GÜNDEM - 08 Mart 2026 Pazar 11:52

PÜİS Kayseri Bölge Başkanı Polat: "Avrupa’nın en uygun yakıtını biz kullanıyoruz"

A
A
A
PÜİS Kayseri Bölge Başkanı Polat: "Avrupa’nın en uygun yakıtını biz kullanıyoruz"

KAYSERİ(İHA) – Petrol Ürünleri İşveren Sendikası (PÜİS) Kayseri Bölge Başkanı İbrahim Polat, dünyanın gündeminde olan akaryakıt konusu ile ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Avrupa’da en uygun yakıtı kullandığını söyleyerek, "Ulusal akaryakıt stokumuz 21 gün yetecek şekilde elimizde bulunmak zorunda" dedi.


PÜİS Kayseri Bölge Başkanı İbrahim Polat, ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaşla daha da değerli hale gelen akaryakıt konusunda gündeme dair açıklamalarda bulundu. Akaryakıtla ilgili merak edilen soruları yanıtlayan İbrahim Polat, Türkiye’nin Avrupa’da en uygun akaryakıtı kullandığını söyledi. Orta Doğuyla Türkiye’nin kıyaslanamayacağını ifade eden Polat, "Petrol Orta Doğu’dan çıkıyor. Avrupa’da 1.80 ile 2.50 Euro arasında değişen fiyatlar var. Bizde şu anda ortalama yakıt fiyatları motorin 66 TL, benzin 61, LPG 30 TL. Biz dövizi çevirdiğimizden 1.80 Euro 80 TL’ye tekamül ediyor. O yüzden şu anda Avrupa’ya baktığımız zaman Türkiye olarak en uygun akaryakıt fiyatlarını kullanıyoruz" dedi.



"Türkiye’ye 21 gün yetecek akaryakıt stokunu bulundurmak zorundayız"


Savaşla birlikte akla gelen ‘Türkiye’de akaryakıt problemi yaşanır mı?’ sorusuna açıklık getiren Polat, Türkiye’de 21 gün boyunca yetecek ulusal akaryakıt stokunun bulunmak zorunda olduğunu belirterek, "Türkiye’nin ulusal stoku 21 gün yetecek şekilde elimizde bulunmak zorunda. Bu kanun olarak bu şekilde. 21 gün sonrasında da emin olabilirsiniz ki yakıt belirli bir şekilde çıkar. Hürmüz Boğazı kapansa dahi akaryakıt farklı yönlerden de gelir. Akaryakıt ithalatı hiçbir zaman durmayacak. Dünyadaki ticaret durmayacağı için farklı ülkelerden de akaryakıt gelir. Ancak ulusal stok zorunluluğu bu gibi durumlarda ülkenin akaryakıtını günlük ortalama tüketim miktarının 21 gün süreyle kurtaracak yakıtımız şu anda mevcuttur" ifadelerini kullandı.



"Akaryakıtta son dönemde 11 TL’lik zam vatandaşa yansıtılmadı"


Eşel Mobil Sistemiyle, vatandaşlara 11’lik akaryakıt zammının yansıtılmadığını aktaran Polat, "Devletimizin akaryakıtımızda almış olduğu 2 tane vergi türü var. Birisi Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), diğeri ise Katma Değer Vergisi (KDV). Şu anda ÖTV miktarı 13 TL 77 kuruş, benzinde 14 TL, LPG’de de 10 TL 63 kuruş. Gelen zamları süspanse etmek için devlet kendinden feragat ediyor. Allah razı olsun. Bu konuda devletimizin bu konuda çok büyük kaybı var. Çünkü milli hasılanın gerçekten azımsanamayacak kadar bir oranı akaryakıt vergilerinden karşılanıyor. Eşel Mobil Sistem de, gelen zam oranının ÖTV’den karşılanması demek. Yani vatandaşın zarar edecek noktayı devletimiz kendi zararı olarak kabul ediyor. Eğer Eşel Mobil Sistem uygulanmasaydı. Bugün motorine gelen zam 11 TL, benzin 4 TL, LPG 2 TL 50 kuruş zam gelecekti. Eğer karşılanmasaydı. Şu anda motorin 77 TL, benzin 65 TL 83 kuruş, LPG de 33 TL 37 kuruş olacaktı. Normalde bu az gözüken rakamlar toplam harcamaya bakıldığı zaman inanılmaz derece de büyük oranlar tutuyor" şeklinde konuştu.



