ÇEVRE - 09 Şubat 2026 Pazartesi 12:21

Başkan Çolakbayrakdar: "Şehrin yeşil geleceğini Kocasinan’da inşa ediyoruz"

A
A
A
Başkan Çolakbayrakdar: "Şehrin yeşil geleceğini Kocasinan’da inşa ediyoruz"

Kocasinan Belediyesi, Park ve Bahçeler Müdürlüğüne bağlı fidanlıkta yetiştirdiği 345’ten fazla türde saksılı ağaç ve 520 bin’den fazla bitki kapasitesi ile bitkisel materyal temini açısından Türkiye’nin en büyük üretim ve lojistik üssü fidanlığı bünyesinde barındırıyor. Kayseri’nin yeşil geleceğini Kocasinan’da inşa ettiklerini belirten Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, yeni ve farklı bitkilerin yetiştirildiği fidanlıkların adeta Ar-Ge faaliyeti yürüten üretim merkezi gibi çalıştıklarını söyledi.


Oruçreis ve Gömeç Mahallesi’ndeki Park ve Bahçeler Müdürlüğüne bağlı fidanlıkta Kayseri iklimine uygun çeşitli bitkiler yetiştirdiklerinin altını çizen Başkan Çolakbayrakdar, daha yeşil bir Kocasinan’ı inşa etmek için ilçenin her bir köşesini mevsime göre yeşillendirmeye devam ettiklerini vurguladı.


Kişi başına düşen yeşil alan miktarı bakımından Kocasinan’ı dünya standartlarının iki katı üzerine çıkardıklarına dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, "Kocasinan’ı değiştirmeye ve daha da güzelleştirmeye devam ediyoruz. Bir yandan ilçemizin dört bir yanına fidan ve ağaç dikerken, diğer yandan ise parklarımızı çeşitli bitkilerle rengârenk hâle getiriyoruz. Park ve Bahçeler Müdürlüğüne bağlı ekiplerimiz tarafından fidanlıklarımızda ağaç ve çalı türü bitkiler ile mevsimlik çiçek üretimi yapılmaktadır. Oruçreis ve Gömeç bölgesinde bitki üretim merkezi gibi çalışan ve altyapı ile yenileme çalışmalarının hızla devam ettiği fidanlıklar; toplam 50 bin metrekare alan üzerine kurulu olup, ağaç, çalı türü bitki, tıbbi ve aromatik bitki, iç mekân çiçeği olmak üzere toplam 520 bin’den fazla bitki bulunmaktadır. Tüm bunların yanı sıra 10 bin metrekarelik alana kurulu bitkisel harç üretim tesisinde günlük bin metreküp bitkisel harç üretimi yapılmaktadır. Hafriyat toprağından peyzaj alanları için verimli toprak üreten Toprak Üretim Tesisi (Bitkisel Harç Üretim Tesisi), günlük bin metreküp üretim kapasitesine sahiptir. Fidanlıklarımızda yetiştirdiğimiz bitkilerle hem Kayseri hem de Türkiye ekonomisine büyük katkı sağlıyoruz. İlçe genelinde bahar, yaz, sonbahar ve kış mevsimlerinde şartlara uygun çiçeklendirme çalışmalarını yürütüyoruz. İlkbahar mevsimine yönelik hazırlıklarımız sürüyor. Çalışmalarımıza titizlik ve hassasiyetle devam ediyoruz" ifadelerine yer verdi.


Başkan Çolakbayrakdar, bölgenin yeşillendirilmesi ve estetik güzelliğinin artması için çalışmaların devam edeceğini sözlerine ekledi.



