KÜLTÜR SANAT - 24 Temmuz 2024 Çarşamba 12:11

Kiliseden Camiye dönüştürülmüştü, tarihi yapı definecilerin hedefi oldu

A
A
A
Kiliseden Camiye dönüştürülmüştü, tarihi yapı definecilerin hedefi oldu

Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde kiliseden dönüştürülmüş tarihi Kızılkese Camisi, restore edilmeyi beklerken definecilerin hedefi oldu. Zarar gören Cami, yıllardır ilgisizlik ve bakımsızlıkla dikkat çekiyor.


Taşköprü ilçesine 12 kilometre mesafede bulunan Kızılkese Camisi, restore edilmeyi beklerken defineciler tarafından zarar gören alanlarıyla dikkat çekiyor. Köy sınırları içinde yer alan ve geçmişte kilise olarak kullanılan Kızılkese Camisi, yıllardır ilgisizlik ve bakımsızlık nedeniyle giderek harap hale geldi. Taşköprü Yerel Eylem Grubu Derneği koordinesinde, Kastamonu Üniversitesi ile Taşköprü Belediyesi ortaklığında yürütülen "macera rotası" belirleme çalışmaları kapsamında tarihi Kızılkese Camisi’nde incelemeler yapıldı.


Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal liderliğindeki incelemelere, Erzurum’un İspir Belediyesi Kültür Turizm Elçisi Bülent Erkan, Yusufeli Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü Başkanı Emin Bülbül, kulüp sporcusu Erkan Akyürek, Taşköprü Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdür Yardımcısı Lütfi Gültekin ve Taşköprü Yerel Eylem Grubu Derneği Müdürü Selçuk Oğuz katıldı.


Taşköprü Yerel Eylem Grubu Derneği Müdürü Oğuz, caminin önemi ve korunması gerektiğine dikkat çekerek, "Taşköprü ilçesine bağlı Kızılkese köyünün yolunda bulunuyoruz. Binanın tamamen dış kısmı geleneksel köy evi mimarisi ile yapılmış ama içerisine az önce girdik. İç kısmında kullanılan taşlar ve yapı şekli ile bunun bir kabuk olduğu ve içerisinde bir şapel olduğu açık bir şekilde görülüyor" dedi.



"Binanın tabanı çok hasar almış"


Oğuz, tarihi caminin turizme kazandırılması gerektiğini belirterek, "Bina oldukça eski, bunu içerisinde bulunan mihraptan anlıyoruz. Mihrap bile artık bir tarihi eser statüsü kazanmıştır. Bina korunmaya muhtaç durumdadır. Yok olmanın eşiğinde, yasadışı definecilik faaliyetleriyle binanın tabanı çok hasar almış. Turizme kazandırılması gereken önemli bir değer olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bizler buraya birçok kez geldik, gelmeye de devam ediyoruz. Bizim buralar ilgimizi çekiyorsa umarım birçok kişinin de ilgisini çeker" diye konuştu.



"Pompeipolis Antik Kenti’nin Taşköprü’de kurulduğunu biliyoruz"


Tarihi caminin yapılış tarihinin tam olarak bilinmediğini anlatan Oğuz, "Binanın net tarihini bilemiyoruz fakat pagan döneminden sonra burada bir antik şehir kurulduğunu biliyoruz. Pompeipolis Antik Kenti’nin Taşköprü’de kurulduğunu biliyoruz. Tahmini bu yapı da 2 bin yılın üzerindedir eğer şapel ise. Çünkü üzerinde birkaç kaç kez tadilat geçirdiğini gösteren tabanda üzeri işlemeli motifli bir taş var, binanın giriş kısmında hemen görülebilir" şeklinde konuştu.


Tarihi yapının korunması ve turizme kazandırılması için yetkililerin harekete geçmesi gerektiğini vurgulayan Oğuz, bu önemli mirasın yok olmadan önce gerekli önlemlerin alınmasını ve restore edilerek turizme kazandırılmasını temenni etti.



