GÜNDEM - 23 Şubat 2026 Pazartesi 11:03

Düğün gecesi yaşanan şüpheli ölüm cinayet dosyasına döndü

A
A
A
Düğün gecesi yaşanan şüpheli ölüm cinayet dosyasına döndü

Kayseri’de evlendiği gece hayatını kaybeden Uzman Çavuş Ümit Canpolat’ın ailesinin şüpheleri üzerine cinayet dosyasına dönen olayda, acılı anne-baba durumun aydınlatılmasını istiyor. Acılı anne-baba cinayeti gelinlerinin işlediğini ileri sürüyor.


Kayseri’nin Talas ilçesinde, geçen yıl 12 Haziran’da dünya evine giren Uzman Çavuş Ümit Canpolat, düğünden sonra evine gittiğinde şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Olayın intihar olarak değerlendirilmesinin ardından televizyon programına katılan Canpolat’ın anne ve babasının ölümün intihar olmadığını ve gelinleri tarafından planlanarak yapıldığını söylemesi üzerine dosya cinayete dönüştü. Uzman çavuşun acılı ailesi, olayın aydınlatılmasını ve suçluların cezasını çekmesini istediklerini söyledi.



"Kendini vurdu diye oğlumun adına leke sürüldü"


Gelini ile oğlunun anlaşmalı evlilik yaptıklarını ve kendilerinin de bunu katıldıkları programda öğrendiklerini söyleyen baba Ali Canpolat, "Düğünden geldikten sonra hanımımla eve çıktık. 5-10 dakika sonra gelin bana telefon etti ve Ümit öldü dedi. Geldiğimizde daire kapısı kilitliydi. Kapının tokmağına 3 kere vurarak kapıyı çaldım. 5 dakika sonra kapıyı bize açtı. Açılan kapının hemen yarım metre ilerisinde oğlumu elinde silah yerde yatar şekilde gördüm, beylik tabancası elindeydi. Geline dedim ki buna ne yaptın. Kan kaybından benim çocuğum gitti. Benim gördüklerim budur. İstanbul’da katıldığım bir televizyon programı sayesinde bu olay cinayete döndü. Burada kendini vurdu diye oğlumun adına leke sürüldü. Dosya şimdi cinayete çevrildi. 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava görülecek. Bu olayın ilk mahkemede çözülmesini istiyorum, 2. mahkeme olmasın. Ateş düştüğü yeri yakıyormuş. Gelin ve oğlum arasında hiç sıkıntı yoktu. Gelinle burada avukata giderek anlaşmalı evlilik yapmışlar. Biz bunu duymamıştık, bunu da katıldığımız televizyon kanalında duyduk" dedi.


Anne Döndü Canpolat ise başka silahla oğlunun vurulduğunu iddia ederek, "Benim en çok sevdiğim evladım Ümit idi. Askerden düğününü yapmaya geldi. Geldi düğününü yaptı gümbür gümbür de oynadı. Salondan çıktık, herkes dağıldı. Gelin bizi uğurlamadan direkt taksiye gitti. Oğlum geldi sarıldık, ben de seninle geleyim dedim. Anne belki ben otele gitmeyi düşünüyorum dedi. Ben senle geleyim oradan eve geçerim dedim. Sen babamı al eve git dedi. Taksiye gittik ve geline in de annem ile vedalaş dedi, gelin yine inmedi. Vedalaşmasın sen yeter ki mutlu ol oğlum dedim. Tekrar sarıldık ve oğlum arabaya bindirdim yolladım. Sağ salim eline teslim ettim. Sen oğluma mutluluk vermedin, sen telefondan kimle konuşuyorsun. O gümbür gümbür düğün salonunda oynayan oğlan 5 dakikanın içinde nasıl ölüyor. Saat 12.00 ile 01.00 arasında oğlumu nasıl harcadınız. Oğlum ölüyor beni çağırmıyor gelin. Doğan’ı, Olcay’ı, Ertuğrul’u çağırıyor bunların içinde Şirin de var, Şirin’in kocası ve Yasemin de var. Bunlar halaları ve halalarının kocaları. Bunlar eve arabalar ile geliyorlar bu kameralar neden göstermiyor onların geldiği arabaları. Daha sonra ambulansı arıyor. Kafasına sıktı yetişin diyor ama bir yandan ambulansı engelliyor arkadan telefonla ile biriyle yazışıyor. Benim ciğerim yanıyor. Bir de bacı kızı, utansın. Bacı kızı olduğun halde o halının üstünde oğlumu nasıl yatırdın? Geldiğimde kan pıhtılaşmıştı. En son beni çağırmış ‘yetiş oğlun kafasına sıktı, intihar etti’ diyerek. Balkona çıksan bağırsan yetişin böyle böyle bir hal oldu diyerek. Bir komşu yetişmez mi? Sen nasıl benim oğlumu kasten ölüme terk ettin? Benim oğlumun katili gelinim. Ben o düğün salonundan oğlumu mutlu ve gülerek yolladım. Kamerada da görünüyor çiçeğini alıyor, yardım ediyor, çıkartıyor, elinde bir telefon yok. Gelinimin elinde telefon var, kimi çağırıyordun, kiminle diyaloğa geçtin? Bir askerin elinde ve kolunda barut izi çıkmaz mı? Barut izi insanın elinde 3 gün gitmez. Swap izi çıkmaz mı? Elinde silah izi çıkmaz mı? Oğlumun kafasına sıkılan kurşun onun kurşunu değil. Ben anne olarak bütün Türkiye’ye sesleniyorum. Başka silahla benim oğlumu vurdular. Benim oğlumun mermi çekirdeğini ortaya çıkartsınlar. İkincisi kanlı kayıp gömleği ortaya çıkartsınlar. Üçüncüsü o telefonu kim nasıl kırdıysa bu kara kutu bunu söylesin. Telefonunda bile oğlumun el izi yok. Havadan kuşlar mı indi öldürdü benim oğlumu. Bu askeri tuzağa düşürüp intihar damgasını vurup üstünü kapatmasınlar, benim oğlumu iftira ile yatırmasınlar" ifadelerini kullandı.


