EĞİTİM - 30 Nisan 2026 Perşembe 14:48

Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal: "Akif toplumu etkileyen büyük krizler karşısında cesareti öne çıkarmıştır"

A
A
A
Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal: "Akif toplumu etkileyen büyük krizler karşısında cesareti öne çıkarmıştır"

Türkiye Büyük Millet Meclisi himayelerinde Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen "4 Şehir 4 Mekan 4 Akif" sempozyumunda Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un Milli Mücadele yıllarındaki rolü ele alındı.


Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un Milli Mücadele yıllarındaki rolü ve Kastamonu’daki izleri ele alındığı "Mehmet Akif Ersoy’da Cesaret ve Kastamonu Günleri" başlıklı sempozyum, Kastamonu Üniversitesinin ev sahipliğinde Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirildi.


Programda, Mehmet Akif Ersoy’un bağımsızlık mücadelesindeki yeri, düşünce dünyası ve Kastamonu’nun Milli Mücadele sürecindeki stratejik önemi akademik çerçevede değerlendirildi.


Oturumda ayrıca, Milli Mücadele döneminde Kastamonu’nun üstlendiği tarihî misyon ile Mehmet Akif Ersoy’un Nasrullah Camii’nde gerçekleştirdiği vaazların toplum üzerindeki etkileri de ele alındı.


Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Mehmet Âkif’i yalnızca anmanın yeterli olmadığını, onun temsil ettiği ahlak, iman ve mücadele anlayışının yeniden kavranması gerektiğini vurguladı. İstiklâl Marşı’nın yalnızca bir metin değil, milletin hafızasında derin izler bırakan bir duruşun ifadesi olduğunu belirten Rektör Topal, "Mehmet Akif’in eserleri ve vaazları incelendiğinde, onun milletine yalnızca moral vermekle yetinmediği, aynı zamanda şuur, mücadele ve mesuliyet duygusu kazandırmayı hedeflediği görülür. Akif, toplumu sarsan büyük krizler karşısında teslimiyeti değil, direnişi, ümidi; dağınıklığı değil, birliği, korkuyu değil, cesareti öne çıkarmıştır" dedi.


Mehmet Akif Ersoy’un hayatında Kastamonu’nun ayrı bir yeri olduğuna dikkat çeken Rektör Topal, Kastamonu’nun Millî Mücadele döneminde yalnızca coğrafi bir mekân değil, fikir, inanç, dayanışma ve direniş ruhunun yoğunlaştığı önemli merkezlerden biri olduğunu kaydetti. Rektör Topal, "O dönemde milletin sadece cephede mücadele etmesi yeterli değildi. Mücadelenin anlamının halka anlatılması, bağımsızlık fikrinin diri tutulması ve birlik duygusunun canlı kalması gerekiyordu. Mehmet Akif bu noktada önemli bir sorumluluk üstlenmiştir" diye konuştu.


Akif’in Kastamonu’da verdiği vaazlar, yaptığı konuşmalar ve ortaya koyduğu fikri mücadele, Milli Mücadele ruhunun Anadolu’ya yayılmasında büyük bir etkiye sahip olduğunu söyleyen Rektör Topal, "Nasrullah kürsüsünden yükselen ses, sadece o günün insanlarına değil, sonraki kuşaklara da hitap eden güçlü bir tarihi miras haline gelmiştir. Nasrullah Vaazı, Mehmet Akif’in milletin istiklali için taşıdığı derin kaygıyı, güçlü inancı ve sarsılmaz sorumluluk bilincini gösteren önemli metinlerden biridir. Söz konusu vaazda Akif, sadece dönemin siyasi ve askeri şartlarını değerlendirmemiş; aynı zamanda millet olmanın, birlikte hareket etmenin, bağımsızlık fikrine sahip çıkmanın ve mücadeleden vazgeçmemenin önemini vurgulamıştır. Dolayısıyla Kastamonu, Mehmet Akif’in hayatında sadece bir durak değil, onun fikir ve mücadele dünyasında önemli bir anlam merkezidir" şeklinde konuştu.


Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ise Mehmet Akif’in Milli Mücadele döneminde yalnızca mücadele ruhunu değil, aynı zamanda milletin manevi direncini de güçlendirdiğini ifade etti. İstiklâl Marşı’nın taşıdığı ruhun doğru anlaşılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Arıcan, etkinliğin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin desteğiyle gerçekleştirildiğini belirtti.


