ASAYİŞ - 14 Nisan 2026 Salı 10:59

Öldürdüğü hamile eşinin cesediyle 10 gün aynı evde yaşayan koca: "Tek hatırladığım 8 gün boyunca eşimin cesediyle uyumuşum"

A
A
A
Öldürdüğü hamile eşinin cesediyle 10 gün aynı evde yaşayan koca: "Tek hatırladığım 8 gün boyunca eşimin cesediyle uyumuşum"

Kastamonu’da 8 aylık hamile eşini öldürdükten sonra yaklaşık 10 gün 1,5 yaşındaki çocuğuyla birlikte cesetle aynı evde yaşayan şahıs, içtiği sigara sebebiyle olay anını hatırlamadığını iddia ederek, "Tek hatırladığım 8 gün boyunca eşimin cesediyle uyumuşum" dedi.


Olay, 21 Nisan 2025’te İnönü Mahallesi Arnavut Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerindeki apartmandan kötü kokuların gelmesi üzerine binada yaşayan vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezini aradı. İhbar üzerine Civil ailesinin yaşadığı eve giren ekipler, 34 haftalık hamile Elif Civil’in cesediyle karşılaştı. Elif Civil’in, vücuduna aldığı 12 bıçak darbeleriyle öldürüldüğü, cesedin 10 günden fazla süredir evde olduğu belirlendi. Yaşanan olayın ardından harekete geçen Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ölen kadının kocası Berkan Civil’i (29) 1,5 yaşındaki çocuğu İ.C. ile birlikte Nasrullah Meydanı’nda yakaladı. Gözaltına alınan Berkan Civil tutuklandı.


Olayın ardından Berkan Civil hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "Eşe karşı kasten öldürme kasten öldürme" suçundan dava açıldı. Davanın ilk duruşmasında, tanıklar ve taraf avukatları hazır bulunurken, sanık SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı.



"Tek hatırladığım 8 gün boyunca eşimin cesediyle uyumuşum"


Duruşmada savunma yapan Berkan Civil, "Olaydan önce ben, kapı komşum M.Ç.’yi telefonla aradım. Çarşıya inemeyeceğimi eve gelirken ekmek ve sigara almasını söyledim. Kapıyı tıkladı, açtım ekmek ve sigarayı aldım. Parasını da verdim. Sigarayı içtikten sonrasını da hatırlamıyorum. Tahlillerimde uyuşturucu çıktı mı, bilmiyorum. 4 gün kendimde değildim. Uyandığımda boğazımda kesik vardı, karnımda da kesikler vardı. Tek hatırladığım 8 gün boyunca eşimin cesediyle uyumuşum. Telefonum da olmadığı için arayamadım. Ben yaralıydım, eşim de öldürülmüş haldeydi. Telefonum yoktu, bulamadım. O yüzden de kimseyi arayamadım. Sigarayı içtikten sonra uyandığımda boğazım kesikti. Gömleğimde kan içerisindeydi. Korktuğum için kimseyi arayamadım, haber veremedim. 4 gün boyunca uyuya kalmışım. Korktum, çocuğumu kaybederim diye, o yüzden aramadım. Eşimle ara sıra anlaşmazlıklarımız olurdu. Her ailede olduğu gibi sorunlarımız olurdu. Fiziki olarak eşime bir şiddet uygulamadım. Ciğerim yanıyor, evladımı, eşimi kaybettim. Tek hazırladığım T.Ş.’nin kapıya gelip ekmek ve sigarayı bıraktığı, ardından bir süre sonra görüşünce, ‘ben, sana demiştim’ diye cevap verdi. 10 gün sonra olay ortaya çıktı. Kan değerlerimde uyuşturucu çıktı mı bilmiyorum" dedi.



"Ben babayım sonuçta, bilincimi kaybetsem de çocuğuma bakabilirim"


Evde bulunan bıçaktaki DNA’sının daha önce ev işlerinde kullandığı için çıkmış olabileceğini iddia eden sanık, "Herhangi bir yere borcum yoktu. Herhangi birisiyle husumetim de yok. Ben işimde gücümde birisiyim, eşimin de kimseyle husumeti yoktu garibimin. Boya ve fayans işlerine gidiyorum, akşamları da kahvehanede çalışıyordum. Ben, 8 gün boyunca evde eşimin cesedini gördüm. Nasıl yaralandığımı hatırlamıyorum. Uyandığımda boğazım kesik, gömleğim de kan içerisindeydi. Yakalandığım güne kadar 8 gün boyunca dışarıya hiç çıkmadım. Herhangi bir madde kullanmadım. Olaydan 15 gün önce eşimle kavga ettiğimi söylüyorlar. Bunu kabul etmiyorum. Madem komşularımız kavga ettiğimizi duymuşlar, neden polisi aramamışlar" diye konuştu.


