GÜNDEM - 08 Şubat 2026 Pazar 09:09

Minik öğrencilerin bayrak hassasiyeti duygulandırdı

A
A
A
Minik öğrencilerin bayrak hassasiyeti duygulandırdı

Kayseri’de bir anaokulunda minik öğrencilere yapılan sosyal deneyde, öğrencilerin bayrak hassasiyeti izleyenleri duygulandırdı.


Ayşe Ahmet İnci Anaokulu’nda minik öğrencilere öğretmenleri tarafından bir sosyal deney yapıldı. Türk bayrağı öğretmenler tarafından bilerek kırıştırılarak öğrencilerin ne tepki vereceği beklendi. Ardından okulda bulunan minikler kırışan bayrağa anında müdahale ederek düzeltti.


Her seferinde kırışan bayrağı büyük bir hassasiyetle düzelten minikler izleyenleri de duygulandırdı.



Minik öğrencilerin bayrak hassasiyeti duygulandırdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Akdeniz’de çok az kaldı, Tuzla’da umut verdi Olumsuz çevresel etkiler nedeniyle Akdeniz çanağının genelinde çok az kalan ve deniz ekosistemi için çok önemli yeri olan pina ve deniz çayırları Tuzla’da görüldü. Konuyla ilgili bilgilendirmelerde bulunan Prof. Dr. Mustafa Sarı, "Tuzla’da muhteşem bir su altı canlılığıyla karşılaştık, çok şaşırdık" dedi. Tuzla’da Postane Mahallesi’nde bulunan Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü iskelesinden dalış yapan ekipler, Marmara Denizi’ne özgü olan Zostera marina türü deniz çayırı ve pinalar buldu. 1992’den beri tüm Akdeniz’de sayıları her geçen gün azalan pina ve deniz çayırlarının önemine vurgu yapan Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, "Deniz çayırları sağlıklı, Tuzlalılar çok şanslılar. Burası İstanbul’un en yoğun endüstriyel bölgelerinden bir tanesi, böyle bir alanda hem deniz canlılığının bu kadar yüksek olması, hem pinaların sağlıklı olması hem küçük de olsa deniz çayırı alanı bulunması çok büyük bir şans" dedi. Prof. Dr. Sarı, Tuzla’daki gönüllü dalgıçların bölgede deniz çayırı canlılığı olduğunu bildirmesi üzerine ekibiyle beraber bölgeye geldiklerini belirterek, "Muhteşem bir su altı canlılığıyla karşılaştık. Çok şaşırdık, buranın canlılığının daha zayıf olmasını beklemiştik. Halbuki bir su altı canlılığı var. 25 ila 30 metrekarelik bir alan" ifadelerini kullandı. "Marmara Denizi kıyılarının yüzde 60’ından fazlasında deniz çayırı var" Prof. Dr. Sarı, bölgede yaptıkları dalışın ardından yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle geçen yıl 2 büyük proje yürüttük. Birisi MAR-ÇAYIR, diğeri MAR-PİNA idi. Derdimiz Marmara Denizi’nin bütün kıyısal alanlarındaki deniz çayırı ve pina alanlarını tespit etmek ve bunları haritalandırmaktı. Geçen yıl Adalar dahil, bin 300 kilometrelik bütün kıyı şeritlerini tarayarak bunları tespit ettik. Bu yıl, bunların "ÇAYIR-İZ" ve "PİNA-İZ" adıyla 2 büyük proje kapsamında izlemesine başladık. Marmara’nın tamamını temsil edecek şekilde istasyonlarımız var. Bu istasyonlarda düzenli olarak dalıyoruz. Deniz çayırlarının sağlık durumlarını inceliyoruz. Pinalar sağlıklı mı, yeni birey katılımı var mı, karasal baskılar ne durumda? Kıyıdan ve karadan gelen baskılar zarar veriyor mu, etkisi nedir diye görmeye çalışıyoruz. Memnuniyetle söyleyebiliriz ki, Marmara Denizi kıyılarının yüzde 60’ından fazlasında deniz çayırı var. 4 tür deniz çayırı bulunuyor. En yaygın olan Cymodocea nodosa dediğimiz tür. Her tarafta bulunuyor. Kıyıdan itibaren en fazla 8.5 metre derinliğe kadar. İkinci tür Zostera marina, üçüncü tür Zostera noltii ve dördüncüsü Akdeniz’in endemik türü Posidonia oceanica. O