GÜNDEM - 25 Kasım 2025 Salı 11:19

Başkan Koşar: "Kadına şiddeti önlemede AK Parti Kadın Kolları olarak bu mücadelenin sahadaki en güçlü paydaşıyız"

A
A
A
Başkan Koşar: "Kadına şiddeti önlemede AK Parti Kadın Kolları olarak bu mücadelenin sahadaki en güçlü paydaşıyız"

AK Parti Kayseri İl Kadın Kolları Başkanı Meral Koşar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, "Kadına şiddeti önlemede AK Parti Kadın Kolları olarak bu mücadelenin sahadaki en güçlü paydaşıyız" dedi.


AK Parti Kayseri İl Başkanlığı Toplantı Salonu’nda düzenlenen basın açıklamasına AK Parti Kayseri İl Kadın Kolları Başkanı Meral Koşar, ilçe kadın kolları başkanları ve kadın kolları üyeleri katıldı. Açıklamasında 25 Kasım’ın dayanışmayı simgeleyen bir gün olduğunu söyleyen Başkan Meral Koşar, "Bugün 25 Kasım. Kadına yönelik şiddete karşı yükselen kararlılığımızı, dayanışmamızı ve sorumluluk anlayışımızı simgeleyen bir gün. Ancak biz bu mücadeleyi sadece bir gün ile sınırlamıyoruz. Biz, bu davayı; kadının izzetini, çocuklarımızın geleceğini, ailenin onurunu, milletimizin dirliğini koruma davası olarak görüyoruz ve AK Parti Kadın Kolları olarak, 81 ilde eş zamanlı biçimde diyoruz ki Kadına yönelik şiddet; kimden gelirse gelsin, kime yönelirse yönelsin, hangi gerekçeye sığınılırsa sığınılsın, asla ve asla kabul edilemez bir insanlık suçudur. Şunu açıkça ifade etmek isteriz: Bugün Türkiye’de kadına yönelik şiddetle mücadele; bir iyi niyet beyanından ibaret değildir, bilakis AK Parti iktidarlarının tam 23 yıldır adım adım inşa ettiği bir devlet politikasıdır. 2002 seçim beyannamemizde kadına yönelik şiddetle mücadeleyi açıkça ortaya koyarak bu alanda kapsamlı bir dönüşüm başlattık. Aradan geçen 23 yılda hukuki altyapıyı güçlendirdik, cezai yaptırımları artırdık, koruyucu ve önleyici mekanizmaları yaygınlaştırdık. Hukuki çerçeveye baktığımızda; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, bizim dönemimizde çıkarılmış; kadına yönelik şiddetle mücadelede tarihi bir dönüm noktası olmuştur. Avrupa’nın pek çok ülkesinde koruma kararları için haftalarca beklenirken; Türkiye’de 6284 sayesinde, elektronik kelepçe, uzaklaştırma tedbirlerinin yanı sıra barınma, psikososyal destek gibi mekanizmalar derhal devreye sokulabilmektedir. Elbette hiçbir kanun, tek başına toplumsal bir sorunu sihirli değnekle çözemeyecektir. Ancak AK Parti iktidarları, "kadına yönelik şiddetle mücadelede hukuki, kurumsal ve fiilî korumayı en üst seviyeye çıkaran iktidar" olarak tarihe geçmiştir" dedi.