Kastamonu’nun Mehmet Akif’in hayatında özel bir yere sahip olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Arıcan, Akif’in karakterini şekillendiren cesaret anlayışına değinerek, "Korkma demek, Peygamber Efendimizin (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) Hz. Ebubekir’e hitabında olduğu gibi ‘Allah bizimledir’ diyebilmektir. Ümitsizlikten, yalnızlıktan ve milletin geleceğine sahip çıkmaktan korkmamayı ifade eder. Mehmet Akif’in cesaret anlayışı iman ve sorumluluk bilinciyle şekillenmiştir" ifadelerini kullandı.


Mehmet Akif’in yalnızca bir şair değil aynı zamanda bir medeniyet düşünürü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Arıcan, "Dijital mecrada önemli görevler ifa etme sorumluluğumuz olduğunu anlıyoruz. O yüzden Akif’i bu kapsamda anlayarak tekrar nefse düşmeden, birliğimizi kaybetmeden, bilgiye sarılarak, ahlakı merkeze alarak, hakkı ve hakikati savunarak milletimize, insanlığa ve hakikate karşı sorumluluğumuzu yerine getirmemiz gerekiyor" dedi.


Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı da Mehmet Akif’in Nasrullah Camii’nde verdiği vaazların halkın moral ve direncini güçlendirdiğini belirterek, şehrin Milli Mücadele döneminde üstlendiği kritik role dikkat çekti.


Sempozyumun açılışında konuşan Proje Koordinatörü Dr. Gazi Doğan ise Türk Kurtuluş Savaşı’nın önemli şehirlerinden biri olan Kastamonu’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "4 Şehir 4 Mekan 4 Akif" projesinin ortaya çıkış sürecini katılımcılarla paylaştı. Projenin amacının Mehmet Akif Ersoy’u genç kuşaklara tanıtmak ve onun düşünce dünyasını farklı şehirler üzerinden yeniden hatırlatmak olduğunu belirten Dr. Doğan, Kastamonu’nun Milli Mücadele’de üstlendiği tarihi role dikkat çekti. Gençlere tavsiyelerde bulunan Doğan, "Özellikle gençlerimiz, yarının Türkiye’si sizin eseriniz, bu şuurla Akif’i yeniden okumayı ve anlamayı zihnimize kazırız" dedi.


Konuşmaların ardından TÖMER’de eğitim gören uluslararası öğrenciler, ülkelerine ait yöresel kıyafetlerle İstiklal Marşı’nı okudu. Program, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Müzikoloji Bölümü tarafından hazırlanan konserle devam etti.


Daha sonra "Mehmet Akif Ersoy’da Cesaret ve Kastamonu Günleri" başlıklı panel gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı’nın yaptığı panelde, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Onur Hasdedeoğlu, Doç. Dr. Zeki Gürel, Doç. Dr. Tuba Dalar ve Dr. Öğretim Üyesi Serap Denizmen sunumlarıyla yer aldı Panelde konuşan Prof. Dr. Kaymakcı, Mehmet Akif’in düşünce dünyasının genç nesillere doğru şekilde aktarılmasının önemine dikkat çekerek, dijital çağda zayıflayan ahlaki değerlerin yeniden hatırlanması gerektiğini ifade etti.


Panelde ilk sözü alan Doç. Dr. Tuba Dalar, Mehmet Akif’in cesaret anlayışını anlattı. Prof. Dr. Onur Hasdedeoğlu ise, "Cehalete Karşı Cesaret: Safahat’tan Örnekler" başlıklı sunum gerçekleştirdi. Dr. Öğretim Üyesi Serap Denizmen, Kurtuluş Savaşı döneminde Mehmet Akif’in etkili iletişim gücünü ele alarak doğru söylem ve güçlü hitabeti sayesinde toplum üzerinde önemli bir etki oluşturduğunu ifade etti. Müslümanların birlik olması gerektiğinin altını çizen Denizmen, Türk Milli Mücadelesi’nin Müslüman dünya için de önemli olduğuna dikkat çekti. Panelin son konuşmacısı Doç. Dr. Zeki Gürel ise Mehmet Akif Ersoy’un Kurtuluş Savaşı’nın manevi mimarlarından biri olduğunu belirterek, zor dönemlerde milletin moral gücünü yükseltmek amacıyla ülkenin çeşitli yerlerinde görevlendirildiğini ve camilerde vaazlar verdiğini hatırlattı.


