GÜNDEM - 22 Şubat 2026 Pazar 11:24

Abdülkadir Güneş: "Kayseri’de çiftçi sayısı azalmadı, arttı"

A
A
A
Abdülkadir Güneş: "Kayseri’de çiftçi sayısı azalmadı, arttı"

Kayseri Ziraat Odaları Birliği Başkanı Abdülkadir Güneş; Kayseri’de çiftçi sayısının azalmadığını aksine arttığını söyleyerek, yağışlardan memnun olduğunu ifade etti. Türkiye’de planlı üretime geçildiğini dile getiren Güneş, emeği geçenlere teşekkür etti.


Kayseri Ziraat Odaları Birliği Başkanı Abdülkadir Güneş, Kayseri’deki tarımsal üretim konusunda değerlendirmelerde bulundu. Kar ve yağmurun çiftçi için can suyu olduğunu söyleyen Güneş, karın felaket değil, bereket olduğunu belirtti. Çiftçiler için iklimin öneminden bahseden Güneş, "Kar için bazen ‘beyaz felaket’ diyorlar. Ben bu söylemde bulunanları şiddetle kınıyorum. Kar beyaz felaket değil, beyaz berekettir. Olumsuzluklar olabilir, yollar kapanabilir ama kar berekettir. Biz çiftçiler olarak yağan kardan, yağmurdan oldukça memnunuz. Hem yeraltı suları zenginleşiyor hem barajlar doluyor hem de kar bizim üretimimiz için bir ilaç. Kar bize ilaç gibi geldi. Geçen yıl bu kadar kar ve yağmur yağmamıştı. İnşallah bu haftada yağacak. Barajların doluluk oranı gün geçtikçe yükseliyor. Şükürler olsun çok iyi gidiyor. İnşallah önümüzdeki aylarda böyle güzel gider. Bereketli bir üretim yılı olur. Üretime Türkiye’nin ihtiyacı var. Geçen yıl soğuktan etkilendik. Meyvelerimiz olmadı. Geçen yıl tam 45 ilimizde meyve olmadı. Geçen yıl çok büyük derecede onun zararını çektik. Devletimizde geçen yıl bu zararın ödemesini yaptı. İnşallah bu yıl öyle bir durum olmaz. Geçen yıl hem soğuk vardı hem de kuraklık vardı. Türkiye’de 45 ilde böyle bir afet yaşandı. Çok şükür bu yıl iyi gidiyor. Çok fazla soğuk yok. Kar yağsa yağmur yağsa diye temenni de bulunacağımız bir durum yok. Çok şükür bu yıl iyi gidiyor" dedi.



"2025 yılı bize ders olsun"


2025 yılında yağışın az olması ve ürünlerin soğuk almasının üretimi çok etkilediğini söyleyen Abdülkadir Güneş, "Bizim her şeyimiz iklim şartlarına bağlı. Bizim kazancımızın iyi olması için iklim şartlarının iyi olması lazım. Örneğin geçen yıl kazancımız iyi değildi. Biz buna devletin ya da hükümetin suçu demiyoruz. Türkiye’de bir doğal afet yaşandı. Bizden kötü olan illerde vardı. Bunun altından da çok şükür alnımızın akıyla çıktık. Eğer bu yılda geçen yıl gibi olursa kazancımız biter. Geçen sene Yahyalı, Develi ve Yeşilhisar’da yaklaşık 250 bin ton elmamız yok oldu. Bu sene inşallah afet olmaz. Geçen yılki afette bize bir ders olsun. Bu soğuk almayı nasıl önleyebiliriz? Nasıl koruyabiliriz? Bu konularda çalışmamız lazım" diye konuştu.



"Çiftçi sayımız arttı"


Kayseri’de çiftçi sayısının azalmadığını aksine arttığını dile getiren Güneş, "Kayseri’deki çiftçi sayısını, ekilen alan miktarını bilmeden konuşanlar var. Kayseri’deki çiftçi sayısı azaldı diyenler var. Bilmeden konuşanlar var. Kayseri’de çiftçi sayısı azalmadı, aksine arttı. Ekili alan düşmedi, arttı. Şu anda her yer ekiliyor. Biz ‘her yıl devlet bizi desteklesin, bütün masrafımızı devlet versin’ demiyoruz. Bizde biraz özentilik var. Devlet traktör kredisini düşürdü herkes de iddia için sıfır traktör aldı. Gitti sıfır biçer döver aldı. Ben bunu olumlu görmüyorum. Onun yerine işini görecek kazada traktörün varsa o parayla tarla alınmalı" ifadelerini kullandı.