Meral Koşar, kanunlar dışında şiddeti önlemek için güçlü stratejilerin de olduğunu söyleyerek, "Bugün elimizde sadece kanunlar değil, aynı zamanda güçlü bir strateji ve koordinasyon yapısı vardır. 25 Kasım 2023 tarihinde yürürlüğe giren ‘Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele’ konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, devletin en üst makamından ‘Bu ülkede kadına yönelik şiddete sıfır tolerans’ beyanının yazılı bir belgesidir. Bu genelge ile kadına yönelik şiddetle mücadelede tüm kurum ve kuruluşların sorumlulukları açıkça tanımlanmış, kurumlar arası koordinasyon ve veri paylaşımı güçlendirilmiş, illerdeki faaliyetlerin düzenli olarak izlenmesi ve raporlanması zorunlu hâle getirilmiştir. On İkinci Kalkınma Planı’nda, kadınların güçlenmesi ve kadına yönelik şiddetle mücadele, planın ana eksenlerinden biri hâline getirilmiştir. Böylece kadının eğitime, istihdama, karar alma mekanizmalarına katılımı, her türlü şiddet ve ayrımcılıktan korunması, devletin kalkınma vizyonununun vazgeçilmez unsuru haline gelmiştir. Kurumsal tarafta da çok net bir tablo vardır. Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu kurularak daha etkin ve kapsayıcı bir yapıya kavuşturulmuştur. Bu Kurulda Aile, Adalet, İçişleri, Sağlık, Millî Eğitim başta olmak üzere ilgili tüm bakanlıklar, kurumlar ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelmekte, ülke genelindeki veriler, sahadan gelen raporlar, Meclis Araştırma Komisyonu’nun tespitleri ışığında politikalar sürekli güncellenmekte, İl Koordinasyon Kurulları ile merkezden yerele uzanan bir takip ve izleme mekanizması işletilmektedir. Kısacası AK Parti döneminde kadına yönelik şiddetle mücadele; kanunlardan kalkınma planına, Cumhurbaşkanlığı genelgelerinden koordinasyon kurullarına kadar bütünüyle kurumsallaşmış ve bütüncül bir bir devlet politikası hâline gelmiştir" ifadelerini kullandı.


"Biz kağıt üzerinde düzenleme yapan siyasi hareket değiliz"


Kendilerinin sahaya inen ve sonuç üreten bir siyasi hareket olduklarını söyleyen Koşar, sözlerine şu şekilde devam etti:


"Ancak biz sadece kâğıt üzerinde düzenleme yapan bir siyasi hareket değiliz. Biz sahaya inen, sonuç üreten bir siyasi hareketiz. KADES bunun en somut örneklerinden biridir. Kadınların hayatına doğrudan dokunan bir güvenlik zırhıdır. 8 milyon 990 bin kadın tarafından indirilmiş, ihbarlar tek tuşla alınmış, kolluk birimlerimiz olay yerlerine ortalama 6 dakika kadar kısa bir sürede ulaşarak koruyucu ve önleyici tedbirleri hayata geçirmiştir. ŞÖNİM ve kadın konukevleri de bu mücadelenin omurgasıdır. Ülke genelinde ŞÖNİM’ler 7/24, başvuran her kadına barınma, rehberlik, psikososyal destek, hukuki yönlendirme ve izleme-takip hizmetleri sunmakta, kadın konukevleri ve ilk kabul birimleriyle birlikte, şiddet mağduru kadınlara ve beraberindeki çocuklara güvenli bir sığınak olmaktadır. Kadına yönelik şiddetle mücadele merkezleri, sosyal hizmet merkezleri, aile destek merkezleri, il ve ilçe düzeyindeki kadın irtibat noktalarıyla mahalle mahalle, sokak sokak yaygınlaştırılmıştır. Biz sadece bina açmıyoruz; aynı zamanda kapı kapı dolaşıyoruz. Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) kapsamında, 208 bin 525 hanede kadına yönelik şiddetle mücadele hakkında yüz yüze bilgilendirme görüşmeleri yapılmıştır. Ayrıca ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı üzerinden yapılan her başvuruda uzman ekipler tarafından, risk altındaki kadınlara anlık ve bütüncül destek sağlanmaktadır."