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına duruşmaya katılan avukatın, "4 gün boyunca kendine gelemediğini söylüyorsun. 1,5 yaşındaki çocuğun bakımını kim sağlamış, bunu açıklayabilir misiniz" şeklindeki sorusuna cevap veren sanık, "Çocuğuma ben baktım. Ben, babayım, bilincimi kaybetsem de çocuğuma bakabilirim. Kendimde olmasam da hatırlamasam da çocuğuma bakabilecek durumdaydım" şeklinde konuştu.



"Arada bir sigara alıp Berkan’a verirdim"


Tanık olarak dinlenen komşu T.Ş. de, "Sanık ile 3 ay arkadaşlığımız oldu. Karşı kapı komşumdu. Olayı bilmiyordum. Yakalandığı gün ben Ankara’daydım. Ben evine bir bardak çay dahi içmeye gitmedim. Eşinin ismini bilmem. Bir kere evime geldi ve 5 dakika oturup gitti. Eşiyle ilgili bir sorunundan bahsetmedi. Eşini de 2 kere gördüm. Bir gece eşi ile sesleri geldi, kavgalarını duymuştum. Arada bir sigara alıp Berkan’a verirdim. İçimden gelirdi. En son olaydan 10 gün önce sigara alıp vermiştim. Paket sigaraydı. Kapının önünde ayakkabılık vardı, oraya bıraktım. Ben iki paket sigara almıştım, birisini Berkan’a verdim, diğerini kendime aldım. Benden sigara istememişti. Arayıp söylemedim, o bıraktığım yerden alıyordu" ifadelerini kullandı.


T.Ş.’nin verdiği ifadenin ardından konuşan Berkan Civil, "Sen bana bunu nasıl yaptın, eşime nasıl kıydın?" şeklinde tepki göstererek, "Adaletin tecelli etmesini diliyorum. Ailesinin şikayetçi olması umurumda değil. Ben onlardan daha düşkündüm eşime. Gereken araştırılsın. Adalete güveniyorum. İki elim T.Ş.’nin yakasında olacak. Eşimi kaybettim, evladım yetim kaldı. Her şey araştırılsın. Düne kadar ailesi de hayatımızda yoktu. Yazıklar olsun. Bir de tanıklık yapıyorlar" dedi.



Kirayı ve aidatlarını ödemeyince eşini öldürdüğü ortaya çıktı


Berkan Civil’in ev sahibi S.G. de, "Elif’i hiç görmedim. Sanığın kira borcu vardı, ödeyemediler. Nisan ayında çıkacağını söyledi. Nisan ayı gelince 2 hafta boyunca aradım ama ulaşamadım. Ben de yöneticiyi aradım. Durumu anlattım. Yönetici ile birlikte daireye çıktık. Koku geliyordu, biz de polisi aradık" diye konuştu.



"Ailesi bizi arayıp, ‘kızınızı alın, yoksa öldürür denize atarız’ dediler"


Elif Civil’in babası İ.Ç. de, "En son yüz yüze bir yıl önce İstanbul’da görüşmüştük. Yaşananları biz bilmiyoruz. Olaydan 3 ay önce sanığın annesi ve babası bizleri aradı, ‘kızınızı alıp götürün, keser atarız, öldürürüz, geçinemiyorlar’ dediler. Biz de kızımızı arayıp durumunu sorduk, ’sorun yok, iyiyiz’ dediler. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" dedi.


Sanığın ailesini ve taraf avukatlarını da dinleyen mahkeme heyeti, dosyadaki eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.