"Akaryakıt satmama lüksümüz yok"


Akaryakıt istasyonları olarak güncel fiyat ne olursa olsun, depoda akaryakıt bulunduğu ve istasyonlarda bir olumsuzluk olmadığı sürece yakıt satmanın zorunlu olduğunu belirten Polat, "Bizim akaryakıtı satmama lüksümüz yok. Depomuzda olduğu takdirde satmama lüksümüz yok. O gün zam gelsin ya da indirim gelsin fark etmez. Yakıtımız olduğu sürece satmak zorundayız. Bu devlet tarafından verilmiş bir zorunluluk. Her akaryakıt zammı geldiği zaman akaryakıt satmayıp, kar edeceğimiz düşünüyor. Bu çok büyük bir yanılgı. Biz vatandaşımıza yakıtı temin etmek zorundayız. İster 1 TL olsun, isterse 20 bin TL olsun" diye konuştu.



"Son 1 haftada yüzde 1.75 oranında karımız azaldı"


Savaşla birlikte yaşanan gelişmeler sonrası son 1 hafta içerisinde yüzde 1.75 oranında karlarının düştüğünü dile getiren İbrahim Polat, "Bizim son 1 haftada yüzde 1.75 oranında kar oranımızda azalma var. Bizim en iyi istasyonumuzun kazanacağı miktar masrafları da çıktığımız zaman yüzde 3,5’dir. Ancak ciroların yüksekliği, rakamların yüksekliğinden dolayı bu çark dönüyor. Ben inşaatçı arkadaşlarımla karşılaştığım zaman bir istasyonu soruyor. ‘Burası ne kadar eder?’ diyor. Bende şehir içerisindeki bir istasyonun 150 milyon TL edeceğini söylüyorum. ‘150 milyona ben bu kadar blok dikerim’ diyor. Ortaya bir rakam çıkartıyor. Yüzde 25-35 arasında bir oranda kar var. Bizde o kar yok. Bizim esas karımız, mülkümüze kattığımız değerdir" diye konuştu.



"Şehirlerde akaryakıt istasyonlarının artışı nüfusa göre artmalı"


Akaryakıt istasyonların artışının nüfusa oranla yapılması gerektiğinin altını çizen Polat, "Birkaç tane istasyonumuzun alışverişi oldu. Bu yıl içerisinde 3 tane akaryakıt istasyonu el değiştirdi. Satılmalar ve alımlar oluyor. Büyükşehir Belediyesi’nden 3 tane istasyon yeri ihaleye çıkacakmış. Ben istasyonların eczaneler gibi olmasını istiyorum. Pandemi de devletimiz bir yazı göndermişti. 50 bin vatandaşa bir istasyon gelecek şekilde nöbet çizelgesi istenmişti. Bizde 1 yıl bunu çalışmasını yapmıştı. İşimizin her daim para gözüyle görülmemesini istiyorum. Akaryakıt istasyonlarının artışlarının nüfusa göre olması gerektiğini düşünüyorum. O yüzden yeni çıkan ihaleleri istemiyoruz. Biz istasyon olarak mahalleye hizmet ediyoruz. Lastik havası, su, market olarak. ‘Açılmasın’ diyemeyiz. Ancak bir mahallede de 10 tane olmasın" dedi.



"Kayseri’de yerel yöneticilerden kapısını çalıp, giremediğimiz yer yok"


Kayseri’deki yerel yöneticilerin kendileri olan desteklerinden dolayı teşekkür eden Polat, "Kayseri’de yerel yöneticilerimizden kapısını çaldığımız zaman giremeyeceğimiz bir nokta yok. Gerçekten hepsi de elinden geleni yapıyor. Çünkü bizim de yöneticilerimize karşı bir kötülüğümüz yok. Bizim elektrik, su, reklam borcumuz olmaz. Aynı zamanda biz belediyelerin müşterileriyiz. O yüzden bir sıkıntı yaşatmadığımız sürece kendileri de bize bir sıkıntı yaşatmıyorlar. Tamamen iç içeyiz. Vergi daireleriyle aramız çok iyi. Çünkü onların ana müşterisiyiz. Biz Kayseri’deki OSB’lerimizden daha fazla vergi veriyoruz. Bütün vatandaşlarımızın kazandığı parayı helalleştirmesi için vergilerini vermeleri gerekiyor" ifadelerini kullandı.



