GÜNDEM - 10 Mart 2026 Salı 15:43

Büyükşehir’in ‘Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi’nde kura heyecanı yaşandı

A
A
A
Büyükşehir’in ‘Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi’nde kura heyecanı yaşandı

Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin 10 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirdiği ‘Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi’nde kura heyecanı yaşandı. Üreticilerden yoğun ilgi gören, 2 bin 918 başvuru sahibinin katıldığı kura çekilişinde 750 asil ve 100 yedek hak sahibi belirlendi. Kura ile belirlenen üreticilere kişi başı 2 arılı kovan olmak üzere toplam bin 500 adet koloni dağıtımı yapılacak.


Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılık alanında Türkiye’ye örnek olan yatırım ve projelerini hız kesmeden sürdürüyor. Bu çerçevede Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen ‘Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi’nde kuralar çekildi. Kura çekilişine Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Türkmen, İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav, Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yasin Harmancı, Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş, Kayseri Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Oğuzhan Karabulut, ilçe ziraat odası başkanları, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.


Kura çekilişinden önce konuşan Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yasin Harmancı, Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi’nin sürecine daire bilgiler paylaşarak, "Proje yoğun ilgi görmüş olup, 3 bin 16 kişi başvuru yapmıştır. Yapılan inceleme sonrası 2 bin 918 kişinin başvurusu geçerli sayılmıştır. Başvuru sayısı 750’nin üzerinde olduğundan destekten faydalanacak vatandaşlarımızın belirlenmesi için bugün kura çekimi yapıyoruz" dedi.


Kura çekiminde 750 asil ve 100 yedek hak sahibi belirleneceğini ifade eden Harmancı, "Kurada asil çıkan üreticiler 23 Mart 2026’dan 27 Mart 2026 saat 16.00’ya kadar kovan bedeli olarak iki kovan için toplam 2.500 TL’yi belediyemiz hesaplarına yatırmaları gerekmektedir. Bu tarihler arasında kovan bedelini yatırmayan asil üreticiler haklarını kaybedecek olup yedek üreticilere kovan bedeli yatırmaları için süre verilecektir" diye konuştu.


Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi ile 10 milyon TL’lik destek


Harmancı, proje şartlarını sağlayan üreticilere Nisan ayının sonuna doğru ikişer kovan Karniyol veya Kafkas cinsi kolonilerinin teslim edileceğini söyledi. Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi’nin maliyetini de yaklaşık 10 milyon 800 bin TL olarak açıklayan Harmancı, Kayseri’nin zengin florasını ekonomik değere dönüştürmek amacıyla yürütülen arıcılık destekleri kapsamında da son 4 yılda toplam 4 bin 220 arı kolonisinin Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından üreticilere teslim edildiğini kaydetti.


5 yılda toplam 34 milyon TL’lik arıcılık desteği


Büyükşehir Belediyesi tarafından arıcılık alanında son 5 yılda toplam 34 milyon TL’lik desteğin hibe olarak vatandaşlara sunulmuş olacağının altını çizen Harmancı, öte yandan Büyükşehir Belediyesi tarafından son 7 yılda 1 milyar 200 milyon TL’lik hibenin çeşitli tarımsal alanlarda vatandaşlara destek olarak verildiğini dile getirdi. Harmancı, "Üretenin her zaman yanında olan Başkanımız Dr. Memduh Büyükkılıç’a ve projede emeği geçenlere teşekkür diyorum" dedi.


Güneş, tarım ve hayvansal üretim için dağıtımların süreceğini bildirdi


Bu tür programların çok olmasını en çok isteyenlerden birisi olduğunu dile getiren Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ve Kocasinan Ziraat Odası Başkanı Abdulkadir Güneş ise "Büyükşehir Belediyemiz sadece arı değil, Büyükşehir Belediyemiz bundan sonraki törenimizde inşallah nohut tohumu dağıtacak, aspir tohumu dağıtacak, bundan sonra koyun dağıtımı olacak" diye konuştu.


"Her şey Kayseri için. Üretmek bizden, destek belediyemizden"


Üretmenin çiftçi ve besiciden, desteğin de Büyükşehir Belediyesi’nden olduğuna işaret eden Güneş, "Biz hep şunu dedik Memduh Başkanımıza; ‘destek sizden, üretim bizden’. Kayseri hatırı sayılır bir tarım, hayvancılık şehri. İnşallah arıda da çoğalacak. İnşallah her şey Kayseri için, üretmek bizden, destek belediyemizden" dedi.


