GÜNDEM - 23 Şubat 2026 Pazartesi 09:42

Ercan Aras’tan destek çağrısı: "Gebe Düve Üretim Merkezi kurmak istiyoruz"

A
A
A
Ercan Aras’tan destek çağrısı: "Gebe Düve Üretim Merkezi kurmak istiyoruz"

Kayseri Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras, gerekli destekleri aldıkları takdirde Gebe Düve Üretim Merkezi kurmak istediklerini söyleyerek ilgililere çağrıda bulundu. Kayseri’de tüketilen pastırmaların yüzde 80’inin başka illerde üretildiğini dile getiren Aras, "Sahte sucuk üretenlere verilen ceza caydırıcı değil" dedi.


Kayseri Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras, kırmızı et üretimi konusunda açıklamalarda bulundu. Kırmızı et üretiminde toplulaştırma sisteminin kurulması gerektiğini dile getiren Aras; "Avrupa 50-60 yıl önce sistemi çözmüş ve planlamasını ona göre yapmış. Zamanında toplulaştırma olaylarını halletmişler. Arazi toplulaştırmasını yapmışlar. Bu sayede bölünmeler olmamış. Ona göre hayvancılıkta kullanılacak tarımsal alanları oluşturmuşlar. Biz tam olarak toplulaştırmamızı oluşturamadık. Biz bu sistemin içine hala girmemişiz. Toplulaştırma olunca kendi içerilerinde ya biri ya alacak ya komple satacaklar ya da bir kooperatif şekilde bir sistem oluşturacaklar. Ona göre orasını değerlendirecekler. Son 15-20 yıldır bu sistemin içine girilmeye çalışılıyor. Biz toplulaştırma konusunda geç kaldık. Bundan dolayı tarımda gerileme oldu. Hayvancılıkta tarıma bağlı olduğu için hayvancılıkta da gerileme oldu. Bir de biz kendi mera alanlarımızı koruyamadık. Hayvancılıkta en uygun maliyet için mera alanlarını kullanmanız lazım" dedi.



"Maliyet düşmeden kırmızı et fiyatı düşmez"


Kırmızı etin fiyatının düşmesi için öncelikle maliyetin düşmesi gerektiğini söyleyen Aras; "Hayvan sayımız her yıl geriye gidiyor. Her yıl küçülüyoruz. Her yıl ithalata yöneliyoruz. Bundan 10 yıl önce 100 bin hayvan ithal edersek, et sıkıntımız gideriliyordu. Şimdi 7-8 yıldır her yıl 500-600 bin hayvan ithal ediyoruz. Buna rağmen hala ette sıkıntılarımız var. Demek ki üretimde bir aksaklığımız var. Devlet olarak küçük aile işletmelerimizi korumamız lazım. Artık ülkemizde biz ucuz et yiyelim mantığı olamaz. Böyle bir sistem yok. Baktığınız zaman dünya genelinde de kırmızı et değerli olmaya başladı. Etin insanların ana yemeği protein kaynağı olduğu için bizde etin ucuz olmasını isteriz. Ancak bizim maliyetlerimizin düşük olması lazım. Biz girdi maliyetleri düşük ve ucuza üretirsek, ucuza satarız. O zaman tüketicimizde ucuza yer" ifadelerini kullandı.



"Şap hastalığı ekonomiye 4 milyar TL zarar verdi"


Geçtiğimiz yıl 25 Mayıs’ta Türkiye’ye şap hastalığının girdiğini ve bu nedenle verim kaybı yaşandığını belirten Ercan Aras, hastalığın ekonomiye 4 milyar TL’lik zarar verdiğini söyledi. İthal hayvan yerine üretimin desteklenmesi gerektiğini aktaran Aras; "Hayvan hastalıkları oluşmaya başladı. Yani bir yerden bir yere hayvanı getiriyorsunuz ama o getirilen hayvanın temiz olması lazım. Çok riskli bir durum. Hayvanı dışardan getiriyorsunuz, o hayvanda bulaşıcı bir hastalık olduğu zaman Türkiye’nin bütün geleceği şekilleniyor. Ülkemize 25 Mayıs tarihinde bir şap hastalığı girdi. Normalde bu hastalık gelir ve 1 haftada geçerdi. Ülkemize bu hastalık girdi. Türkiye’nin her yerine yayıldı. Bu durum hayvancılığın ekonomisine çok büyük zarar verdi. Verim kaybı ve hayvan kaybı oldu. 4 milyar dolar civarında bir zarardan bahsediliyor. O yüzden hayvan hareketliliği de çok doğru bir şey değil. Bu nedenle bizim üretimi desteklememiz lazım" şeklinde konuştu.



