GÜNDEM - 14 Şubat 2026 Cumartesi 11:09

Özel ihtiyaçlı genç, büyükşehir ailesi ile tüm engelleri aşıyor

A
A
A
Özel ihtiyaçlı genç, büyükşehir ailesi ile tüm engelleri aşıyor

Kayseri Büyükşehir Belediyesi Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, engelli dostu hizmet ve projeleri ile özel ihtiyaçlı bireylerin en büyük destekçisi olmaya devam ediyor. Büyükşehir ile hayırsever iş birliğinde şehre kazandırılan Türkiye’nin en kapsamlı engelsiz yaşam kuruluşlarından Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi’nde, özel konukların üretimde görev alması ve kişisel gelişimlerine katkı sunuluyor.


Kentte, özel ihtiyaçlı vatandaşlar başta her kesime yönelik proje, yatırım ve faaliyetleri hayata geçiren Başkan Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, hayırsever iş birliği ile hayata geçirdiği Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi’nde özel bireylerin hayatlarına dokunmaya devam ediyor.


Özüdok, Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi ile tanışma sürecini anlattı


Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi’nin konuklarından görme engelli 22 yaşındaki üniversite 4. sınıf öğrencisi Beyzanur Özüdok, görme sorununun doğuştan geldiğini dile getirdi ve hiçbir rehabilitasyon eğitimi almadığını, hayat mücadelesinde annesi ve ailesinin hep destekçi olduğunu vurgulayarak, Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi ile tanışma sürecini anlattı.


"Kurumdan da gerçekten çok memnunum"


Özüdok, "Belediyemizin böyle bir hizmeti olduğunu duyunca liseden mezun olduktan sonra açık öğretime geçtiğim için sürekli evde oluyordum ve biraz da bu yorucu hale gelmişti. Aynı zamanda da desteğe ihtiyaç duyuyordum. Belediyemizin böyle bir hizmeti olduğunu öğrenince de buraya gelmek, burada eğitim almak hem de sosyalleşebilmek amacıyla başladım. Kurumdan da gerçekten çok memnunum. Çok güzel ilerleyişler kaydediyoruz" dedi.


"Mükemmel bir ilerleme kaydediyoruz"


Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi’ne ilk kaydolma aşamasında zorlanacağını düşündüğünü ancak öğretmenlerin özverisi ve müdürün desteği ile çok güzel bir ilerleme kaydettiklerini vurgulayan Özüdok, "Çok güzel bir şekilde ilerledik. Yeri geliyor derslerime çalışmamda yardımcı oluyorlar, yeri geliyor e KPSS sürecinde yine en büyük destekçim oluyorlar. Mükemmel bir ilerleme kaydediyoruz şu anda" ifadelerini kullandı.


Özüdok, hem okuyor hem üretiyor


El işi kanvas çanta üretimi de gerçekleştiren Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi öğrencilerinden Özüdok, e KPSS sürecinde çok yorulduğunu, üniversite derslerinin bitip yaz dönemine de girdiğini ve evde sıkıldığını, bu süreçte ‘ne yapabilirim’ diye düşündüğünde böyle bir etkinliğe adım attığını söyledi. Özüdok, "Günlük hayatta braille alfabesi kullandığımız için eller çalışmadığı sürece braille alfabesini kullanmakta zorlanırız. Bu şekilde kanvas çantalara dokunarak yapabileceğimi öğrenince denemek istedim. Öğretmenim çok destek oldu, evde annem çok destek oldu. Bu şekilde bir süreç başladı. İlk başladığımda çok zorlandım. Neredeyse bir çantayı iki ayda filan zor bitirmiştim. Ama daha sonra alıştıkça daha hızlı yapmaya başladım ve bir süre sonra da zevk alarak ilerlemeye başladım. Benim için de büyük bir motive kaynağı oluyor. Günlük hayatta nefes alma yeri gibi bir şey oldu bu benim için" şeklinde konuştu.


Büyükşehir’in desteği hem eğitimde hem üretimde hem de satış konusunda


Ürettiği çantaları yine Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri ile satmayı da gerçekleştiren Özüdok, "İlk önce kendi çevreme satışlarımızı yaptım. Şimdi de Büyükşehir Belediyesi aracılığı ile Kale ofisine çantalarımızı koyacağım. Aynı zamanda bir instagram hesabım var" dedi.