"KDV oranı düşürülmeli"


KDV’nin ÖTV’ye eklenerek, KDV oranının yüzde 1 olması gerektiğini belirten Polat, "Ben KDV’nin tamamen ÖTV’ye eklenmesi taraftarıyım. Tek bir vergi üzerinden alınmalı. KDV’nin aynı gıda da olduğu gibi düşürülmesi taraftarıyım. KDV yüzde 1 olmalı. Bu şekilde sahte fişler ortadan kalksın. Meslektaşlarımın üzerinde bulunan ‘bu kaçakçıdır’ sözleri kalksın. Çünkü vergi yükünün çok olduğu yerde bu söylemler oluyor. Maliye yönünden baktığımızda kaçakçılık olacak diye bin 653 meslek dalında teminat mektubu veren meslek grubuyuz. Vergi dairesine muhtemel vergi kaçırırsam, buradan tahsil edilsin diye teminat mektubu veriyoruz. Şu anda sıfırdan yeni istasyon yapacak bir kişi vergi dairesine gittiği zaman 14 milyon 800 bin TL’lik teminat mektubu vermek zorundadır. Bizim meslektaşımız, istasyonunun sabah tarlaya dönmemesi için vergi kaçırmaz. 2015-2016 yılına kadar etrafımızda vergi kaçıranlar vardı. Ancak o istasyonlar hala açılamadı. Mahkeme sonuçlanana kadar o istasyon satış yapamadığı için kimse bu riski göze almaz" şeklinde konuştu.



"Elektrikli araç şarj istasyonu her yere kurulmamalı"


