GÜNDEM - 20 Ekim 2025 Pazartesi 15:24

ERÜ iş birliğinde ‘Doğumunun 100. Yılında Aliya İzzetbegoviç Sempozyumu’

A
A
A
ERÜ iş birliğinde ‘Doğumunun 100. Yılında Aliya İzzetbegoviç Sempozyumu’

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) ve Uluslararası Saraybosna Üniversitesi iş birliğiyle Türk Tarih Kurumu, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Türk İş birliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Aliya İzetbegoviç Vakfı’nın destekleri ile ‘Doğumunun 100. Yılında Aliya İzzetbegoviç Sempozyumu düzenlendi.


Saraybosna Üniversitesi ev sahipliğinde Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi’nde düzenlenen sempozyuma; AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, AK Parti Kayseri Milletvekili Dr. Murat Cahid Cıngı, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen, ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Uluslararası Saraybosna Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Kuşakçı, Türkiye Saraybosna Büyükelçisi Emin Akseki, Bosna Hersek Ankara Büyükelçisi Mirsada Colakovic, Alija İzetbegoviç Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Sabina Berberovı, ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cevdet Kırpık ve ERÜ Dış İlişkiler Ofis Başkanı Prof. Dr. Mustafa Öztürk ile çok sayıda davetli katıldı.


Sempozyum kapsamında ilk olarak, Kovaçi Şehit Mezarlığı ve Bosna Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in mezarı ziyaret edildi. Mezarlık ziyaretinin ardından sempozyuma geçildi.


Sempozyumun açılışında konuşan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, Bosna Hersek’te 1992-1995 arasında süren savaş yıllarını duygulu şekilde andı ve en çok çocukların kendisini etkilediğini belirterek, Türkiye-Bosna Hersek ilişkilerinin önemine dikkat çekti.


Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen de konuşmasında İzzetbegoviç ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mücadelelerinin özünde benzer değerlere dayandığını söyledi.


ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun da konuşmasında İzzetbegoviç’in adaletin, inancın ve insan onurunun sesi olduğunu, düşüncelerinin her çağda anlam kazandığını vurguladı. Prof. Dr. Altun, şunları kaydetti:


"Bugün burada yalnızca bir sempozyum açılışı yapmıyoruz. Aynı zamanda, adaletin, inancın ve insan onurunun sesi olmuş bir bilgenin, Aliya İzzetbegoviç’in, fikirlerine ve hatırasına vefa borcumuzu yerine getiriyoruz. Bu buluşma, onun düşüncelerinin sadece geçmişte kalmadığını, aksine her çağda yeniden anlam kazandığını gösteriyor. Çünkü Aliya, bir dönemin lideri olmanın ötesinde, insanlık için bir değerler rehberidir. Bizler, Erciyes Üniversitesi olarak bu anlamlı organizasyonda yer almayı, sadece bir akademik sorumluluk değil, aynı zamanda tarihi bir görev olarak görüyoruz. Aliya İzzetbegoviç’in hayatı; adaletle siyasetin, inançla aklın, mücadelenin ve merhametin bir arada bulunabileceğini insanlığa göstermiştir. Aliya, hayatı boyunca en zor zamanlarda bile insan onuruna ve özgürlüğe olan inancından vazgeçmemiştir. Zulmün karşısında dimdik durmuş, umudunu hiçbir zaman kaybetmemiştir. O, savaşın ortasında bile insan kalabilmenin mümkün olduğunu hatırlatan bir bilgedir. Bugün doğumunun yüzüncü yılında, bizler Aliya’nın şahsında yalnızca Bosna’nın bağımsızlık mücadelesini değil, aynı zamanda insanlığın vicdanını temsil eden bir hayat hikâyesini anıyoruz."


