EĞİTİM - 16 Haziran 2025 Pazartesi 16:20

Eğitimde rekor kıran Melikgazi Belediyesi, 3 okulu daha hizmete açtı

A
A
A
Eğitimde rekor kıran Melikgazi Belediyesi, 3 okulu daha hizmete açtı

Türkiye’de en çok okul yapan belediye unvanı kazanan Melikgazi Belediyesi ve hayırsever iş birliği ile hayata geçirilen Nezaket Altun-Halil Altun Anaokulu, Nezaket Altun-Halil Altun İlkokulu ve Av. Mehmet Altun Ortaokulu olmak üzere 3 okulun toplu açılış töreni gerçekleştirildi.


İlçeye kazandırdıkları okul sayısının 25’e yaklaştığını hatırlatan Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, "Ülkemizin ve ailemizin en önemli değeri çocuklardır. Bizde onlar için güzel projeler hayata geçiriyoruz. Rabbim tüm çocuklarımıza güzel kaderler yazsın. Mehmet Özhaseki Bakanımızın döneminde onun destekleri ile hayırsever Av. Mehmet Altun Abi ile bu güzel okulları ilçemize kazandırdık. Bu iki okulu ve Osmanlı Mahallemizdeki okulunda açılışını yaptık. Bu okulların haricinde Türkiye’de örnek olacak Havacılık ve Uzay Bilimleri Lisemizi eğitime açacağız. Kayseri’nin yarım kalmış havacılık hikayesi yeniden bu okulumuzda yazılacak. Yapmış olduğu hayırlar için Av. Mehmet Altun Abiye teşekkür ederim. Melikgazi Belediyesi olarak eğitim konusunda elimizden ne gelirse yapıyoruz. Türkiye’de en çok okul yapan belediye ünvanına sahibiz. Yeni okullar da yapacağız. Köşk Mahallemizde Osman Ulubaş Amca ile yaptığımız yeni okullarımız da bitti yakında onun da açılışını yapacağız. Evlatlarımızın geleceğe en iyi şekilde hazırlanması, nitelikli eğitim son derece önemli. Bu 3 yeni okulumuzun ilçemize ve Kayseri’mize hayırlı olmasını dilerim. Mehmet Özhaseki Bakanımıza bizlere verdiği motivasyon ve teşvikleri için da ayrıca teşekkür ederim" dedi.


Kayseri’ye 18 adet okul kazandırmaktan şeref duyduğunu belirten Hayırsever Av. Mehmet Altun ise, destekleri için Başkan Palancıoğlu’na teşekkür ederek, okulların Kayseri’ye hayırlı olmasını diledi.


Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç da konuşmasında, "Kayseri’miz hayırseverler şehri olarak alınır. Geleceğimiz olan çocuklarımızla birlikte hep beraber yol alıyoruz. Değerli Mustafa Başkanımız ve ekibinin emekleri ile yapılan bu 3 okulun açılışını yaptık. İlimize ve Melikgazi ilçesine hayırlı olsun" dedi.


Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu, "Kayseri sanayi, ticaret ve turizmi ile ünlü bir şehir ama aslında öğrencisiyle de meşhur bir şehir. Çok fazla öğrenci var. Üniversiteler şehri olan Kayserimiz’de eğitime ve öğretime ciddi anlamda değer veriliyor. Her insana hayır yapmak nasip olmaz. Mehmet Altun amcamıza ve emeği geçenlere çok teşekkür ederim. Hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.


AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, "Kayseri hayırseverliği ile anılan bir şehir. Bu hayırseverleri belirleyip Kayseri’de neye ihtiyaç varsa bunu gideren Mehmet Özhaseki Bakanımıza da ayrıca teşekkür ederim. Şimdi de onun kaldığı yerden çıtayı daha yükseklere çıkartmaya çalışan başkanlarımız var. Memduh Büyükkılıç Başkanımız ve Mustafa Palancıoğlu Başkanımız da bu hizmetlere öncülük yapıyor. Bu güzel hayırlara vesile olan Mehmet Altun Amcamıza teşekkür ederim. Eminim, Kayseri’de daha nice okullar, camiler yapılacaktır. Gurur duyuyorum. Okullarımızın memleketimize ve öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.


