GENEL - 13 Haziran 2023 Salı 14:39

Av. Akpınar: "LGBT’nin hukuk sisteminde esas alınması hukuki bir kaosu doğuracaktır"

A
A
A
Av. Akpınar: "LGBT’nin hukuk sisteminde esas alınması hukuki bir kaosu doğuracaktır"

Avukat Emir Akpınar, LGBT ile ilgili yaptığı açıklamada, "LGBT’nin hukuk sisteminde esas alınması hukuki bir kaosu doğuracaktır.

Avukat Emir Akpınar, LGBT ile ilgili yaptığı açıklamada, "LGBT’nin hukuk sisteminde esas alınması hukuki bir kaosu doğuracaktır. Ülkemizde eşcinsel bir evlilik hukuken mümkün değildir" dedi.


Cinsiyet kavramının fizyolojik ve genetik özelliklere karşılık gelen biyolojik bir kategoriyi ifade ettiğini kaydeden Avukat Emir Akpınar, "Biyolojik olarak insanlar, eriller ve dişiler olarak ayrılır. Kültürel anlamda ise erkek ve kadın. Yakın tarihimize kadar kabul gören bu kategoriler şimdilerde çeşitlenmiş durumda. Cinsiyetin sadece biyolojik bir özellik olarak algılanmasını reddeden toplumsal cinsiyet kavramıyla beraber toplumsal, sosyolojik ve hukuki çerçevede tartıştığımız konular da başka bir boyuta taşınmış durumda. LGBTI+ söylemlerinin yüksek sesle konuşulmaya başlandığı sürece kadar kadın-erkek eşitsizliği, pozitif ayrımcılık, kadın hakları, kadın cinayetleri, kadına şiddet gibi cinsiyet temelli tartışmalar, bunların önlenmesine ilişkin toplumsal anlamda önem arz politikalar tartışılırken ve kadın erkek arasındaki toplumsal eşitsizlik giderilmeye çalışılırken, şimdilerde kendini negatif bir ayrımcılığa maruz kaldığını, dışlandığını iddia eden bu kesimin ekstra hak talepleri gündemi meşgul etmeye başladı. Ne hukuki zeminde meşru sayılabilecek ne de toplumsal anlamda bir fayda sağlayabileceğini düşünmediğim hak talepleri tamamen keyfiyete, toplumsal değerleri yok etmeye ve toplumsal bir tepki oluşturmaya hizmet edecek nitelikte. Türk Hukuk sistemi itibariyle cinsiyet kavramı biyolojik kategoriyi esas alarak düzenlenmiştir" dedi.


"LGBT’nin hukuk sisteminde esas alınması hukuki bir kaosu doğuracaktır" diyen Akpınar, "Bizim hukuk sistemimizde kadın ve erkek ayrımı biyolojik boyutlarıyla önem arz eder. Popüler gündemi meşgul eden bir LGBTI+ furyası almış başını gitmişken ve + kısmının giderek çeşitlenmesi karşısında suni denilebilecek, sosyolojik ve psikolojik olarak belki bir vaka olarak nitelendirilebilecek kişiye ya da belli bir kesime özgü bir olgunun tüm hukuk sisteminde esas alınması hukuki bir kaosu doğuracaktır. Feminist gruplar tarafından yapılan cinsiyet ayrımı esasını temel alan ayrımın mevcut durumdaki son şekline göre bir doğuştan getirdiğimiz biyolojik cinsiyetimiz var bir de sonradan kazandığımız toplumsal cinsiyet ya da popüler adıyla ’gender’ adını verdiğimiz bir cinsiyet var. İlgili kesimin iddia ettiği de şu ki kadınlık ve erkeklik davranışları yeniden kurgulanıp değiştirilebilir. Yani kadınlara bugün bildiğimiz geleneksel anlamdaki erkeklik rolleri, erkeklere de kadınlık rolleri yüklenebilir denilmek isteniyor ve demekle de kalınmıyor. Bugün yapılmaya çalışılan şey tam anlamıyla budur" ifadelerini kullandı.



"Ülkemizde eşcinsel bir evlilik hukuken mümkün değildir"


