KÜLTÜR SANAT - 23 Eylül 2025 Salı 11:36

İç Anadolu’nun en büyük mozaik yapısında mezarlar bulundu

A
A
A
İç Anadolu’nun en büyük mozaik yapısında mezarlar bulundu

Kayseri’nin İncesu ilçesi’ne bağlı Örenşehir Mahallesi’nde kazı çalışmaları devam eden ve İç Anadolu’nun en büyük mozaik yapısının yer aldığı bölgede Kayseri Büyükşehir Belediyesi Başkanı Memduh Büyükkılıç ile İl Kültür ve Turizm Müdürü Doç. Dr. Şükrü Dursun İncelemelerde bulundu. Bu yılki yapılan kazılarda mezarların bulunduğu alanla ilgili açıklama yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç; "Burada yapılan çalışmalarda bizleri heyecanlandıran; sanki bugün yapılmış gibi kaliteli mozaiklerin ortaya çıkmış olması" dedi.


İncesu ilçesi, Örenşehir Mahallesi, Köy İçi mevkiinde büyükşehir belediyesinin desteğiyle Kayseri Müze Müdürlüğü’nün denetiminde arkeolojik kazılar sürerken; Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Roma ve Erken Bizans Dönemi’ne ait mozaiklerin yer aldığı kazı çalışmalarının yapıldığı bölgede incelemelerde bulundu. Başkan Büyükkılıç’a İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Ufuk Sekmen, Mustafa Türkmen ve daire başkanları, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Can Erpek ve Kayseri Müze Müdürü Gökhan Yıldız da eşlik etti. Başkan Büyükkılıç kazı alanında Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Can Erpek’ten yeni bulgular hakkında bilgi aldı. İncelemelerinin ardından açıklamalarda bulunan Büyükkılıç; "Burada yapılan çalışmalarda bizleri heyecanlandıran; sanki bugün yapılmış gibi kaliteli mozaiklerin ortaya çıkmış olması. Toplamda 600 metrekarelik bir mozaikle ilgili veriler ortaya çıktı. 3 dönümlük bir alanda çalışmaları sürdürüyoruz. Burada çıkan verilere baktığımızda önce mozaikle ilgili bir saray nitelikli ya da üst düzey yöneticinin adeta sarayının olduğu şeklinde bir yaklaşım olduğu yoğunlaşılırken, daha sonraki süreçte mezarların ortaya çıkmış olması aynı zamanda burada yaşayan insanların mezarlarının yapıldığı olmasıdır. Milattan sonra 300-400’lü yılları konuşuyoruz, ama bunun öncesine de gidilebilir deniyor. Daha sonra 11. yüzyıla kadar buraların kullanıldığı yönünde bilgi var. Bu açıdan da önem arz ediyor. Buradaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Biz burayı ören yeri olarak bakanlığımız tarafından vasıflandırılması ve ilan edilmesi sonrasında çalışmalarımızı daha da hızlı sürdüreceğiz" dedi.



Ören yeri olacak


İl Kültür ve Turizm Müdürü Doç. Dr. Şükrü Dursun; kazı alanında gün yüzüne çıkarılan eserlerin bulunduğu alanın üzerinin kapatılması ile ilgili planlanan çalışmalara dair bilgiler vererek; "Burada çıkan çok önemli bir kültür varlığımız var. Bunların artık vatandaşlarımızın görmesi gereken noktalar olduğunu biliyoruz ve bu nedenle de çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Şu an genel sınırlarda iyi bir noktaya geldik. Bu sınırlar dikkate alınarak üzerine örtü sistemi yapıldıktan sonra gerekli mozaikler tekrar açılacak. Sağlamlaştırma yapıldıktan sonra ziyaretçilerimizi rahatlıkla alacak noktaya gelmek istiyoruz. Buranın ören yeri olması için bakanlığımıza gerekli başvurularımızı yapacağız ve sonrasında alanında uzman kişilerce proje geliştireceğiz. Proje onaylandıktan sonra buranın üst örtüsünü yapıp hızlı bir şekilde ziyaretçiye açalım istiyoruz" ifadelerini kullandı.



Erpek: "Villayı inşa ettiren kişinin Hyakinthos olduğunu biliyoruz"