Kayseri’nin üretimde ilk 5’te yer aldığını söyleyen Güneş’ten, Büyükkılıç’a teşekkür


Güneş ayrıca, Kayseri’nin sanayi ve ticaret şehri olarak kalmadığını, tarım ve hayvancılık alanında da söz sahibi olduğunu belirterek, Kayseri’nin üretimde ilk 5’te yer aldığını ve bu başarıda emeği olan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve Büyükşehir ile Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne çiftçiler adına teşekkür etti ve törenin hayırlı olmasını temenni etti.


Konuşmaların ardından kura çekimine geçildi ve ilk kura Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Türkmen tarafından çekildi. Türkmen, heyecanla kura çekilişini bekleyen başvuru sahiplerine bol şans dileyerek ilk kurayı çekti ve hayırlı, uğurlu olmasını diledi. İkinci asil üretici de İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav tarafından çekilen kura ile belirlendi. Üçüncü asil hak sahibi için ise Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş tarafından kura çekildi.


Akkışla’da 61 kişi, Bünyan’da 51, Develi’de 245, Felahiye’de 51, Hacılar’da 44, İncesu’da 78, Kocasinan’da 664, Melikgazi’de 876, Özvatan’da 43, Pınarbaşı’da 56, Sarıoğlan’da 50, Sarız’da 72, Talas 341, Tomarza 85, Yahyalı 120, Yeşilhisar 81 olmak üzere toplam 2918 başvuru, kuraya katıldı.


Kadir Has Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve Büyükşehir Belediyesi’nin resmi hesabından şeffaf bir şekilde 3 saati aşkın süre canlı olarak yayınlanan kura çekilişinde 2 bin 918 başvuru sahibi arasından 750 asil ve 100 yedek hak sahibi belirlendi. Kura çekilişi sonuçlarına Büyükşehir Belediyesi’nin www.kayseri.bel.tr internet adresi üzerinden erişilebilecek.


Kura ile belirlenen üreticilere kişi başı 2 arılı kovan olmak üzere toplam bin 500 adet koloni dağıtımı yapılacak. Kurada asil çıkan vatandaşlar, 23 Mart-27 Mart 2026 tarihleri arasında kovan bedeli olarak kovan başı bin 250 TL’den toplam 2 bin 500 TL’yi Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne ait hesaplardan birine yatıracak ve para yatırdığına dair belgeyi www.kayseri.bel.tr adresindeki link üzerinden sisteme yükleyecek.


Arı kolonisi teslim tarihi ise hava şartlarına bağlı olarak değişiklik gösterebileceğinden dolayı 15 Nisan 2026 saat 03.00 olarak belirlenen teslim tarihindeki değişiklikler, SMS yoluyla üreticilere önceden bildirilecek.