"Kaçak su kullananlara tim kuruldu"


Ekimlerin bölgenin iklim şartlarına bağlı olarak yapılacağını ve sadece belirlenen bölgede belirlenen ürünlerin üretiminin yapılacağını aktaran Güneş, bu kurallara uymayanlar ve kaçak su kullananlar için tüm kurulduğunu ifade ederek, "Üreticimiz ekeceği ürünü il ve ilçe müdürlüğünün belirlediği havzadaki ürünlere göre ekmek zorunda. Kocasinan ilçemizde, arpa, buğday, nohut, mercimek, fasulye ve yeşil mercimek ile beraber 12-13 tane ürün var. Örneği Kocasinan’da patates ekimi kapalı. Patates üretimi Kocasinan’da yasak. Ekerse hem cezası var hem de devletimiz suda vermeyecek. Bu yıl karar alındı. Kayseri Valimiz Gökmen Çiçek Bey bu işe oldukça duyarlı. Geçenlerde de toplantı yapıldı. Şimdi kaçak patates ekimi yapanlara ve kaçak su kullananlara özel tim kuruldu. Ekim yapılmayan yerde kesinlikle patates ekimi yapılmayacak. Kaçak su kullanılıyorsa motorları sökülecek. Borular sökülecek ve oralara su verilmeyecek. Biz ‘vatandaş ekmesin’ demiyoruz. ‘İhtiyaç kadar eksin’ diyoruz" şeklinde konuştu.



"Planlı üretim yapılacak"


Planlı üretime geçildiğini söyleyen Güneş, "Biz kabak çekirdeği ile ay çekirdeğinin üretim planlaması kapsamına alınması için öneride bulunduk. Yani Türkiye genelinde planlı üretime geçtik. 2024 yılında çalışmalar başladı. 2025 yılı itibariyle planlı üretime geçtik. Bu bir milattır. Tarım Bakanımıza teşekkür ediyorum. Bu çok büyük bir proje. Bakanımız her şeyi göze aldı. İşi gücü rast gelsin. Bizde bu konuda destekçisiyiz. Artık herkes ne ekeceğini bilecek. Herkes ne satacağını bilecek. Avrupa’da da sistem bu şekilde işliyor. Devletimiz ‘üret’ diyor. ‘Planlı üretim sistemimize uyarsan ben sana desteğimi vereceğim’ diyor. Devlet desteğimizin yarısının Mart ayının başında ödenir diye düşünüyoruz. Yarısı da Nisan ayının başı gibi ödenir diye bekliyoruz. Bahar döneminde çiftçimizin yakıt ve gübre alacağı dönemdeyiz. Bu paralar ödenirse üreticimize can suyu olur. Tohum ve gübre desteği devletimizin çiftçiye karşılıksız verdiği bir destek" dedi.



"Elitaş’a indirimli kredi teşekkürü"


AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş’a indirimli kredi konusunda verdiği destekler için teşekkür eden Abdülkadir Güneş; "Bağ-Kur prim borcu olan trafik cezası borcu olan devlete herhangi bir borcu olan indirimli krediden yararlanamaz. Tarım Kredi’ye gittiğimizde bizden temiz kağıdı isteniyor. O da nedir? Devlete herhangi bir borcun olmayacak. Bunlar varsa indirimli krediden yararlanamıyorsun. Bu durum yürürlüğe girdi. Biz bunu Mustafa Elitaş Bakanımıza izah ettik. Valimiz Gökmen Çiçek’e ve milletvekilimiz Dursun Ataş’a izah ettik. Bu şartlarda hiçbir çiftçi indirimli kredi kullanamaz. Diyelim ki 2 ay Bağ-Kur primini ödeyemedik. Köyde çiftçilik yapıyoruz. Bağ-Kur primini nereden ödeyelim. Bunu biraz yumuşatmışlardı. Genelge de ‘Bağ-Kur borcun varsa ilgili birime giderek, 250 bin TL’nin üzerindeki borcun var ise yapılandırma yaptır. İlk taksitini öde. Geri kalan kısmı da taksitlendir’ deniliyordu. Bu da bizi mutlu etmedi. ‘Böyle olmaz’ dedik. Bu da çiftçimizi zorda bırakır. Elitaş Bakanımız, Cumhurbaşkanımızla görüştüğünü, inşallah bu durumun çözüme kavuştuğunu söyleyerek, bana dönüş yaptı. Kendisine teşekkür ediyorum. Geçen haftada kararname geldi. 400 bin TL’ye kadar Tarım Kredi’den alışveriş yapanlar muaf tutuldu. 400 bin TL’nin üzerinde kredi kullanacak kişiler için temiz kağıdı isteniyor. İyi oldu aksi takdirde hiçbir çiftçimiz indirimli kredi kullanamıyordu" şeklinde konuştu.



"Valimizle inşallah birkaç yıl daha çalışırız"


Kayseri Valisi Gökmen Çiçek’in her konuda kendilerine yardımcı olduğunu ve ilerleyen yıllarda da kendisiyle uzun yıllar çalışmak istediklerini dile getiren Güneş sözlerini şu şekilde tamamladı;