Başkan Çolakbayrakdar: "Şehrin yeşil geleceğini Kocasinan’da inşa ediyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Mamak’taki toprak kayması apartmanların yıkılma riskini artırdı Ankara’nın Mamak ilçesine bağlı Harman Mahallesi’nde meydana gelen toprak kayması, civardaki apartmanların yıkılma riskini artırdı. Olayla ilgili konuşan mağdurlar, durumun devam etmesi halinde yaşadıkları apartmanın arkasındaki üç binanın zemininde ciddi problemler olacağını iddia etti. Olay, dün akşam saatlerinde Harman Mahallesi Ahmet Akbaş Caddesi’ndeki boş arazide meydana geldi. Alınan bilgilere göre, arazide sürekli meydana gelen toprak kaymalarına bir yenisi daha eklendi. Olayla ilgili konuşan mağdur vatandaşlar ise can güvenliklerinin olmadığını söyledi. Yetkililerin durumla yeteri ilgilenmediğini iddia eden mağdurlar, önlem alınmaması ve toprak kaymasının devam etmesi halinde binalarının arkalarındaki üç apartmanın zemininde kayma ve yıkılma ihtimalinin artacağını ifade etti. Sorumlulardan yardım talep eden apartman sakinleri durum nedeniyle uzun zamandır tedirginlik hissettiklerini dile getirdi. "Burası yağış aldıkça zemin yumuşuyor ve heyelan riski oluşuyor" Olayla ilgili konuşan mağdurlardan Yüksel Pilo, "Bu tehlike hep vardı. Durumun farkına vardığımızdan beri bütün resmi makamlara başvuruda bulunduk ama tehlike teşkil etmediğini söylediler. Esas sorun toprak kayması değil. Arkadaki binanın bizim apartmanımızın üzerine çökme riski var. Biz öldükten sonra mı çözüm bulunacak. Olay adeta ben geliyorum diyor. Herkes ’bana ne’ diyor. Birkaç gün önce komşumuzun aracı kullanılamaz hale geldi. Üzerine kaya parçası düşmüş. Burası yağış aldıkça zemin yumuşuyor ve heyelan riski oluşuyor. Üzerimizdeki binanın zemininin kayma riski var, şu anda dört apartman tehlikede. Zorluklarla ancak buradan ev alabildik. Daha iyi yerlerde oturmak isterdik. Herkes sorumluluğu birbirinin üzerine atıyor. Buna bir çözüm bulunsun. Can güvenliğimiz yok ve benzer olaylar daha önce de yaşandı" dedi. "Bizim amacımız bir an önce tedbir alınmasını sağlamak" Mağdurlardan Osman Gedik ise, "Burada sürekli toprak parçalanmaları oluyordu. Önlem almak için tahtadan barikat yapmıştım. Kendimce bir perde yapmıştım ama o bile artık fayda etmiyor. Dün çok büyük bir kaya parçası düşmüş. Arka taraftaki binanın temeli yıkılırsa önce onlar ardından da biz tehlikeye gireceğiz. Orada 40 aile yaşıyor. Yağmurlar devam ediyor ve toprağın tamamen yıkılması durumunda bina temelinde çatlama olacak ve herkes mağdur olacak. Bizim amacımız bir an önce tedbir alınmasını sağlamak. Ekipler geldi ve incelemelerde bulundu. Burada önceden gecekondular vardı. Her yerde taştan yığılmalar var. Belki şu an için yıkılma tehlikesi yok ama tedbir almayacağız, zamanını bekleyeceğiz diye de bir şey yok. Dünden beri tedirginiz" diye konuştu.
Ankara TBMM’de cinsel taciz davasında tüm sanıklar tahliye edildi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) stajyer öğrencilere cinsel taciz iddiasına ilişkin meclis lokantasında çalışan 4’ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada tüm sanıklar tahliye edildi. Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya meclis lokantasında çalışan tutuklu sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven ile tutuksuz sanık Ramazan Çetin katıldı. Mahkeme hakimi bu celse sanıkların dinleneceğini bildirerek tutuklu sanık Durmuş Uğurlu’ya söz verdi. "İşlemediğim taciz suçundan cezaevinde bulunmaktayım" Uğurlu, "Eşim ve çocuğum dışarıda mağdurlar. 