinciliği ve üçüncülüğü elde eden sporcularımızı yürekten kutluyorum. Bu başarıda emeği bulunan antrenörlerimize ve katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Sporcularımızın gelecekte daha büyük başarılara imza atacağına yürekten inanıyorum" dedi.
İstanbul Ataşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonda gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi Ataşehir Belediyesi’nde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu 20 kişi adliyeye sevk edildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Belediye Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personelinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine "rüşvet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında şüphelilere ait MASAK raporları ve HTS kayıtları temin edildi. İskan ve yapı ruhsatı işlemlerinde rüşvet karşılığı işlem yapıldığı bulgusuna ulaşıldığı açıklanmıştı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar neticesinde suçun unsurları ve organizasyon yapısı detaylı şekilde tespit edildi. İncelemelerde, Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında milyon dolarları bulan rüşvetler alındığı, bu süreçte ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığı gerçekleştirildiği belirlendi. Bu kapsamda düzenlenen operasyonda 20 kişi gözaltına alınmıştı. Yakalanan şüphelilerin ifade işlemleri tamamlandı. Zanlılar, bu sabah hastanede sağlık kontrollerinden geçirildikten sonra soruşturmanın yürütüldüğü Anadolu Adalet Sarayı’na gönderildi.
İstanbul Çağrı merkezi dolandırıcılarına 20 ilde operasyon: 73 şüpheli yakalandı İstanbul merkezli 20 ilde düzenlenen operasyonda, korsan çağrı merkezleri kurarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla haklarında yakalama kararı bulunan 73 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul ve İzmir’de korsan dolandırıcılık merkezi kuran bir şebeke tespit edildi. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, korsan çağrı merkezi kurarak vatandaşları dolandırdıkları öğrenilen şüphelilerin yakalanması amacıyla çalışma başlattı. 11 lüks araç ve 2 arsaya şerh konuldu Polisin yaptığı teknik ve fiziksel takip ile istihbarat çalışmasının ardından, dolandırıcılık yaptıkları öne sürülen kişilerin kimlikleri ve adresleri tespit edildi. Emniyet ekiplerince İstanbul başta olmak üzere 20 ilde belirlenen adreslere ve söz konusu korsan çağrı merkezlerine eş zamanlı baskın düzenlendi. Operasyonlarda 73 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı, 11 lüks araç ve 2 arsaya şerh işlemi uygulandığı belirtildi. Dolandırıcılık şebekesinin kurduğu kirli çark deşifre edildi, 50 milyon liralık vurgun açığa çıktı. Kendilerini "kamu görevlisi" olarak tanıtıyorlar Buna göre suç ağının, İstanbul ve İzmir illerinde kurdukları çağrı merkezleri aracılığıyla faaliyet yürüttüğü, vatandaşları açık hatlar ve yurtdışından temin edilen iletişim hatları üzerinden arayarak kendilerini polis, hakim, savcı veya banka görevlisi olarak tanıttıkları belirlendi. Şebekenin, "kimlik bilgileriniz kullanıldı", "adınız terör örgütüne karıştı", "hesabınızdan para çekildi" gibi gerçeğe aykırı beyanlarla mağdurlar üzerinde psikolojik baskı ve korku oluşturdukları; bu yöntemle kişileri ikna ederek dolandırıcılık eylemlerini organize ve planlı bir şekilde gerçekleştirdikleri anlaşıldı. 50 milyon liralık vurgun açığa çıkarıldı Şebeke üyelerinin, yürüttükleri sistematik dolandırıcılık faaliyetleri kapsamında mağdurlardan yaklaşık 50 milyon lirayı aşan bir vurgun gerçekleştirdikleri tespit edildi. Operasyon kapsamında yakalanan şüpheliler ifadeleri alınmak üzere Siber Suçlarla Mücadele Şubesine götürüldü. Zanlıların polisteki işlemleri