"Verilen desteğe 2 torba yem ediyor"


Kırmızı et üreticilerine verilen desteklerin yeterli olmadığının altını çizen Aras; "Desteklerin göreceli olması ve sözde kalmaması lazım. Verilen 3-5 destekle Türkiye kurtarılamaz. Dün Cumhurbaşkanımız, küçükbaş hayvancılığa dair bir destek açıkladı. Bu yeterli değil. Bu destekler Türkiye’nin hayvancılığını kurtarmaz. Büyükbaş hayvanda kesilen kurban başına bin TL destek veriliyor. Bu da 2 torba yem parası ediyor. Göstermelik desteklemeler olmamalı. Bizi kurtaracak olan 20 ile 200 arasında hayvanı olan küçük aile işletmeleri. Bu üreticilerimize süspansiyonlu kredinin yüzde 5-10 faizle verilmesi gerekiyor" dedi.



"Destek bulursak, Kayseri’ye Gebe Düve Üretim Merkezi kurmak istiyoruz"


Gerekli desteklerin verildiği takdirde Kayseri’ye Gebe Düve Üretim Merkezi kurmak istediklerini söyleyen Aras; "Biz biraz daha sulak arazi istiyoruz. Bu alanlarda hem yemi üretmemiz hem de hayvanı gebeleştirerek, üreticilere dağıtmamız lazım. Bununla ilgili de bizim çalışmalarımız var. Van’a kurduk, Erzurum’a da kuracağız. Sistem hazır, hayvanları da getirdik. Hatta gebelemesini de yaptık. İnşallah 1-2 ay sonrada satışa sunacağız. Erzurum valisi ve belediyesi bu işi destekledi. Şu anda onlarla işbirliği içerisindeyiz. Kayseri’ye de bu sistemi yapmak istiyoruz. Yeşilhisar’da 3 bin dönümlük bir alanla ilgili gerekli mercilere konuyu ilettik. Biz bu isteğimizi söyledik geri dönüş alamadık. Biz hazırız. Siyasilerimize ve valiliğimize de bu durumu söylüyoruz. Gebe Düve Üretim Merkezi kurmak istiyoruz. Bu merkez çok önemli" diye konuştu.



"Beydeğirmeni projeleriyle Kayseri’ye 500 milyon TL destek getiriyoruz"


IPARD’da sunulan 30 projeyle Kayseri’ye yaklaşık 500 milyon TL’lik destek geleceğini söyleyen Ercan Aras; "Beydeğirmeni’ni Kırmızı Et Üreticileri Birliği olarak ele aldık. Bu yıl orada 30 proje yapılacak. Biz bu işin içine girdik ve hareketlendirmeyi oluşturacağız. IPARD’dan destek alabilmek için 25 proje yaptık. Projelerimiz konusunda Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Kocasinan Belediye Başkanımız bize çok yardımcı oldular. Teşekkür ediyoruz. Projelerimiz şu anda Ankara’ya gidiyor. İnşallah yüzde 90’ı onaylanacak. Kayseri’mize yaklaşık olarak 500 milyon TL civarında bir destek gelecek. Bu destekle beraber Beydeğirmeni’nde üreticilerimiz kendi çiftliklerini yapacaklar. Gelecek yıl bir daha proje olacak. Gelecek olan 500 milyon TL’lik destek Kayseri’ye bir yatırım olacak" şeklinde konuştu.



"Kayseri’ye Et Üretim Merkezi oluşturmalıyız"


Kayseri’ye, Et Üretim Merkezi oluşturulmasının gerekliliğinin altını çizen Aras; "Bizim Kayseri’ye Et Üretim Merkezi oluşturmalıyız. Bu merkez 15-20 yıl önce bizim elimizdeyken, bunu Kırşehir’e kaptırdık. Onlar devletten çok büyük destek alıp, hayvancılıklarını geliştirdiler. Bizim bunu toparlayıp, kendi ayarımıza dönmemi lazım. Kayseri’de 1900’lü yılların başından beri özellikle pastırma ve sucuk üretiminden dolayı besicilik sektörü gelişti. Ancak biz bunu kaptırdık. Bunu tekrar geri oluşturarak, Kayseri’yi birinci sıraya yerleştirmemiz lazım" dedi.