Koşar, bu yıl veriye dayalı politika üretiminde yeni bir döneme girdiklerini söyleyerek, "Kadına yönelik şiddetle mücadelede en kritik aşama olan ‘veriye dayalı politika üretimi’ için bu yıl yeni bir döneme giriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından bugün açıklanacak olan 2026-2030 dönemini kapsayan 5. Ulusal Eylem Planı, dijital şiddet, risk analizi, erken uyarı sistemleri ve izlenebilir politikalara odaklanan çok boyutlu bir çerçeve sunmaktadır. Bu plan, kadınların güvenliği için kurumsal kapasiteyi derinleştirirken toplumsal katılımı da güçlendiren bir vizyonla tasarlanmıştır ve biz AK Parti olarak diyoruz ki bu kurumsal yapıyı, bu istatistikleri, bu sahadaki emeği; Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tam 23 yılda ilmek ilmek ördük. Konuşmak kolaydır. Bildiri yayımlamak kolaydır. Zor olan ise kadına yönelik şiddetle mücadeleyi kâğıt üzerinde olmaktan çıkarıp; uygulamada, sahada, KADES çağrısında, ŞÖNİM kapısında, kadın konukevinin sıcak odasında ve bu mücadelenin her satırında gösterebilmektir. Bizler AK Parti Kadın Kolları olarak bu mücadelenin sahadaki en güçlü paydaşıyız. 81 ilde, 922 ilçede, milyonlarca kadına ulaşan yapımızla, hem farkındalık çalışmalarını yürütüyor hem de risk altındaki kadınlara destek olabilecek tüm mekanizmaların doğru şekilde işletilmesi için durmadan çalışıyoruz. Kadınların sesi olmak, ihtiyaçlarını devletimizin ilgili kurumlarına iletmek, politika üretmek ve çözüm mekanizmalarının güçlenmesine katkı sunmak en temel sorumluluğumuzdur. Bu doğrultuda Kadın Kolları olarak yaptığımız iş birliği kapsamında iki ayrı başlıkta ‘Güven Toplumunun İnşası: Şiddetin Anatomisi ve Çözüm Yolları’ ile ‘İki İnsan’ eğitim programlarını 81 ilde başlatıyoruz. Bu eğitimlerle şiddetsiz bir toplum idealine katkı sunan bilinç ve farkındalık çalışmalarımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. Kadınların her alanda güçlendirilmesi, şiddetle mücadelenin en önemli unsurlarından biridir. Bu nedenle bir yandan koruma mekanizmalarını güçlendirirken bir yandan da kadınların ekonomik, sosyal ve toplumsal hayatta daha görünür ve güçlü olmasını sağlayacak politikalar üretmeye devam ediyoruz. Bu bilinçle, kadın istihdamını artıracak, girişimcilik fırsatlarını güçlendirecek, eğitim ve mesleki gelişim imkanlarını yaygınlaştıracak projeleri bir bir hayata geçiriyoruz. Bugün kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 36,6 seviyesine ulaştı, üst ve orta düzey yönetici pozisyonlarındaki oranı ise yüzde 20’yi aştı. Parlamentoda kadın milletvekili oranı yüzde 20’lere, kadın girişimcilerin oranı ise yüzde 18’lere ulaştı. Bu rakamlar, kadınların sadece aile ve özel hayatlarında değil, toplumsal karar alma süreçlerinde, iş dünyasında ve kamusal alanda da giderek daha güçlü bir şekilde var olduklarını göstermektedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, siyasi hayatı boyunca, her daim Kadının, bu ülkenin siyasetinde "ek" bir başlık değil, asli özne olduğunu savunmuştur. Bugün kadınların siyasette, karar alma mekanizmalarında, eğitimde, istihdamda, bürokraside, sivil toplumda ulaştığı düzey; tesadüflerin değil, bu vizyonun sonucudur" dedi.