Türkiye’de eşcinsel bir evliliğin hukuken mümkün olmadığını kaydeden Avukat Akpınar, "Tek cinsiyetli aileleri özendirici yayın ve basımlar mevcut ve bunlar bizler için de ulaşılabilir durumda. Ülkemizde eşcinsel bir evlilik hukuken mümkün değildir. Ancak eşcinsel evliliğin mümkün olduğu ülkeler referans gösterilerek bununla ilgili ulusal ve uluslararası boyutta müracaatlar var. Bilim adamlarının kadınların erkeklere ihtiyaç duymadan hamile kalabileceğine ilişkin açıklamaları, yumurta-sperm bankaları gibi çalışma ve kuruluşların temel amacı bu cinsiyetsizleştirme politikasını işlevselleştirmek. Tüm bunları özendirici kurum ve kuruluşlar ile bu kurum ve kuruluşların uygulamalarının, faaliyetlerinin gayriahlaki ve gayrihukuki olduğunu belirtmeliyiz. Söz konusu kesimin sözcülüğünü yaptığı bir takım derneklerin ivedilikle kapatılması gerekmektedir. Zira hukuka ve ahlaka aykırı amaçlarla dernek kurulamayacağı, bu amaçla kurulmaya çalışılan derneğe izin verilmeyeceği ve tüzel kişilik kazanamayacağı açıktır. Yine son günlerde restoranlarda, AVM’lerde LGBTİ+ bireylere özel lavaboların yapıldığı haberleri de basına yansımış durumda. Söz konusu durumun da hukuka aykırı olduğunu belirtmek isterim. Zira ulusal ve uluslararası boyutta ayrımcılık çerçevesinde değerlendirilecek bir uygulamadır bu. Bir hakkın kullanılmasının ardındaki muamele farklılığında amacın meşru olması gerekmektedir. Ancak söz konusu uygulamanın hukuki boyutta bir meşruluğu söz konusu değildir. Söz konusu AVM ve restoranların bu yanlış uygulamayı devam ettirmesi ya da böyle bir uygulamayı başlatması halinde idari ve cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalması hatta kapatılması muhtemeldir" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Beykoz’un mülkiyet sorunları Ankara’da masaya yatırıldı Beykoz Belediye Başkanı Özlem Vural Gürzel, ilçenin kronikleşmiş mülkiyet sorunlarını kökten çözmek amacıyla Ankara’da üst düzey temaslarda bulundu. Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız ile bir araya gelen Gürzel, 5 mahalleyi ve 10 bin vatandaşı doğrudan ilgilendiren hukuki süreçlere dair hazırlanan çözüm dosyalarını bizzat sundu. Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, ilçenin en temel sorunu olan mülkiyet ve tapu meselelerini devletin zirvesine taşıdı. Ankara ziyareti kapsamında ilk olarak Adalet Bakanlığı görevine yeni atanan Akın Gürlek’e "hayırlı olsun" ziyaretinde bulunan Başkan Vekili Gürzel, görüşmenin ana gündem maddesini Beykoz’un hukuk mücadelesi veren mahallelerine ayırdı. 5 mahalle, 2 bin 500 hane, 10 bin umut Görüşmede Yenimahalle, Gümüşsuyu, Rüzgarlıbahçe, İshaklı ve Paşabahçe mahallelerinde yıllardır süregelen, yaklaşık 2 bin 500 haneyi ve 10 bin vatandaşı mağdur eden hukuki süreçler detaylı bir rapor halinde Bakanlığa sunuldu. Tapu iptalleri, tescil davaları ve orman sınırı uyuşmazlıkları gibi teknik ve hukuki süreçlere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Beykoz Belediye Başkanı Özlem Vural Gürzel, mülkiyet sorunu yaşayan tek bir komşumuz kalmayana dek mücadelenin süreceğini vurgulayarak, "Beykoz’umuzda uzun yıllardır devam eden mülkiyet meselelerinin çözümü için süreci kararlılıkla takip ediyoruz. Özellikle Yenimahalle, Gümüşsuyu, Rüzgarlıbahçe, İshaklı ve Paşabahçe mahallelerimizde yaşayan vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamadan, belirsizliklerin ortadan kalktığı kalıcı çözümlere kavuşması en büyük önceliğimizdir. Bu doğrultuda Ankara’da gerçekleştirdiğimiz görüşmeler son derece verimli geçti" şeklinde konuştu. Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, ziyaret kapsamında Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Adalet Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız’a yeni görevlerinin hayırlı olması temennisinde bulunarak nazik ev sahiplikleri ve Beykoz’a gösterdikleri ilgi dolayısıyla teşekkür etti.
Samsun Veysel Bilen: "Tüm taraftarlarımızdan özür dilerim" Samsunspor Başkanvekili Veysel Bilen, sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirterek taraftarlardan özür diledi. Bir basın toplantısında kullandığı "Makyajlı Samsunsporlular" söylemi nedeniyle açıklamalarda bulunan Veysel Bilen, bu açıklamayı yapmak için doğru zamanı beklediğini belirterek açıklamalarda bulundu. "Geçmişte kullandığım bir ifadenin bazı taraftarlarımızı kırdığını ve bu sözlerin camiamızda üzüntü oluşturduğunu uzun zamandır büyük bir dikkatle takip ediyorum. Sessizliğim asla konuya duyarsız kaldığımdan değil; aksine bu kırgınlığın büyüklüğünü anlayarak en doğru ve samimi adımı atmak için doğru zamanı beklememdendi" diyerek sözlerine başlayan Bilen, ayrıca şunları söyledi: "Başkanımız Yüksel Yıldırım’ın