Bu yılki kazılarda mezarlarla karşılaştıklarını kaydeden Kazı Başkanı Can Erpek ise; "2021 yılından itibaren Örenşehir’deki kazı çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Bu güne kadar yaklaşık 3 dönüm üzerindeki bir alanı ortaya çıkarttık ve bunun 600 metrekare alanı da mozaik zemine sahip. Yapının ilk inşa evresi 3., 4. yüzyıllar olduğunu düşünüyoruz. Bu seneki çalışmalarımızı yapının hem güneyinde hem de doğusunda yoğunlaştırdık. Daha öncesinde 2 avlulu olabileceğini düşünüyorduk ve bu seneki çalışmalarımızla birlikte ikinci avlunun da olduğunu gördük. Hemen yan yapıdaki koridorlarda mozaiklerle karşılaşmış durumdayız. Ayrıca kazdığımız alanda mezarların da var olduğunu gördük. Bu mezarların bir tanesi 11. yüzyıla tarihleniyor, içerisinde çıkan sikke aracılığıyla. Konutu baz aldığımızda 3., 4. yüzyıldan 11. yüzyıla kadar kullanılmış olan bir konuttan bahsediyoruz. Çalışmalarımız hem sahada hem laboratuvarda devam ediyor" diye konuştu. Kazı çalışmasında bulunan bir yapıda Hyakinthos isminin tespit edildiğini de dile getiren Erpek, "Burada bizim dört tane yazıtımız var. Bunlardan bir tanesi Latince diğer üç tanesi Yunanca olan yazıtlar. Villayı inşa ettiren kişinin Hyakinthos olduğunu biliyoruz ve önünde dönemin önemli unvanlarından bir tanesi geçiyor. Yani bu Bizans, Roma ve Bizans İmparatorluklarında üst düzey yöneticilere verilen bir unvan. Bu nedenle de yaptıran kişinin de İmparatorluktaki üst düzey yöneticilerinden bir tanesi olduğunu öngörüyoruz" diye konuştu.