Kayseri Valisi Gökmen Çiçek de, "Mehmet Altun Amcamız tüm Kayseri’ye ışık oldu. Her birimize örnek oldu. Allah bizlere de Mehmet amca gibi bir ömür nasip etsin. Duamız o ki Mehmet Amca hep başımızda olsun. Allah ondan razı olsun. Bu 3 okul Melikgazi’ye hayırlı olsun" dedi.


Önceki Dönem Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ise, "Allah Mehmet Altun amcamıza uzun, sağlıklı ömürler versin ki böyle hizmetler yapmaya devam etsin. Mustafa Başkanımız başta olmak üzere, Büyükşehir, Kocasinan, Talas Belediye Başkanlarımız Mehmet Amcanın Kayseri’ye okul yaptırma düşüncesine tamam diyerek eğitime büyük katkı sağladılar. Bugün de bu okullardan 3’ü hizmete açıldı. Hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.



Eğitimde rekor kıran Melikgazi Belediyesi, 3 okulu daha hizmete açtı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Okul saldırganı failin ölmediği iddialarına yalanlama Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, kentteki bir ortaokulda meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin sosyal medyada yayılan "failin ölmediği ve kaçırıldığı" yönündeki iddiaları yalanladı. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı Medya İletişim Bürosu tarafından yapılan yazılı açıklamada, bazı sosyal medya platformları ve haber sitelerinde yer alan bilgilerin gerçeği yansıtmadığı belirtildi. Açıklamada, olay sonrası yapılan incelemelerde failin olay yerinde hayatını kaybettiğinin tespit edildiği ifade edildi. Açıklamada, olay yerindeki incelemeler sonucunda failin yaşamını yitirdiğinin belirlendiği, ardından cenazenin Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesi morguna kaldırıldığı kaydedildi. Nöbetçi Cumhuriyet Savcısının katılımıyla yapılan otopsinin 15 Nisan saat 21.45’te başlayıp, 16 Nisan saat 00.30’da tamamlandığı, defin ruhsatının düzenlenmesiyle sürecin sona erdiği bildirildi. Failin ölmediğine yönelik iddiaların asılsız olduğu vurgulanan açıklamada, dosya taraflarının otopsi ve ölü muayene işlemlerine ait kayıtları inceleme yetkisine sahip olduğu belirtildi. Öte yandan, halk arasında korku ve panik oluşturabilecek nitelikte yanıltıcı bilgi yayan kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi kapsamında adli soruşturma başlatıldığı bildirildi. Başsavcılık, kamuoyunun yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamaları dikkate alması gerektiğini vurgulayarak, asılsız haber ve paylaşımlara itibar edilmemesi çağrısında bulundu.
Ankara Gülistan Doku’nun sevgilisinin çelişkilerle dolu ifadesi ortaya çıktı Gülistan Doku’nun sevgilisi Zeinal Abakarov’un çelişkilerle dolu ifadesi ortaya çıktı. Abakarov, HTS kayıtları ortaya çıkınca ifadesini değiştirdi. Gülistan Doku soruşturmasında düğüm 6 yıl sonra çözülürken, Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov da şüpheli olarak tutuklandı. Rus vatandaşı olan ve Türkçeyi çok iyi bilmediğini beyan eden Abarakov’un yeminli tercüman eşliğinde alınan ifadesi ortaya çıktı. 1996 doğumlu Abarakov, Asayiş Şube Müdürlüğü’nde alınan ifadesinde Alanya’da annesi ve üvey babası ile yaşadığını, sabit bir işi olmadığını belirtti. Abakarov, Gülistan Doku ile 2019 yılında Tunceli’de faaliyet gösteren Hanımeli isimli kafede birlikte çalıştıkları için tanıştıklarını ve sevgili olduklarını söyledi. Abakarov, Gülistan ile sevgili olduktan sonra Gülistan’ı kendi ailesi ile tanıştırdığını, Gülistan’ın ailesinden kimse ile tanışmadığını belirtti. Gülistan’ın kaybolduğunu basından öğrendiğini söyleyen Abakarov, kendisinin Gülistan Doku’nun kaybolmasına dair