Bize destek olan her konuda katkı sağlayan bir valimiz var. Geçen yıl bir sorunumuz vardı. Destekleme ödemelerin bir sorun yaşadık. Valimizin yanına gittik. İlçenin yetkilisini aradı. ‘Bu ödemeleri yapmalıyız. Çiftçimizi mağdur etmemeliyiz’ dedi. Bu konuda çiftçimizin haklı ya da haksız olduğunu devletimiz bilir. Ödeme yapılmazsan mağdur olacağımızı belirtti. ‘İmzalamazsan ben sorumluluğu alırım. Çünkü bu çiftçinin hakkı. Alması lazım.’ dedi. Biz valimizden memnunuz. İnşallah birkaç yıl daha çalışırız. Üretime de katkı sağlıyor. Bir ilin valisi üretime bu kadar önem veriyorsa burada üretim olur."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Giresun’un 1,57 milyarlık su projesine start verildi Giresun İkisu İçme Suyu Projesi’nin işe başlama programı Dereli Kotana Mevkiinde gerçekleştirildi. Şehrin en önemli ihtiyaçlarından biri olan içme suyu projesinin 1 milyar 570 milyon lira yatırım bedeliyle ilk etabının inşası başladı. Giresun İkisu İçme Suyu Projesi’nin yer teslimi ve işe başlama programı Dereli ilçesi Kotana mevkisinde gerçekleştirildi. Şehrin en önemli altyapı yatırımları arasında gösterilen projenin ilk etabında çalışmalar başladı. Giresun Valiliği koordinesinde düzenlenen programa Giresun Valisi Mustafa Koç, AK Parti Giresun Milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, DSİ 22. Bölge Müdürü Fatih Kişi, Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, Keşap Belediye Başkanı Muhammet Tuncay Arışan, Dereli Belediye Başkanı Kazım Zeki Şenlikoğlu, Duroğlu Belediye Başkanı Halil Çetin ile çok sayıda davetli katıldı. Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yürütülen proje kapsamında Aksu Deresi’nden Giresun merkez ile Dereli, Keşap ve Bulancak ilçeleri ile Duroğlu beldesine yıllık 31,5 milyon metreküp içme suyu sağlanması hedefleniyor. Toplam 1 milyar 570 milyon lira yatırım bedeline sahip projede, 41 bin 460 metrelik isale hattı inşa edilecek. Programda konuşan Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, projenin bölge için büyük önem taşıdığını belirterek "Giresun’umuz ve ilçelerimiz için geleceğe güvenle bakmamızı sağlayacak önemli bir yatırımı başlatmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu proje ile vatandaşlarımız uzun yıllar sağlıklı, kesintisiz ve kaliteli içme suyuna kavuşacak" dedi. Artan nüfusla birlikte altyapı yatırımlarının önemine dikkat çeken Köse, projenin yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarını da karşılayacağını vurguladı. Konuşmaların ardından projenin ilk etabı için çalışmaların resmen başladığı bildirildi.
Bursa Nilüfer’de iki yılın gururu: "Aidiyet, dayanışma ve sürdürülebilir yönetim" Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, görevdeki iki yılını değerlendirdiği toplantıda "Nilüferliyim" duygusunu öne çıkardı. Kentin yalnızca fiziksel yatırımlarla değil, aidiyet ve güven hissiyle büyüdüğünü vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, yönetim anlayışlarının temelini "kişiye değil, kurallara göre belediyecilik" ilkesinin oluşturduğunu belirtti. Son iki yıldaki projelerin odağında ise vatandaşların kendini Nilüfer’de "evinde" hissetmesi yer aldı. Nilüfer Belediyesi’nin geçtiğimiz iki yılını değerlendirdiği ve yeni dönem projelerini anlattığı basın toplantısı Podyum Davet’te gerçekleştirildi. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Bursa Milletvekilleri Orhan Sarıbal ve Hasan Öztürk, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Tanıtım filmi ve iki yıllık faaliyetler ile gelecek hedeflerinin özetlendiği sunum videosunun ardından sahneye çıkan Başkan Şadi Özdemir, hedeflerinin herkes için mutlu, huzurlu ve güvende hissettiği bir Nilüfer olduğunu söyledi. Başkan Şadi Özdemir, "Vatandaşımızın kendini bu kente ait hissetmesi, herkesin sesinin yansıdığı, hepimizin olduğu bir Nilüfer için çalışıyoruz" dedi. "Ortak akılla yönetiyoruz" Yola çıkarken kenti ortak akılla yönetme sözü verdiklerini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, akademik odalar, sivil toplum kuruluşları, kent konseyleri ve mahalle komiteleriyle birlikte hareket ettiklerini anlattı. Bir mahallede yapılacak işler için mahalle komitelerinin onayını aldıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, "Mahalle komitemiz onay vermiyorsa o işi yapmıyoruz. Her talebi karşılamamız mümkün değil ama oraya bir şey yapacaksak onların onayını almak durumundayız" diye konuştu. Mali yapı sürdürülebilir