GENEL - 10 Mayıs 2023 Çarşamba 16:39

Kayseri Şeker’den halka arz lansmanı

A
A
A
Kayseri Şeker’den halka arz lansmanı

Sermaye Piyasası Kurulu tarafından halka arzı onaylanan Kayseri Şeker halka arz tanıtım programı düzenledi.

Sermaye Piyasası Kurulu tarafından halka arzı onaylanan Kayseri Şeker halka arz tanıtım programı düzenledi. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek’inde katıldığı lansmana iş dünyası da yoğun ilgi gösterdi. Çiftçi ve çalışanlarında katılımıyla büyük bir coşkuya dönüşen lasnmanda konuşan Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, “Kayseri Şeker tarihi günlerinden birini daha yaşıyor. 10 yıl önce hayallini kurduğumuz bu güzel gelişmeyi bugün gerçekleştirmenin sevincini ve mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.


6 Mayıs 2023 tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından halka arzı onaylanan Kayseri Şeker halka arz tanıtım programını 15 Temmuz Şehitleri Konferans Salonu’nda gerçekleştirdi. ‘Türkiye’nin tarımda üreten gücü Kayseri Şeker’ ve ‘Akıllı tarım, akıllı yatırıma dönüşüyor’ sloganlarıyla gerçekleştirilen halka arz tanıtım programına Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mehmet Yalçın ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Kayseri Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyeleri, Pankobirlik Genel Müdürü Tolga Demirhan, Gedik Yatırım Genel Müdürü Ersan Akpınar, TÜMSİAD Şube Başkanı Osman Atıcı ile bankaların bölge müdürleri ve şube müdürleri katıldı.


Halka arz tanıtımında konuşan Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, “10 yıl önce hayallini kurduğumuz bu güzel gelişmeyi bugün gerçekleştirmenin sevincini ve mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. Başkan Akay konuşmasında daha sonra şu görüşlere yer verdi:


“Türkiye’de kooperatifçilik profesyonelce yönetilmiyor, güçlü bir denetim mekanizması yok. Kooperatiflerin mutlaka profesyonelce yönetilmesi ve güçlü bir denetim mekanizmasına sahip olması lazım. Bunun için önemli adım Sermaye Piyasası Kuruluna üye olmaktı. Bu noktadaki değerlendirmelerimizi, görüşlerimizi, çok saygıdeğer siyasetçilerimize anlattık. Kayseri’de gerçekten konuya çok ilgi alaka gösteren siyasetçilerimiz işe sahip çıktılar. 2017 yılında bütün kooperatif şirketlerinin halka açık statüsü kazanması ile ilgili kanun çıkarıldı. 2018 yılından itibaren Kayseri Şeker ve benzeri kuruluşlar halka açık şirket statüsü kazanarak, Sermaye Piyasası Kurulu’nun da (SPK) denetimine tabi hale geldi. Bu da yetmez dedik halka açık şirket statüsü kazanması kâğıt üzerinde kalsın bu doğru değil aynı zamanda bunu fiili olarak da halka açık hale gelmesi lazım bu şirketlerin aynı zamanda borsada işlem görmesi, borsanın da denetimine girmesi lazım diye düşündük. 2013 yılında hayalini kurduğumuz bu işle ilgili olarak 2 sene önce müracaat da bulunduk. 2021 yılında yapmış olduğumuz başvuruyu SPK kabul etti. 2021 yılı Haziran ayında borsada yaşanan olumsuzluktan dolayı yatırımcı sayısı 850 binden 35 bine kadar düşmüştü. Sorun yaşarız düşüncesiyle çok değerli ortaklarımız ile birlikte yine karar vererek bu işten vazgeçmiştik. Bu yıl tekrar müracaatımızı yeniledik. SPK 6 Mayıs 2023 tarihli toplantısında, Kayseri Şeker’in iki yıl önceki müracaatını da dikkate alarak hızlı bir şekilde Kayseri Şeker’in halka arzına onay verdi. Halka arz ile yapılmak istenen tabi öncelikle Kayseri Şekerin kurumsal bir şirket olması, kurumsal kimliğine sahip bir şirket olması bunu pekiştirmesi bunu güçlendirmesi ve aynı zamanda çiftçisinin ve çalışanlarının da şirkete ortak olması. Çünkü daha önceki yıllarda Kayseri Şeker kar ettiği dönemlerde tarihinde ilk defa 68 yıllık kuruluş Kayseri Şeker 3 sene üst üste ortaklarına temettü dağıtmaya başladı. Çiftçilerimiz bize sordular dediler ki biz bu temettüden neden faydalanamıyoruz biz de dedik ki siz ortak değilsiniz işte sizi ilerde inşallah ortak yapacağız o zaman bu temettüden faydalanacaksınız dedik bundan tabi çiftçilerimiz Kayseri Şeker ortak olmakla çalışanlarımız diğer yatırımcılarımız ile birlikte ortak olmakla hem Kayseri Şekerin artan değerinden faydalanacaklar hem de kâr ettiğimiz dönemde çiftçi her zaman bundan sonra inşallah kâr edecek artık o kurumsallığa o büyüklüğe o güce erişti bundan kâr payı alabilecek. Aynı zamanda Kayseri Şeker bir çiftçi kuruluşu olarak şeffaf olması gereken bir kuruluş. Bu manada da aslında Türkiye’de ki bütün kuruluşlara örnek olacak bir kuruluş şeffaflaşmayı önemsiyoruz şeffaflaştırıyoruz. Sermaye Piyasası Kuruluna tabi olunca bütün buradaki bilançolar, finansallar, tablolar her türlü husus SPK ve Kamu Aydınlatma Platformu’na bildiriliyor. Bu sayede kamuoyu buradaki her türlü bilgiden haberdar oluyor burayı takip etme imkânı buluyor ve bu şeffaflaşma bu halka arz ile birlikte daha yüksek boyutlara ulaşacak her türlü bilgi kamuoyunun ve ortaklar ile bu sayede paylaşılacak. Kayseri Seker bu halka arz ile birlikte tabi daha güçlü bir yapıya kavuşacak. Halka arzımız Kayseri Şeker Ailesine, Türk Tarımına, Aziz çiftçilerimize, yatırımcılarımıza hayırlı olsun.”


Halka Arz tanıtım programında konuşan konsorsiyum lideri Gedik Yatırım Menkul Değerler A.Ş. Genel Müdürü Ersan Akpınar da, “Halka arz konusunda önemli tecrübelere sahip olan Gedik Yatırım, 2011 yılından bu yana 25 halka arzda liderlik ve 3 halka arzda eş liderlik yaptık. Son 15 yılda 130’un üzerinde halka arzda da konsorsiyum üyesi olarak yer aldık. 2022’de ise Panelsan, Suwen, Özsu Balık ve Sanica Isı ile birlikte 4. halka arz gerçekleştirdik. Halka arzlarda şirket seçiminde seçici davranan Gedik Yatırım, gelişimine ve vizyonuna inandığı Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş.’nin 10-11-12 Mayıs 2023 tarihlerinde oluşturduğu konsorsiyumla beraber halka arzına aracılık edecektir” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Bursa’da Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Mirası kimliğinin korunması, sürdürülebilir yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve geleceğe taşınmasına yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.