İç Anadolu’nun en büyük mozaik yapısında mezarlar bulundu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Vali Akbıyık’tan ‘Engelliler Haftası’ mesajı 10-16 Mayıs tarihlerinde kutlanan Engelliler Haftası nedeniyle Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık mesaj yayımladı. Vali Akbıyık mesajında, bu haftanın amacının engelli bireylerin karşılaştığı sorunlara dikkat çekmek, çözüm yollarını güçlendirmek ve toplumsal farkındalığı arttırmak adına önemli bir vesile olduğunu açıkladı. Vali Akbıyık mesajında, "Engellilik, bireyin ve toplumun tamamının ortak sorumluluğudur. Asıl engellerin, fiziki şartlardan ve toplumsal bakış açılarından kaynaklandığı unutulmamalıdır. Engelli bireylerimiz; sanattan spora, bilimden teknolojiye kadar birçok alanda elde ettikleri başarılarla, azim ve kararlılığın önünde hiçbir şeyin duramayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Sergiledikleri sabır, mücadele ve güçlü duru; bir başarı öyküsü aynı zamanda da hepimiz için birer ilham kaynağıdır. Bu noktada, engelli bireylerimizin hayatın her alanına eşit ve etkin bir şekilde katılımını sağlamak; eğitimden istihdama, sosyal hayattan kültürel yaşama kadar her alanda fırsat eşitliğini güçlendirmek büyük önem taşımaktadır. Devletimiz de bu anlayışla, engelli vatandaşlarımızın yaşam şartlarını iyileştirmek ve hak ettikleri yaşam standartlarına ulaşmalarını sağlamak amacıyla kararlı adımlar atmaya devam etmektedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde Türkiye Yüzyılı engellilerin de yüzyılı olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, Engelliler Haftası’nın toplumsal duyarlılığı daha da artırmasını temenni ediyor; tüm engelli vatandaşlarımıza ve kıymetli ailelerine sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir yaşam diliyorum" dedi.
Bursa 3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da gerçekleştirilecek Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde düzenlenecek 3. Uludağ Çevre Forumu, kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm odağında Bursa Business School’da bir araya getiriyor. ‘Kaynaktan Değere, Bugünden Geleceğe’ mottosuyla 13-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek zirvede, çevre odaklı üretim anlayışının rekabet gücü açısından taşıdığı stratejik önem değerlendirilecek. BTSO’nun referans eğitim merkezi Bursa Business School önemli bir organizasyona daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi öncülüğünde gerçekleştirilecek 3. Uludağ Çevre Forumu kapsamında iş dünyasının dönüşüm sürecine ışık tutacak oturumlar düzenlenecek. ‘Kaynaktan Değere, Bugünden Geleceğe’ mottosuyla Bursa Business School’da 13-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek forumda; COP31’e doğru Türkiye’nin yol haritası, ulusal depozito sistemi, entegre atık yönetimi, sanayide yeşil dönüşüm, su verimliliği ve sürdürülebilir üretim politikaları alanında uzman isimlerle birlikte ele alınacak. "Zirve çevre odaklı yaklaşıma vizyon katacak" BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun iş dünyasının dönüşüm sürecine önemli katkılar sağlayacağını söyledi. BTSO’nun öncülüğünde gerçekleştirilecek organizasyonun yalnızca Bursa için değil, Türkiye sanayisinin geleceği açısından da stratejik bir platform niteliği taşıdığını belirten Kılıç, "Yeşil dönüşüm artık işletmeler için bir tercih değil, küresel rekabetin en önemli şartlarından biri haline geldi. İş dünyamızı bu sürece hazırlamak amacıyla Uludağ Çevre Forumu’nu bu yıl 3. kez gerçekleştiriyoruz. Forum kapsamında ele alınacak başlıklar, sanayimizin geleceğini doğrudan ilgilendiriyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı ile birlikte üretim anlayışında yeni bir dönem başladı. Firmalarımızın sürdürülebilir üretim modellerine hızlı şekilde adapte olması büyük önem taşıyor. Uludağ Çevre Forumu’nun iş dünyamıza yeni bir vizyon kazandıracağına inanıyoruz. Bu forumun düzenlenmesinde büyük destek veren başta Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay ve yönetimi olmak üzere tüm paydaşlarımıza ve destek veren firmalarımıza teşekkür ediyorum." dedi. "Forum yeşil dönüşüm için buluşma noktası" BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkan Yardımcısı Fatih Dursun ise forumun çevre ve sürdürülebilirlik alanında güçlü bir farkındalık oluşturacağını ifade etti. BTSO’nun vizyoner yaklaşımıyla gerçekleştirilecek zirvenin bölgesel kalkınma açısından önemli bir değer taşıdığını belirten Dursun, "BTSO öncülüğünde düzenleyeceğimiz Uludağ Çevre Forumu, iş dünyasının yeşil dönüşüm yolculuğunda önemli bir buluşma noktası olacak. Forumda ele alınacak konular, üretimimizin gelecekteki rekabet gücünü yakından ilgilendiriyor. Yeşil dönüşüm sürecini doğru yöneten şehirler ve şirketler küresel ölçekte daha güçlü konuma gelecek. Kamu, özel sektör ve akademi dünyasını aynı platformda buluşturacak zirvenin çok değerli çıktılar ortaya koyacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
Kütahya Rektör Süleyman Kızıltoprak: "Milli ve manevi değerlerle dengelenmeyen teknoloji risk taşır" Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, "Milli ve manevi değerlerle dengelenmeyen teknoloji risk taşır" dedi. Rektör Kızıltoprak, üniversite akademisyenleri tarafından hazırlanan "Medyanın Toplum Üzerindeki Etkilerinin Tespiti ve Sorunlara Yönelik Çözüm Önerileri Raporu"na ilişkin yaptığı açıklamada, günümüz medya yapısının yalnızca teknik bir iletişim alanı olmadığını, toplumsal bilinçten kültürel değerlere kadar geniş bir etki alanına sahip olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Kızıltoprak açıklamasında, bilgi çağında medyanın yalnızca verilerin dolaşıma girdiği bir mecra olmanın ötesine geçtiğini belirterek, "Medya; hakikat tasavvurumuzu şekillendiren, anlam dünyamızı inşa eden ve toplumsal bilincin yönünü tayin eden güçlü bir epistemik cihazdır" ifadelerini kullandı. Dijitalleşmenin, algoritmik yönetişimin ve yapay zekâ destekli içerik üretiminin hızla yaygınlaştığı günümüzde medyanın bireyin düşünce dünyasını etkileyen stratejik bir güç haline geldiğini kaydeden Kızıltoprak, bu süreçte değerler sisteminin dönüşüme uğradığını ve kamusal aklın oluşumunda medyanın belirleyici rol üstlendiğini ifade etti. "Bilgiyi yalnızca üretilen değil, aynı zamanda hikmetle yoğrulan bir değer olarak görüyoruz" Medyanın artık yalnızca teknik bir platform değil; milli kimliği, medeniyet tasavvurunu ve manevi mirası doğrudan etkileyen önemli bir yapı taşı olduğunu belirten Kızıltoprak, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi olarak bilgiyi yalnızca üretilen değil aynı zamanda hikmetle yoğrulan bir değer olarak gördüklerini söyledi. Toplumsal meseleleri sadece teknik veriler üzerinden değil; etik, kültürel ve milli değerler çerçevesinde ele almayı sorumluluk olarak değerlendirdiklerini ifade eden Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, hazırlanan raporun bu anlayışın somut bir yansıması olduğunu dile getirdi. Raporda; toplumsal değerlerin aşınması, şiddetin sıradanlaştırılması, dijital platformlarda kontrolsüz içerik üretimi ve algoritmalar aracılığıyla bireyin yönlendirilmesi gibi kritik konuların hem teknolojik hem de felsefi açıdan ele alındığını belirten Kızıltoprak, özellikle yapay zekâ destekli denetim mekanizmaları, medya okuryazarlığının geliştirilmesi ve etik temelli içerik üretimi konularındaki önerilerin geleceğin dijital medeniyetine ışık tutacağını ifade etti. Teknolojik ilerlemenin milli ve manevi değerlerle dengelenmediği takdirde insanı merkeze almayan bir yapıya dönüşebileceğine dikkat çeken Kızıltoprak, medya alanında geliştirilecek her politikanın insan onurunu, toplumsal ahlakı ve kültürel sürekliliği esas alması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak açıklamasının sonunda, üniversite akademisyenleri tarafından büyük bir titizlikle hazırlanan raporun yalnızca akademik bir çalışma olmadığını; kamu politikalarına katkı sağlayacak, toplumsal farkındalığı artıracak ve sağlıklı bir iletişim ekosisteminin oluşumuna destek sunacak önemli bir kaynak niteliği taşıdığını belirterek emeği geçen akademisyenlere teşekkür etti.