Büyükşehir’in ‘Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi’nde kura heyecanı yaşandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Katar’da mahsur kalan Türk vatandaşları Türkiye’ye döndü Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası Katar’da mahsur kalan Türk vatandaşları yurda döndü. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası bölgedeki savaş durumu nedeniyle hava alanının kapanması sonucu yurt dışında mahsur kalanlar Türk vatandaşları yurda dönmeye devam ediyor. Yaklaşık 10 gün boyunca Katar’da mahsur kalan yolcular, saat 11.30 sularında Doha Hamad Uluslararası Havalimanı’ndan kalkış yapan uçakla, Suudi Arabistan hava sahası üzerinden Mısır hava sahasına geçti. Yolcular, ardından buradan saat 18.20 sularında İstanbul Havalimanı’na iniş yaptı. "Katarlılar bütün misafirperverlikleriyle ilgilendiler" Katar’da yaklaşık 10 gün boyunca mahsur kalan yolculardan Erkan Yıldırım, "28 Şubat’ta Bangkok’tan kalkan uçağımız Doha’da indikten sonra Katar Havayollarının ve devlet yetkililerinin özenleriyle kendim dahil olmak üzere 8 bin yolcuyu Doha şehrinde bulunan otellere yerleştirdiler. 10 gün boyunca ellerinden gelen bütün misafirperverlikleriyle ilgilendiler. Bütün Katarlı yetkililere buradan teşekkürlerimizi sunuyoruz. Hiçbirimiz zarar görmedik, hepimiz sağ salim ülkemize bugün geldik ve bu 10 günlük süreç içerisinde de Katarlı yetkililer bizimle son derece iyi şekilde ilgilendiler" dedi. "Zorlu bir süreçti ancak can güvenliğimiz yerindeydi" Tayland’ın başkenti Bangkok’tan gelen bir transfer yolcu olarak Doha’ya indiğini ve savaş sebebiyle Katar’da mahsur kaldığını belirten Alper Aldemir, "28 Şubat Cumartesi günü transfer yolcu olarak Doha Havalimanı’na iniş yaptık. Daha sonra hava sahası kapandığı için orada bir hayli süre mahsur kaldık. Bugün 11. gün. En sonunda Doha’dan İstanbul’a kalkan ikinci uçakla vatanımıza giriş yaptık. Zorlu bir süreçti. Bizim için çok tehlikeli değildi, can güvenliğimiz yerindeydi. Katarlılar sağ olsunlar bizimle güzel ilgilendiler, güzel ağırladılar" diye konuştu. "Allah’a şükür Türkiye’ye gelebildik" Savaşın başladığı gün uçuşları olduğunu ancak hava sahasının kapanması nedeniyle mahsur kaldıklarını kaydeden yolcu Emir Kaan Demir, "28 Şubat saat 14.00’te Doha’dan Türkiye’ye uçuşumuz vardı. İran-İsrail savaşının sabah 8’de başlamasından dolayı ilk başta herkese bir uyarı geldi. Yaklaşık 2 saat sonra da bütün her şey kapandı. Bütün uçuşlar iptal edildi. Yaklaşık 1-1.5 gün havalimanında mahsur kaldık. Ondan sonra bizden sorumlu havayolu şirketi bizi aldı ve yaklaşık 7 gün boyunca bir otel ayarladı. Otelde kalma sürecimizde yukarıda patlamalar, dron saldırıları, füze saldırıları oldu ama biz güvenli yerdeydik ve bir sıkıntı yaşamadık. 8. günümüzde İstanbul uçuşu olduğunu öğrendik ve bizi otelden çıkardılar. Havalimanına gittiğimizde uçağımızın ‘overbooked’ olduğu söylendi. Bu yüzden uçağa binemedik, aynı şekilde diğer Türk yolcuları da uçaktan çıkarttılar ve bir gün sonra bizi tekrar havalimanına geri getirdiler. Allah’a şükür bugün gelebildik. Birkaç Türk arkadaşa da ‘overbooked’ olduklarını söyleyip uçağa almadılar, sonra kendileri havalimanında bekledikleri ve uçağa başka yolcu gelmediği için uçağa alındılar. Ancak tüm bunlara rağmen Allah’a şükür Türkiye’ye gelebildik" ifadelerini kullandı.
Van AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tuncer: "Türkiye dünyanın en güvenli limanlarından biridir" AK Parti Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer, Türkiye’nin bir istikrar adası ve dünyanın en güvenli limanlarından biri olduğunu söyledi. Bir dizi program için Van’a gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer, düzenlenen "Vefa İftarı" programına katıldı. Programda partililere ve vatandaşlara hitap eden Tuncer, AK Parti’nin 24 yıllık sürecini bir ihya ve inşa süreci olarak tanımladı. Genel Başkan Yardımcısı Tuncer, "AK Parti çatısı altında yürüttüğümüz bu kutlu yürüyüş, aslında bir ihya ve inşa sürecidir. 24 yıldır şehirler kurarken, yollar açarken, köprüler inşa ederken; aynı zamanda gönül köprüleri de kurduk. Şefkati, merhameti ve vefayı ilmek ilmek ördük. Yeniden dönüşen temelleri, millet olma bilincini ve ortak duygusunu gönül sofralarına taşıdık. Çünkü biz, bir olmanın gücünden beslenen büyük bir milletiz. Kriz anlarında kenetlenen, zorluklarda omuz omuza veren bir milletiz" dedi. Farklılıkları çatışma sebebi değil, zenginlik kaynağı olarak gören bir medeniyetin evlatları olduklarını dile getiren Tuncer, "Bu milletin her bir ferdi, bu büyük yapının kilit taşıdır; her bir vatandaşımız bu ülkenin ortak hikayesinin vazgeçilmez kahramanıdır. Etrafımızda yaşanan çatışmalara ve savaşlara baktığımızda, bunun kıymetini bir kez daha anlıyoruz. Türkiye’miz bugün dünyanın istikrar adası ve en güvenli limanlarından biridir" diye konuştu.
