ÇEVRE - 25 Şubat 2026 Çarşamba 10:36

7,7 milyon yıllık tarihin izleri gençleşiyor

A
A
A
7,7 milyon yıllık tarihin izleri gençleşiyor

Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde bulunan Taşhan bölgesinde yapılan 7,7 milyon yıllık tarihe ışık tutan çalışmalarda, 2025 yılı kazı sezonu döneminde daha önceki buluntulardan daha genç olduğu düşünülen yeni fosil parçalar çıkarıldı.


Kayseri’de 7,7 milyon yıllık tarihi aydınlatma çalışmalarında 2025 yılında da çok sayıda fosil eser gün yüzüne çıkarıldı. Son yapılan çalışmalarda lokaliteden toplamda 103 parça çıkarılırken, bulunan parçalar üzerinde yapılan veriler sonucunda ise daha önce bulunan türlerden daha genç bir türe ait olduğu düşünülüyor. Ayrıca bulunan fosil parçaların birbirine yakın olmasından dolayı da tek bir canlıya ait olduğu da düşünülüyor. Ayrıca bölgeden çıkarılan parçalar, Kayseri Büyükşehir Belediyesi himayesinde hizmet veren Bilim Merkezi’nde yapılan ayaklandırma çalışmalarının ardından vatandaşlara sergileniyor.


Anadolu’nun birçok coğrafi noktanın kesişimi olduğunu ve bu sebepten de önemli bir kara köprüsü olduğunu söyleyen Uzman Antropolog Oğuzhan Köylüoğlu, "Kurtarma kazısı ile beraber 2018 yılında başladı kazalarımız. 2025 hatta 2026 yılına geldik. Son çalışmalarımız da 2025 yılında oldu. Çevril-Taşhan bölgesinde çıkan 5 hortumlu kafatası ve bir karnivor yani etçil alt çenesi ile beraber önemli buluntulara rastladık. Bunlar bizim fauna için önemli buluntular. Bunların diğer bir özelliği ise geçmiş yıllarda bulduğumuz türlerden daha genç olması. 2025 yılındaki buluntularda toplam 103 parça keşfettik bulduk. Yazları arazi çalışmaları bittikten sonra Bilim Merkezi’ne geliyoruz. Bilim Merkezi’nde genellikle çıkardığımız fosillerin temizlenmesi ve onarılmasını yapıyoruz. Bunun haricinde ayaklandırma da yapıyoruz. Ayaklandırmalar genellikle 3D çalışmalarıyla beraber sürmektedir. Bizde var olan fosilleri tarama cihazlarıyla 3D’lere aktararak basımlarını sağlıyoruz. Arkamda gördüğünüz örnekler de bulunan eseri. Var olmayan eserleri ise makalelerden bire bir aynı türün kopyasının çizerek onları da bu şekilde tamamlamış oluyoruz. Kazılarda bulduğumuz eserler aslında bize Anadolu’nun coğrafi, iklimsel ve habitat olarak ne kadar çeşitli olduğunu gösteriyor. Geçmişte yaşayan bu canlılar Anadolu’nun o tarihten günümüze nasıl değiştiğini gösteren bir süreç aslında. Anadolu aslında Avrupa, Asya ve Afrika bir kara köprüsü olduğu için çok değerli fosil bulgularına rastlıyoruz. Bunlardan biri tabii ki de Kayseri’de bulunan Yamula Barajı lokalitesi. Bu lokalitenin önemlerinden birisi de şu; çok farklı türlerin işe yaşamış olması. Bunun üstüne bir de primat bulgusuna eğer rastlarsak bilimsel camia açısından daha değerli kılınabilir de bir özellikte yaşanılan bölge olduğunu söyleyebileceğiz. Bizlere destek veren Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a da çok teşekkür ediyoruz" dedi.


Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ise amaçlarının gençlere yapacakları bilimsel çalışmalarda fırsat vermek olduğunu söyleyerek, "Malumunuz Kayserimizde sadece fiziki altyapı ile ilgili belediyecilik hizmetleri yönünde gayret göstermiyoruz. 30 büyükşehir içerisinde yatırımdan yatırma en çok pay ayıran şehir, vaatlerini en çok hayata geçiren belediye başkanı ya da belediye olma iradesinin yanında aynı şekilde doğal güzelliklerimizi, kültürel zenginliklerimizi, gastronomi alanındaki yine çeşitliliğimizi insanlarla buluşturma adına da çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kızılırmak’ın hemen kenarında yanı başında özellikle o bölgede ama aynı zamanda Ağırnas bölgesinde de olmak üzere fosillerle ilgili de çalışmalar yapıyoruz. Bununla ilgili güzelleştirme çalışmalarımızda var ama son süreçte bulmuş olduğumuz veriler 103 tane 2025 yılında çeşitlilikte fosillerle ilgili veri elde edildi. Bunların arasında tabi çok ilginç olan ve gerçekten bilim adamlarının takip ettiği veriler olduğunu da hep beraber biliyoruz. Daha önce 7,5 milyon yıl olarak nitelendirilen fosillerle ilgili süre açısından da son yapılan analizler ve bilimsel çalışmalarla 7,7 milyon yıla eriştiğini de gözlemliyoruz. Kayserimiz yeraltı zenginlikleri ile tabii ki doğal güzellikleriyle Kapuzbaşı Şelalesi ile ya da benzeri Kapadokya ile bütünleşik yapısıyla ayrı bir güzellik arz ediyor. Ayrı bir çeşitlilik arz ediyor. Amacımız gençlerimize bilimsel olarak yapılacak çalışmalarda fırsat vermek, onları yüreklendirmek ve gayretlerimizi sürdürmek" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.