Özüdok, sosyal sorumluluk projelerinde de yer alma sorumluluğu üstleniyor


Bir günü anlatan ve sosyal sorumluluk proje ve kampanyalarında da bulunduğunu söyleyen Özüdok, "Gönüllü öğretmenlerimle müsait oldukça ders çalışıyorum. Onların müsait olmadığı zamanlarda çantama vakit ayırıyorum. Aynı zamanda da sosyal sorumluluk projeleri ile ilgilenerek geçiyor günüm. Desteğe ihtiyacı olan insanlara, valilik onaylı kampanya süreci yürüten insanlara sosyal medyadan seslerini duyurabilmek amacıyla destek veriyorum" sözlerini paylaştı.


Hayatla mücadelesini ‘umuduna kaybetmemek’ şeklinde özetledi


Hayatla mücadelesini ‘umuduna kaybetmemek’ şeklinde özetleyen Özüdok, "Çünkü bir insanın umudu varsa mücadele edebileceği bir şey vardır. Umudumuzu kaybetmediğimiz sürece hayat mücadelemiz her zaman devam eder. Bu görmek-görmemek, duymak-duyamamak bunların hepsi bir farkındalıktır benim için. Ve ben asla umudumu kaybetmiyorum, her zaman mücadeleye devam ediyorum ve umudum bitmediği sürece de her zaman mücadeleye devam edeceğim" diye konuştu.


"Eğer bir engelli çocuk varsa, kesinlikle Büyükşehir Belediyesi’nin büyük ailesinde yer almalı"


Özel ihtiyaçlı vatandaşlara tavsiyelerde de bulunan Özüdok, "Eğer bir engelli evladı varsa bir ebeveynin, kesinlikle Büyükşehir Belediyesi’nin büyük ailesinde yer almalı. Çünkü eğitime hepimizin her süreçte ihtiyacı var. İster engelli olsun ister olmasın eğitim hayattır çünkü. Ve burada da bizler için mükemmel bir eğitim fırsatı sunuluyor, hayat mücadelemize destek olunması sunuluyor. Büyükşehir Belediye Başkanımız da sağ olsun buna öncülük etti. Bizleri düşündü, bizlerin hayatta var olabilmesini hedefledi. Hem ona çok teşekkür ediyorum. Hem de gerçekten eğer buna ihtiyacı olan kişiler varsa Büyükşehir Belediyesi’nin büyük ailesine katılmasını tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı.


Özüdok ayrıca merkezde Kur’ân-ı Kerim okuma yeteneğini geliştirdiğini paylaşarak, birlikte okuma yaptıklarını hem Kur’ân-ı Kerim öğrenip hem de öğrettiğini sözlerine ekledi.


Son olarak Özüdok, ailesinin kendisine büyük bir destek verdiğine işaret ederek, bu anlamda aile ilişkilerinin son derece önemli olduğunu da vurguladı.