Çanakkale’ye ve Erdek Körfezi’ne yakın bölgelerde bulunuyor." "Gönüllüler Tuzla’da deniz canlılığı olduğunu söylediler" Prof. Dr. Sarı, Tuzla Yelken Kulübü’nün önünde hem pinaların hem deniz çayırlarının var olduğunu dile getirerek, "Üzüldüğümüz şey şu, Marmara’nın kuzey kıyılarından, Silivri’den başlayıp; İzmit Körfezi’ne kadar neredeyse deniz çayırı alanı kalmadı, baskı altında. Buraları kötü kullanmışız, kirletmişiz, doldurmuşuz. Deniz çayırları zarar görmüş buralarda. Pina alanları deniz çayırına göre daha iyi ve çok az, parça parça deniz çayırı yeri kalmış. Bu bölgedeki gönüllü dalgıç arkadaşlarımız dediler ki; ‘Tuzla Yelken Kulübü’nün önünde hem pinalar, hem deniz çayırı var.’ Bize bildirdiler, biz de ekibimizle beraber geldik. Daldık ve muhteşem bir su altı canlılığıyla karşılaştık. Çok şaşırdık, buranın canlılığının daha zayıf olmasını beklemiştik. Halbuki çok canlı bir su altı canlılığı var. Ayrıca çok küçük bir alan olsa da deniz çayırı alanı var. 25-30 metrekarelik bir alan. Zostera marina türü burada var. Onlar da gayet sağlıklı gözüküyorlar onun için çok mutlu oldum. Arkadaşlarımızla beraber bugün bu güzellikleri gördüğümüz için çok mutluyuz. Aşağıda gördüğümüz pinalar, büyük ve yavru pinalar da var ve hepsi çok sağlıklı. Deniz çayırları da çok sağlıklı. Tuzlalılar çok şanslılar. İstanbul’un en yoğun endüstriyel bölgelerinden bir tanesi burası. Böyle bir alanda hem deniz canlılığının bu kadar yüksek olması, hem pinaların sağlıklı olması hem küçük de olsa deniz çayırı alanı bulunması çok büyük bir şans. Tuzlalı yöneticilerimize, Tuzla’da yaşayan insanlarımıza bu güzelliklere sahip çıkmalarını tavsiye ederiz, aman denizinize sahip çıkın! Çünkü soluduğumuz havanın içerisindeki oksijenin yarısı denizlerden geliyor. Dünyanın dörtte üçü karalarla kaplı, bütün karalar orman olsa, şu anda soluduğumuz havanın içerisindeki oksijeni üretmeye yetmiyor. Denizdeki fitoplanktonlar üretiyor ve deniz çayırları üretiyor." "Bu bölgede artık deniz çayırı var" Deniz çayırlarının deniz ekosistemi için önemine dikkat çeken Prof. Dr. Sarı, "Bir metrekare deniz çayırı alanı bir günde 10 litreden fazla oksijen üretir. Deniz canlılarına üreme, beslenme, barınma, saklanma alanı oluşturur. En önemlisi karbonu tutar. Tropik ormanlardan 35 kat fazla karbon tutar deniz çayırları. Neden karbon tutmanın altını çiziyoruz; ’İklim değişikliği’ dediğimiz büyük bir felaketle karşı karşıyayız. Atmosferdeki artan karbondioksit yüzünden sürekli dünya ısınıyor. İşte bu karbondioksiti absorbe edecek bitkisel organizmalara ihtiyacımız var. Deniz çayırıyla kaplı bir alan düşünün, hemen yanında olmayan bir alan düşünün olmayan alana göre 40 kat daha fazla canlılık barındırıyor. Eğer kıyısal alanda deniz çayırı varsa erezyonu önlüyor. Bu yönüyle saymakla bitiremeyeceğimiz kadar deniz ekosistemine katkısı var. Biz tüm bunları dikkate alarak Marmara’nın tamamında deniz çayırlarının korunmasını istiyoruz. Pinaların korunması istiyoruz. Deniz çayırları plajlarda bulunduğunda insanlar istemiyorlar, ayağımıza değiyor diyorlar ve korkuyorlar. Çimle kaplı bir alan görsek ayakkabılarımızı çıkarıp çıplak ayakla basmak isteriz. Eğer plajımızda deniz çayırı varsa plajı berraklaştırır. Deniz çayırından kaygımız varsa deniz ayakkabısı giyelim ve çayırlar ayağımıza değmesin. Marmara’nın kuzey kıyılarını dikkate aldığımızda çok az yerde, bu bölgede artık deniz çayırı var. Karşıda Adalar’ın etrafı tamamen deniz çayırı ama burada karasal baskılar yüzünden çok az kalmış. Tuzla’da şu anda küçük de olsa bir alan var. Burayı genişletmemiz, büyütmemiz var olanı korumamız lazım. Onun için bugün çok mutluyum. Burada bulunan tür nesli tehlike altında olan bir tür değil ama deniz çayırının neslinin tehlike altında olması gerekmiyor önemli olması için. O kadar kıymetli bir tür ki bu, bunu korumamız lazım" şeklinde konuştu.