Kadına yönelik şiddetin dünyanın ortak meselesi olduğunu söyleyen Başkan Koşar, "Kadına yönelik şiddet tüm dünyanın ortak meselesidir. Bu nedenle mücadelemiz evrensel bir mücadeledir. Bu çerçevede özellikle şunu vurgulamak isterim. Gazze, Doğu Türkistan ve Ukrayna başta olmak üzere kadın ve çocuklara yönelik her türlü saldırıyı lanetliyor; dünyanın neresinde olursa olsun kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddete karşı uluslararası toplumu acilen harekete geçmeye çağırıyoruz. Bütün bu mücadele aynı zamanda bir zihniyet mücadelesidir. Kadın ve erkeğin her alanda birbirini tamamladığı bilinciyle buradan erkeklere de sesleniyoruz. Evinizde, iş yerinizde, sokakta, sosyal medyada Kadına yönelik sözlü, psikolojik, ekonomik, dijital ve fiziksel şiddete karşı ses çıkarın. Susan değil, duran değil, "dur" diyen olun. Bu mücadelede en büyük pay şüphesiz ki erkeklerindir. AK Parti Kadın Kolları olarak; inancımızın, kültürümüzün ve medeniyetimizin asla kabul etmediği kadına yönelik şiddeti siyaset üstü bir mesele olarak değerlendiriyor, açık ve net bir şekilde reddediyoruz. AK Parti Kadın Kolları olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde daha adil, daha güvenli bir hayatı güçlü kadınlarla birlikte inşa etmeye devam edeceğiz. Sözlerime son verirken ifade etmek isterim ki; hiçbir kadın kendisini çaresiz hissetmeyene kadar; bu topraklarda kadına yönelik şiddet tamamen son bulana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi, 25 Kasım vesilesiyle Türkiye’nin dört bir yanından yükselen güçlü bir sesle bir kez daha ilan ediyoruz ve tüm kadınlara ‘yalnız değilsiniz’ diyoruz" ifadelerini kullandı.



