GÜNDEM - 10 Mart 2026 Salı 09:56

Altun: "Önümüzdeki yılı seçim yılı diye düşünüyoruz"

A
A
A
Altun: "Önümüzdeki yılı seçim yılı diye düşünüyoruz"

Saadet Partisi (SP) Kayseri İl Başkanı Erdal Altun, bütün partilerle sıcak temas kurabilen tek siyasi parti olduklarını söyleyerek, "Önümüzdeki yılı seçim yılı diye düşünüyoruz" dedi.


Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Erdal Altun, parti çalışmaları ve gündeme dair açıklamalarda bulundu. Türkiye’de Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı’nın dışında üçüncü bir ittifakın ihtiyacının olduğunu ifade eden Erdal Altun, "Genel Başkanımız Mahmut Arıkan, hususi sohbetlerinde Türkiye’nin üçüncü bir ittifaka ihtiyacı olduğunu söyledi. Bu kavga, gürültü ortamından çıkıp, bir alternatif olarak üçüncü ittifaka ihtiyaç olduğunu sürekli söylüyor. Bizim kendimize hedef olarak belirlediğimiz ‘temiz siyaset’ ilkesi içerisinde bütün partilerle sıcak temas kurabilen tek siyasi partiyiz. Her partinin kapısını çalabilen ya da partimize buyur edebilen bir özelliğimiz oldu. Bu bağdaştırıcı yönün taçlandırılması için de güçlü bir ittifak ile vatandaşın beklentilerine cevap vermesi lazım" diye konuştu.



"Kararsız seçmen sayısı yüzde 30’lara ulaştı"


Kararsız seçmen sayısının yüzde 30’lara ulaştığını söyleyen Altun, "Vatandaş şimdi mevcut iktidardan memnun olmadığını söylüyor. Bu tarafa geldiğimiz zaman da ‘albenisi olan oy verdiğimde ortaya bir şeyler çıkartacak bir muhalefette göremiyorum’ diye iktidara ya da başka bir partiye geri dönen veya sandığa gitmeyen kararsız vatandaşlarımız var. Bugün kararsız seçmen sayısı yüzde 30’lara ulaşmış durumda. Bunlara bir alternatif oluşsun diye sağ cenahta milliyetçi muhafazakar kesimi toparlayacak, bir ittifak isteniyor. Hususi sohbetlerimizde üçüncü bir ittifak için mücadele edilmesi gerektiği hususunda Genel Başkanımız Mahmut Arıkan’ın da fikri var. İlerleyen zamanda bununla ilgili somut olarak paylaşımlarda ortaya çıkacaktır" dedi.



"Önümüzdeki yılı seçim yılı diye düşünüyoruz"


2027 yılında seçim olacağını düşündüklerini belirten Altun, "Önümüzdeki yılı seçim yılı diye düşünüyoruz. Önümüzdeki yıl öyle ya da böyle seçim olacak. Bizim kabul edebileceğimiz ilkbahar aylarında, hükümetin dillendirdiği sonbahar aylarında ama her ne olursa olsun ufukta bir seçim görünüyor. Geçtiğimiz Ocak ayında Yargıtay tarafından partilerin üye sayılarıyla ilgili yapılan açıklamada, muhalefet partileri arasında en çok üye yapan parti olduk. 67 bin üye yaptık. Yeniden Refah Partisi’nin Türkiye geneli üye sayısı 3 bin civarındaydı. Bu konuda bütün partileri geçtik" ifadelerini kullandı.



"5 milyonu aşmış ev genci tehlikesi var"


Darboğazdan çıkmanın yolunun üretim olduğunun altını çizen Altun, görmezden gelinen en büyük tehlikenin ev genci tehlikesi olduğunu dile gererek, "Ekonomik darboğazdan çıkmamızın yolu üretim. Üretimle ancak yol alabiliriz. Yine görmezden geldiğimiz tehlikelerden bir tanesi ev genci tehlikesi. 5 milyonu aşmış bir ev genci tehlikesi var. Ev genci dediğimiz şey, tüketici. Bu büyük bir tehlike. Gençlere, ne iş yaptığını soruyorsun ‘sosyal medya içeriği yapıyorum’ diyor. ‘İlerde fenomen olacağım’ diyor. Hiçbir üretim yok. Elinde telefonla kendisini bir meslek erbabı zanneden, sabahtan akşama kadar evde oturan böyle bir kesim var. Bunlar kaybettiğimiz değerler. Kayseri’de 4 tane üniversite var. 4 üniversitede de eğitim fakültesi var. Kayseri’deki eğitim fakültelerinden 1 yılda diyelim ki 100 öğrenci mezun oluyor. Bunu Türkiye geneline oranladığımız zaman 10 bin mezunu buluyor. Biz bu döngüyü devam ettirerek, üniversite mezunu işsizler ordusu oluşturuyoruz. Herkesi üniversite mezunu yapmak gibi bir zorunluluğumuz yok. Çıraklık eğitimi alan öğrencimizde daha sonra üniversite okuyabilir" şeklinde konuştu.