Ankara Kırmızı bültenle aranan 9 suçlu ve ulusal seviyede aranan 6 suçlu Türkiye’ye getirildi İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Kırmızı bültenle aradığımız 9, ulusal seviyede aradığımız 6 suçluyu, ülkemize getirdik" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kırmızı bültenle aranan 9 suçluyu ve ulusal seviyede aranan yurt dışındaki 6 suçluyu, Türkiye’ye getirildiğini duyurdu. Yerlikaya paylaşımında şu ifadelere yer verdi; "15 Suçluyu daha ülkemize getirdik. Kırmızı bültenle aradığımız 9, ulusal seviyede aradığımız yurt dışındaki 6 suçluyu, Gürcistan(6), Almanya(4), Karadağ(2), Azerbaycan, Kuzey Makedonya ve Yunanistan’dan ülkemize getirdik. Kırmızı bültenle aradığımız; ‘Tasarlayarak Öldürme ve Kasten Öldürme’ suçlarından aranan A.K. isimli şahıs Almanya’da, Bodrum’da eski eşi Rus I. D. (42) ile kızı D. D.’nin (15) öldürülüp sarp araziye atılması olayının şüphelisi olarak aranan Litvanya uyruklu A. K. Almanya’da yakalanarak ülkemize iadesi sağlandı. ‘Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma veya Sağlama’ suçundan aranan İ.A. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Yaralama, Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme, Basit Yaralama, Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma, Yaralama, Mala Zarar Verme’ suçlarından aranan M.D. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Öldürme’ suçundan aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kasten Öldürme’ suçundan aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kasten Öldürme, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma’ suçlarından aranan Ö.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Uyuşturucu Madde İhraç Etme’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan M.M. isimli şahıs Karadağ’da, ‘Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Yağma, Tehdit’ suçlarından aranan G.A. isimli şahıs Karadağ’da, ‘Dolandırıcılık’ suçundan aranan M.S.E. isimli şahıs Kuzey Makedonya’da, ulusal seviyede aradığımız; ‘Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan aranan B.G. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Öldürmeye Teşebbüs’ suçundan aranan S.Ö. isimli şahıs Yunanistan’da, ‘Kasten Öldürme, Yaralama’ suçlarından aranan N.U. isimli şahıs Azerbaycan’da, ‘Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı’ suçundan aranan A.S. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Hırsızlık’ suçundan ulusal seviyede aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Dolandırıcılık’ suçundan ulusal seviyede aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı. EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığımızı, Adalet Bakanlığı görevlilerini, Dışişleri Bakanlığı görevlilerini, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıklarımızı, Siber ve Asayiş Daire Başkanlıklarımızı tebrik ediyorum. Kırmızı Bültenle aradığımız, organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini yakalayıp ülkemize tek tek geri getireceğiz. Kaçış yok."