Elektrikli şarj istasyonlarının belirli statüler konularak, kurulmasının uygun olacağının altını çizen Polat, sözlerini şu şekilde sürdürdü; "Elektrikli araç istasyonunda yüzde 60’a geldik. Yaklaşık bu yıl içerisinde ya da 2 yıl içerisinde şarj doldurma istasyonu olacak. Bizim enerji ikmal istasyonlarına dönüşmemiz lazım. Elektrik şarj istasyonlarının, akaryakıt istasyonlarının dışında olmamasını savunuyorum. Çünkü ben personel çalıştırıyorum, ben o elektrik şarj istasyonunu kurmak için ruhsatlar alıyorum. O istasyona belirli bir konuma getiriyor. Elektrikli araç şarj istasyonu, parklarda, AVM’lerde ve kaldırımlara konulmuş haldeler. Adam iş yerinin önüne 4 tane şarj istasyonu koyabiliyor ve bunu satabiliyor. Herkes belirli bir istasyon olmaya başladı. Ben ‘elektrikli şarj istasyonu yaygın olmasın’ demiyorum. Ancak kuracak kişilerinde belirli bir standarda uyma zorunluluğu olsun. Bunlar akaryakıt istasyonunda olursa daha rahat olur. Elektrikli şarj istasyonu her yere kurulmamalı."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Demirci’de 800 bin kiraz ağacı çiçek açtı Türkiye’nin önemli kiraz üretim merkezlerinden biri olan Manisa’nın Demirci ilçesinde, baharın gelişiyle birlikte kiraz bahçeleri beyaza büründü. 800 bin ağacın bulunduğu ilçede bu yıl yaklaşık 20 bin tonluk rekolte hedeflenirken, üreticiler zirai don riskine karşı gece boyunca nöbet tutarak ürünlerini korudu. Demirci’de 600 ile bin 300 rakım arasındaki geniş bir coğrafyada üretimi yapılan kirazda, bu yıl rekoltenin yüksek olması bekleniyor. Demirci’de geçtiğimiz hafta etkili olan olumsuz hava şartları ve zirai don riskine karşı üreticiler teyakkuza geçti. Kiraz ve badem ağaçlarını korumak isteyen çiftçiler, tarlalarında saman ve badem kabukları yakarak dumanlama sistemi uyguladı. Gece boyu süren duman nöbetiyle ağaçların soğuktan zarar görmesi engellenirken, nisan ayı itibarıyla çiçekler meyveye dönmeye başladı. Demirci’de 18 bin dekar alanda dev üretim Kiraz üretimi ilçede toplamda 18 bin dekar alanda, 800 bin ağaçla yapılan üretim, bölge ekonomisinin can damarını oluşturuyor. Farklı rakımlarda yapılan üretim sayesinde hasat süreci uzun bir döneme yayılırken, meyvelerin kalitesi de artıyor. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt, kiraz üretiminin yoğun olarak yapıldığı Küçükoba, Esenyurt ve Ören mahallelerini ziyaret ederek üreticilerle bir araya geldi. Bahçeleri tek tek gezen Şenyurt, çiçeklenme durumu ve meyve tutumu hakkında incelemelerde bulunarak, çiftçilere hasat süreci ve yapılması gereken çalışmalar hakkında teknik bilgilendirmeler yaptı. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt yaptığı açıklamada, "İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak Demirci kirazımızın durumunu tespit için sahadayız. Kirazımız gayet güzel çiçek durumunda. Kirazımız bizim ürün çeşitliliğimizde önemli bir yere sahip. İhracat oranının en fazla olduğu, kalibresi ve aroması ile tercih edilen bir ürün. Coğrafi işaretli Demirci kirazımızın Akdeniz meyve sineğinden ari bir bölgeyiz. Ülkemizde mahalle bazında ari alanlar var ama Demirci ilçe olarak tek ilçedir. İhracatta bu kriter önemli. Bu yıl inşallah güzel bir rekolte hedefimiz var. İlçemizde meyvede olan 800 bin kiraz ağacı var. Bu yıl 20 bin ton kiraz üretim rekolte hedefimiz var" dedi. Küçükoba Mahallesi’nde 60 yıldır kiraz üreticiliği yapan Nurullah Ceylan’da, "Kirazın bakımını güzel yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl Kiraz’da badem de don sebebiyle olmadı. Şu anda ağaçlarımızın çiçek verimi çok güzel. 23 dönümde bin ağacımla kiraz üretimi yapıyorum. Geçtiğimiz kiraz olmadı elma çok oldu. Memleketimizin rakımı yüksek olması sebebiyle, toprağın verimi çok güzel. Kirazımızın kalitesi çok güzel" dedi.