yaptığı kapsayıcı açıklamalar ve kulübümüz için ortaya koyduğu güçlü vizyon doğrultusunda, artık tüm kırgınlıkları geride bırakıp yeniden kenetlenme zamanıdır. Şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki; o gün kullandığım sözlerin hedefi hiçbir zaman yağmurda, çamurda, karda takımının peşinden koşan, Atatürk’lü armaya gönülden bağlı gerçek Samsunspor sevdalıları olmamıştır. Ancak niyetim ne olursa olsun sözlerimin farklı algılanarak sizleri üzmüş olması beni de derinden üzmüştür. Bu nedenle kırılan, üzülen tüm taraftarlarımızdan samimiyetle özür diliyorum. Herkes bilmelidir ki; bu can bu bedende olduğu sürece ben de kırmızı-beyaz-siyah renklere gönül vermiş bir Samsunspor sevdalısıyım. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm enerjimi ve emeğimi bu büyük camianın ve şanlı armamızın hizmetine sunmaya devam edeceğim. Bugün ihtiyacımız olan şey; geçmişte yaşanan kırgınlıklara takılıp kalmak değil, Sayın Başkanımızın liderliğinde tek yürek olarak Samsunsporumuzun hedefleri doğrultusunda omuz omuza yürümektir. Çünkü biliyoruz ki; biz bize yeteriz. Tek sevdamız Samsunspor’dur."
Muğla Ula’nın içme suyu hatları yenileniyor Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü tarafından Ula ilçesinde şahıs arazileri içinden geçen içme suyu hatları hem mülkiyet dışına taşınıyor, hem de su isale hatları yenileniyor. İçme suyu isale ve şebeke hatlarının mülkiyet dışına taşınmasını, yenilenmesinin yanında alt depodan üst depoya iletimi sağlayan tüp terfi istasyonu yapıldığı açıklandı. MUSKİ Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, "Ula ilçemizin merkez mahallelerinde içme suyu altyapısını daha modern, güçlü ve verimli bir yapıya kavuşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda, Köprübaşı Mahallesi Kökcüler Sokak’ta mülkiyetlerin içerisinden geçtiği için müdahalesi zor olan içme suyu şebeke ve terfi hatlarını mülkiyet dışına, yol güzergâhlarına taşıyarak yeniledik. Aynı zamanda hatların çaplarını büyüterek yenileme çalışması gerçekleştirdik. Karadere kaynaklarından gelen suyu daha etkin kullanabilmek amacıyla alt depodan üst depoya iletim sağlayan modern bir tüp terfi istasyonu da inşa ettik. Çalışmalar kapsamında içme suyu deposu çevresinde çevre düzenlemeleri de yaparak alanı daha düzenli ve kullanışlı hale getirdik. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz bu yatırımlarla su kayıplarını önlüyor, Ula’da yaşayan vatandaşlarımıza daha sağlıklı, kaliteli ve kesintisiz içme suyu ulaştırmaya devam ediyoruz" denildi.
Ankara Hacettepe Üniversitesi Rektörü Güran: "Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var" Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, "Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var. 4’üncü nesil üniversiteyi, 3’üncü nesil üniversitelerden ayıran en temel fark, bilgi üretmek ve bunu eğitim vasıtasıyla bireylere aktarmak" dedi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından Hacettepe Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ev sahipliğinde düzenlenen ’Bilim Kafe’ etkinliğinde, 1’inci sınıf emniyet müdürü ve ressam Ahmet Sula, bağımlılıkla mücadele konusunda konferans verdi. ’1-7 Mart Yeşilay Haftası’ nedeniyle düzenlenen etkinlikte açıklamalarda bulunan Sula, toplum sağlığını tehdit eden tütün, alkol, uyuşturucu, teknoloji, kumar bağımlılığı gibi önemli sorunlara dikkat çekti. Bugüne kadar terörle mücadele, istihbarat birimleri, adli ve idari birçok birimde çalışan Ahmet Sula, yaptığı konferanslarla birlikte yaklaşık 300 bin öğrenciye ulaştığını belirtti. Hacettepe Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran ise, YÖK’ün başlattığı projeyi manidar bulduklarını ve bu proje ile Türkiye’deki 208 üniversitede Bilim Kafe etkinliği düzenleneceğini vurguladı. "YÖK, çok güzel bir proje başlattı" Etkinlikte gençlere seslenen Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, bilgi üretmenin ve bu bilgiyi bireylere aktarmanın kendilerine ışık olacağını ifade ederek, "YÖK, çok güzel bir proje başlattı. Bu proje Bilim Kafe etkinliği. Türkiye’deki 208 üniversite bünyesinde koordinatörlükler kuruldu ve bu koordinatörlükler Bilim Kafe vasıtasıyla üniversitelerin topluma katkı misyonunun daha görünür, daha etkili hale gelmesi için bir süreç başlattı. Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var. 4’üncü nesil üniversiteyi, 3’üncü nesil üniversitelerden ayıran en temel fark, bilgi üretmek ve bunu eğitim vasıtasıyla bireylere aktarmak. Bunun dışında aynı zamanda içinde bulunduğu toplumun, coğrafyanın, bölgenin, şehrin problemlerine ışık tutan problemleri çözmek için çözümler üretmeye çalışan bir misyonu da hayata geçirilmesi" diye konuştu.