Kiliseden Camiye dönüştürülmüştü, tarihi yapı definecilerin hedefi oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir Trafikte kavga çok pahalıya patladı: 2 tutuklama, 1 milyon TL ceza Nevşehir’de trafikte sollama nedeniyle çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Bıçak ve sopaların kullanıldığı olay sonrası taraflara toplamda 1 milyon 80 bin TL ceza kesilirken, 2 sürücü tutuklandı. Yaşanan kavgada cep telefonu ile kaydedildi. Olay, Nevşehir’de 2000 Evler Mahallesi Nar yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 38 AIF 551 plakalı otomobilin sürücüsü Ahmet Efe D. ile 06 CTB 057 plakalı otomobilin sürücüsü Suat T. arasında trafikte sollama nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine sürücüler araçlarını yol kenarında durdurarak araçlarından indi. Kısa sürede büyüyen tartışmaya araçlarda bulunan Ali D., Samet D. ile diğer araçtaki Necati S. ve Onur K. de dahil oldu. Taraflar, araçlarında bulunan bıçak ve sopaları alarak birbirine saldırdı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Kavgaya müdahale eden ekipler, sürücüler ve olaya karışan diğer şahısları gözaltına aldı. Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından Nevşehir İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen iki araç sürücüsü, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sürücülerin ehliyetlerine 6 ay süreyle el konulurken, araçlar ise 60 gün süreyle trafikten men edildi. Öte yandan cep telefonu ile kaydedilen olayda yer alan sürücü ve yolculara kişi başı 180 bin TL olmak üzere toplamda 1 milyon 80 bin lira idari para cezası uygulanacağı öğrenildi. Yetkililer, son dönemde yürürlüğe giren ve trafikte saldırgan davranışlara ağır yaptırımlar öngören düzenlemeler kapsamında; trafikte kavga, tehdit ve araçtan inerek saldırıda bulunma gibi eylemlere yüksek para cezalarının yanı sıra ehliyete el koyma ve araç men cezası uygulandığını belirtti. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Zonguldak BEUN Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesi hizmete sunuldu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), bilim, kültür ve eğitimin buluşma noktası olacak yeni bir eseri daha öğrencileriyle buluşturdu. Çaycuma Kampüsünde hayata geçirilen Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesi, düzenlenen görkemli törenle hizmete açıldı. BEUN Çaycuma Kampüsü bünyesinde akademik gelişime katkı sunacak bu önemli yatırım, bilgiye erişimin kolaylaştığı ve geleceğin inşa edildiği bir merkez olarak kapılarını araladı. Açılış törenine; Çaycuma Kaymakamı Adem Kaya, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse, Filyos Belediye Başkanı Erol Acar, Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür, ilçe protokolü, akademik ve idari personel, basın mensupları, vatandaşlar ve çok sayıda öğrenci katıldı. Program, aziz şehitlerin anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından BEUN Devlet Konservatuvarı tarafından sunulan müzik dinletisi katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. Üniversitenin tanıtım filminin izlenmesiyle devam eden program, açılış konuşmalarıyla devam etti. Günün anlam ve önemine dair konuşma yapmak üzere kürsüye gelen Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür, şu ifadeleri dile getirdi: "Bugün burada, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ile Subsea7 iş birliğinde hayata geçirdiğimiz Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesinin açılışını gerçekleştirmenin büyük mutluluğu ve gururunu yaşıyoruz. Kütüphaneler Haftası gibi anlamlı bir zaman diliminde, böylesine kıymetli bir eseri üniversitemize ve Zonguldak’a kazandırmak bizler için ayrıca anlam taşımaktadır. İnanıyorum ki bu kütüphane; öğrencilerimizin sadece ders çalıştıkları bir alan olmanın ötesinde, aynı zamanda dostluklarını pekiştirdikleri, birlikte ürettikleri ve geleceklerine yön verdikleri bir yaşam alanı olacaktır. Burada geçirilen her an, onların akademik yolculuklarına değer katacak, hayatlarında unutamayacakları izler bırakacaktır. 