Elazığ Dünyanın çantası Elazığ’dan: 26 ülkeye ihracat Elazığ’daki Organize Sanayi Bölgesi’nde üretime devam eden dünyanın 3’üncü, Türkiye’nin ise en büyük çanta fabrikası, 2 kıtadan 26 ülkeye çanta ihraç ediyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde inanılmaz derecede teşvikler olduğunu vurgulayan iş adamı Gürkan Talo, devletin çok güzel imkanlarının olduğunu ve rekabet edilemeyecek hiçbir ülke olmadığını ifade etti. Elazığlı iş adamı Gürkan Talo, Organize Sanayi Bölgesi’nin 6’ncı bölge teşviklerinden yararlanmasının ardından İstanbul’da bulunan iş yerini Elazığ’a taşıyarak, 12 bin metrekare alan üzerine dünyanın 3’üncü, Türkiye’nin ise en büyük çanta fabrikasını kurdu. Yüzde 99’u kadın olmak üzere yaklaşık 800 kişiye istihdam sağlayan fabrika adeta dünyaya kafa tutuyor. Elazığ’da üretilen çantalar yurt içinin yanı sıra 2 kıtada 26 ülkeye gönderiliyor. Hedeflerinin dünya birinciliği ve 3 kıtaya ihracat olduğunu aktaran Talo, devletin çok güzel imkanlarının olduğunu ve teşvikler sayesinde dünyaya kafa sallayabileceklerini söyledi. Fabrikanın Elazığ OSB’de bulunduğunu aktaran Gürkan Talo, "12 bin metrekare kapalı alanda 800’e yakın personelimizle Elazığ’dan 26 ülkeye ihracat yapan çanta fabrikasıdır. Kadın kol çantasından, kedi-köpek çantalarına, elektrikli araçların batarya çantalarına kadar üreten bir fabrikayız. Aynı zamanda istihdamın yüzde 99’ü kadın personelden oluşmaktadır. Personelimizin hiçbirinin tecrübesi yokken şu anda hepsi tecrübeli hale geldi. Elazığ’da 3’üncü senemizi tamamladık. 3 sene içerisinde gelmediğimiz günlere üzülüyoruz. Elazığ’ı çok seviyoruz. Elazığ tüm lokasyonlara yakın. Orta Doğu piyasasına lojistik anlamında yakın. Uygun fiyata lojistik fiyatlar bulunmaktadır. Şu an 2 kıtada ihracatımız var. Hedefimiz 3 kıtaya çıkarmak. Kapasite olarak dünyada 3. sıradayız. Hedefimiz dünya birinciliği. Avrupa’da ve Türkiye’de kapasite olarak birinciyiz. Asıl amacımız dünyada kapasite olarak birinci sıraya ulaşmak. Rakibimiz Çin ve Pakistan. Pakistanlı rakibimiz ile aramızda yüzde 10’a yakın bir fark var. Çinli rakibimizi geçmek için biraz daha çalışmamız gerekiyor. Azimliyiz yakalayacağımıza inanıyoruz" diye konuştu. "Devletin çok güzel imkanları var" 6’ncı Bölge teşviklerinden dolayı fabrikayı taşıdıklarını belirten Talo, "İstanbul dünyada en pahalı 10 şehrin arasında sayılıyor. Dünyanın en pahalı 10 şehrinde olup dünyaya rakip bir üretim yapamayız. Rakiplerimiz uygun fiyata ürünler üretiyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki bakir alanlara gelseler inanılmaz derecede teşvikler var. Bu teşvikler sayesinde biz dünyaya kafa sallarız. Devletin etkisi yüzde 100. Devletin çok güzel imkanları var. Biz yatırımcılar yeter ki dürüst olalım. Bizim rekabet edemeyeceğimiz hiçbir ülke yok" dedi.
Ankara Bakan Uraloğlu: "Ankara-Sivas hattımız ile açıldığı günden bu yana 2 milyon 356 bin 815 yolcumuza hizmet verdik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 26 Nisan 2023 tarihinde hizmete açılan Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın 3 yılda 2 milyon 356 bin 815 yolcuya hizmet verdiğini kaydetti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) Hattı’nın hizmete alınmasının üçüncü yılı vesilesiyle yazılı açıklama yaptı. Bakan Uraloğlu, 26 Nisan 2023 tarihinde açılan hattın 27 Nisan’da yolcu taşımacılığına başladığına dikkati çekerek, "Hattımızda günde karşılıklı ikişer sefer gerçekleştiriyoruz. Ankara-Sivas hattımız ile açıldığı günden bu yana 2 milyon 356 bin 815 yolcumuza YHT hızı ve konforuyla hizmet verdik" dedi. 49 tünel ve 49 viyadük inşa edildi Uraloğlu, Ankara-Sivas YHT hattını 405 kilometre uzunluğunda inşa ettiklerini belirterek, "Hat kapsamında 66,1 kilometre uzunluğunda 49 tünel ve 27,4 kilometre uzunluğunda 49 viyadük inşa ederek zorlu coğrafi koşullarda büyük bir mühendislik başarısına imza attık" açıklamasında bulundu. Uraloğlu, Ankara-Sivas arasında Elmadağ, Kırıkkale, Yerköy, Yozgat, Sorgun, Akdağmadeni, Yıldızeli istasyonlarının bulunduğunu da ifade etti. İstanbul-Sivas hattı bugüne kadar 1 milyon 140 bin 577 kişiyi taşıdı Hattın açılmasından bir yıl sonra, 4 Mayıs 2024 itibarıyla Sivas-İstanbul arasında aktarmasız seferlerin de başladığını hatırlatan Uraloğlu, "İstanbul-Sivas aktarmasız seferleri günde bir geliş bir gidiş olmak üzere toplam 2 sefer olarak