Erciyes Üniversitesi olarak sempozyumun paydaşları arasında olmaktan mutlu olduklarını belirten Rektör Prof. Dr. Altun, "Erciyes Üniversitesi olarak, bu anlamlı sempozyumun paydaşları arasında yer almak bizler için sadece bir onur değil, aynı zamanda bir sorumluluktur. Çünkü biz inanıyoruz ki, bir bilgeyi anmanın en doğru yolu, onun fikirlerini geleceğe taşımaktır. Erciyes Üniversitesi, kuruluşundan bu yana ilimle vicdanı, bilimi ahlakla birleştirmeyi kendisine ilke edinmiş bir yükseköğretim kurumudur. Bu anlayış, Aliya İzzetbegoviç’in düşünce dünyasıyla derin bir bağ taşımaktadır. Bizim için üniversite, sadece bilgi üreten bir kurum değil; aynı zamanda insanlığın ortak değerlerini koruyan ve geliştiren bir vicdan merkezidir. Bu sempozyum, farklı ülkelerden gelen akademisyenleri bir araya getirerek, Aliya’nın düşüncelerini bilimsel zeminde yeniden değerlendirme fırsatı sunmaktadır. Bu yönüyle etkinlik, yalnızca bir anma değil, aynı zamanda yeni araştırmaların, yeni fikirlerin ve yeni dostlukların başlangıcı olacaktır. Erciyes Üniversitesi, bugün olduğu gibi gelecekte de barış, insan hakları, demokrasi ve ahlaki liderlik konularında uluslararası akademik iş birliklerini sürdürmeye kararlıdır. Bizler, bu sempozyum vesilesiyle, bilginin insanlığın hizmetinde olduğu bir dünyanın mümkün olduğuna dair inancımızı bir kez daha vurguluyoruz" ifadelerini kullandı.


Açılış konuşmalarının ardından sempozyuma geçildi. Sempozyumda Bosna-Hersek Tarihi, Aliya İzzetbegoviç’in Hayatı, Yetiştiği Siyasi, Dini ve Kültürel Ortam, Modern Bosna’nın İnşası, Doğu ile Batı Arasında Aliya İzzetbegoviç: Düşünce Dünyası ve Felsefesi, Savaş, Barış ve Aliya İzzetbegoviç’in Topluma Mesajları ve Basında Aliya İzzetbegoviç konularında akademisyenler tarafından sunumlar gerçekleştirildi.


3 gün süren sempozyum, kapanış paneli ve değerlendirme, sonuç bildirisinin sunumunun ardından sona erdi.