Gaziantep Her gün 3 paket sigara içiyordu, sigarayı bıraktı hayatı değişti Ablasının ısrarı sonucu uzun yıllardır kullandığı sigara alışkanlığından kurtulmak için Gaziantep Şehir Hastanesi’ndeki Sigara Bırakma Polikliniği’ne başvuran 55 yaşındaki Türkan Yıldız, poliklinikte görevli Uzman Doktor Mustafa Soylu’nun uyguladığı ilaçlı tedavi ile kısa sürede sigara bağımlılığından kurtuldu. Azim ve gayret ederek sağlıklı yaşama merhaba diyen Yıldız, sigara içtiği yılların pişmanlığı ile 35 yıl tiryakisi olduğu sigaradan kurtulmanın sevincini yaşıyor. 35 yıl boyunca her gün 3 paket sigara içen Yıldız, sigarayı bıraktığı günden beri yaşadığı sağlık sorunlarından da kurtuldu. Sigarayı bıraktıktan sonra hayatı değişen ve sağlıklı bir yaşamla hayatını sürdüren Yıldız, artık nefes sorunu yaşamadan daha rahat uyuyabiliyor, yemek yiyebiliyor ve saatlerce yürüyüş yapabiliyor. Yıllardır sigaranın hem maddi hem de sağlık açısından çok büyük zararlarını gören Yıldız, artık sigarasız yaşamın keyfini çıkarıyor. "Sigarasız hayattan çok memnunum" Sigarayı bıraktıktan sonra hayatının olumlu yönde değiştiğini belirten Yıldız, "19 yaşından beri sigara içiyordum. 35 yıl içinde sağlığımı kaybettim. Sonra sağlığımdan oldum. Ablam doktor, onun tavsiyesi üzerine Gaziantep Şehir Hastanesinde sigara bağımlılığından kurtulmak isteyenler için hizmet veren Sigara Bırakma Polikliniği’ne başvurdum. Yaklaşık bir aydır da sigara içmiyorum. Sağlığıma kavuştum, huzurluyum ve çok rahatım. Uykularım düzene girdi. Bu şekilde sigarasız hayattan çok memnunum ve doktorumuzun sigarayı bırakmamda büyük katkısı oldu. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Artık çok rahat nefes alıp veriyorum" dedi. "Sigarayı çok kolay ve çok rahat bir şekilde bıraktım" Sigara içtiği için çok büyük pişmanlık yaşadığını dile getiren Yıldız, "Hem ilaç kullanıyordum hem sigara içiyordum. Oluru yoktu, artık çaresizdim. Onun için Sigara Bırakma Polikliniği’ne başvurdum. Artık çok iyiyim. Sağlığıma kavuştum. Nefes alıp vermem, merdivenden inip çıkmam çok rahat oldu. İyi ki Sigara Bırakma Polikliniği’ne başvurmuşum. Komşularımın, arkadaşlarımın ve oğlumun da sigarayı bırakması için mücadele ediyordum. Oğlum sigarayı bıraktı. Uygulanan ilaç tedavisiyle ve profesyonel destekte alarak sigarayı çok kolay ve çok rahat bir şekilde bıraktım. Herkese sigarayı bırakmalarını öneriyorum" şeklinde konuştu. "Sigarayı bırakmak zor değil çok kolay" Sigara bağımlılığından kurtulmak isteyen herkesi polikliniğe davet eden Uzman Doktor Mustafa Soylu ise, "Türkan hanımın bir yakını daha önce bize müracaat etmişti. Sigarayı bıraktığını söyleyince Türkan hanımda randevu aldı ve polikliniğimize geldi. Kendisiyle konuştuk. Kendisiyle 10-15 günlük bir tedavi planı belirledik. Türkan hanım plana sadık kaldı. Belirlediğimiz hedefler çok kolay ve öyle zor hedefler vermiyoruz. Yapılamayacak hedefler değil. Sigarayı bırakmak aksine çok kolay. Danışanlarımız planına sadık kalmaları halinde biraz gayretle bu iş tamamıyla kökünden çözülür. Türkan hanım belirlenen hedefleri uyguladı ve sigarayı bıraktı. Yaklaşık bir aydır da sigara içmiyor" diye konuştu.