Ankara DEM Parti Grup toplantısı DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Şimdiye kadar çok zaman kaybedildi. Ama dünya dengelerinin alt üst olduğu bu dönemde artık kaybedecek bir şey kalmadı. Türkiye bölgesel türbülansa karşı stratejik bir istikrar merkezi olabilir. Tehlike büyük ama iktidar hala küçük hesaplar peşinde" dedi. Bakırhan, partisinin grup toplantısında konuştu. Bakırhan, dünyanın gündeminin İran olduğunu söyleyerek, "İran’a saldırıların 11. günündeyiz. Ortadoğu’nun semaları neredeyse savaş uçakları ve dronlarla kaplı. Ortadoğu resmen toz duman içinde. Burada iki şey bize kendisini hatırlatıyor hatırlamak istemesek de. Dünyanın neresinde olursa olsun bir rejimi güçlü yapan şey ne füzeler ne de savaş uçaklarıdır. Bunu İran’da bir kez daha gördük. Bir devleti güçlü yapan aslında halkından almış olduğu rızadır. Halk devlete, rejime, yönetime ne kadar rıza gösteriyorsa o devletin gücü de o kadardır. İran’da rejim bir türlü bu gerçeği anlamadı. Kadınların her türlü özgürlüğünü yasakladı. Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olmasına rağmen ekonomisini yönetemedi. Kimliklere ve inançlara özgürlük tanımadı. İkinci bir gerçek daha var. Buna aslında defalarca tanıklık ettik ama bu sefer herkesin bilinci biraz daha berraklaştı. Dış müdahalelerle bir ülkede rejimi değiştirmek o ülkeye huzur, demokrasi ve mutluluk getirmiyor. Bu savaştan çıkaracağımız çok önemli iki başlık budur. Bir ülkeye demokrasi ve refahın gelmesinin bir yolu var. Ülkenin kendi dinamikleriyle, kendi itiraz edenleriyle birlikte rejimin demokratikleşmesi ancak sağlanabilir" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye sürecine değinen Bakırhan, "Dört bir yanımız ateş çemberi ve bu ateş her geçen gün sınırlarımıza daha çok yaklaşıyor. Bir yılı aşkın süredir özellikle buralardan kendi düşüncelerimizi ifade ettik, uyarılarımızı yaptık. Aman gecikmeyelim, aman elimizi çabuk tutalım; bir kasırga almış başını, tüm bölgeyi kasıp kavuruyor dedik. Bugün adeta Sırat Köprüsündeyiz. Bu tarihi kavşağı ve fırsatı oyalayarak, erteleyerek heba etme lüksümüz yok. Şimdiye kadar çok zaman kaybedildi. Ama dünya dengelerinin altüst olduğu bu dönemde artık kaybedecek zamanımız kalmadı. Türkiye bölgesel türbülansa karşı stratejik bir istikrar merkezi olabilir. Tehlike büyük ama iktidar hala küçük hesaplar peşinde. Dünya neyi konuşuyor, onlar kayyımların süresini uzatmakla meşgul. Kayyım süresi hangi akılla, hangi hukukla uzatılıyor? Bunu anlamakta insan güçlük çekiyor. Artık buna bir son verin. Belediyelerdeki kayyımları çekin, seçilmişler görevlerinin başına dönsün" dedi. Bakırhan, "İkincisi, birkaç gün önce Danıştay’ın barış akademisyenleri kararı çok ilginç. Danıştay, "Barış için imza atanlar suçlu" demeye devam ediyor. Biz de diyoruz ki sizin bu yanlışta ısrarınız asıl suçtur. Barış Akademisyenleri suçlu değil. AYM’nin ihlal kararlarını fiilen yok sayan ve Barış Akademisyenlerini yeniden hedef haline getiren Danıştay’ın bu kararını kınıyoruz. Bu kararından vazgeçmelidir. Barış talebi suç değildir. Önümüzdeki günlerde hazırlanacak yasal düzenlemeler, Barış Akademisyenlerinin uğradığı haksızlığı gidermeyi de kapsamalıdır. Bu da sizin için bir fırsattır. AİHM’in aldığı bir karar var. Meclis’i bekleyecek bir şey yok. Bunu uygulayacak olan Adalet Bakanıdır. Buyurun, uygulayın" dedi. İBB’ye yönelik yolsuzluk davasıyla ilgili Bakırhan, "Ona ilişkin düşüncelerimizi söylemiştik. 15 milyonluk bir kentin belediye başkanının tutuklu yargılanması doğru değil. İmamoğlu’nu tutuklu yargılayarak, kayyımların görevini uzatarak, Barış Akademisyenlerine zulmederek, AİHM kararlarını uygulamayarak nasıl birliğimizi sağlayacağız, nasıl demokrasiyi getireceğiz? Gün sandık ve oy hesabı yapma günü değil. İktidara da muhalefete de söylüyorum: Artık bu tehlikeyi görün. Bu topraklar bizim. Bu toprakların bereketi barıştadır ve birliktedir" dedi.