Panelin ardından panelistlere teşekkür belgesi takdim edildi. Sempozyuma Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan, Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş’ün yanı sıra, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Fırat Üniversitesi’ne Avrupa kapıları açıldı Fırat Üniversitesi, Avrupa üniversite sporlarının en üst çatı kuruluşlarından biri olan European University Sports Association (EUSA)’ya kabul edildi. Fırat Üniversitesi, Avrupa üniversite sporlarının en üst çatı kuruluşlarından biri olan European University Sports Association (EUSA)’ya kabul edildi. Bu prestijli yapıya Fırat Üniversitesinin kabul edilmesi, üniversitenin spor alanındaki uluslararasılaşma hedefleri açısından önemli bir dönüm noktası oldu. EUSA Yönetim Kurulu tarafından gerçekleştirilen toplantıda alınan kararla Fırat Üniversitesine "Geçici EUSA Üyelik" statüsü verildi. Üniversiteye gönderilen resmi kabul mektubunda, üyelik başvurusunun takdirle karşılandığı ve sürecin olumlu şekilde ilerlediği vurgulandı. Mektupta ayrıca, geçici üyelik statüsüne sahip üniversitelerin, EUSA Üyelik Rehberi’nde yer alan haklardan şimdiden yararlanabileceği ifade edildi. Nihai üyelik onayının ise 2027 yılında yapılacak EUSA Genel Kurulu’nda karara bağlanacağı belirtildi. Bu gelişmeyle birlikte Fırat Üniversitesi, Avrupa çapında düzenlenen üniversiteler arası spor organizasyonlarına katılım hakkı elde ederken, aynı zamanda bu tür organizasyonlara ev sahipliği yapma fırsatına da kavuşacak. Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, "Üniversitemizin European University Sports Association üyeliği, spor alanındaki uluslararası vizyonumuzun önemli bir göstergesidir. Öğrencilerimizin Avrupa platformlarında yer alması ve üniversitemizin uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek konuma gelmesi bizler için büyük bir gurur kaynağıdır" ifadelerini kullandı.
İstanbul Türkiye - Kazakistan ticari işbirliği Orta Koridor odağında ele alındı "Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru’nun Geliştirilmesi" konulu toplantıda Kazakistan ve Türkiye arasındaki ticari işbirliklerini artırmaya yönelik konular ele alındı. Toplantıda konuşan Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Assel Zhanassova, Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru’nun önemine dikkat çekti. "Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru’nun Geliştirilmesi" konulu yuvarlak masa toplantısı, ulaştırma ve lojistik sektöründe faaliyet gösteren kamu ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Toplantıya Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Assel Zhanassova, Kazakistan Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev ve Kazakistan Demiryolları Yönetim Kurulu Başkanı Talgat Aldybergenov ile birlikte ilgili kurumların temsilcileri katıldı. Toplantıda, Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru’nun (Orta Koridor) geliştirilmesi, lojistik kapasitenin artırılması ve bölgesel ticaretin daha etkin hale getirilmesine yönelik konular masaya yatırıldı. Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Assel Zhanassova, Çin ve Avrupa arasındaki taşımacılık hatlarına ilişkin değerlendirmede bulundu. Zhanassova, Çin’den Avrupa’ya mal taşımacılığının yüzde 10’un Kazakistan üzerinden geçtiğini ve bu oranı yüzde 20’ye çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Küresel ticaret yollarında güvenlik risklerinin oluştuğuna da dikkat çeken Zhanassova, alternatif ticaret yolları olmasının ticaretinin sürdürülebilmesi açısından önem taşıdığını söyledi. "Hürmüz Boğazı’ndaki riskler Orta Koridor’un yük hacmini artıracaktır" ABD, İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın Hürmüz Boğazı’ndaki ticareti etkilediğini belirten Zhanassova, "Hürmüz Boğazı da küresel ticaret yollarından biri. Hürmüz Boğazı’ndaki riskler Orta Koridor’un yük hacmini artıracaktır. Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru rotasından geçen yük hacminin artacağını öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru’nda hızlı teslimat ve kapasite artışına yönelik yapılan çalışmalardan da bahseden Zhanassova, "2025 yılından itibaren gerekli çalışmalar yapılıyor. Çin, Kazakistan, Azerbaycan ve Gürcistan olmak üzere hükümetler arası ve demiryolu taşımacılığı yapan şirketler arasında işbirliği yapılmaktadır" dedi. Geçiş süreçlerinin hızlandırılmasına yönelik adımları da anlatan Zhanassova, "Malların hızlı geçmesi ve zaman kaybı yaşanmaması için geçişlerde ortak fiyat belirlenmesi noktasında çalışmalar yapılmaktadır. Ürünlerin hızlı geçişinin sağlanması için yeşil koridor ile ilgili çalışmalar da yapılmaktadır. Her ülkenin yapacağı ev ödevleri var. Sözleşmeler çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. "Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kazakistan ziyareti işbirliklerinin gelişimine katkı sağlayacaktır" Türkiye ile ilişkilere de değinen Zhanassova, "Mayıs ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kazakistan’ı ziyareti olacaktır. Bu ziyaretten beklentimiz yüksektir. İki ülkenin iş insanları da bir araya gelecektir. Ziyaret iki ülke arasındaki ekonomik işbirliklerinin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır. Kazakistan hükümeti olarak gerekli çalışmaları yapmaya hazırız" dedi. "Kazakistan-Türkiye arasındaki ticari ilişkiler her yıl artarak devam ediyor" Ekonomik ilişkilerin seyrine ilişkin değerlendirmede bulunan Zhanassova, "Kazakistan - Türkiye arasındaki ticari ilişkiler her yıl artarak devam ediyor. İthalat, ihracat ve yatırımlar açısından ciddi artışlar var. Dünyada yaşanan krizlere rağmen yatırımların arttığını görüyoruz. İki ülke arasındaki ekonomik işbirliklerinin güçlenerek devam etmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Aydın Aydın’da zeytinyağı sektörü için operatör eğitimi düzenlendi Aydın’da Polat Makina tarafından düzenlenen eğitim programında, 20 farklı şehirden 70’ten fazla üretici ve operatör bir araya gelerek zeytinyağı üretim süreçlerine yönelik uygulamalı eğitim aldı. Aydın’da faaliyet gösteren Polat Makina, zeytinyağı sektörüne yönelik nitelikli insan gücü yetiştirme çalışmaları kapsamında ikinci Zeytinyağı Tesisi Operatör Yetiştirme Eğitimi’ni gerçekleştirdi. Şirketin üretim tesislerinde düzenlenen programa, Türkiye’nin 20 farklı şehrinden 70’ten fazla zeytinyağı üreticisi, tesis operatörü ve çiftçi katıldı. Polat Group Holding iştiraklerinden olan Polat Makina tarafından düzenlenen eğitim programı, zeytinyağı sektörünün sürdürülebilirliğine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirilirken, ilki 26 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilen program, yoğun talep üzerine ikinci kez düzenlendi. Gün boyu süren eğitimlerde katılımcılara, zeytinyağı tesisi kurulumu, finansman kaynakları, üretim süreçleri ve makine bakımı gibi konularda kapsamlı bilgiler verildi. Program kapsamında gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde katılımcılar separatör sökme ve takma işlemlerini deneyimleme fırsatı buldu. Ayrıca düzenlenen fabrika turu ve showroom ziyaretiyle üretim teknolojileri yerinde incelendi. Eğitim programında zeytinyağı tadımı konusunda Dr. Abidin Tatlı tarafından sunum gerçekleştirilirken, Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Aydın İl Koordinatörü Arzu Akar da sektöre yönelik destekler hakkında bilgilendirmede bulundu. Polat Makina Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Volkan Polat ise yaptığı açıklamada, zeytinyağı üretiminde teknolojinin yanı sıra yetişmiş insan gücünün önemine dikkat çekerek "Polat Makina olarak ’Sizin için Mühendislik’ anlayışımızla, zeytinyağı üreticilerimize en ileri teknolojiyle üretilmiş makineleri sunuyoruz. Ancak en güçlü teknoloji bile onu doğru kullanan insan gücüyle anlam kazanır. Zeytin, bu topraklar için yalnızca bir tarım ürünü değil, köklü bir miras, derin bir kültür. Bu mirası yaşatmanın yolu, onu en iyi şekilde işleyebilecek yetkin ellere bırakmaktan geçiyor. Eğitimlerimizle hem sektörümüze hem de bu değerin gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunmak istiyoruz" dedi. Polat Makina, zeytinyağı sektörüne yönelik operatör yetiştirme eğitimlerini önümüzdeki dönemde de sürdürmeyi planladığı öğrenildi.