hale geldi Geride kalan iki yılda öncelikle belediyenin mali yapısını düzeltmeye odaklandıklarını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, ödeme dengelerinin toparlandığını, gelirlerin yükseldiğini, giderlerin kontrol altına alındığını aktardı. Göreve geldiklerinde faturaların yaklaşık bir yıl sonra ödendiğini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, "Ortalama ödeme süresi bugün 3 aya indirildi. Belli bir noktaya geldik, artık sürdürülebilir bir pozisyondayız" dedi. Son 6 yılın en yüksek çalışan memnuniyeti Çalışmaları iş arkadaşlarıyla birlikte yürüttüklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, kurum içinde yapılan memnuniyet anketinin sonuçlarına da değindi. 2 bin 572 personelin katıldığı anketin bugüne kadar gerçekleştirilen en yüksek katılımlı çalışma olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, son altı yılın en yüksek çalışan memnuniyetinin de bu dönemde elde edildiğini söyledi. "Paramız Nilüfer halkınındır" Halkın kaynaklarının yine halk için harcandığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Biz Nilüfer Belediyesi’nin memurlarıyız. Paramız, Nilüfer halkınındır. Onları adil bir şekilde harcamak, 64 mahallemize mümkün olduğunca eşit hizmet götürmek durumundayız. Belediyecilikte alışılagelmiş anlayışı değiştirmeye çalışıyoruz. Kişiye değil, kurallara göre belediyecilik ilkesini hayata geçirdik" dedi. "Dayanışmayı her alanda güçlendirdik" Sosyal belediyeciliği ve dayanışmayı her alanda güçlendirmeye devam ettiklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, vatandaşların eşit fırsatlara sahip olduğu, kadınların, gençlerin, çocukların ve dezavantajlı grupların güvende hissettiği; doğanın ve tarım alanlarının korunduğu bir Nilüfer için çalıştıklarını söyledi. Konuşmasını "Daha adil, daha eşit ve daha dayanışmacı bir Nilüfer için her geçen gün daha çok çalışacağız" sözleriyle tamamlayan Başkan Şadi Özdemir, basın mensuplarının sorularını da cevapladı.
Giresun 300 yıllık kullanıma müdahale tepki çekti Karadeniz’de yüzyıllardır sürdürülen yaylacılık faaliyetleri, son dönemde alınan mera ve kiralama kararlarıyla yeni bir tartışmanın odağına yerleşti. Giresun’un Eynesil ilçesinden Gümüşhane’nin Kazıkbeli Yaylası’na bağlı Aksu, Barak, Apsaha, Dikme ve Davunlu obalarına giderek yaylacılık yapan vatandaşlar, uygulamaya karşı bir araya gelerek duruma tepki gösterdi. Gümüşhane sınırları içinde yer alan ancak uzun yıllardır Giresunlu yaylacılar tarafından kullanılan 36 yayla yerleşim alanına ilişkin alınan idari kararlar Giresun’da tepkilere neden oldu. Gümüşhane İli Mera Komisyonu’nun söz konusu yaylalarla ilgili aldığı ve Giresunlu üreticilerin kullanımını sınırlandıran kararların, ciddi sosyo-ekonomik ve hukuki mağduriyetlere yol açtığı belirtildi. Bu durumun "kadim kullanım hakkı" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. 4342 sayılı Mera Kanunu çerçevesinde uzun yıllara dayanan kullanımın korunmasının esas olduğunu belirten Giresun Eynesilli yaylacılar, yaklaşık 300 yıldır kullandıkları yaylaların kullanım dışı bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu savundular. Konuyla ilgili düzenlenen toplantıda konuşan yaylacılar, atalarından gelen ve yaklaşık 300 yıllık geçmişe sahip kullanım haklarının yok sayıldığını belirterek yaylaların "mera alanı" olarak değerlendirilmesi ve ardından kiralama bedeli talep edilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdiler. Katılımcılar, bu sürecin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir kırılma anlamına geldiğini vurguladılar. "Yaylacıların bölgede bulunmadığı kış döneminde obalar ‘boş alan’ olarak gösterildi ve mera statüsüne alındı" iddiası İddialara göre, Gümüşhane-Kürtün Beytarla Köyü Muhtarlığı tarafından geçtiğimiz kasım ayında alınan kararla söz konusu obalar ‘boş alan’ olarak gösterildi ve mera statüsüne alındı. Kararın, yaylacıların bölgede bulunmadığı kış döneminde askıya çıkarıldığı ve bir ay süreyle ilan edildiğini ancak bu süreçte yeterli bilgilendirme yapılmadığı öne sürdüler. Yaylacılar, yaylacılık faaliyetlerinin yürütülmediği bir dönemde ve köylerde vatandaşların bulunmadığı sırada yapılan tebligatlarla kararın kesinleştirildiği iddia ettiler. Yaylacılar bu yaklaşımı eleştirerek yaylaların kış aylarında doğal olarak boş kalmasının "kullanım dışı" anlamına gelmeyeceğini ifade ettiler. Hatta kış aylarında Beytarla köyünün de boş olduğunu belirten yaylacılar, "Muhtar bile kışın 6 ay Espiye ilçesinde dururken bu alınan karar hukuki değildir" ifadelerini kullandılar. "Bu yaylalar bize dedelerimizden miras" Bölgede uzun yıllardır hayvancılık yapan Eynesilli yaylacı Bahri Sofu, toplantıda yaptığı açıklamada, "Bu yaylalar dedelerimizden bize miras. 