GENEL - 06 Haziran 2023 Salı 15:38

Develi Halk Eğitim Merkezi’nde sezon sonu sergisi açıldı

A
A
A
Develi Halk Eğitim Merkezi’nde sezon sonu sergisi açıldı

Develi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde Develi Halk Eğitim Merkezinde öğretmenler ve kursiyerler ile yapılan bin bir çeşit el işi ürün sergiye çıktı.

Develi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde Develi Halk Eğitim Merkezinde öğretmenler ve kursiyerler ile yapılan bin bir çeşit el işi ürün sergiye çıktı.


Develi Halk Eğitim Merkezinde içerisinde; filografi çalışmaları, resim tabloları, el işi örme bebekler, el işi örme çantalar, kanvas çantalar, çeyiz setleri, el emeği ile yapılan kıyafetler, bebek tulumları ve kıyafetleri, punch tablolar ve Ahşap yakma sanatı ile yapılan, saatler tabloların bulunduğu sergi 2 gün boyunca devam edecek. Develi İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Toprak, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Adem Demir, okul müdürleri ve öğretmenler ile birlikte açılışın ardından sergiyi gezerek sergi başındaki görevli öğretmenlerden bilgiler aldı. El sanatları öğretmeni Esra Karabulut; "Bugün sergimiz var. Yıl boyu uğraştık didindik kursiyerlerimizle bir takım ürünler çıkardık. Şimdi de bunları halkımıza sunma vakti. Sergimiz 2 gün boyunca devam edecek. Ben El sanatları öğretmeni olarak filografi ile ilgileniyorum. Filografi sanatı tel ve çivi sanatıdır, bayrak, at, çini deseni gibi çalışmalarımız var. Ema çalışmamız var, emadan yapılan çiçeklerimiz var büyük ve küçük olmak üzere yapıyoruz. Rattan bambu dediğimiz çalışmalarımız var, ekmek sepeti olabilir, dekoratif amaçlı olabilir veya kapı süsü olabilir. Örme çantalarımız var, kanvas çanta üzerine işlenerek yapılanlarda var. Ayrıca çeyizlik ürün hazırlamak isteyen kursiyerlerimiz içinde seccadeler havlular yapıldı, kuzu yastığımız mevcut bebekler için açıldığında yastık kapandığında kuzu oluyor. Benim özel eğitim öğrencilerim var, hafta bir gün özel eğitime gelen kursiyerlerimiz alt dokumaya çalıştılar sonrasında da çiçekler ile süsleyerek dekoratif bir tablo oluşturdu. Ahşap boyama köşemiz mevcut, testi, tepsi gibi boyama yöntemiyle hazırladığımız ürünlerimiz var. Daha nice çeşit çeşit ürünlerimiz mevcut 2 kat boyunca gezebilir görebilirsiniz sizleri de sergimize bekleriz" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Ölmek üzereyken buldu, evinde bebek gibi besledi Sivas’ta apartman boşluğuna düşerek ölümün eşiğine gelen, yerde nadir nadir görülen ebabil kuşu, duyarlı bir vatandaşın çabasıyla yeniden hayata tutundu. Sivas’ta yaşayan Ferda Üredi, evinde oturduğu sırada komşusu kapısını çaldı. Komşusunun apartman boşluğuna bir kuş düştüğünü söylemesi üzerine hemen zemin kata indi. Üredi, havalandırma boşluğunda hareketsiz halde yatan kuşu fark etti. Kuşu eline aldığında yorgun, bitkin ve yaralı olduğunu gören Üredi, hayvanın uçamayacak halde olduğunu ve ayağını da kullanmakta zorlandığını fark etti. Ölmek üzere olan kuş için zaman kaybetmeyen Üredi, hemen bir veterinere götürerek, tedavi altına alınmasını sağladı. Veterinerde yapılan kontrolde ise kuşun, yerde nadir görülen ve yaşamlarının büyük bölümünü havada geçiren ebabil kuşu olduğu anlaşıldı. Tedavi sürecinin ardından kuşu sahiplenen Üredi, evinde büyük bir özenle bakımını üstlendi. Ebabil kuşunu adeta bir bebek gibi elleriyle besleyen Üredi, özel mama hazırlayarak hayatta kalması için yoğun çaba sarf etti. Ebabil kuşu bakımın ardından yeniden güç kazananak