Başkan Koşar: "Kadına şiddeti önlemede AK Parti Kadın Kolları olarak bu mücadelenin sahadaki en güçlü paydaşıyız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Ruh ve sinir hastalarına masal ile tedavi Trabzon Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, alışılagelmiş tedavi yöntemlerinin ötesine geçen, ruhun derinliklerine hitap eden anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Başhekim Ahmet Faruk’un öncülüğünde düzenlenen programda, hikaye anlatıcısı Merve Genel, hastalar ve personelle bir araya gelerek masalların iyileştirici gücünü hastane koridorlarına taşıdı. Etkinlik, sadece bir dinleti olmanın ötesinde, katılımcıların aktif yer aldığı bir farkındalık yolculuğuna dönüştü. Anlatıcı Merve Genel’in rehberliğinde gerçekleştirilen etkinlikte elden ele gezen bir yumağın sembolize ettiği "bağ kurma" teması işlendi. Mindfulness (bilinçli farkındalık) teknikleriyle desteklenen girişte, katılımcılar o anın ve bir arada olmanın huzurunu deneyimledi. Etkinlikte modern psikiyatride sanatın ve anlatıcılığın rehabilitasyon sürecindeki önemine dikkat çekilirken, hastane yönetimi, bu tür sosyal ve kültürel faaliyetlerin hastaların motivasyonunu artırdığını ve tedavi sürecine pozitif katkı sağladığını belirtti. Etkinlik sonrası bir açıklama yapan hikaye anlatıcısı Merve Genel, "Masallar sadece çocuklar için değil, içindeki umudu tazelemek isteyen her ruh içindir. Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde kurduğumuz bu masal çemberi, bizlere kelimelerin ve paylaşılan bir hikayenin en büyük ilaç olduğunu gösterdi. Bu kıymetli buluşmaya öncülük eden hastane yönetimine teşekkür ederim" dedi.
Denizli Denizli Fatih İlkokulu zeka oyunlarında tarih yazdı DENİZLİ (İHA) – Ankara’da gerçekleştirilen 6. Türkiye Oyuncu Beyinler Turnuvasında 9 öğrencisini derece kürsüsüne taşıyan Denizli Merkezefendi Fatih İlkokulu, turnuvanın en başarılı okulu olarak dikkat çekti. Türkiye’nin dört bir yanından öğrencilerin katıldığı 6. Türkiye Oyuncu Beyinler Turnuvası, Ankara’da büyük heyecana sahne oldu. Akıl ve zekâ oyunlarına ilgi duyan öğrencilerin kıyasıya mücadele ettiği organizasyonda Denizli Merkezefendi Fatih İlkokulu, elde ettiği derecelerle adından söz ettirdi. Turnuvanın Junior kategorisinde bin 739, ilkokul kategorisinde ise 2 bin 259 öğrenci yarıştı. Ön eleme süreçlerinin ardından Ankara’da düzenlenen yüz yüze finallere Junior kategorisinde 199, ilkokul kategorisinde ise 216 öğrenci katılmaya hak kazandı. Finallerde gösterdiği üstün performansla dikkat çeken Fatih İlkokulu, tam 9 öğrencisini Türkiye derecesine taşıyarak organizasyonun en başarılı okulu unvanını elde etti. İlkokul kategorisinde yarışan öğrencilerden Semiha Sare Kaplan Türkiye 2’ncisi olurken, Azra Abay Türkiye 4’üncüsü, Yağız Şentürk Türkiye 5’incisi, Hüseyin Efe Ulukaya Türkiye 7’ncisi, Kamil Selim Özlüsöz Türkiye 8’incisi, Nevriye Elif Akdemir Türkiye 9’uncusu ve Yunus Emre Sağdıç Türkiye 10’uncusu olarak büyük gurur yaşattı. Junior kategorisinde ise Toprak Uruk Türkiye 4’üncülüğünü elde ederken, Deniz Çelik de Türkiye 7’cisi olmayı başardı. Turnuvada ilk 10’a girerek kürsüye çıkan Denizlili öğrenciler; başarı belgesi, madalya, kupa ve para ödülü kazandı. Elde edilen sonuçlar hem okul yönetimi hem de veliler tarafından büyük sevinçle karşılandı. Başarıda emeği bulunan danışman öğretmen İlyas Erel’in özverili çalışmaları da takdir topladı. Öğrencilerinin gelişimi için yoğun emek harcayan Erel, turnuva sürecinde gösterdiği rehberlikle önemli pay sahibi oldu.
Ağrı Bir çocuk gelinin sessiz çığlığı: Gazeteci-yazar Hüseyin Arslan’ın "Doğunun kızı" adlı romanı çıktı Gazeteci, yazar Hüseyin Arslan toplumun kanayan yarası olan çocuk gelinler ve yoksulluk gerçeğini iliklerine kadar hissettirecek merakla beklenen yeni romanı "Doğunun Kızı" okurlarıyla buluştu. Yıllardır bölgenin nabzını tutan, halkın sesi olan Arslan, bu kez edebiyatın gücünü kullanarak; coğrafyanın kaderine, geleneğin ağırlığına ve bir genç kızın yok edilmeye çalışılan kimliğine ışık tutuyor. Hüseyin Arslan önsözünde yer alan "Öyle fakirdi ki çocukluğum, ecel gelse götürecek bir şey bulamazdı" sözleriyle okuru daha ilk sayfadan derin bir sorgulamanın içine çeken Arslan, sadece bir hayat hikayesi anlatmıyor; aynı zamanda bir dönemin ve