ERÜ iş birliğinde ‘Doğumunun 100. Yılında Aliya İzzetbegoviç Sempozyumu’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu’da geleceğin diyetisyenleri beyaz önlüklerini giydi Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü tarafından düzenlenen "3. Kastamonu Diyetisyenler Günü" etkinliklerinde beyaz önlük giyme töreni yoğun ilgi gördü. Ahmet Yesevi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından açılış konuşmalarıyla başladı. Gün boyunca düzenlenen oturumlarda diyetisyenlik mesleğinin farklı alanları ele alındı. Etkinliğin ikinci oturumunda Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Müzikoloji Bölümü akademisyenleri ve öğrencileri tarafından müzik şöleni sunuldu. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdulkadir Tuna, yaptığı konuşmada obezite, diyabet ve kalp damar hastalıkları gibi önemli sağlık sorunlarının önlenmesinde doğru ve dengeli beslenmenin öneminin her geçen gün daha da arttığını belirtti. Diyetisyenlerin bilimsel bilgiye dayalı yaklaşımlarıyla bireylerin ve toplumun sağlıklı yaşama alışkanlıkları kazanmasında kritik bir rol ve görev üstlendiğini ifade eden Prof. Dr. Tuna, bölümün başarısına dikkat çekti. Tuna, "Sağlık Bilimleri Fakültesi olarak bizler de bu bilinçle nitelikli ve donanımlı diyetisyenler yetiştirmeyi temel hedeflerimiz arasında görmekteyiz. Bu vesileyle gurur verici bir gelişmeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Beslenme ve diyetetik bölümümüz bu yıl akreditasyon sürecini başarıyla tamamlayarak kalite mühendisliğini tescillemiştir. Bu önemli başarı bölümümüzün eğitim kalitesinin, akademik kadrosunun yetkinliğini ve öğrencilerimize sunduğumuz imkanların güçlü bir göstergesidir. Akreditasyon sadece bir sonuç değil aynı zamanda daha iyisini hedefleyen sürekli gelişim yolculuğunda bir parçasıdır. Diyetisyenlik insanı bütüncül olarak ele almayı gerektiren, bilimsel olduğu kadar da iletişim becerisini isteyen bir meslektir. Bu nedenle alan bilginizi güçlü tutarken insan ilişkileri, empati ve etkili iletişim bilgilerinizi de mutlaka geliştirmelisiniz" dedi. Türkiye Diyetisyenler Derneği Başkanı Prof. Dr. Hülya Gökmen Özel ise, diyetisyenlik bölümünün tarihi sürecine ve kontenjan sorunlarına değindi. 1998 yılına kadar başka bölüm olmadığını, 1988 yılında ilk Erciyes Üniversitesi’nin öğrenci almaya başladığını belirten Prof. Dr. Özel, "1999’da Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi olarak kurulan ilk üniversite. 2007 yılından itibaren de diğer üniversiteler sürece katılıyoruz. 2023’den 2024’e bakın orada 11 üniversitede kontenjan azalırken, 11 yeni üniversite de öğrenci almaya başlıyor. Dolayısıyla biz aslında program olarak yeni programları, yeni açılacak programların kriterlerini ağırlaştırmadığımız sürece ve var olan programları, çekirdek eğitim programlarına uyumlu hale getirmediğimiz sürece kontenjan hiçbir zaman 10’a, 20’ye düşmeyecek. Çünkü her üniversite belli miktar almak zorunda. Şu an bütün devlet üniversiteleri 27’ye düştü. 27’yi ben öğrenciliğimde bile hatırlamıyorum. Ne kadar kontenjan azaltılması yapılırsa yapılsın programlar bu şekilde fazla olmaya devam ettiği sürece benzer sorunları yaşıyor olacağız" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Özel, serbest çalışan diyetisyenlerin hakları için Sağlık Bakanlığı ile görüşme sürecinde olduklarını belirterek, "Biz önce yönetmeliği bir anladık, sonra sahadan arkadaşlarımızdan görüş topladık. Bayağı sahayla görüşmeler yaptık. Tabii bu arada bize çok fazla sorun. Biz oturduk o sorunları tek tek çözdük. Çünkü her belirtilen sorun, bazen objektif olarak iletilen sorun olmuyor. O kişinin şahsi sorunu oluyor ya da bazen kötü değil, kendi kazancı düşmesin diye iletilen sorunlar oluyor. Biz bunları oturduk çalıştık. Sonra en önemli yaptığımız şey biliyorsunuz hekimler var sürecin içerisinde. Bakanlık tarafından denetlenen muayenehane hekimleri. Onların bir yönetmeliği var, Ayaktan Tanı Tedavi Yönetmeliği diye. Oturduk o yönetmelikleri açtık. Bizim yönetmelikleri açtık. Serbest çalışan hekimlere hangi haklar verilmiş, neler yasaklanmış, bizimkinde hangi haklar var? Tabii ki hekimle haklarımız bir değil. Ama eğer fiziksel mekanla ilgili bir sorun doğurduğu bir hak verebilirse öbür tarafta o hakkı tabii talep edebilir. Sonuçta gün sonunda bakanlık, bir sağlık aracılığıyla da bunları denetleyecek. Orada birtakım sıkıntılar tespit ettik ve onları bakanlıkla görüşmeye başladık" diye konuştu. Öğrenci ailelerinin de katıldığı beyaz önlük giyme töreninde duygusal anlar yaşanırken, alanda sergilenen ve her yaşa hitap edecek şekilde hazırlanan beslenme eğitimi materyalleri de yoğun ilgi gördü. İki oturum halinde gerçekleştirilen program, etkinliğe katkı sunan konuşmacılar ve katılımcılara teşekkür belgesi takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Elazığ Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Başkan Alan’a Hizmet Şeref Belgesi Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, Hizmet Şeref Belgesini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden aldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından düzenlenen 2026 Yılı Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni, Ankara’daki TOBB İkiz Kuleler’de yoğun katılımla gerçekleştirildi. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen törene, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldı. İş dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren törende, uzun yıllar TOBB camiasına hizmet eden delegeler ile oda ve Borsa Genel Sekreterlerine Hizmet Şeref Belgeleri ve plaketleri takdim edildi. Törende, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, hizmet şeref belgesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, TOBB çatısı altında uzun yıllar hizmet eden isimlerin böylesine anlamlı bir organizasyonla onurlandırılmasının son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Başkan Alan, "TOBB çatısı altında uzun yıllar hizmet etmiş delegelerin takdir görmesinden büyük mutluluk duyuyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ediyorum. Ülkemizin ve şehirlerimizin ekonomik kalkınmasına katkı sunan iş dünyamızın değerli temsilcilerine de ayrıca teşekkür ediyorum. Türkiye’nin güçlenmesi ve kalkınması için birlik ve beraberlik içerisinde çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
Nevşehir 10 yıllık çifte cinayet JASAT tarafından aydınlatıldı Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mazı köyünde 10 yıl önce yaşlı bir çiftin öldürüldüğü olay, Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı bünyesindeki JASAT dedektiflerinin yürüttüğü titiz çalışma sonucu aydınlatıldı. Olayla ilgili gözaltına alınan 7 şüpheliden 1’i tutuklandı. Olay, 6 Ocak 2016 tarihinde Ürgüp ilçesine bağlı Mazı köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İ.T. (74) ile eşi F.T. (79), tek katlı bahçeli evlerinde av tüfeğiyle vurularak öldürülmüş halde bulundu. Yapılan incelemede cinayetin aslında 5 Ocak 2016 günü saat 20.00 sıralarında işlendiği, ancak o gece bölgede etkili olan şiddetli fırtına ve olumsuz hava koşulları nedeniyle silah seslerinin çevrede duyulmadığı değerlendirildi. Cinayetin ardından jandarma ekipleri olay yerinde geniş çaplı inceleme yaptı. Bölgedeki güvenlik kameraları incelendi, aile bireyleri ve olayla bağlantılı olabilecek kişilerin ifadeleri alındı, çok sayıda adreste arama gerçekleştirildi. Olay yerine ilk ulaşan isimlerden biri olan maktullerin torunu E.T.’nin kıyafetlerinde yapılan kriminal incelemede mont kolunda barut izi tespit edilmesi üzerine şüpheli gözaltına alınarak tutuklandı. Ancak E.T., 14 ay tutuklu kaldıktan sonra delil yetersizliği nedeniyle Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde beraat etti. Böylece dosya yıllarca faili meçhul olarak kaldı. Kamuoyunda uzun süre tartışılan ve televizyon programlarına da konu olan dosya, faili meçhul olayların yeniden ele alınması kapsamında tekrar açıldı. Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı JASAT dedektifleri tarafından dosyanın tüm detayları yeniden incelendi. Yapılan teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda aile içindeki çelişkili ifadeler dikkat çekti. Öldürülen yaşlı çiftin bir başka torunları olan Ö.T.’nin olay sonrası psikolojik çöküntü yaşadığı, kabuslar gördüğü ve çevresine tedirgin tavırlar sergilediği belirlendi. Derinleştirilen soruşturmada Ö.T.’nin bağlantıları ve görüşmeleri takibe alındı. Elde edilen yeni deliller doğrultusunda düzenlenen eş zamanlı operasyonla Ö.T., F.T., N.T., R.Ç., E.P., M.G. ve S.T. isimli toplam 7 şüpheli gözaltına alındı. 16 Mayıs’ta cumhuriyet başsavcısının da katıldığı çapraz sorgulamalarda Ö.T. ile annesi N.T., cinayeti aile içi husumet nedeniyle gerçekleştirdiklerini itiraf etti. Şüpheliler ifadelerinde cinayeti Ö.T.’nin işlediğini, anne N.T.’nin olaya tanıklık ettiğini ve olay sonrası birlikte hareket ederek delil ile izleri yok etmek amacıyla detaylı temizlik yaptıklarını belirtti. Ayrıca olayda kullanılan ruhsatsız av tüfeğinin Ö.T. tarafından Kızılırmak Nehri’ne atıldığı öğrenildi. Jandarma ekipleri nehre atılan silahı bulmak için arama çalışması başlattı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden anne N.T. adli kontrol şartıyla ev hapsine alınırken, oğlu Ö.T. tutuklanarak Nevşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edildi. Yaklaşık 10 yıldır çözülemeyen çifte cinayet, Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı JASAT ekiplerinin sabırlı ve çok yönlü çalışmaları sonucu aydınlatılırken, olay kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.