doğal yaşal alanı olan gökyüzüne bırkakıldı. "Kuşa kıyamadım" Kuşu elleriyle beslediklerini söyleyen Ferda Üredi, "Komşum zili çaldı ve apartman boşluğuna bir kuş düşmüş dedi. Gidip baktıktan sonra ben ilk başta kırlangıç zannettim. Kuşu bulduğumuzda uçamıyordu. Kuşu alıp hemen veterinere götürdüm. Veteriner ise bu kuşun bana ‘ebabil kuşu’ olduğunu ve bunların çok değerli olduğunu söyledi. İlk bulduğumuzda ölmek üzereydi ve ben de kıyamadım. Mama ve şırınga ile beslemeye başladık. Bugün diğer güne göre çok daha canlı durumda. Çok mutluyum" dedi. "Çok nadir görülen kuşlardır" Veteriner Hekim Pelin Karaköse ise kuşun kendisine geldiğinde ölmek üzere olduğunu belirterek, "Bu kuşu bir hasta sahibim getirdi. Çok nadir yere inen kuşlar bunlar. Birazda yabani ve hırçın yapılı kuşlardır. Ama bizim elimizdeki kuş çok sakin yapılı bir hayvan. Bize ilk geldiği zaman çok daha kötü bir durumdaydı. Burada tedavisini uyguladık. Kanat yapısı da zarar görmemiş. Özgür bir şekilde doğaya salınmayı bekliyor" diye konuştu. Ömrünün büyük kısmını uçarak geçiriyor Ebabil kuşları ömürlerinin neredeyse tamamına yakın bir kısmını havada uçarak geçirmeleriyle biliniyor. Beslenme, uyuma ve çiftleşmelerini de havada gerçekleştiriyorlar. Genelde yumurtlayacakları dönem yere inen bu kuşlar, ayakları omdukça kısa olduğu için yeniden havalanmakta güzlük çekiyor. Bir havalanışta yaklaşık 200 bin kilometre uçabilen ebabil kuşları sürü halinde hereket ederler.
Eskişehir Yunus Emre’nin hatırası Eskişehir’de yaşatılıyor Eskişehir’de bulunan Yunus Emre Türbesi, her yıl farklı illerden gelen birçok kişi tarafından ziyaret ediliyor. Şiirleriyle insanlığa sevgi ve hoşgörüyü öğütleyen halk şairi Yunus Emre’nin türbesi, Mihalıççık ilçesine bağlı Sarıköy Mahallesi’nde bulunuyor. 1240-1320 yılları arasında yaşadığı ve Almanların tren yolu inşaatı nedeniyle 6 Mayıs 1949’da kabri taşındığı belirtilen Yunus Emre’nin türbesi, her yıl farklı illerden gelen birçok vatandaş tarafından ziyaret ediliyor. Türbenin manevi atmosferinde bir araya gelerek dualar eden ziyaretçiler, Yunus Emre’nin hatırasını yaşatmaya devam ediyor. "Yoğun olarak Bursa, Ankara ve İstanbul gibi illerimizden ziyaretçi geliyor" Türbenin geçmişiyle ilgili bilgiler paylaşan belediye görevlisi Hami Secit, "Hazretler, burayı dergah olarak kullanmıştır. 1240-1320 yılları arasında yaşamıştır ve 627 yıl yattığı kabir burasıdır. 1940 yılında Almanlar tren yolu yaparken Hazret bundan rahatsız olduğunu dile getiriyor. Tabii bu yaklaşık 7 yıl sürüyor, en son 5 metre ileriye almayı onaylıyorlar. Oraya alınıyor ama yine de Hazret rahatsız olduğunu belirtiyor ve 28 Haziran 1947 tarihinde kabr-i şerifleri açılıyor. Biyolojik inceleme de yapılmıştır, 80-82 yaşlarında bir Türkmen’e ait olduğu kesinleşmiştir. Devlet görevlileri burayı tescillemişler. Hazretler sağ yanına yatmış vaziyette ve sol elinin mahrem yerini örttüğü vaziyette çıkarılıyor. İslami şartlara göre gömülü olduğu görülüyor ve 2 yıl sandukada kaldıktan sonra ikinci kabr-i şeriflerine alınıyor. Yoğun bir katılım oluyor, çeşitli illerden yaklaşık 30-40 bin kişinin geldiği rivayet edilir. 1947’deki şartlardan bahsediyoruz, teknoloji yok. Halim Baki Kunter’in ’Hatıralarım’ diye bir kitabı vardır, orada bahseder zaten. Böyle bir yoğun katılımla 6 Mayıs 1949 yılında ikinci kabr-i şeriflerine alınmıştır. Hafta sonu kalabalığız, çeşitli illerimizden gelenler oluyor. Yoğun olarak Bursa, Ankara ve İstanbul gibi illerimizden ziyaretçi geliyor" dedi.