15-17 obadan oluşan bu alanların tamamı aktif olarak kullanılmaktadır. Buna rağmen ‘boş’ denilerek kiraya verilmek istenmesi kabul edilemez" dedi. "Bu karar geri çekilmeli, gerçek hak sahipleri korunmalı" Toplantıda söz alan bir diğer yaylacı Faruk Bodur ise konunun hukuki boyutuna dikkat çekerek "Yerleşik kullanım, geçmişten gelen haklar ve fiili durum dikkate alınmadan yapılan bu tür uygulamalar ciddi hukuki sorunlar doğurur. Bu iş sadece bugünle ilgili değil, yüzlerce yıllık bir düzen söz konusu. Bu karar geri çekilmeli, gerçek hak sahipleri korunmalı. Aksi hâlde hem doğal denge zarar görür hem de yaylacılık kültürü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır" diye konuştu. Toplantının ardından yaylacılar, kararın yeniden gözden geçirilmesi ve geleneksel kullanım haklarının korunması için yetkililere çağrıda bulundu. Yöre halkı, hem üretimin sürdürülebilirliği hem de yüzyıllardır devam eden yaylacılık kültürünün geleceği açısından sürecin dikkatle ele alınmasını istedi.
Konya Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı Konya’da emlakçı ve oto galerici görünümü altında tefecilik yaptığı tespit edilen şahıslara yönelik Konya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Konya İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince eş zamanlı şafak operasyonu düzenlendi. Operasyonda 4 şüpheli gözaltına alınırken, piyasa değeri yaklaşık 33 milyon TL olan ziynet eşyası ve nakit para ile çok sayıda senet ele geçirildi. Konya İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, kent merkezinde tefecilik yaparak haksız kazanç sağladığı tespit edilen şüphelilere yönelik geniş kapsamlı bir çalışma başlattı. KOM ekipleri tarafından yürütülen planlı teknik ve fiziki takibin ardından, emlakçılık ve oto galericilik görünümü altında vatandaşları mağdur ettiği belirlenen 4 şüpheliye yönelik düğmeye basıldı. Saat 06.30’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda, belirlenen adreslere baskın yapıldı. Yapılan aramalarda servet değerinde altın ve nakit para çıktı Operasyon kapsamında hedef alınan 4 şüphelinin tamamı yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, piyasa değeri yaklaşık 30 milyon TL olan ziynet eşyası, 3 milyon TL ve 665 euro nakit para, 422 adet senet ve 5 adet çek, 384 adet uyuşturucu hap, 1 adet ruhsatsız av tüfeği ve çok sayıda dijital materyale el konuldu. Gözaltına alınan şüpheliler, işlemleri yapılmak üzere KOM Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ve Konya İl Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, vatandaşların mağduriyetine yol açan organize suç gruplarına ve tefecilere yönelik operasyonların kararlılıkla süreceğini bildirdi.
Muğla İçmeler’de korkuluklar yenileniyor Marmaris Belediyesi, İçmeler Mahallesi Gezi Yolu Caddesi’nde vatandaşların güvenliğini artırmak ve kullanım konforunu yükseltmek amacıyla bakım-onarım çalışmalarını sürdürüyor. İçmeler’de dere kenarında bulunan ahşap korkuluklar ile dinlenme alanlarında yer alan bankların zamanla yıpranması üzerine bölge, Marmaris Belediyesi tarafından bakım programına alındı. Makine İkmal, Bakım ve Onarım Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında ekipler, kullanım ömrünü tamamlayan ahşap korkulukları yenilerken, banklarda da gerekli onarım işlemlerini gerçekleştiriyor. Çalışmalarla birlikte hem bölgedeki güvenlik önlemleri güçlendirilirken hem de vatandaşların daha düzenli ve estetik bir ortamda vakit geçirmesi hedefleniyor. Ekipler, belirlenen program doğrultusunda bakım ve yenileme çalışmalarına devam edecek. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Marmaris Belediyesi yetkilileri kamusal alanların daha güvenli ve konforlu hale getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Vatandaşlarımızın ortak kullanım alanlarını daha güvenli, düzenli ve estetik hale getirmek için ekiplerimiz sahada yoğun bir çalışma yürütüyor. İçmeler’de gerçekleştirdiğimiz yenileme çalışmalarıyla hem güvenliği artırıyor hem de yaşam alanlarımızı güzelleştiriyoruz. Marmaris’in her noktasında ihtiyaç duyulan bakım ve yenileme çalışmalarını sürdüreceğiz" açıklamasını yaptı.