ÇEVRE - 14 Ekim 2025 Salı 12:45

Başkan Çolakbayrakdar: "Türkiye’de kendi imkânlarıyla dönüşüm yapan ilk ve tek belediyeyiz"

A
A
A
Başkan Çolakbayrakdar: "Türkiye’de kendi imkânlarıyla dönüşüm yapan ilk ve tek belediyeyiz"

Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Kayseri’nin geleceğini şekillendirecek olan Argıncık Kentsel Dönüşüm Projesi’nin tarihe geçeceğini belirterek, "Kocasinan, Türkiye’de kendi imkânlarıyla büyük ölçekli kentsel dönüşüm yapan ilk ve tek belediyedir" dedi.


Kayseri’de düzenlenen "Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm Zirvesi" programının, Kocasinan Belediyesi’nin vizyoner dönüşüm modelinin ne kadar doğru, yerinde ve örnek bir adım olduğunu bir kez daha gösterdiğini vurgulayan Başkan Çolakbayrakdar, "Kocasinan, eşittir kentsel dönüşümdür." ifadesiyle bu alandaki öncülüklerini bir kez daha ortaya koydu.


"Kocasinan eşittir kentsel dönüşüm"


"Kentsel dönüşüm bizim için öncelikli olarak sosyal bir dönüşümdür" diyen Başkan Çolakbayrakdar, sözlerini şu şekilde sürdürdü:


"Rutin belediyecilik faaliyetlerinin yanı sıra, çalışmalarımızın en başında yer alan ve bölgemizin ihtiyaçlarından bir tanesi olan kentsel dönüşüm, olmazsa olmazımızdır. Göreve geldiğimden beri 10 yıldır, 11 bölgemizde kentsel dönüşüm çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. ‘Kocasinan’ denilince ilk akla kentsel dönüşüm gelir. Kocasinan, eşittir kentsel dönüşümdür. Yani kentsel dönüşüm bizim olmazsa olmazımızdır. Çünkü bizler biliyoruz ki; yarınlarımız ve çocuklarımız için uygun çevre şartları olan okulu, parkı, yeşil alanı, pazarı, camisi, sosyal donatıları yapılmış, her türlü belediye hizmetinin olduğu çağdaş standartlarda bir mahalle inşa etmek ancak kentsel dönüşümle mümkündür. Bunun için vatandaşlar için fırsat olan dönüşümü, ihtiyaç olan her mahallemizde gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Özellikle mahallelerimizde hemşehrilerimizin yaşamlarına dokunarak onlara daha güzel yaşam ortamı sunuyoruz. Mahallelerimiz, kentsel dönüşümle güzelleşiyor ve değer kazanıyor. Yaptığımız hizmetlerle çocuklarımız daha iyi bir Kocasinan’da yetişmiş olacak. İnsana yakışır, hizmet verebileceğimiz, mahalle kültürünün korunduğu, insanların bir araya gelebildiği huzurlu yaşam alanları oluşturmak için kentsel dönüşüm projeleri üretiyoruz. Genç, yaşlı, kadın, erkek olmak üzere 7’den 70’e tüm hemşehrilerimin sosyal ihtiyaçlarının karşılanabildiği, huzur içerisinde mutlu ve mesut yaşayabilecekleri, kendilerini ayrıcalıklı hissedebilecekleri bir Kocasinan’ı kurmak için çalışıyoruz."


"Geleceğin Kayseri’si Kocasinan’da yükseliyor"