2 aydır işlemediğim taciz suçundan cezaevinde bulunmaktayım. Söyleyecek bir şeyim yok başka" dedi. Tutuklu sanık İbrahim Beşlioğlu ise cinsel amaçlı mesaj atmadığını iddia ederek, stajyerin mesaj tarihinde TBMM’de olmadığını söyledi. Tutuklu sanık Recep Seven ise savunmasında "38 yıldır Meclis’te görev yaptım. Öğrenci yetiştirerek bugünlere geldim. 2 aydır neden cezaevindeyim anlamıyorum" dedi. Tutuklu sanık Halil İlker Güner ise 15 yıldır Meclis’te çalıştığını ifade ederek, "Bugüne kadar hiç böyle bir suça karışmadım, bir kez bile ikaz almadım. Ailem perişan halde, yuvam dağılmak üzere" ifadelerinde bulundu. Tutuklu sanık Ramazan Çetin de mahkemeden tahliyesini istedi. Beyanların ardından söz alan cumhuriyet savcısı tutuklu sanıkların üzerine atılı suçlamalar nedeniyle tutukluluk halinin devamına ve dosyadaki eksik hususların giderilmesi yönünde mütalaa verdi Tutuklu sanıklar tahliyelerine karar verilmesini talep etti. Beyanların ardından ara kararını açıklayan hakim, 4’ü tutuklu 5 sanığın tutuklulukta geçen süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliye edilmesine karar verip, duruşmayı 15 Mayıs’a erteledi.
İzmir Afetlerde mahsur kalan hayvanlar unutulmayacak İzmir Büyükşehir Belediyesi, afetzede hayvanların doğru ve güvenli bir şekilde kurtarılabilmesi için ilçe belediyelerinin afet ve veterinerlik çalışanlarına Hayvan Arama Kurtarma Eğitimi verdi. İki gün süren eğitimlerde hayvanlara yaklaşım, kontrol etme ve hastalıklar hakkında bilgiler verildi. Uygulamalı eğitimde ise enkazdan ve kuyudan hayvan kurtarma teknikleri gösterildi. Afetlere hazırlıklı ve dirençli bir kent hedefiyle çalışmalarını sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi, deprem başta olmak üzere afetlerde hayvanların doğru şekilde kurtarılması için eğitimlere başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında, ilçe belediyelerinin afet ve veterinerlik çalışanlarına teorik ve pratik olmak üzere iki günlük Hayvan Arama Kurtarma Eğitimi verildi. Eğitimlere, Hayvan Arama Kurtarma Derneği (HAKTİM) destek sağladı. Uygulamalı eğitim etabı, İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nın eğitim parkurunda gerçekleştirildi. İlk gün teorik bilgiler aktarıldı, ikinci gün ise kuyuya düşen hayvanların çıkarılmasından depremde enkazda kalan hayvanların güvenli şekilde kurtarılmasına kadar tüm uygulamalar uzmanlar tarafından gösterildi. Eğitimin sonunda katılımcılara sertifika verildi. Geniş kapsamlı eğitim İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı Hayvan Sağlığı Şube Müdürü ve HAKTİM Eğitmeni Murat Aras, ilçelerdeki afet ve veterinerlik çalışanlarına afet anında hayvanların aranması ve kurtarılması konusunda eğitim verdiklerini söyledi. Aras, "Birinci gün teorik, ikinci gün uygulamalı eğitimler yaptık. Eğitimde hayvanlara güvenli yaklaşım, zapturapt altına alma, muhtemel zararlar ve zoonoz hastalıklara karşı önlemler ile güvenli kurtarma tekniklerini öğrettik. Enkazda veya kuyuda mahsur kalan hayvanların güvenli şekilde nasıl bulunup çıkarılacağını gösterdik. Eğitimle, hayvanların arama-kurtarma ekiplerine zarar vermeden kurtarılması ve afetzede hayvanlara doğru yaklaşım konusunda farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz" dedi. Afetlerde hayvanlar da insanlar kadar zarar görüyor HAKTİM Kurucu Başkanı Sibel Altun, afetlerde hayvanların da insanlar kadar zarar gördüğünü belirterek, "İzmir depreminde bunu bizzat gördük ve veteriner hekimler ile teknik ekiplerimizle bir Hayvan Arama Kurtarma ekibi kurduk. Önce kendimizi geliştirdik, ardından gönüllülere ve kurum ekiplerine eğitim vermeye başladık. İzmir’in ilçelerinde afet ve veterinerlik personeline enkaz, deprem, yangın ve sel gibi felaketlerde hayvan kurtarmayı öğretiyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yakın çalışıyoruz, çok destek alıyoruz. Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı tüm araç, mobil klinik ve kapasiteleriyle sahada bizimle en önde. Günlük yaşamda da İtfaiye Dairesi araçlarıyla araçta, çatıda veya ağaçta mahsur kalan hayvanları kurtarıyoruz. Afet alanlarına eğitimsiz girilmemeli, aksi hâlde hem kendi güvenliğiniz tehlikeye girer hem de kurtarma çalışmaları engellenir" dedi.
Denizli Denizli’de 5 bin 14 kişi sigarayı bırakmak için başvurdu Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, 2025 yılında 5 bin 14 kişinin sigara bırakma polikliniklerine başvurduğunu bunlardan bin 744’ünün sigarayı bıraktığını, 60 bin 801 kez sahada denetim yapıldığını ve sigara yasağına uymayan 431 işletmeye ceza uygulandığını söyledi. 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, tütün ürünleri kullanımının başta akciğer kanseri olmak üzere birçok kanser türüne, kalp ve solunum yolu hastalıklarına yol açtığını söyledi. Sigara kullanımının çok önemli bir toplum sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken Öztürk, sigaranın en önemli önlenebilir ölüm nedenleri arasında yer aldığını vurguladı. 2025 yılında 5 bin 14 kişi sigara bırakma polikliniklerine başvurdu Tütün ürünü kullanılan süre ve tütün ürünü kullanım sıklığının arttıkça kanser ve diğer sağlık risklerinin de artacağını söyleyen Uz. Dr. Berna Öztürk, " Tütün ürünü kullanımı vücudun hemen hemen her organına zarar vermekte ve önlenebilir pek çok hastalık, sakatlık ve erken öleme de sebep olmaktadır. Tüm bu riskler göz önüne alındığında geç kalmadan bırakmak için adım atmak çok önemlidir. İlk sigara bırakma gününden itibaren yüksek kalp atış hızı normale döner, kan basıncı düşer, kan dolaşımındaki karbon monoksit seviyesi normale döner. 2-12 hafta içinde dolaşım düzelir, kanın akışkanlığı artar, el ayak gibi vücudun uç kısımları daha iyi kanlanır, akciğer kapasitesi artar. 1 yıl sonra akciğerler daha sağlıklı hale gelir, koroner kalp hastalığı riski sigara içen birinin yarısına düşer. Ülkemizde tütün ürünü kullananlar ve bırakmak isteyenler Sağlık Bakanlığı Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’nı arayarak destek alıp ilimizdeki sigara bırakma polikliniklerine başvurabilir. İlimizdeki sigara ile mücadelede rakamlara da bakacak olursak; 2025 yılında 5 bin 14 kişi sigara bırakma polikliniklerine başvurdu. Bunlardan 1744’ü sigarayı bıraktı. Hekimlerimiz tarafından uygun görülen hastalara, sigara bırakma tedavisinde kullanılan ilaçlar da ücretsiz olarak verildi" dedi. 64 bin 364 kez sahada sigara denetimi yapıldı. Denizli’de 4207 sayılı kanun kapsamında 7 gün - 24 saat esasına göre tütün denetimlerinin yapıldığını aktaran Uz. Dr. Berna Öztürk, Rutin denetimlerin yanı sıra kapalı mekanlarda sigara kullanımı olursa vatandaşlarımız tarafından ALO 184 ya da Yeşil Dedektör Mobil Uygulaması üzerinden gelen ihbarlara yönelik denetimler de yapılmaktadır. Gelen ihbarlar en geç 2 saat içinde ekiplerimiz tarafından değerlendirilerek gerekli işlemler yapılmaktadır. Yine bu doğrultuda, 2025 yılında sahada 60 bin 801 kez rutin denetim yapıldı ve bunlardan sigara ihlali yapan 431 işletmeye işlem yapıldı" ifadelerini kullandı.