Cinayete dönen davanın duruşması 22 Nisan’da Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.



Düğün gecesi yaşanan şüpheli ölüm cinayet dosyasına döndü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Çok sesli gençlik ve çocuk korosu sanatseverlerle buluştu Manisa Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Çok Sesli Gençlik ve Çocuk Korosu, Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’nda düzenlenen konser programında sanatseverlerle buluştu. Şef Arcan Hacer Aydınlı yönetimindeki koro, çok sesli müziğin seçkin örneklerini başarıyla seslendirdi. Manisa Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Çok Sesli Gençlik ve Çocuk Korosu, düzenlediği konser ile büyük beğeni topladı. Programa, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ural Sevener, Kültür ve Sanat Şube Müdürü Okan Gündüz, siyasi parti temsilcileri, aileler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Manisa Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı’nın titiz eğitimiyle yetişen gençlerden ve çocuklardan oluşan koro, sahnedeki enerjisiyle hayranlık uyandırdı. Çocuk Korosu, seslendirdiği neşeli ve umut dolu çocuk şarkılarıyla geceye renk katarken; Gençlik Korosu ise repertuvarındaki çeşitlilikle kulakların pasını sildi. "Konserin hiç bitmemesini istedim" Konserin sonunda Şef Arcan Hacer Aydınlı’ya çiçek takdim etmek üzere sahneye çıkan Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın, duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Manisa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığımızı yürekten kutluyorum. Önceki hafta senfoni orkestrası konserimiz vardı, bu hafta ise gençlik ve çocuk koromuz sahnedeydi. Gerçekten muhteşem bir performanstı; konserin hiç bitmemesini istedim" dedi. "35 bin kişiye sanatla dokunduk" Kültür ve sanatı kentin her noktasına ve toplumun her kesimine yaymaya kararlı olduklarını vurgulayan Aydın, belediyenin sanat karnesini şu sözlerle paylaştı: "Sadece geçtiğimiz yıl yaklaşık 35 bine yakın çocuk, genç ve kadın kursiyerimiz, mesleki ve sanat kurslarımızdan faydalandı. Bugün Manisa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde; Pop Orkestrası, Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ve Gençlik Orkestrası gibi çok değerli topluluklar bulunuyor. Bu tablo bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Özellikle bu koroyu tebrik ediyorum ve onları Türkiye genelindeki tüm koro yarışmalarında görmek istiyoruz. Çocuklarını bizlere emanet eden ailelerimize teşekkür ediyorum; biz de var gücümüzle, tüm imkânlarımızla onların yanında olmaya devam edeceğiz." Konuşmaların ardından Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın tarafından Şef Arcan Hacer Aydınlı’ya çiçek takdim edildi. 2016 yılından bu yana Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Şef Arcan Hacer Aydınlı, katkı ve desteklerinden dolayı Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya teşekkürlerini iletti.
Kastamonu Çorum Belediyesi Suriye’de gönül sofrası kurdu Çorum Belediyesi, Ramazan ayının bereketini savaşın izlerini taşıyan Suriye’ye taşıdı. Çorumlu hayırseverlerin destekleriyle Yermük’te kurulan iftar sofralarında kardeşlik ve dayanışma duyguları paylaşıldı. Ramazan ayı kapsamında sosyal dayanışma faaliyetlerini sürdüren Çorum Belediyesi, bu yıl iftar sofralarını Suriye’nin Yermük bölgesine taşıdı. Zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren Yermük halkı için kurulan iftar sofralarında, Ramazan’ın paylaşma ve kardeşlik ruhu hep birlikte yaşandı. İftar programına Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın da katıldı. İftar öncesi ve sonrasında bölge halkıyla yakından ilgilenen Başkan Aşgın, Çorum’dan Yermük’e uzanan gönül köprüsünün kendileri için büyük anlam taşıdığını ifade etti. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve merhamet ayı olduğuna dikkat çeken Başkan Aşgın, Suriye halkıyla aynı sofrada buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Programda yaptığı konuşmada Başkan Aşgın, Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını da Yermük halkına iletti. Suriye’de yaşanan insanlık dramına da değinen Aşgın, "Her zaman Suriyeli, Gazzeli kardeşlerimizin yanında olmaya gayret gösterdik, bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğiz. Esed rejiminin kendi halkına yaptığı zulmün izlerini burada görmek bizleri derinden üzdü. Yıkılmış şehirler, yaşanan acılar hepimizin yüreğini sızlatıyor" dedi. Başkan Aşgın, zulmün hiçbir zaman kalıcı olmadığını belirterek, "Tarih boyunca firavunlar, nemrutlar olmuştur ama kazananlar her zaman inananlar olmuştur. Zalimler kaybedecek, inananlar mutlaka kazanacaktır" ifadelerini kullandı.