"Sahte sucuk üretenlere verilen ceza caydırıcı değil"


Kayseri’de 350 TL’ye et sucuğu satıldığını ancak bunun mümkün olmadığını ifade eden Aras, sahte sucuk satıcılarına verilen cezaların caydırıcı olmadığını belirterek; "Tarım İl Müdürlüğü’müz sıkça denetimlerini gerçekleştiriyor. Ancak tekerrür eden gerekli cezayı almıyor. Şimdi vatandaş et sucuğu diye 350 TL’ye sucuk satıyor. Tarım İl Müdürlüğü gidiyor ve denetim yapıyor. Cezasını yazıyor. Ancak cezayı yiyince satmaya devam ediyor. Siz bu konuda yaptırımı yükseltirseniz, hapis cezası verirseniz, o vatandaş o sucuğu satamaz. Karkas et 600 TL. Bunu kemikten ayırdığınız zaman 750 TL’ye mal oluyor. Masrafları koyduğunuz zaman fiyat 800 TL’ye çıkıyor. Siz hangi etin sucuğunu 350 TL’ye satacaksınız. Yani o sucukta et haricinde her şeyin olması lazım. Mekanik tavuk kırıntıları gibi her şeyi koyabiliyorlar. Hayvanın olmayacak yerlerini kullanıyorlar. Bu şekilde de tüketicimizi kandırıyorlar. Sucuğun fiyatı bin TL olacak ki o sucuğun gerçekten et sucuğu olduğunu anlayacaksınız. Denetimler var ama cezalar çok doğru değil" diye konuştu.



"Kayseri’de tüketilen pastırmaların yüzde 80’i başka illerden geliyor"


Kayseri’de tüketilen pastırmaların yüzde 80’inin başka illerde üretilip, Kayseri’ye geldiğini dile getiren Aras; "Şu anda Kayseri’de tükettiğimiz pastırmanın yüzde 80’i Kayseri’de üretilen pastırma değil. Tükettiğimiz pastırmalar, Sivas’ta, Bursa’da ve İstanbul’da üretilen pastırmalar. Kayseri’nin markasıyla üretilen pastırma Kayseri’de satılmıyor. Biz pastırma üretimi yaparken, yüzde 20-25 civarında fire veriyoruz. Ama bir adam pastırma yapmasını biliyor ve fırınlarda yüzde 7-8 fire vererek, kendi evinin altında gayri resmi olarak üretim yapıyor. Markasız olarak, bizim şehir merkezimizde pastırmayı satıyor. Bizim üretimimizde 10 elden geçerek, satışa çıkıyor. Çünkü bunun bütün sorumluluğu, vebali bizim üzerimizde. Ticaret Odası Başkanımız Ömer Gülsoy’un öncülüğünde biz bu konuyu ele aldık. Yaklaşık olarak 100 kişinin katıldığı bir toplantı yaptık. Bunları konuştuk ama yine maalesef bir çözüm olmadı. Açık ve net olarak söylüyorum. Kayseri’de satılan pastırmaların yüzde 80’i Kayseri’de üretilen pastırma değil. Bu sistematik bir hale geldi ve Kayseri’ye yayıldı. Biz Kayseri’nin adıyla başka yerlerde üretilen pastırmaları satıyoruz. Buna da şu anda herhangi bir tedbir almıyoruz" dedi.



"Adana’da normal sucuk üretilmiyor"


