GÜNDEM - 17 Kasım 2025 Pazartesi 14:42

Bu taşınabilir güç kaynağı uçuşları güvenli hale getirecek

A
A
A
Bu taşınabilir güç kaynağı uçuşları güvenli hale getirecek

Kayseri’de bulunan Askeri Pil Sanayii (ASPİLSAN) Enerji AŞ tarafından yerli olarak üretilen ayrılabilen lityum batarya ile donatılan taşınabilir güç kaynağı piyasaya sürülürken, pillerin çıkarılabilir olması muhtemel yangınların önüne geçiyor.


Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde bulunan Mimarsinan Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan ASPİLSAN Enerji Pil ve Batarya Sistemleri Üretim Tesisi’nde önemli çalışmalar yürütülüyor. Askeri birliklerde kullanılan cihazlara özgü pil ve bataryalar üreterek Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) gücüne güç katan ASPİLSAN Enerji, 300’den fazla cihaz için batarya temin ederken, dünya genelinde eksik olan konularda da başarılı çalışmalara imza atıyor. Tesiste son olarak üretilen lityum batarya ile donatılan taşınabilir güç kaynağı, özellikle uçak kabinlerde çıkan güç kaynağı kaynaklı yangınların önüne geçecek.


"En önemli özelliği bataryaların çıkarılabilir olması"


ASPİLSAN Enerji AŞ Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Turan Özdemir, "Fabrikamızda Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün 17 Haziran 2025 tarihinde yolcu ekip üyelerinin lityum batarya riskleri konusunda insanları bilinçlendirme amacıyla yayımladığı emniyet bülteni ile Türkiye’de yolcu taşımacılığı yapan hava yolu şirketlerinin yeni taşıma kuralları hakkında bilgilendirme yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu hususta, üretmiş olduğumuz taşınabilir batarya konusunda kullanıcıları bilgilendirmek istiyorum. Dünya genelinde bataryaların uçuşlarda kullanımıyla ilgili birçok kaza yaşanmıştır. Bunların ilki, Dubai’de bir uçakta taşınan lityum bataryaların tutuşması olayındadır. 2016 yılında, telefon bataryasının kabin içerisinde yanması sebebiyle bütün uçuşlarda bu model yasaklanmıştır. 2019 ve 2023 yılları arasında ise, Çin, Amerika ve Avrupa’da yolcu kabininde taşınabilir bataryalarla ilgili birçok yangın vakası yaşanmıştır. Havacılık otoriteleri, bataryaların taşınmasıyla ilgili bazı regülasyonlara gitmiştir. En önemlisi, bataryaların çıkarılabilir olmasıdır. Akıllı kabin dediğimiz bavulların bir kısmının bataryası entegredir. Bunların takılıp çıkarılabilir olmasıyla, bagaja alınması konusunda bir esneklik sağlanmıştır. Ancak bu esneklik yalnızca kabin bagajı için geçerlidir; yolcu altı kabinlerine yerleştirilmemesi gerekmektedir. Bunun sebebi, bataryaların içindeki self tüketimdir" ifadelerini kullandı.


"Çevre dostu ürün"