Özel ihtiyaçlı genç, büyükşehir ailesi ile tüm engelleri aşıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri AK Parti Kayseri İl Başkanlığı Ramazan’da sahada AK Parti Kayseri İl Başkanlığı, Ramazan ayının manevi atmosferini programlarla ve sahadaki yoğun çalışmalarıyla taçlandırıyor. İl Başkanı Hüseyin Okandan öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında teşkilat mensupları, Ramazan’ın ilk üç gününde Kayseri’nin çalışmalarını sürdürüyor. Milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Başkanı, ilçe başkanları, ilçe belediye başkanları, gençlik ve kadın kolları teşkilatları, AK Parti Kayseri İl ve İlçe Teşkilat mensupları; gündüz vatandaşlarla buluşurken, akşam iftar sofralarında ve teravih sonrası programlarda hemşehrileriyle aynı manevi iklimi paylaşıyor. Ziyaret, dayanışma, paylaşma ve gönül köprüleri kurma hedefiyle gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında Sarıoğlan, Akkışla, Felahiye ve Özvatan ilçelerinde kapsamlı saha programları icra edildi. Ramazanın ilk üç gününde yoğun saha programlarının yanı sıra 2 bin hane ziyaret edilerek, vatandaşların talep ve önerileri yerinde dinlendi. 108 farklı camide teravih namazı sonrası ikram dağıtımı yapıldı. 450 haneye iftar yemeği ulaştırılırken, 120 engelli, hasta ve şehit ailesi ziyaret edilerek yanlarında bulunuldu. ‘İftara 5 kala’ ve ‘sahura 5 kala’ programlarıyla trafikte ve sahada vatandaşlara ikramlarda bulunulurken, ihtiyaç sahiplerine yönelik iaşe dağıtımları da titizlikle sürdürüldü. İl Başkanı Hüseyin Okandan yaptığı açıklamada, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhuna vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: "Ramazan ayı boyunca hemşehrilerimizle bir araya gelmeye devam edeceğiz. İlk üç günde binlerce hemşehrimizle buluştuk. Bu kutlu ayın ruhuna uygun şekilde, paylaşmayı ve dayanışmayı büyütmeye kararlıyız. Özveriyle sahada çalışan tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum." Ramazan ayı boyunca Kayseri genelinde sürecek programlarla, hem gönüllere dokunulması hem de sosyal dayanışmanın güçlendirilmesi hedefleniyor.
Eskişehir Metruk evde yalnız yaşayan yaşlı adam yaşam mücadelesi veriyor Eskişehir’de sol ayağı sakat olan ve metruk haldeki evde yalnız başına yaşam mücadelesi veren 64 yaşındaki Celal Ağır için komşularının yardım talebi sonuçsuz kaldı. Yaşlı adam evinin önünde çaresizce yardım bekliyor. Tepebaşı İlçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Asuman Sokak’ta ikamet eden Celal Ağır, geçtiğimiz aylarda damacana su alırken dengesini kaybedip yere düştü. Ambulansla hastaneye kaldırılan Ağır’ın sol ayağında sakatlık meydana geldi. Şu anda çatısı içeriye doğru çökük, metruk haldeki bir müstakil evde tek başına yaşam mücadelesi veren yaşlı adam, sakatlığı sebebiyle kendi ihtiyaçlarını göremez hale geldi. Komşuları ve hayırseverlerin destek olmaya çalıştığı Ağır, hem evi hem de tedavisi için yetkililerden yardım istedi. Öte yandan komşularının yetkililere Celal amcanın durumunu ilettiği ancak hiçbir yetkilinin gelmediği iddia edildi. "Ayağım yüzünden bakkala bile gidemiyorum" Emekli olmadan önce elektrikçilik yaptığını söyleyen Celal Ağır, "5-6 tane kardeş var ama fayda yok. ’Para var’ desen geliyorlar, parasızsan yok. Benim aylığım var, yetiyordu. Sağlamken hem yürüyerek hem de bisikletle istediğim yere gidiyordum. Şu anda yürüyemiyorum, evim kötü durumda. Şimdilerde bakkala bile gidemiyorum. Ayağım düzelse yürüsem, yardıma da gerek yok. Evin dağınık durumu düzeltirse iyi olur. Bir de tedavi olmak istiyorum. Hiçbir yere derdimi anlatamadım" dedi. Öte yandan, Ağır, evinin camlarının birkaç kez taş atılması suretiyle kırıldığını, televizyonu ve elektrikli motosikletinin çalındığını ancak sakatlığı sebebiyle hiçbir şey yapamadığını belirtti.