gerçekleştiriliyor. Yüksek hızlı trenler, Sivas-İstanbul arasında Yıldızeli, Yozgat, Kırıkkale, Ankara, Eskişehir, Arifiye, İzmit, Pendik, Söğütlüçeşme’de duruyor. Bu hattımızda da bugüne kadar toplam 1 milyon 140 bin 577 yolcumuz seyahat etti" ifadelerini kullandı. "Tokat-Ankara arasında günde karşılıklı 4, Tokat-İstanbul arasında ise günde karşılıklı 2 sefer olmak üzere toplam 6 sefer gerçekleştiriyoruz" Yüksek hızlı tren ağını sadece doğrudan hatlarla değil, kombine taşımacılık yöntemiyle de büyüttüklerini vurgulayan Uraloğlu, "25 Ekim 2024 itibarıyla Tokat’ı da sistemimize dahil ettik. Tokat’tan Yıldızeli İstasyonu’na otobüs aktarmasıyla bağlantı sağlıyoruz. Böylece Tokat-Ankara arasında günde karşılıklı 4, Tokat-İstanbul arasında ise günde karşılıklı 2 sefer olmak üzere toplam 6 sefer gerçekleştiriyoruz" dedi. Uraloğlu ayrıca Sivas-Malatya Bölgesel Treni ile İstanbul-Malatya arasında YHT bağlantılı kombine taşımacılığı da devreye aldıklarını hatırlattı.
Muş Bulanık’ta kimliğini unutan öğrenciye polis desteği Muş’un Bulanık ilçesinde, kimliğini evde unutan bir öğrenci, polis ekiplerinin hızlı müdahalesi sayesinde bursluluk sınavına yetiştirildi. Bulanık’ta gerçekleştirilen İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Bursluluk Sınavı (İOKBS) öncesi yaşanan olay, örnek bir dayanışmaya sahne oldu. Bulanık Anadolu İmam Hatip Lisesi 6. sınıf öğrencisi Ayşenur Kundu, sınava girmek için geldiği okulda kimliğini evde unuttuğunu fark etti. Durumun bildirilmesi üzerine harekete geçen İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis ekipleri, öğrenciyi vakit kaybetmeden Şehitlik Mahallesi’ndeki evine götürdü. Kimliğini alan öğrenci, yine polis ekipleri tarafından sınava gireceği okula yetiştirildi. Sınava dakikalar kala büyük bir panik yaşayan öğrenci Ayşenur Kundu, "Okula geldiğimde kimliğimi unuttuğumu fark ettim. O anda polis ağabeyler aklıma geldi. Sağ olsunlar beni hemen evime götürüp kimliğimi almamı sağladılar ve tekrar okula yetiştirdiler. Kendilerine çok teşekkür ediyorum" dedi. Öğrencinin ailesi de duyarlı davranışlarından dolayı polis ekiplerine teşekkür ederken, görevli polislerin bu örnek davranışı takdir topladı. Okullarda görev yapan polis ekiplerinin dikkati ve hızlı müdahalesi sayesinde öğrencinin sınava zamanında yetişmesi sağlanırken, olay vatandaşlar tarafından da "örnek bir kamu hizmeti" olarak değerlendirildi.
Bursa Kontakta anahtarı görüp gözlerine inanamadılar: Kargo aracını çaldılar Bursa’da kargo dağıtımında kullanılan hafif ticari aracı, anahtarı kontak üzerinde görünce çalan 2 şüpheli, polis ekiplerinin nefes kesen takibi sonucu yakalanarak tutuklandı. Film sahnelerini aratmayan kovalamaca anları ise kameraya yansıdı. Olay, 22 Nisan 2026 günü saat 19.30 sıralarında Yıldırım ilçesi Güneştepe Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, kargo dağıtımı yapan sürücünün kısa süreliğine araçtan indiği sırada, anahtarın kontakta olduğunu fark eden şüpheliler fırsatı değerlendirerek beyaz renkli hafif ticari aracı çaldı. İhbar üzerine harekete geçen polis ekipleri, çalıntı aracın Yunuseli Mahallesi’nde olduğunu belirledi. Ekiplerin ’dur’ ihtarına uymayan şüpheliler ile polis arasında kovalamaca yaşandı. Kaçışın sonu ise uzun sürmedi, şüpheliler aracı terk ederek izlerini kaybettirmeye çalıştı. Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlığı Büro Amirliği ekipleri olayın peşini bırakmadı. 42 farklı noktadaki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, 100 saati aşkın görüntüyü didik didik ederek şüphelilerin kimliğini tespit etti. Düzenlenen operasyonla yakalanan S.A. ve B.Ş.’nin çok sayıda suç kaydı olduğu öğrenildi. Gözaltına alınan şüpheliler, ifadelerinde suçu itiraf ederken, araçtan çalınan 1 cep telefonu ve çok sayıda kargo ürünü de eksiksiz şekilde ele geçirilerek sahibine teslim edildi. Öte yandan şüphelilere ehliyetsiz araç kullanmak ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek gibi suçlardan toplam 240 bin TL idari para cezası kesildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.