Kayseri’nin geleceğini şekillendirecek Argıncık Kentsel Dönüşüm Projesi’nin tarihe geçecek bir adım olduğuna dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla, Argıncık Mahallesi sınırları içerisindeki bazı alanların ‘Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı’ ilan edilmesinin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu karar, çocuklarımız ve geleceğimiz için bir umut olacak; binlerce vatandaşımızın hayatına dokunacak çok önemli bir proje hayata geçirilecektir. Öncelikle, önümüzü açan ve çıkarmış olduğu kentsel dönüşüm kanunuyla bizlere hizmet etme imkânı sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımızı sunuyorum. Argıncık’ı tanımayan yoktur; fakat biz, taşını da sokağını da bilenler olarak Argıncık için gece gündüz çalışıyoruz. Şehrimizin geleceğini şekillendirecek bir projeye imza atıyoruz. 40 yılı aşkın süredir beklenen bu adımla, şehrimize yakışır bir projeyi hayata geçireceğiz. Argıncık’ı anlamak için sokaklara bakmak yeterlidir; hem deprem riski hem de eski yapıların varlığı ortadadır. Biz bu dönüşümü anlatmak için defalarca vatandaşlarımızın kapısını çaldık. Ancak burada yapacağımız iş yalnızca eski binaları yıkıp modern binalar yapmak değildir. Çünkü kentsel dönüşüm sadece bir inşaat faaliyeti değil, aynı zamanda sosyal bir dönüşümdür. Bu projede parklar, yeşil alanlar, sosyal donatılar ve modern teknolojiyle donatılmış yapılar yer alacak. En önemlisi ise çevre şartlarına uygun, şehrimize yakışır bir Argıncık inşa edilecektir. Kayseri tarihinin en büyük kentsel dönüşüm projesini hayata geçireceğiz" dedi.


"Argıncık, 50 milyar TL ile dönüşecek"


Argıncık Mahallesi’nde gerçekleşecek kentsel dönüşümün 50 milyar TL bütçesi olduğunu belirten ve proje alanının detaylarını paylaşan Başkan Çolakbayrakdar, "Argıncık bölgesinde çalışacağımız alan 63,9 hektar, yani 630 bin metrekarenin üzerinde bir bölgeyi kapsıyor. Bunun 455 bin metrekaresi vatandaş mülkiyetinde. Bu kapsamda vatandaşlarımızla bire bir anlaşmalar yapacağız. Bölgede yaklaşık 1.500 yapı bulunuyor ve muhtemelen 3 binden fazla bağımsız bölüm yenilenecek. Buradaki imar noktasında mümkün olduğunca burayı seyrekleştirmek istiyoruz. Daha yaşanabilir bir çevre diyorsak burada bir miktar imar transferi yapmamız lazım. Bir miktar imarı başka yerlere taşımamız gerekiyor. Rezerv alan dediğimiz yerlere imar transferi yapacağız. Bu alanın ekonomik büyüklüğü nedir diye baktığımızda 50 milyar TL’lik bir büyüklükten bahsediyoruz. Böyle bir ekonomik büyüklükten bahsediyoruz. Burası şehre de bir canlılık katacak. Böylece Argıncık, modern ve yaşanabilir bir cazibe merkezine dönüşecek" ifadelerini kullandı.


Başkan Çolakbayrakdar, Türkiye’ye örnek gösterilen kentsel dönüşüm projeleriyle yeni, çağdaş mahalleler inşa ederek ilçeye yeni bir kimlik ve yeni bir çehre kazandırmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.



