EĞİTİM - 14 Kasım 2025 Cuma 15:58

Kastamonu Üniversitesi’nde okul öncesi eğitim ele alındı

A
A
A
Kastamonu Üniversitesi’nde okul öncesi eğitim ele alındı

Kastamonu Üniversitesi’nde "Erken Çocukluk Eğitiminde Doğa Temelli Yaklaşım ve Orman Okulu Pedagojisi" paneli gerçekleştirildi. Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Seyfettin Kaymakcı, okul öncesi eğitime verilen önemin veya okul öncesi eğitiminde yetiştirilen insan sayısının yakın zamanda artmaya başladığını kaydetti.


Kastamonu Üniversitesi Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen, "Erken Çocukluk Eğitiminde Doğa Temelli Yaklaşım ve Orman Okulu Pedagojisi" paneli, alanında uzman akademisyenlerin ve uygulayıcıların katılımıyla gerçekleştirildi.


Doğa temelli eğitim yaklaşımının erken çocukluk dönemine katkılarının ele alındığı panelin açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, "En çok korktuğum ama en çok da merak ettiğim grup hep okul öncesi oldu. Çünkü temeli atmış olduğunuz çocuğun, ‘ağaç yaş iken eğilir’ demiş olduğunuz durumunun esasında gerçekleştiği hep okul öncesiydi. Fakat okul öncesi eğitime verilen önem veya okul öncesi eğitiminde yetiştirdiğimiz insan sayısı, beşeri sermayemiz, yakın zamanda artmaya başladı. Hatta okul öncesi eğitimde hoca olmadığı için okul öncesi öğretmenliği bölümünde derse girdim ben. Ben sosyal bilgiler çalışıyorum; tarih eğitimi çalışıyoruz, biraz hayat bilgisi eğitimi çalışıyoruz ama okul öncesi farklı bir mecra. Bu benim yapabileceğim ya da yapmam gereken bir şey değildi. Ama ders boş; boş geçmesin diye Türkiye’de okul öncesinde derse giren arkadaşları tarayarak bir şeyler öğrenme gayreti içerisindeydik" dedi.


2015 yılında Kastamonu’ya geldiğinden bahseden Rektör Yardımcısı Kaymakcı, "2015’ten bugüne 10 yıl içerisinde kat etmiş olduğumuz mesafeye baktığımızda gerçekten ümitvarız ve geleceğe daha güvenle bakıyoruz. Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi özelinde düşündüğümüzde burada kıymetli hocalarımız var. Gençlerimiz burada yetişiyorlar ve yetişmeye devam edecekler. Hem hane sahibi olmanın verdiği bir gurur var hem de ekilen tohumların yeşermesi, meyveye durması ve bu meyvenin her tarafa ihraç edilmesi diyelim. Sosyal alanlarla beraber sizlerle karışık duygular içinde hasbihal ediyoruz arkadaşlar. Okul dışı öğrenme ayrı hususiyeti olan bir taraf; tabi okul öncesindeki iş bambaşka. Ama bizim hayat bilgisinde, sosyal bilgilerde yakın zamanda çıkardığımız ‘okul dışı tarih öğretmeni’ kitabının içerisindeki yapıya baktığımızda da esasında Osmanlı döneminden itibaren sürekli içinde olduğumuz ve günümüzde de giderek nitelikli hale getirdiğimiz bir yapı silsilesinden bahsediyoruz" diye konuştu.


Yurt dışında katıldığı bir gezi programından ve yaptığı incelemeden bahseden Kaymakcı, "Bir okulu ziyaret ettim. Ziyarette öğrenciler ve öğretmen dışarıdan geliyordu. Meğer bu çocuklar üretim, dağıtım ve tüketimi öğreniyorlarmış. Meğer bir buğdayın ekmeğe dönüş yolculuğundan bu işi anlamaya çalışıyorlarmış. Öğretmen öğrencilerini almış, okul dışına götürmüş; tarlaya gitmişler, çiftçilerle bir araya gelmişler. Buğday nasıl ekiliyor, buğday tanesi yetişip hasat yapılıncaya kadar hangi serüvenlerden geçiyor öğrenmişler. Hikâye burada bitmemiş; sonra ekmek olacak neticede değirmene gitmişler, değirmende incelemeler yapmışlar; arkasından fırına gitmişler, fırında inceleme yapmışlar; ardından okula dönmüşler. Okula geldiklerinde de bu süreci birbirlerine anlatmışlar. Öğretmenin daha önce buğdayın serüveni ile ilgili seçmiş olduğu kitabın hikâyesini tamamlamışlar ve oradan izlenimlerini resmetmişler. Dedim ki, o zaman okul dışı öğrenme farklı bir şeymiş" şeklinde konuştu.


Panelin moderatörlüğünü Doç. Dr. Aysun Ata Aktürk yaptı. Aktürk, doğa temelli eğitim yaklaşımının erken çocukluk dönemine etkilerinin farklı başlıklarda ele alınacağını belirterek, panelin katılımcılara hem kuramsal hem uygulamaya yönelik zengin bir bakış açısı kazandıracağını ifade etti.