"Oylarımıza karakter yüklemeliyiz"


Seçmenlerin oylarına karakter yüklemesi gerektiğini ifade eden Altun, "Bir takım krizler var. Bunları sürekli ensemizde gittiğimiz her yere taşıyoruz. Bunu çözmek içinde insanlarımızın öncelikle sağlıklı oy verme kriterlerine sahip olmaları lazım. Ben bütün seçmenlerimize sesleniyorum. Oyumuza bir karakter yükleyelim. Yani sandığa gittiğimizde, ‘ben bu adayı çok seviyorum. Geçen gün bana baktı tebessüm etti’ diye oy veremeyiz. Babanızın oğlu dahi olsa öyle bir şey yok. Kim sorunların üstesinden gelebiliyorsa, o karakteri oyumuza yükleyip, sandığa gitmeliyiz. Seçildiği dönemde başarılı olamadığı zamanda bir daha oy vermemeliyiz. Bir standardımızın olması lazım. Eğer seçilecek kişi o standarda uymuyorsa benim oyumu almamalı" dedi.



"Ağlama ve sızlama siyasetini bitirdik"


Ağlama, sızlama siyasetini bitirdiklerini ve SP olarak 2026 yılı itibariyle proje üreten siyaset çizgisine meylettiklerini söyleyen Altun, "Elimizi taşın altına koyacağız’ dedik ve ağlama, sızlama siyasetini bitirdik. Biz 2026 yılı itibariyle proje üreten bir siyaset çizgisine meyil ettik. Bununla ilgili Kayseri önemli bir potansiyel. Kayseri sanayi ve tarım şehir ama hiç kullanamıyoruz. Nüfusun yüzde 90’ının merkezde yaşadığı dikkatimizi çekti. Mahalli İdareler Birim Başkanımız, bununla ilgili bir çalışma yürüttü. Pey der pet de kamuoyuyla paylaşıyor. Şehrin iki yakasını bir araya getirecek, banliyö hattıyla şehrin nüfusunu homojen bir vaziyette ilin arazisine dağıtmakla alakalı bir çalışma" ifadelerini kullandı.



"Çamur ve çukur siyaseti yapmayacağız"


Altun, sözlerini şu şekilde tamamladı:


"Biz muhalefet olarak suçun kendi üzerimize düşen kısmını aldık. Biz çamur ve çukur siyaseti yapmayacağız. Yollar bozulmuş. Bunu belediye yapacak. Yapmazsa zaten bir dahaki seçime seçmen, ‘yollarımızı siz yapmadınız, size oy yok’ der. Şurada çukur var kapatmıyorsunuz, şurayı su basmış görmüyorsunuz’ diyerek, siyaset yapılmaz. Onu biz gelince yapacağız zaten. Ondan yana sıkıntı yok. Önemli olan siyasilerin de siyasilerinde aynı seçmenler gibi siyaset çalışmalarına bir karakter yüklemesi gerekir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Deprem Haftası etkinlikleriyle 2 bin 700 kişiye afet bilinci aşılandı Kocaeli’de 1-7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinliklerde, toplumun farklı kesimlerinden 2 bin 700 kişiye afet bilinci eğitimi verildi. Büyükşehir Belediyesi tarafından toplumda afetlere karşı hazırlıklı olma kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla il genelinde seminer, panel, eğitim ve tatbikatlar düzenlendi. Körfez ilçesinde Kocaeli Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirilen seminerde, Deprem Uzmanı Prof. Dr. Fadime Sertçelik tarafından katılımcılara deprem bilinci ve bireysel hazırlık konularında sunum yapıldı. Dilovası’ndaki bir okulda ise uzmanlar, lise öğrencileriyle bir araya gelerek afet bilinci paneli düzenledi ve ardından tahliye tatbikatı gerçekleştirdi. Engelli bireylere ve öğrencilere uygulamalı eğitim Farkındalık çalışmaları kapsamında Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde engelli bireyler ve personelin katılımıyla deprem farkındalık paneli ile uygulamalı tahliye tatbikatı yapıldı. İl genelindeki okullarda afet eğitmenleri tarafından verilen eğitimlerde; deprem öncesi hazırlık, aile afet planı, deprem çantası hazırlığı, eşyaların sabitlenmesi ve "Çök-Kapan-Tutun" hareketi gibi hayati konular anlatıldı. Öğrenciler, eğitimlerin ardından düzenlenen tahliye tatbikatlarıyla öğrendiklerini pekiştirme imkanı buldu. Hafta boyunca devam eden programlar sonucunda; 2 bin 481 öğrenci, 162 öğretmen ve 56 engelli birey olmak üzere toplam 2 bin 700 kişiye ulaşılarak afetlere hazırlık konusunda toplumsal farkındalık oluşturuldu.
Aydın Nazilli’de Ramazan’ın manevi iklimi okullara yansıdı Aydın’ın Nazilli ilçesinde okullarda Ramazan ayının manevi atmosferi çeşitli etkinliklerle yaşatılırken, öğrenciler tarafından hazırlanan yardım kolileri ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılmak üzere mahalle muhtarlarına teslim edildi. Nazilli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, Ramazan ayının manevi ikliminin okullarda gerçekleştirilen etkinliklerle hissedilmeye devam ettiği belirtildi. Sınıflarda yapılan süslemeler ve koridorları renklendiren çalışmalarla Ramazan ayının bereketi ve huzurunun okullara yansıdığı ifade edildi. Okullarda düzenlenen etkinlikler kapsamında öğrencilerin hem geleneksel değerleri tanıdığı hem de paylaşma ve dayanışma duygusunu yaşayarak öğrendiği kaydedildi. Ramazan davulcusu etkinlikleriyle kültürel değerlerin hatırlatıldığı, hazırlanan yardım kolileriyle ise ihtiyaç sahibi ailelere destek olunduğu bildirildi. Bu çerçevede okulların kendi imkanları doğrultusunda hazırladığı Ramazan kolilerinin, ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılması amacıyla mahalle muhtarlarına teslim edildiği aktarıldı. Böylece öğrencilerin Ramazan ayının en önemli değerlerinden biri olan yardımlaşma ve dayanışmanın önemini yaşayarak tecrübe ettiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, birlik ve beraberlik duygularını güçlendiren çalışmada emeği geçen öğrenci, veli, öğretmen ve idarecilere teşekkür edilerek Ramazan ayının rahmet, bereket ve kardeşlik ikliminin tüm okullarda hissedilmeye devam etmesi temennisinde bulunuldu.
Mersin Silifke’de örtü altı çilekte bahar hasadı: Kilosu 140 ile 160 TL arasında Mersin’in Silifke ilçesinde örtü altında bahar hasadına başlanan çileğin kilogramı 140 ile 160 lira arası alıcı buluyor. İlçede 20 bin dönüm arazide yaklaşık 50 bin ton çilek üretimi yapılarak bölge ekonomisine ciddi bir katkı sağlıyor. Türkiye’nin önemli çilek üretim merkezlerinden Mersin genelinde örtü altında birçok ürün yetiştirilirken özellikle Silifke ilçesinde çilek üretimi ön plana çıkıyor. İlçede 17 bini açık alanda 3 bini örtü altında olmak üzere toplamda 20 bin dönüm arazide üretilen Silifke çileğinde hasat kış mevsiminde olduğu gibi baharda da devam ediyor. Rengi, tadı, aroması ve uzun raf ömrüyle öne çıkan çilek, sabahın erken saatlerinde işçilerce tek tek özenle toplanıyor. Hasat edilen ürünler iç piyasanın yanı sıra Rusya başta olmak üzere birçok ülkeye de ihraç ediliyor. Kış aylarında ekimi yapılan baharla da toplanan coğrafi işaret tescilli çilekte bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte beklendiği bildirildi. Haziran ayına kadar devam eden hasat süresince civar illerden bölgeye 10 bine yakın işçi geliyor. Hasat devam ediyor Silifke Ziraat Odası Başkanı Kemal Gezer, yaptığı açıklamada ilçe genelindeki yaklaşık 20 bin dönüm arazide 50 bin ton çilek üretildiğini ve ürünün hasadının devam ettiğini söyledi. Sezonun yoğun olduğu zamanda çileğin Rusya başta olmak üzere talebe göre çeşitli ülkelere ihraç edileceğini aktaran Gezer, "Silifke çileği tüm dünyada tanınır hale geldi. Böylelikle yoğurduyla tanınan Silifke artık çileğiyle de ün kazanmaya başladı. Çiftçilerimiz de en kaliteli çileği üretmek için çalışıyorlar. Büyük bir kısmı yurt dışına ihraç edilirken diğer kısmı da iç piyasada tüketiliyor" diye konuştu. 3 bin aile çilekle uğraşıyor Çileğin ilçede istihdama da katkı sağladığının altını çizen Gezer, ekiminden hasat sezonuna kadar çilek üretiminde yaklaşık 10 bin kişinin çalıştığını söyledi. Gezer, "Temmuz ayı sonu itibarıyla tarlaların hazırlanıp ardından dikimin yapılması, ardından gelen süreçte budanması, ilaçlanması, gübrelenmesi, yabani ot ile mücadelesi ve toplanması gibi çalışma süreci haziran ayına kadar devam eder. Silifke’de yaklaşık 3 bin aile çilek işiyle uğraşır. Ağırlıklı olarak kadınlardan oluşan 10 bin kişi, çilek üretimi sayesinde ekmek kapısı buluyor. Bu da Silifke’de önemli bir istihdam oluşturuyor" dedi. 5 dönümlük örtü alanda çilek üretimi yaptıklarını belirten üretici Aykut Aydın da, "Ocak ayından itibaren hasadımız devam etmektedir. 5 dönümlük arazimizden haziran ayına kadar 65 ton ürün elde etmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.