Kayseri’de üretilen sucuğun kaliteli olduğunu ancak Adana’da üretilen sucuğun normal olmadığını aktaran Aras, sözlerini şu şekilde sürdürdü; "Adana’da normal sucuk üretilmiyor. Türkiye’nin bütün sakatatı Adana’ya gidiyor. Orada üretiliyor. Nasıl bir kontrol var onu bilmiyorum. Kayseri’de güzel denetimler, kontroller var. Bakanlığımızın yayınladığı tağşiş listelerinde Kayseri’den çok firma çıkmıyor. Belki çok küçük markalar olabilir. Böyle büyük markalarda öyle bir şey yok."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Talas’ta Ramazan sahnesi dolu dolu Talas Belediyesinin Ramazan ayına özel kültür etkinlikleri hafta sonunda sanat dolu iki özel programla devam etti. Cumartesi akşamı kum sanatı ve şiir konseriyle görsel bir şölen yaşanırken, pazar günü ise tasavvuf musikisinin güçlü sesi Necip Karakaya ile Talas Belediyesi personelinden oluşan Grup Şantiye sahne aldı. Cumartesi akşamı sanatçı Tarkan Köylü, kum sanatı gösterisi ve şiir konseriyle izleyicilere hem görsel hem de duygusal bir deneyim yaşattı. Ramazan’ın manevi iklimine uygun temalarla hazırlanan gösteri, salonda büyük beğeni topladı. Program sonunda duygularını paylaşan Köylü, Talaslıların enerjisine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Güzeli övmeye ne hacet derler ya Güzel zaten ortada. Talas halkının enerjisiyle beraber bugün Ramazan’ın ayrı bir görselliğiyle çok güzel bir program yaptık. Şiir konserimiz oldu, kum sanatı gösterimiz oldu. Mustafa Başkanımıza çok teşekkür ediyorum." Gönül pınarları coştu Pazar akşamı ise sahne bu kez ilahilerin sevilen ismi Necip Karakaya ile Talas Belediyesi personelinden oluşan Grup Şantiye’ye aitti. Salonu dolduran vatandaşlar, seslendirilen eserlerle manevi bir yolculuğa çıktı. Konser sonunda konuşan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, "Necip Hocam hem hemşehrimiz hem de dostumuz. Bizi hiçbir zaman kırmıyor. Bize böylesine feyizli bir akşam yaşattığı için özellikle çok teşekkür ediyorum. Dün de kendisinden çok istifade ettik. Türkiye’ye mal olmuş bir güzel gönül. Bizim personelimiz, değerli kardeşlerim de kendisine eşlik etti. Gönül pınarlarımızı bir kez daha coşturdunuz. Allah sizden razı olsun" ifadelerini kullandı. Çiçekle teşekkür Konuşmanın ardından Başkan Mustafa Yalçın, Necip Karakaya’ya ve Grup Şantiye adına solist Semih Tercan’a çiçek takdim etti. Talas’ta Ramazan etkinlikleri; sanatın, müziğin ve maneviyatın iç içe geçtiği programlarla ilçe sakinlerini bir araya getirmeye devam ediyor. Ramazan, Talas’ta sadece bir ay değil; gönülleri buluşturan bir iklim olarak yaşanıyor.
Kütahya Şampiyon sporculardan anlamlı ziyaret Pazarlar Spor Lisesi, Okul Sporları Kütahya Taekwondo müsabakalarına 5 sporcu ile katılıp, 5 madalya kazanarak önemli bir başarıya imza attı. İlk kez mücadele ettikleri organizasyonda tüm sporcuların derece elde etmesi hem okul yönetimini hem de ilçe halkını gururlandırdı. Zorlu geçen karşılaşmalarda üstün performans sergileyen genç sporcular, disiplinli çalışmanın ve takım ruhunun karşılığını aldı. Başarılı sporcular, elde ettikleri derecelerin ardından ilçedeki kurumları ziyaret ederek desteklerinden dolayı teşekkür etti. Bu kapsamda heyet, Pazarlar Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü’nü ziyaret etti. Ziyarette öğrenciler, pazarlar Spor Lisesi Müdürü Muammer Gökalp ve beden eğitimi öğretmenleri, Halk Eğitimi Merkezi yönetimi tarafından karşılandı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette sporcular, müsabaka süreci, karşılaştıkları rakipler ve elde ettikleri dereceler hakkında bilgi verdi. Halk Eğitimi Merkezi yetkilileri ise gençlerin elde ettiği başarının ilçe adına büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek sporcuları tek tek tebrik etti. Yetkililer, gençlerin spora yönlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, bu tür başarıların diğer öğrencilere de örnek olacağını ifade etti. Pazarlar’da sporun gelişmesi adına kurumlar arası iş birliğinin devam edeceği vurgulandı. Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin iletilmesi ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