Bursa Marmara’nın denizkestanesi avcılığına açılmasına tepki Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’nin denizkestanesi avcılığına açılmasına tepki göstererek, Marmara’da denizkestanesi avcılığının küçük balıkçıyı değil birkaç ihracatçıyı ihya edeceğini vurguladı. Sarı, Marmara Denizi’nde 13 Şubat 2026-15 Nisan 2026 arasında denizkestanesi avcılığının serbest bırakılmasının yanlış olduğunu belirterek, bu karardan vazgeçilmesi gerektiğini aktardı. Marmara’da denizkestanesi avcılığının küçük ölçekli balıkçıyı değil, denizkestanesini taze ve havyarlı olarak satan birkaç ihracatçıyı ihya edeceğine dikkati çeken Sarı, şunları kaydetti: "Marmara Denizi’nde 2021 yılında yaşanan müsilaj felaketi sonrasında yanlış bir kararla tam üreme zamanında, yani denizkestanesi yumurtaları olgunlaşmışken denizkestanesi avcılığı serbest bırakılmıştı. Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu’nun hazırladığı rapor ve kamuoyunda yükselen tepkiler sonrasında üreme dönemi biterken, yani ihracatçılar gerekli ürünü Marmara’dan topladıktan sonra durdurulmuştu. Anlaşılan aynı lobi işbaşında. Marmara Denizi, 15 Nisan 2026’ya kadar denizkestanesi avcılığına açıldı. Tarihe dikkat edilirse avcılığın tam da denizkestanelerinin havyarının olgunlaştığı döneme denk geldiği görülecektir." "Çare aşırı avcılığı azaltmaktır" Marmara Denizi kıyılarında aşırı denizkestanesi artışına ilişkin bilimsel bir bulgu olmadığını vurgulayan Sarı, "Tam tersine 2022 yılında Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu tarafından hazırlanarak ilgili birimlerle paylaşılan bilimsel raporda kıyısal alanda müsilaj sonrası artış gösteren makro alg artışının kontrolü için denizkestanelerinin hayati önemde olduğu ve avlanmaması gerektiği belirtilmektedir." ifadesini kullandı. Denizkestanesi popülasyonunun deniz ekosisteminin bütünsel bir yaklaşımla yönetilip yönetilmediğinin en net göstergelerinden biri olduğunu belirten Sarı, şöyle devam etti: "Eğer ortamda kirlilik varsa algler artarak ortamdaki azot ve fosforu tüketmeye çalışır. Alg artışı, onların üzerinden beslenen denizkestanesi gibi türlerin çoğalmasına neden olur. Denizkestanesinin popülasyonunu kontrol eden mırmır, karagöz, çipura gibi türler aşırı avlanıyorsa bu sefer denizkestaneleri artış göstererek ortamda baskın olur ve bütün makro algleri tüketerek kıyısal alanı çöle döndürür. Bu durumda çare denizkestanesi avcılığını artırmak değil, aşırı avcılığı azaltmak, denizi ekosistem esaslı olarak yönetmektir." "Denizkestanesi birkaç kişiyi ihya edecektir" Prof. Dr. Sarı,  Marmara Denizi’nde neredeyse bütün balık türleri üzerinde aşırı avcılık yapıldığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Müsilaj ve aşırı avcılık yüzünden küçük ölçekli balıkçılık can çekişmektedir. Yoğun müsilaj yaşanan 2021-2022 ve 2024-2025 avcılık sezonlarında Marmara Denizi’ndeki küçük ölçekli balıkçıların av kaybı yüzde 90’ları bulmuştur. Eğer gerekçe bu kayıpların telafisi ise denizkestanesi avcılığının serbest bırakılması küçük ölçekli balıkçıyı değil, denizkestanesini taze ve havyarlı olarak çoğunlukla Japonya, Fransa gibi ülkelere ihraç eden birkaç kişiyi ihya edecektir. Balıkçılık yönetimi bir bilim dalıdır. Günübirlik talepler, siyasi baskılar veya çıkarlar düşünülerek alınacak her karar deniz ekosisteminde geri dönüşü zor sonuçlar doğurur." "Deniz deneme-yanılma veya oyun alanı değildir" Denizkestanesi avcılığını Marmara’da serbest bırakan karar alınırken yıllardır bu alanda çalışan bilim insanlarına sorulmadığını, görüş alınmadığını aktaran Sarı, şöyle devam etti: "Bilim araç değil, yol göstericidir. İşinize geldiğinde bilime başvururken, işinize gelmediğinde bilim yokmuş gibi davranmak ancak günü kurtarmaya yarar. Deniz, birilerinin deneme-yanılma veya oyun alanı, çıkar gruplarının sömürü odağı, balıkçıların malı-mülkü değildir. Deniz, insanın da içinde bulunduğu biyosferin kalbidir. Ona uygun, bütünsel olarak yönetilmelidir. Marmara’da denizkestanesi avcılığının serbest bırakılması yanlıştır ve derhal bu karar geri alınmalıdır. Deniz ekosisteminin sağlıklı işlemesi isteniyorsa çare ekosistem esaslı, bilim temelli balıkçılık yönetimidir. Marmara’nın şırı avcılığın önlenmesine, endüstriyel balıkçılığın sınırlandırılmasına ve acilen kritik bölgelerde deniz koruma alanları oluşturulmasına ihtiyacı vardır."