Öldürdüğü hamile eşinin cesediyle 10 gün aynı evde yaşayan koca: "Tek hatırladığım 8 gün boyunca eşimin cesediyle uyumuşum"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Tüketicileri sevindirecek emsal karar: Yanlış karar sebebiyle para Hazineden çıkacak Kayseri’de bir tüketicinin, özel okula verdiği paranın iadesinin görüldüğü tüketici mahkemesindeki duruşmada tüketici aleyhine karar çıktı. Yapılan itiraz sonucunda Yargıtay, mahkemenin yanlış karar verdiğini, tüketicinin zararının Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan karşılanması gerektiğine hükmederek emsal bir karara imza attı. Kayseri’de yaşayan Ziya Biçer, çocuğunun eğitim gördüğü Bilfen’e yaptığı ödemenin fazla olduğunu anlayarak iadesi için tüketici hakem heyetine başvurdu. Heyet tüketiciyi haklı görerek paranın iadesine karar verirken, kurum tüketici mahkemesine itiraz etti. Mahkeme, yapılan yargılama sonucunda tüketiciyi haksız bularak paranın iade edilmemesine hükmetti. Bunun üzerine konu Yargıtay’a taşınırken, gelen karar emsal niteliğinde oldu. Yargıtay, mahkemenin yanlış karar vererek tüketiciyi mağdur ettiği yönünde karar vararak, zararın Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın hakim adına tüketiciye ödemesine hükmetti. Kararı değerlendiren Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, "Bilfen adında özel bir okul tüketicimizden haksız yere bir bedel talep ediyor ve tüketicimiz de kuruma güvenerek bunu ödüyor. Tüketicimiz sonrasında başkalarının ödemediğini öğrenince tekrar talep etmek için hakem heyetine başvuruyor ve heyet tüketicimizi haklı buluyor. Fazla bedelin tüketiciye iadesine karar veriyor. Kurum, tüketici mahkemesine itirazda bulunuyor. Tüketici mahkemesinde aslında elma konusunda açılan bir davada armut konusunda karar veriyor. Konuyla alakalı bir karar değil, çok yanlış bir karar veriyor. Bu karardan dolayı tüketicimizin bir mağduriyeti var. Hakem heyetinden itirazdan sonra giden kararlar tüketici mahkemesinde kesindir. Burada bir gerçek daha ortaya çıkıyor. Tüketici mahkemesinin tüketici aleyhine vermiş olduğu kararlardan kesin olmamasından dolayı bir içtihadın ortaya çıktığını görüyoruz ve bununla ilgili bir yasal düzenleme de bekliyoruz. Tüketici mahkemesinin yanlış karar vermesi ve kesin olmasından dolayı tüketici zararının tazmini için Yargıtay’a gidecek. Bunu Bilfen’den isteyemiyor. Çünkü o konu kapandı. Yanlış karar verilmesinden dolayı Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan talep ediyor. Yargıtay da "Doğru bir karar değil. Dolayısıyla tüketici zarara uğramış, bu zararı Hazine ve Maliye Bakanlığı hakim adına ödeyecek" diyor. Tüketicimiz burada mağduriyetini gidermiş oldu ama ortaya da bir gerçek çıkıyor. Hakim adalete göre karar verecek ama hakimin her verdiği karar doğru değilse bir sorumsuzluk olmamalı. Onlara bir sorumluluk verilmeli. Tüketicimizi tebrik ediyorum. Bu karar mükemmel bir karar" dedi. "Maddi kazanç peşinde koşarak yapmadım" Tüketici Ziya Biçer de, "İnsanlar haklarını arasınlar ve sözleşmeyle korunan haklarının peşlerine düşsünler. Hakimler de insan ve onlar da hata yapabilirler. Kesin kararlarında en azından bir telafi yolu olması lazım. Maddi kazanç peşinde koşarak yapmadım. Adaletsizliğe uğradığımdan emin olduğum için bunun peşine düştüm ve sonunda başardık. Uzun bir yoldan sonra böyle bir karara ulaşmak manevi olarak tatmin duygusu veriyor. İnşallah bundan sonra da rücu davası açılır. Onu da gerçekleştirirsek tam anlamıyla istediğimizi yapmış olacağız" ifadelerini kullandı.