Panelde konuşmacı olarak Prof. Dr. Berat Ahi, Dr. Öğretim Üyesi Fatma Yalçın, Öğretim Görevlisi Ömer Dilek ve Okul Müdürü Vahide Yılmaz yer aldı. Katılımcılar, doğa temelli eğitim uygulamalarının çocukların bilişsel, sosyal-duygusal ve fiziksel gelişimine katkılarını kendi deneyimleriyle aktardı; uygulama süreçlerinde karşılaşılan güçlükleri ve çözüm önerilerini paylaştı.



Kastamonu Üniversitesi’nde okul öncesi eğitim ele alındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Fekeli gaziden Kaymakam Yılmaz’a, Ferdi Tayfur’un "Hatıran Yeter" şarkısıyla teşekkür Hakkari’nin Çukurca ilçesinde EYP patlaması sonucu iki gözünü kaybeden Fekeli gazi Uzman Çavuş Ahmet Gür, paraya sıkışınca çok sevdiği otomobilini satmak zorunda kaldı, durumu öğrenen Feke Kaymakamı Feyza Yılmaz, aracı bulup satın alarak gaziye hediye etti. Gazinin teşekkürü ise hem gülümsetti hem de yürekleri ısıttı. Gazi Uzman Çavuş Ahmet Gür, Hakkari Çukurca 2. Hudut Tugay Komutanlığı 1. Komando Taburu emrinde görev yaparken 11 Ağustos 2020’de Kuzey Irak sınır hattında EYP patlaması sonucu iki gözünü kaybetti. Gür, mesleğe başladığı yıl kazandığı ilk paralarıyla bir otomobil satın aldı. Gür, çok sevdiği ilk otomobilini, evininin tadilat işlemlerinde paraya sıkışınca satmak zorunda kaldı. Gür, gözlerini kaybettiği için büyük hevesle aldığı ve çok sevdiği otomobiline sadece bir kez binebilmişti. "Gözlerim açılsa bu kadar sevinmezdim" Durumu öğrenen Feke Kaymakamı Feyza Yılmaz, aracı buldurup satın alarak gaziye hediye etti. Gazi Ahmet Gür, Ankara GATA’daki kontrolü sırasında Kaymakam Feyza Yılmaz’ın sürpriziyle büyük mutluluk yaşadığını belirterek, "Bu anlamlı hediye ile gözlerim açılsa bu kadar sevinmezdim" diyerek duygularını dile getirdi. Otomobiline kavuşmasının ardından şehit Eren Kızıldağ ve Bünyamin Çabuk’un fotoğraflarını aracının arka camına astığını belirten Gür, onları unutturmamak için aracını bu şekilde dekore ettiğini ifade etti. Gür, arkadaşının yardımıyla aracıyla kaymakamlık bahçesine giderek Kaymakam Feyza Yılmaz’a teşekkür etti. Gür, kaymakamlık binası önünde Adanalı merhum sanatçı Ferdi Tayfur’un "Hatıran Yeter" isimli şarkısını da çalarak mutluluğunu dile getirdi. "Sadece bir kez kullanabildim" Gür, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, mesleğe başladığında ilk kazançlarıyla aldığı otomobili, gözlerini kaybettiği için sadece bir kez kullanabildiğini belirterek, "Bir arabam vardı, ilk göz ağrım. 2019’da 12 bin liraya almıştım. Sadece bir kez kullandım, çok hoşuma gitmişti. Patlamadan sonra ’gözlerimizi kaybettik ama hiçbir hayalimiz ertelenmesin’ dedim. Arabamı A’dan Z’ye yaptırdım. 2023 yılında ev yaptırırken maddi sıkıntı yaşadım ve satmak zorunda kaldım" diye konuştu. Feyza kaymakam durumu öğrenince duyarsız kalamadı Gür, kaymakamın bir ziyaret sırasında konuyu öğrendiğini belirtip, "Bir safra kesesi ameliyatı olmuştum. Kaymakamımız ziyaretime gelmişti. Ziyaret sırasında konu açıldı. Kendisi aracı almak istedi, ben kabul etmedim. Daha sonra Ankara’ya kontrole gittiğimde arayıp aracı aldığını söyledi. Devir işlemlerini annemin üzerine yaptık. O an ’gözlerim açılsa bu kadar sevinmezdim’ dedim" ifadelerini kullandı. Kaymakamın bu davranışının kendisi için çok anlamlı olduğunu vurgulayan Gür, "6 yıldır bana gazi olduğumu hissettiren, bu değeri gösteren Kaymakamımız Feyza Yılmaz’dır. Allah razı olsun. Bu denli yanımda olması bana çok şey hissettirdi" dedi. Aracına yeniden kavuştuğu anı anlatan Gür, "Eski hatıralarım yeniden canlandı. Aracımı tek başıma kullanamasam da arkadaşlar sağ olsun gezdiriyor. Arabaya bindiğimde, dokunarak hissettiğimde hatıralarım yeniden canlanıyor" şeklinde konuştu. "Bugün görev olsa yine giderim" Vatan uğruna her zaman göreve hazır olduğunu vurgulayan Gür, "Bugün görev olsa yine giderdim. Patlama sonrası Kuzey Irak sınır hattından Ankara’ya kadar bilincim açıktı. ’Yüzümü temizleyin, tekrar göreve gideyim’ dedim. Bir dosya açılsa yine giderim. Görmüyorum ama yine giderim" dedi.