Başkan Çolakbayrakdar: "Türkiye’de kendi imkânlarıyla dönüşüm yapan ilk ve tek belediyeyiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Faytonculuk zanaatı usta yetişmemesi nedeniyle yok oluyor Türkiye’de bir dönemin en gözde ulaşım aracı faytonlar usta yetişmemesi nedeniyle yok olma tehlikesi yaşıyor. Bu tarihi zanaatı ülke genelinde çok az usta sürdürüyor. Fayton üretimi halk arasında basit bir marangozluk işi olarak biliniyor. Oysa bu üretim yüksek bir mühendislik bilgisi barındırıyor. Günümüz araç teknolojisinin temellerini atan teknik detaylar bu zanaatı benzersiz kılıyor. Gövdede darbe emici dişbudak ağacı kullanılıyor. Tekerlek parmaklarında yüksek dirence sahip gürgen tercih ediliyor. Bu sayede doğal bir süspansiyon sağlanıyor. Tekerleklerin dışa eğimli yapısına kamber açısı deniyor. Bu yapı yükü aksın en güçlü noktasına aktarıyor. Sistem viraj güvenliğini artırıyor. Elde dövülen çelik makaslar yol sarsıntısını en aza indiriyor. Su geçirmeyen özel deri mekanizmalar bugünkü açılır tavanların atası kabul ediliyor. Türkiye’de bu sanatı sürdüren son ustalar hayata tutunmaya çalışıyor. İzmir, Akhisar ve Büyükada’daki son atölyeler kapanma riski taşıyor. Bunun temel nedeni çırak yetişmemesi olarak gösteriliyor. Ustalar bu zanaatın sadece araba üretmek olmadığını vurguluyor. Ahşabın, demirin ve derinin binlerce yıllık uyumunun yaşatıldığı belirtiliyor. Baba mesleğini yaşatıyor At arabacılığı ve atçılığın kendisine babasından miras kalan bir meslek olduğunu belirten Cem Kara Osman, "Babam nakliyecilik, kum taşımacılığı ve bahçelerde çit sürme gibi işlerle meşgul oluyordu. Çocukluğumuzdan bu yana evimizde at ve at arabası hiçbir zaman eksik olmadı. Daha sonra edindiğim mesleki tecrübeler ve kişisel merakım neticesinde faytonların özel üretimi ve tamiriyle bizzat ilgilenmeye başladım. Bazen hayvanseverlerin tepkisiyle karşılaşıyoruz. Bu durum bilgi eksikliğinden ve hayvanlara eziyet edildiğini düşünmelerinden kaynaklanan ön yargılı bir yaklaşımdır. Biz atları tamamen doğalarına ve kullanım amaçlarına uygun bir şekilde değerlendiriyoruz. Günümüzde bu araçları yalnızca sünnet törenleri, reklam çekimleri ve özel amaçlı düğünler gibi kısıtlı alanlarda kullanabiliyoruz. Halbuki bu araçlar kültürümüzün ayrılmaz bir parçasıdır. Yaklaşık on beş yıldır Antalya’nın belirli turizm bölgelerinde turist kafilelerine hizmet veriyorum. Yurt dışından gelen misafirlerin özel etkinliklerinde ve düğün organizasyonlarında yer alıyorum. Organizasyonlar önceden planlandığı için işleyişte aksaklık yaşamıyoruz. Doğada iki atın koşarken çıkardığı nal seslerinin dinlendirici bir etkisi vardır. Bu deneyim adeta bir terapi niteliği taşıyor. Nal sesleri insanı stresten uzaklaştırarak eşsiz bir ruhsal rahatlama sağlıyor" dedi. Usta eksikliği üretimi bitirdi Mesleğin geleceğindeki tehlikeye dikkat çeken Osman, "Fayton yapımında ahşap kısımlar için profesyonel marangozluk işçiliği gerekiyor. Demir aksamlar için geleneksel ocaklarda sıcak demir dövme ustalığı şarttır. Eskiden dingil poryaları farklı kaplinlerle üretiliyordu. Günümüzde rulmanlı sistemler kullanılıyor. Dingil ve diğer parçaların işlenebilmesi için iyi derecede torna bilgisine ihtiyaç duyuluyor. Günümüzde Türkiye genelinde bu işi yapabilecek ustaların sayısı oldukça sınırlıdır. Afyon ve Akhisar gibi bölgelerde faaliyet gösteren ustalar bir elin parmaklarını geçmiyor. Yeni nesil bu mesleğe ilgi