bir bölgenin sosyolojik röntgenini çekiyor. Ağrı’nın Karlı Köylerinden Yozgat’ın Yalnızlığına Roman, çocukluğunu Doğu’nun sert kışında, tandır dumanı ve yoksulluk içinde geçiren Sarey’in, henüz çocuk yaşta "içeri"ye (Batı’ya) gelin olarak verilmesini konu alıyor. Sarey’in isminin, dilinin ve hayallerinin elinden alınışını sarsıcı bir dille aktaran yazar; şiddet, baskı ve aidiyetsizlik içinde bir kadının nasıl "hissiz bir et ve kan parçasına" dönüştüğünü, ardından küllerinden doğuşunu lirik bir üslupla işliyor. Hem Bir Hikaye Hem Bir Toplumsal Rapor "Doğunun Kızı", edebi derinliğinin yanı sıra arka planında barındırdığı istatistiksel veriler ve toplumsal gerçekliklerle bir belge niteliği de taşıyor. Arslan, çocuk yaşta para karşılığı batı illerine verilen kız çocuklarının sadece birer sayıdan ibaret olmadığını, her birinin ardında parçalanmış hayatlar ve yarım kalmış hayaller olduğunu hatırlatıyor. Hüseyin Arslan, bu eseriyle edebiyat dünyasında kalıcı bir iz bırakmayı hedefliyor. Yazarın kendi gözlemleri ve bölge gerçeklerinden süzerek kaleme aldığı "Doğunun Kızı", tüm seçkin kitapçılarda ve dijital platformlarda okurlarını bekliyor.
Denizli İncilipınar Ortaokulu, Dünya şampiyonu oldu Denizli İncilipınar Şehit Burhan Acar İmam Hatip Ortaokulunun çevre ve su bilinci üzerine hazırladığı "Shore Blue Guards" projesi uluslararası arenada büyük başarı elde ederek dünya birincisi seçildi. Okul, bu başarısıyla "Ocean & Water Ambassador" unvanını kazanırken, çevre duyarlılığı alanında örnek gösterilen eğitim kurumları arasına adını yazdırdı. Denizli’de eğitim alanında önemli projelere imza atan İncilipınar Şehit Burhan Acar İmam Hatip Ortaokulu, uluslararası başarılarına bir yenisini daha ekledi. Öğrenci ve öğretmenlerin yoğun emekleriyle hazırlanan "Shore Blue Guards" projesi, dünya genelinde gerçekleştirilen değerlendirmelerde birincilik elde ederek büyük gurur yaşattı. Doğayı, su kaynaklarını ve çevre bilincini merkeze alan proje sayesinde okul, "Ocean & Water Ambassador" yani "Okyanus ve Su Elçisi" unvanını almaya hak kazandı. Elde edilen başarı, hem okul camiasında hem de Denizli’de büyük sevinçle karşılandı. Okul Müdürü Hüseyin Karademir, öğrencilerin çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmesinin önemine dikkat çekerek, bu başarının uzun soluklu bir emeğin sonucu olduğunu ifade etti. Karademir, "Öğrencilerimizin doğaya ve su kaynaklarına karşı bilinçli bireyler olarak yetişmesi için yürüttüğümüz çalışmaların dünya çapında karşılık bulması bizleri son derece mutlu etti. Bu başarı sadece okulumuzun değil, aynı zamanda çevreye duyarlı nesiller yetiştirme hedefimizin de bir göstergesidir" dedi. Uluslararası platformda elde edilen dünya birinciliğiyle birlikte okul önemli kazanımlar da elde etti. Proje kapsamında okula özel ödül belgesi verilirken, uluslararası alanda kullanılan "Ocean & Water Ambassador" logosunu kullanma hakkı da kazanıldı. Bunun yanı sıra okul yönetimi ve proje ekibiyle yapılacak özel röportajın SHORE’un resmi YouTube kanalında yayınlanacağı belirtildi. Böylece okulun başarı hikâyesi dünya genelinde geniş kitlelere ulaştırılacak. Projeyle ilgili detaylı bir haber makalesinin Shore’nin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında yayımlanacak olması da okulun uluslararası görünürlüğünü artıracak önemli gelişmeler arasında yer aldı. Dünya birinciliği ödülü kapsamında okula sağlanacak destekler ise dikkat çekti. SHORE tarafından okul bünyesinde bir "Okyanus ve Su Okuryazarlığı Laboratuvarı" kurulması için sponsorluk desteği verileceği açıklandı. Ayrıca çevre bilincini artırmak amacıyla dikime hazır 300 zeytin fidanı okul yönetimine teslim edilecek. Okul öğrencileri ayrıca okyanus okuryazarlığı konusunda özel mentorluk ve atölye çalışmalarına katılma fırsatı da elde edecek. Eğitim uzmanları tarafından gerçekleştirilecek bu çalışmalar sayesinde öğrencilerin çevre farkındalığı ve sürdürülebilir yaşam konularındaki bilgi düzeylerinin artırılması hedefleniyor. Okul Müdürü Hüseyin Karademir, başarıda emeği geçen tüm öğretmenlere, öğrencilere ve velilere teşekkür ederek, "Bu başarı ekip ruhunun, inancın ve özverili çalışmanın eseridir. Öğrencilerimizin dünya çapında ses getiren projelere imza atması bizler için büyük gurur kaynağıdır" dedi.