İstanbul CANiK, Avrupa’da gövde gösterisine hazırlanıyor CANiK, ABD’de düzenlenen SHOT Show’un ardından yılın en büyük ikinci gövde gösterisini IWA OutdoorClassics 2026’yla Avrupa pazarında gerçekleştirecek. CANiK, Almanya’daki iç güvenlik, kolluk kuvvetleri ve taktik ekipman fuarı ENFORCE TAC 2026’dan sonra avcılık, atıcılık sporları, outdoor ekipmanları ve sivil güvenlik sektöründe dünyanın önde gelen etkinliklerinden IWA OutdoorClassics 2026’ya katılacak. Nürnberg’te 26 Şubat-1 Mart 2026 arasında düzenlenecek fuar, 1000’i aşkın firmayı on binlerce sektör profesyonelini buluşturacak. Atıcılık ve Avcılık sektöründe ABD’de düzenlenen SHOT Show’un ardından, yılın en büyük ikinci gövde gösterisini IWA fuarı kapsamında gerçekleştirecek. CANiK, ocak ayında Las Vegas’ta tanıtılan ve global otoritelerden tam not alan yeni nesil tabancası PRIME RADIAN’ın Avrupa lansmanını IWA 2026’da yapacak. Yenilikçi tasarımı ve üstün atış konforuyla dikkati çeken PRIME RADIAN’ın yanı sıra, CANiK’in yeni geliştirdiği 10 farklı seçkin modelden oluşan optik ailesi de ilk kez Avrupalı kullanıcılarla buluşacak. CANiK, IWA OutdoorClassics 2026’da, bireysel kullanıcı ve sportif atıcılık segmentindeki güçlü konumunu da yeni ürün lansmanlarıyla pekiştirecek. Samsun Yurt Savunma (SYS) Grup Yönetim Kurulu Üyesi Didem Aral, markanın Avrupa stratejisine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "CANiK olarak IWA OutdoorClassics’i yalnızca bir ürün sergileme platformu değil; aynı zamanda Avrupa ana karasındaki yapılanmamızın ve CANiK EU ortak girişimimizin (JV) sahadaki en güçlü yansıması olarak görüyoruz. Avrupa pazarı; yüksek kalite standartları, regülasyon hassasiyeti ve bilinçli kullanıcı profiliyle bizim için stratejik bir önceliktir. Bu doğrultuda hayata geçirdiğimiz CANiK EU JV yapılanması, bize sadece ticari değil, operasyonel anlamda da önemli bir rekabet avantajı sağlamaktadır. Avrupa ana karasındaki yapılanmamız sayesinde güçlü bir lojistik altyapı, etkin stok yönetimi ve yaygın ELD (European Logistics & Distribution) ağımız ile müşterilerimize daha hızlı teslimat, daha etkin servis ve daha sürdürülebilir bir tedarik zinciri sunuyoruz. Yerel regülasyonlara uyumlu, pazara özel çözümler üretme kabiliyetimiz de bu yapının en önemli çıktılarındandır. CANiK EU organizasyonumuz, Avrupa’daki pazar payını özellikle CANİK Globalin 26 senelik tecrübesi ve başarıya ulaşmadaki etkin ve yetkin strateji pazarlama planlamasının izdüşümlerini içinde barındıran ve Avrupa’ya özel kişiselleştirilmiş satış ve pazarlama planlamasıyla CANiK EU oluşumu sayesinden son 5 yılın en ciddi büyümesini gerçekleştirmiştir. her geçen yıl istikrarlı biçimde büyümeyi sağlayacak orta ve uzun vadeli planlamalarımız hazır ve uygulamaya geçilmiştir. 2025 yılını küresel ölçekte yaşanan tüm zorluklara rağmen başarıyla tamamladık; 2026 hedeflerimize ulaşacağımıza olan inancımız tamdır. Bu yıl Macaristan’da düzenlenecek IPSC Avrupa Şampiyonası’nın ana sponsorları arasında yer alarak, sportif atıcılık alanındaki liderliğimizi de pekiştiriyoruz. Avrupa pazarındaki varlığımızı güçlendirirken sürdürülebilir ve dengeli büyümemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. PRIME RADIAN ve yeni optik ailemizin Avrupa lansmanını burada gerçekleştirmemiz, bu pazara verdiğimiz stratejik önemin en somut göstergesidir. Avrupa’da sadece var olan değil; yatırım yapan, yapı kuran ve uzun vadeli değer üreten bir marka olarak konumlanıyoruz."