duymuyor. Geleneksel bir üretim süreci olduğu için bu alanda ciddi bir tecrübe birikimi şarttır. Yaklaşık yirmi yıl önce Türkiye’den dünyanın dört bir yanına fayton ihraç ediliyordu. Zamanla talebin düşmesiyle birlikte bu üretim durma noktasına geldi. Mesleği devralacak yeni bir nesil yetişmiyor. İlerleyen dönemlerde fayton kullanacak kişi dahi bulunamayacak. Bu kültür tamamen unutulacak. Dünya tarihine dönüp baktığımızda her dönemde atlı ve tekerlekli arabaların önemli bir yer tuttuğunu görürüz. Savaş dönemlerinde mühimmat taşıyan araçlardan ulaşım amacıyla kullanılan faytonlara kadar bu araçlar insanlık tarihinin her aşamasında var olmuştur. Günümüzde tamamen motorlu taşıt teknolojisine geçildiği için bu tarihi miras kaybolmaya yüz tutuyor" ifadelerini kullandı. Yüz yıllık Paris faytonu Eline geçen tarihi faytonun hikayesini paylaşan Osman, "Arkamızda görmüş olduğunuz fayton yüz yılı aşkın bir süre hizmet vermiştir. Böyle tarihi bir aracı yeniden ele alıp gün ışığına kavuşturmak benim için büyük bir onur kaynağıdır. Dingil aksamında Paris ve Londra damgaları bulunuyor. O dönemin eski yazı sanatıyla işlenmiş ibareler yer alıyor. Aracın Fransa’nın başkenti Paris’ten getirildiğini tahmin ediyoruz. Eski ustalardan edindiğimiz bilgilere ve yaptığımız araştırmalara göre Avrupa’dan getirilen bu fayton ilk olarak İzmir’de kullanılmıştır. Daha sonra İstanbul’a ve Büyükada’ya götürülerek çeşitli film çekimlerinde değerlendirilmiştir. Nihayetinde tekrar İzmir’e dönmüştür. Kapsamlı bir araştırmanın ardından bu aracı devraldım. Yakın zamanda bu tarihi faytonu baştan aşağı revize etmeyi planlıyorum. Körüklü veya kaput araba olarak adlandırılan ve üstü açılıp kapanabilen bu model İzmir faytonu olarak bilinmektedir" şeklinde konuştu.
Kocaeli Akçaray tramvay hattının yolcu kapasitesi iki katına çıkarılıyor Kocaeli’de Akçaray Tramvay Hattı’ndaki duraklar uzatılarak sefer başına yolcu kapasitesi 600’e yükseltilecek. Büyükşehir Belediyesi, kent içi ulaşımın önemli arterlerinden olan tramvay hattındaki yolcu yoğunluğunu azaltmak amacıyla başlattığı kapasite artırma projesine devam ediyor. Proje tamamlandığında tramvaylar hatta "çift dizi" (peş peşe iki araç) olarak hizmet verecek ve böylelikle tek seferde taşınan yolcu kapasitesi iki katına çıkarılarak 600 kişiye ulaşacak. 12 durakta altyapı çalışmaları tamamlandı Yeni sisteme entegrasyon için hat üzerindeki 12 durakta yürütülen istasyon uzatma çalışmalarında önemli aşama kaydedildi. Otogar, Yahya Kaptan, Doğu Kışla, Yenişehir ve Milli İrade Meydanı duraklarında inşaat ve altyapı imalatları bitirilirken, kanopi ve turnike montajlarına geçildi. Mehmet Ali Paşa durağında ise yol genişletme çalışmaları tamamlandı. Fuar, Yeni Cuma, Seka Park, Seka Devlet Hastanesi, Kongre Merkezi ve Plajyolu istasyonlarında da inşaat ve kanopi montajı sona erdi; turnike kurulumuna ise kısa süre içinde başlanacağı bildirildi. Eğitim Kampüsü, Fevziye ve Gar duraklarında yapılacak yol genişletme mesaisinin ardından bu bölgelerde de istasyon uzatma aşamasına geçilecek. Duraklara çift yönlü yaya erişimi sağlanacak Kapasite artışının yanı sıra yolcu konforunu da hedefleyen proje kapsamında, tüm duraklara her iki yönden giriş ve çıkış imkanı sağlanarak yoğun saatlerde oluşan yığılmaların önüne geçilmesi planlanıyor. Ayrıca uzatılan istasyon alanlarına yeni kanopiler ve kent mobilyaları eklenerek bekleme alanları daha modern hale getirilecek.