bir bilgisi olmadığını savundu. HTS kayıtları 2022’deki ifadelerin yalan olduğunu ortaya koydu Abakarov’a 17 Mart 2022 tarihinde verdiği ifadede "4 Ocak 2020 günü Gülistan’ın kendisini aramadığı ve kendisinin de onu aramadığı yönünde vermiş olduğu beyanının HTS kayıtlarından yalan olduğunun ortaya çıktığı" soruldu. Bunun üzerine Abakarov, "17 Mart 2022 tarihindeki ifademde konuyu tam hatırlamadığımdan bu şekilde bir cevap verdim. Gülistan 4 Ocak 2020 tarihinde bana ulaşmaya çalışmıştı, akabinde ben de kendisine dönüş yaptım. Bu konuda beni yalan söylemeye iten bir sebep yoktur" dedi. "Telefonum sessizdeydi" Savcılık, soruşturmada en son görüşme kaydı bulunan 22 Aralık 2019 tarihinden sonra 4 Ocak’a kadar Gülistan Doku ve Abakarov arasında görüşme olmadığını, 4 Ocak 2020 günü akşamında saat 20.00 ve 23.09 saatleri arasında Gülistan tarafından Abakarov’a gelen çok sayıda cevapsız çağrı olduğunu belirledi. Aynı akşam saat 20.08’de Gülistan tarafından Abakarov’a atılan mesaj ve akabinde Abakarov’un annesi tarafından saat 20.24’te Gülistan’ın 183 saniye arandığı, Abakarov’un da aynı gün saat 23.14’te Gülistan’ı 148 saniye aradığı tespit edildi. Görüldüğü son gecedeki ısrarla aramalara rağmen Gülistan’a neden cevap vermediği sorulan Abakarov, "Telefonum sessizdeydi. Cevapsız çağrıları ondan dolayı görmedim" cevabını verdi. Cevapsız çağrıları fark etmediğini belirten Abakarov, annesinin uyarısıyla Gülistan’ı geri aradığını söyledi. "Hatırlamıyorum" Abakarov, "Görüşme içeriklerini tam olarak hatırlamamakla beraber benim evime geldiği ve benimle görüşmek istediği yönündeydi" dedi. İki hafta boyunca hiç görüşmemelerine rağmen 4 Ocak 2020 akşamı dosyada şüpheli olan birtakım kişiler kafeye girdikten 10-15 dakika sonra Gülistan’ın can havli ile o gün yeni işe başladığı kafeden izin alarak çıkıp alelacele Abakarov’un ikametine gelip kendisinden ve polis olan üvey babası Engin Yücer’den yardım istediği yönünde deliller mevcut olduğu ifade edilince Abakarov, "Bununla ilgili Gülistan Doku bana bir şey anlatmadı" dedi. "Hal hatır sorduk, başka konuşmadık" Gülistan Doku’nun 4 Ocak 2020 tarihi akşam saatlerinde Abakarov’un ailesiyle birlikte yaşadığı Tunceli merkez Atatürk Mahallesi’nde bulunan eve gittiği de tespit edildi. Abakarov, bu görüşmeyi anlatırken çelişkili ifadelerde bulundu. Abakarov şunları söyledi: "Gülistan Doku 4 Ocak 2020 günü akşamı ikametimize geldiğinde ben evde değildim. Ben eve girdiğimde annem ve Gülistan mutfakta oturuyorlardı. Ben de onların yanına gittim, oturdum. Onların yanına gitmeden önce sadece üzerimdeki montu çıkararak yanlarına oturdum. Bu sırada Engin Yücer salonda TV izliyordu. Gülistan ile günlük şeyler konuştuk, hal hatır sorduk, başka bir şey konuşmadık. Yanımızda annem olduğu için özel konular ile ilgili herhangi bir şey konuşmadık. Ne kadar oturduğumuzu tam hatırlamamakla birlikte 15-20 dakika annem yanımızdan ayrıldı. Annem yanımızdan ayrıldıktan sonra Gülistan ile ilişkimiz konusunda konuştuk. Bu konuşmanın süresini tam olarak hatırlamıyorum. Gülistan’ın evimizden ayrılma saati, yurt kapanma saati 23.00 olduğu için net olmamakla beraber yurdun kapanmasına yaklaşık 20-30 dakika öncesinde ayrıldı." Önce "Babam kızı arabayla bırak" dedi, sonra "Babam arkasından gittiğim için bana kızdı" dedi Gülistan’ın evlerinden tek başına ayrıldığını söyleyen Abakarov, "Gülistan evden çıktıktan hemen sonra Engin Yücer bana ‘Kız bu saatte yağmurlu havada yalnız gitmesin, sen arabayla bırak’ diyerek aracın anahtarını verdi. Ben de hemen Gülistan’ın