İstanbul Turizmde Greendeks dönemi Sürdürülebilirlik, artık bir yaklaşım değil, ölçülebilir bir performans alanı olarak konumlanıyor. Kredi Kayıt Bürosu’nun (KKB) geliştirdiği Greendeks ile bu alandaki yeterlilikler ölçülebiliyor. Kredi Kayıt Bürosu’nun (KKB) geliştirdiği Greendeks; işletmelerin Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) kriterleri çerçevesinde sürdürülebilirlik performansını ölçülebilir ve raporlanabilir şekilde sunarken, farklı sektörlerde dönüşümü hızlandırmaya devam ediyor. Bu sektörlerden biri de turizm. Turizm sektöründe sürdürülebilirlik, artık bir yaklaşım değil, ölçülebilir bir performans alanı olarak konumlanırken, Greendeks ile kurumlar bu alandaki yeterliliklerini ölçebiliyor. Bu yaklaşım, sektör genelinde dönüşümü tetikleyen önemli bir referans noktası niteliği taşıyor. Greendeks değerlendirmesi; çevresel etkilerin yanında sosyal ve kurumsal yönetişim süreçlerini de kapsayan kapsamlı bir analiz ve A’ seviye, mevcut performansın bir göstergesi olmanın ötesinde; sürdürülebilir büyümede güçlü bir referans noktası. Elde edilen ’A’ seviyesi, sürdürülebilirliğin yalnızca bir iletişim dili değil, operasyonel kararların merkezinde konumlandığını ortaya koyuyor. Enerji verimliliğinden kaynak yönetimine, çalışan refahından misafir deneyimine kadar tüm temas noktalarında turizm sektöründe yeni bir standardın oluştuğuna işaret ediyor. Greendeks değerlendirmesinde ’A’ seviyesine ulaşan Swissôtel Resort & Spa Çeşme için düzenlenen plaket takdim töreninde açıklamalarda bulunan Kredi Kayıt Bürosu Genel Müdürü Gökhan Şahin, "Greendeks platformu aracılığıyla işletmelerin ve talep edilmesi durumunda tüm tedarik zinciri ekosisteminin sürdürülebilirlik performanslarını bütüncül ve güvenilir bir çerçevede değerlendirmelerine katkı sunuyoruz. Turizm sektöründe elde edilen A seviyesi skor, sürdürülebilirliğin artık ölçülebilir ve işletmeler için somut bir performans göstergesine dönüştüğünü göstermesi açısından önemli bir örnek oluşturuyor. Bu başarı, yalnızca tek bir işletmenin değil, tüm sektörün dönüşümüne ilham verecek niteliktedir. Turizm ve otelcilik sektöründe ortaya çıkan bu örnekleri çoğaltarak ve farklı sektörlere yayarak, sürdürülebilirlikte ortak bir referans noktası oluşturmayı hedefliyoruz" dedi.
Amasya Merzifon’un içme suyu projesinde boru döşeme çalışması sürüyor Amasya’nın Merzifon ilçesinde uygulanan içme suyu hattı projesinde boru döşeme çalışmaları sürüyor. Şimdiye kadar 70 kilometrelik kısımda boru döşeme işlemi tamamlandı. Kalan kısımdaki çalışmanın hızla sürdüğünü belirten Merzifon Belediye Başkanı Alp Kargı, "Vatandaşlarımızın merak ettiği asfalt çalışmalarına ise altyapı, abone bağlantıları ve gerekli sağlık testleri tamamlandıktan sonra başlayacağız" dedi. Sahadaki 8 ekipten 7’sinin hat döşeme çalışmalarını sürdürürken 1 ekibin abone bağlantılarını gerçekleştirdiğini anlatan Başkan Kargı, "Çalışmalarımız şu anda Hafız Mustafa Caddesi’nde devam ediyor. Sırada Cumhuriyet Caddesi var. Bu süreç sadece sahadaki çalışmalardan ibaret değil arka planda büyük bir emek, planlama ve teknik takip yürütülüyor. Su İşleri Müdürlüğümüz ve alanında uzman ekiplerle süreci titizlikle ilerletiyoruz" diye konuştu. Halkın merak ettiği asfalt çalışmalarına ise altyapı, abone bağlantıları ve gerekli sağlık testleri tamamlandıktan sonra başlayacaklarını vurgulayan Kargı, "Kurban Bayramı öncesi ya da hemen sonrasında asfalt çalışmalarımızı daha da hızlandıracağız. Yoğun bir yaz dönemi bizi bekliyor. İnandık, kararlıyız ve sona yaklaştıkça heyecanımız daha da artıyor. Bu büyük çalışmada emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma ve sabırları için kıymetli hemşehrilerime teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.