144 metrekarelik kullanım alanına sahip olan kütüphanemizde, 1500’ün üzerinde basılı kaynak titizlikle kataloglanarak öğrencilerimizin hizmetine sunulmuştur. Bunun yanı sıra RFID altyapısı, gelişmiş otomasyon sistemi, katalog tarama ve self-check cihazlarıyla donatılan bu merkez, kullanıcılarımıza hızlı, pratik ve çağın gereklerine uygun bir deneyim sağlamaktadır. Ayrıca zengin elektronik kaynak altyapımız sayesinde tüm kampüs kullanıcıları bilgiye her an, her yerden erişim imkânına sahiptir. Bu anlamlı projenin hayata geçirilmesinde başta Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere emeği geçen tüm paydaşlara, özveriyle çalışan ekip arkadaşlarıma ve bir parçası olmaktan gurur duyduğum Subsea7 ailesine gönülden teşekkür ediyorum. Bu kıymetli eserin, başta öğrencilerimiz olmak üzere Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailesine ve tüm Zonguldak halkına hayırlı olmasını temenni ediyorum." Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür’ün ardından kürsüye gelen BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bu müstesna zamanda böylesine anlamlı bir açılış vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Atalarımızın veciz ifadesiyle ‘Bir mekânın değeri, orada bulunan o anı anlamlı kılan insanlarla ölçülür.’ İşte bugün bu ortam; kıymetli çalışma arkadaşlarım, değerli öğrencilerimiz ve bu mutlu günümüze değer katarak ilme gönül veren siz saygıdeğer misafirlerimizle anlam kazanmaktadır. Nitekim bugün Kütüphaneler Haftası’nda yalnızca bir kütüphanenin kapılarını hizmete aralamıyoruz. Bilginin ve ilmin sayfalarını gençlerimizin ufkuna açıyoruz. Bilimin ışığıyla öğrencilerimizin ilerlediği kutlu yolu aydınlatıyoruz. Ecdadımız, kitaplarla dolu mekânları en kıymetli hazinelerden üstün görmüş; kütüphaneleri adeta birer ilim bahçesi olarak değerlendirmiştir. Bu sebeple kütüphaneler, yalnız kitapların bulunduğu mekânlar değildir. Aynı zamanda aklın, vicdanın ve hakikatin buluştuğu müstesna irfan ocaklarıdır. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu güzide eser de geleceğe bırakılan güçlü bir mirastır. Burada okunacak her kitap, yapılacak her araştırma, üretilecek her fikir, akademisyenlerimiz ve öğrencilerimizin Baki’nin de ifade ettiği gibi ‘hoş bir sada’ olarak yarınlara taşınacaktır. Bu anlamlı eserin hayata geçmesinde büyük emeği olan başta Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür Hanımefendi olmak üzere tüm Subsea7 ailesine verdikleri kıymetli desteklerden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Sözlerime son verirken; kütüphanemizin üniversitemize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Yükseköğrenim süreçleri boyunca kütüphanemizden faydalanacak öğrencilerimize Rabbimden üstün muvaffakiyetler diliyorum." Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer tarafından Subsea7 yönetim ekibine plaket takdim edildi. Program, kurdele kesimiyle devam ederken katılımcılar kütüphaneyi ziyaret edip çalışmaları yerinde inceledi. BEUN’dan Bilim ve Geleceğe Değer Katan Yatırım Modern altyapısı, zengin kaynakları ve teknolojik donanımıyla dikkat çeken Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesi; öğrencilerin akademik gelişimine katkı sunarken, bölgenin bilimsel ve kültürel hayatına da önemli bir ivme kazandıracak. BEUN’un vizyoner yaklaşımıyla hayata geçirilen bu anlamlı yatırım, üniversitenin bilgi üretme ve paylaşma misyonunu daha da ileriye taşırken; gençlerin hayallerine, araştırmalarına ve geleceğine ışık tutacak güçlü bir ilim merkezi olarak hizmet verecek.