arkasından çıktım" dedi. Gülistan’ın yurda giderken her zaman kullandığından farklı bir yola yöneldiğini ifade eden Abakarov, kendisinin araca binmesini teklif ettiği halde Gülistan’ın bu teklifi reddettiğini belirtti. Abakarov şöyle devam etti: "Gülistan yaya olarak gitti. Ben de arabanın içinden yavaş yavaş ilerleyerek takip ettim. Sonra yine yanına yanaştım, araçtan indim ve kendisine yurda geç kalacaksın diyerek ısrarla bırakmak istediğimi tekrar ettim. Ancak Gülistan yine reddetti. Bu ısrarlarım esnasında polisler geldi. Bize hitaben bir problem olup olmadığını sordu. Ben de polislere ’Bir problem yok’ dedim, kız arkadaşımın yurda gitmesini istediğimi belirttim. Polisler bizlerin kimliklerini aldılar ve kontrol ettiler. Akabinde polisler de Gülistan’a ’İstediğin bir yer varsa biz bırakalım’ teklifinde bulundular. Ancak Gülistan polislerin teklifini de kabul etmedi ve yaya olarak ana yola doğru ilerledi. Polisler beni bırakmadılar. Çünkü aracım yavaş yavaş hareket ettiği esnada çamura batmıştı. Polisler de babam Engin’i tanıdıkları için babamı aradılar ve bulunduğumuz yere çağırdılar. Polisler babamı arar aramaz babam arabamızın yanına geldi. Hatta babam, polislerin yanında araç çamura battığı ve kız istemiyorsa ısrarla arkasından gittiğim için bana bayağı kızdı. Birkaç dakika sonra polisler ile birlikte aracı battığı yerden çıkartarak babam ile beraber ikametimize döndük. Bu durumdan dolayı eve geldikten sonra da babam bana kızdı, bu duruma karşı çıkan anneme de kızdı." "6 yıllık çamur çelişkisi" Abarakov, 06.01.2020 tarihli ifadesinde ise hiç aracın çamura saplandığından bahsetmedi. Savcılık, 5 Ocak 2020’yi 6 Ocak 2020 gününe bağlayan gece saatlerinde Abarakov ve üvey babanın emniyete ifadeye gittiğinde kamera kayıtlarında aracın herhangi bir yerinde çamur izi olmadığını da tespit etti. Abakarov’a bu çelişki hatırlatılarak, bu aracı ne zaman ve nerede temizlediği soruldu. Abakarov, "Araç çamura battığı ve polisler geldiği için arkasından takip edemedim. Bu yaşananlardan dolayı üvey babam zaten bana kızgındı, ondan dolayı gittiği istikamete devam edemedim. Tabii ki Gülistan’ın nereye gittiğini merak ettim ve Gülistan’a WhatsApp üzerinden ‘Yurda git ya da Küba’nın yanına git’ mesaj attım. O gün başka, üvey babama ait araçla hiçbir yere gitmedik, direkt ikametimize döndük. Eve saat kaçta döndüğümüzü hatırlamıyorum. Gülistan Doku’yu araçla yavaş yavaş takip ettiğim esnada araç gidiş istikametine göre yolun sol tarafına doğru hafif kayarak çamura saplandı. Aracın çamura saplandığında çıkartmaya çalışırken aracın ön tekerleri ile benim ayakkabılarım ve pantolonumun alt tarafları çamur oldu. Aracın başka bir yerinde hasar ya da çamur yoktu. 6 Ocak 2020 tarihinde alınan ifademde, ifade esnasında tercüman olmadığı ve benim de Türkçem iyi olmadığı için bu hususu atlamış olabilirim. Aracın kamera görüntülerinde çamurlu olmadığı hususunu bilmiyorum, belki üvey babam yıkatmıştır, ben işteydim. Aracın herhangi bir yerinde hasar ya da kırık olup olmadığını hatırlamıyorum" dedi. Her zamankinden çok farklıydı Abakarov, 4 Ocak 2020 tarihinde Gülistan Doku’nun evlerinden çıktıktan sonra Engin Yücer’e ait 19 AU 212 plakalı araca binmediğini anlatarak, "O gün Gülistan Doku her zamanki halinden çok farklıydı, bu durumu şimdi şimdi anlıyorum" dedi. Soruşturmada Zeinal Abakarov’un yanısıra eski polis olan üvey babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer de "suç delillerini yok etmek, gizleme ve değiştirmek" suçlarından Alanya’da tutuklanarak cezaevine gönderildi.