Özdemir, "Batarya içindeki batarya yönetim devreleri, kendi kendine enerji harcaması yapar. Kalitesiz pil veya devre ekipmanları nedeniyle ısınma, yanma gibi tehlikeler ortaya çıkabilir. Her durumda, bu yangının sebep olacağı olumsuzlukları engellemek için belli kapasite sınırlamaları getirilmiştir. 100 watt-saat kapasitenin altındaki taşınabilir powerbank’lar kabin bagajında taşınabilmektedir. Ancak, yalnızca taşınması izin verilen bu cihazların kabin içerisinde şarj edilmesine izin verilmemektedir. Bütün kuralları dikkate aldığımızda, olayın mantığını daha iyi anlayabiliyoruz. Bataryaların içindeki elektronik devrelerin tüketimi, Aspilsan tarafından geliştirdiğimiz batarya üzerinde 2 adet pil bulunmaktadır. Taşınabilirlik kapasitesi sınırlı olup, 100 watt-saat sınırının altında olduğundan, 20 watt-saat kapasitenin altındadır. Bu ürün, kendi taşıma çantasıyla birlikte her biri 10 watt-saat olan 10 tane hücreyi taşımaktadır. Bu bataryalar, devrelerden ayrılabildiği için herhangi bir self yükleme sebebi oluşturmaz. İzin alındığı takdirde kabinde taşınabilir. Ayrıca, izin alınması durumunda 16 hücreli şarj cihazıyla birlikte taşınabilir. Yüksek kapasiteli depolama ihtiyacı olanlar, bu bataryayı bir kese içerisinde kabine alıp uçuş sırasında herhangi bir sorun yaşanmadığı takdirde istedikleri kadar kullanabilirler. Ürün işlem görmediği bir durumda atılmak yerine, yalnızca pillerin değişimi yapılabilir ve orijinal şarj aleti ile kullanılabilir. Bu da ürünü çevre dostu yapmaktadır. Uçuşa uyumlu, güvenilir ve uzun ömürlü Aspilsan bataryalarıyla güvenli bir uçuş gerçekleştirebilirsiniz. Bu ürün, sık seyahat edenlerin işlerini kolaylaştıracak ve hava yolu şirketlerine güvenli uçuş konusunda katkı sağlayacaktır. Yerli ve milli bir çözümle böyle bir hizmet sunmak bizler için bir gururdur" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Üniversitelilerden ‘Melek Filo’ ile nefes kesen tatbikat Amasya’da düzenlenen UMKE tatbikatında paramedik eğitimi alan üniversite öğrencileri, felaketlerde hayatlar kurtaran ‘Melek Filo’ bünyesindeki askeri helikoptere sedyede hasta taşıyıp zamanla yarıştı. 4 ilden ekiplerin yer aldığı tatbikat nefes kesti. Amasya, Samsun, Çorum ve Ordu’dan toplam 240 sağlık personelinin görev aldığı 5. bölge illeri Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) tatbikatına Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’ndan 20 öğrenci de katıldı. 2 yıl boyunca aldıkları eğitimin ardından bir ay sonra mezun olacak öğrenciler, Türk Hava Kuvvetleri’nin hayat kurtaran kanatları ‘Melek Filo’ ile işbirliği yaptı. Kanatların çıkardığı hava akımına karşı Merzifon 5’inci Ana Jet Üs Komutanlığı bünyesinde zorlu şartlarda hayatlar kurtarmak için 7 gün 24 saat görev yapan filoya bağlı askeri helikopter havalanarak senaryo gereği acil çağrı bildirilen alana iniş yaptı. Helikopterin kanatlarının çıkardığı hava akımına karşı hareket eden öğrenciler ve UMKE ekipleri zamanla yarışıp deneyim kazandı. "Helikoptere yaklaşmak bambaşka heyecandı" Amasya İl Sağlık Müdürlüğü’nün koordinatörlüğünde gerçekleşen tatbikatı değerlendiren öğrencilerden İlk ve Acil Yardım (Paramedik) Bölümü 2. sınıf öğrencisi Sıla Naz İstifoğlu, "Helikoptere yaklaşmak bile bizim için bambaşka heyecandı" dedi. "Melek Filo hayatlar kurtarıyor" Batı Karadeniz’de 2021 yılında yaşanan sel felaketi ve 6 Şubat 2023’teki asrın felaketi depremlerde tahliye çalışmalarında aktif görev alan ‘Melek Filo’ ekibiyle aynı tatbikatta yer almanın heyecanını yaşadıklarını değinen Alya Doğan da, "Melek Filo hayatlar kurtarıyor. Tatbikat için çağırsalar koşa koşa giderim" diye konuştu. Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde görev alacak teknik personellerin yetiştiği okullarından mezun olduktan sonra sağlık ordusuna katılmayı hedeflediklerine değinen Tuğba Akça ise, "Bizde mezun olup atanınca onlarla beraber hayat kurtarmayı, insanların en zor anında yanlarında olmayı çok isteriz" şeklinde konuştu.
Antalya Antalya’da yabancı uyruklu şahıs kedinin üzerine bastı, köpeği tekmeledi Antalya’da yabancı uyruklu bir şahıs mahalledeki esnafın beslediği kediyi ayağıyla ezip ardından bir köpeği tekmeledi. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine şahıs gözaltına alınırken sokak hayvanlarına yapılan eziyet tepki çekti. 10 Mayıs tarihinde Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Sarısu Mahallesi 144 Sokak’ta meydana gelen olayda, Rus uyruklu Andria İ. isimli şahıs, sokak üzerinde bulunan bir zincir market şubesinin önüne geldi. İş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde şahıs burada yer alan merdivenlerde yatmakta olan kediyi ayağıyla ezdi. Kedinin can havliyle kaçmasının ardından, merdivenlerden inen Andria İ. bu kez merdivenlerin alt kısmında bulunan sokak köpeğini tekmeledi. Kediyi ayağıyla defalarca ezdi İki sokak hayvanı da Andria İ.’nin darbelerinin ardından bölgeden hızla uzaklaştı. Güvenlik kamerasına da yansıyan görüntülerin sosyal medya hesaplarında yayılmasının ardından hayvanseverler, kimliği belirsiz şahsa tepki gösterdi. Kendi hallerinde marketin önünde yatmakta olan kedi ve köpeğe yapılan eziyete tepki gösteren bazı vatandaşlar görüntülerle birlikte polis merkezine giderek şahıs hakkında şikayetçi oldu. Yapılan başvuru üzerine yakalanıp gözaltına alınan Andria İ.’nin emniyet ve savcılık ifadesi sonrası deport edilmek üzere Geri Gönderme Merkezî’ne teslim edildiği bildirildi. "Görüntüleri görünce çok üzüldüm" Şahsın hayvanlara yaptığı eziyeti canice olarak nitelendiren vatandaşlardan Esen Peksoy, "Şahsı tanıyoruz, ancak samimiyetimiz yok. Gelir alışverişini yapan ve gider. 1 yılı aşkın süredir Türkiye’de kalıyor. Buraya savaştan dolayı kaçıp gelmiş. Ama buraya gelip bu hayvanlara zulüm etmesi çok üzücü. Görüntüde hayvanın kafasına basarak, ardından tekme vuruyor. Ondan sonra da aşağıda bir köpeğe tekme vuruyor. Hayvanlar can havli ile kaçıyorlar. Kamerada görünce ben çok üzüldüm. Hayvana zarar veren insana da verir. Böyle insanların cezasını çekmesini tabi ki istiyorum" dedi. "Kediyi olaydan sonra görmedik" Olayın ardından şahsın ayağı ile ezdiği kediyi birkaç gündür görmediklerini belirten Peksoy, "Şu anda kedinin durumunu bilmiyorum. Geçen gün ayağı topallıyordu, mama aldık verdik. Ondan sonra kayboldu gitti. Biz de çalıştığımız için onu takip edemedik. Büyük ihtimale hayvan büyük bir darbe aldığından ölmüş olabilir. Ben olayı kameradan gördüm. Ben çok üzüldüm, o hayvana öyle eziyet etmesi, kafasını ezmesi, vurması, hayvanın bacağını sakatlaması. Sadece bir tek kediye değil, köpeğe de şiddetin her türlüsüne karşıyız. Ama bunlar Allah’ın sessiz kulları doğru değil. Başka bir ülkeden gelip benim ülkemde malıma, canıma, hayvanıma zarar vermesi etik bir durum değil" ifadelerini kullandı.