GÜNDEM - 10 Şubat 2026 Salı 14:44

Sosyal medyadan alınan fotoğraflar başınızı ağrıtabilir

A
A
A
Sosyal medyadan alınan fotoğraflar başınızı ağrıtabilir

Avukat Zeynep Sevim, sosyal medyada paylaşılan fotoğraf ve videoların izinsiz şekilde haber siteleri ve dijital platformlarda kullanılmasının telif hakkı ihlali sayıldığını kaydederek, "Bir kişinin kendi emeğiyle oluşturduğu fotoğraf veya video, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser niteliği taşıyabilmektedir" dedi.


Sosyal medyada herkese açık olarak paylaşılan içeriklerin 2. kişiler tarafından serbestçe kullanım hakkı tanımadığını dile getiren Av. Zeynep Sevim, ilgilinin kendi emeğiyle oluşturduğu fotoğraf veya videonun, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser niteliği taşıya bildiğini söyledi. Haber siteleri ve dijital platformlarda ilgilinin izni bulunmadan paylaşılan içeriklerin telif hakkının ihlaline sebep olacağını belirten Sevim; "Son dönemde sosyal medyada paylaşılan fotoğraf ve videoların, ilgilisinin izni olmaksızın haber siteleri ve çeşitli dijital platformlar tarafından kullanıldığına sıklıkla tanık oluyoruz. Bir içeriğin sosyal medyada paylaşılmış olmasının, onun serbestçe kullanılabileceği anlamına gelmeyecektir. Bir kişinin kendi emeğiyle oluşturduğu fotoğraf veya video, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser niteliği taşıyabilmektedir. Bu gibi durumlarda, eserin meydana gelmesiyle birlikte telif hakkı kendiliğinden doğabilmektedir. Görüntünün internette yer alması ya da herkese açık bir hesapta paylaşılması, üçüncü kişilerin dilediklerince bu içeriği çoğaltmalarına, yaymalarına veya ticari amaçla kullanmalarına izin vermeyebilmektedir. Özellikle haber sitelerinin ya da sosyal medya sayfalarının, vatandaşın çektiği bir görüntüyü izinsiz biçimde alarak haberleştirmesi, paylaşması veya bu yolla ekonomik menfaat sağlaması, telif hakkının ihlaline neden olabilmektedir" dedi.



"Hem maddi hem de manevi tazminat açılabilir"


Sevim, "Böyle bir durumda içerik sahibi hem maddi tazminat, hem de kişilik haklarının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat talep edebilmektedir. Ayrıca içeriğin yayından kaldırılması ve ihlalin durdurulması da hukuken mümkündür. Uygulamada sıkça karşılaştığımız ‘internette vardı’, ‘zaten paylaşılmıştı’ veya ‘herkese açık hesap’ şeklindeki savunmaların hukuki bir karşılığı bulunmamaktadır. Yargıtay kararları da bu konuda istikrar kazanmış durumdadır. Bir içeriğin erişilebilir olması, kullanım hakkının devredildiği, eser ile ilgili istenildiği gibi düzenlemeler yapılabileceği anlamına gelmemektedir. Haber amaçlı kullanımlarda dahi sınırsız bir serbesti yoktur. Ölçülülük ilkesine uyulması, zorunluluk bulunması, mümkünse izin alınması ve en azından kaynak gösterilmesi gerekmektedir. Aksi hâlde basın özgürlüğü sınırları aşılmış olacağından hukuki sorumluluğun doğması da kaçınılmaz olacaktır. Bu nedenle gerek haber sitelerinin, gerekse sosyal medya üzerinden yayın yapan sayfaların, kullanıcılar tarafından üretilen içerikleri kullanırken telif ve kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar bakımından çok daha dikkatli ve özenli davranmaları gerekmektedir. Aksi takdirde hem tazminat sorumluluğu hem de hukuki yaptırımlarla karşılaşılması kaçınılmaz olacaktır" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul TBF: "Türk milletini hedef alan provokatif pankartı en güçlü şekilde kınıyoruz" Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF), tarafından Panionios-Beşiktaş maçında tribünde açılan pankarta ilgili, "Türk milletini, ülkemizin milli ve manevi değerlerini hedef alan provokatif pankartı en güçlü şekilde kınıyoruz" açıklaması yapılarak EuroCup yönetimini gerekli önlemleri almaları için davette bulundu. TBF’den yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Beşiktaş Erkek Basketbol Takımı’nın, EuroCup organizasyonu kapsamında Yunanistan’da Panionios Athens ile oynadığı karşılaşmada tribünlerde açılan; Türk milletini, ülkemizin milli ve manevi değerlerini hedef alan provokatif pankartı en güçlü şekilde kınıyoruz. Sporun evrensel değerlerine, fair-play anlayışına ve uluslararası müsabakaların taşıması gereken saygı ortamına açıkça aykırı olan bu tür eylemler, yalnızca kulüplerimizi değil; Türk sporunu, ülkemizin itibarını ve ortak insani değerleri hedef almaktadır. Hiçbir spor organizasyonu; nefret söylemine, ayrımcılığa ve milli değerlere yönelik hakaretlere zemin oluşturamaz. Türkiye Basketbol Federasyonu olarak, sporun birleştirici gücünü zedeleyen bu kabul edilemez tutumun karşısında durduğumuzu açıkça ifade ediyor; bu olayın tüm yönleriyle incelenmesi, sorumluların tespit edilmesi ve gerekli yaptırımların kararlılıkla uygulanması gerektiğini vurguluyoruz. Bu vesileyle, söz konusu karşılaşmanın organizasyonundan sorumlu olan EuroCup ve EuroLeague’i; tribün güvenliği, organizasyon standartları ve disiplin uygulamaları konusunda sorumluluk almaya, benzer olayların tekrar yaşanmaması adına gerekli önlemleri gecikmeksizin hayata geçirmeye davet ediyoruz. Türkiye Basketbol Federasyonu, Türk kulüplerinin ve Türk sporunun uluslararası platformlarda maruz kaldığı her türlü ayrımcı, provokatif ve saygısız tutumun karşısında durmaya; sürecin takipçisi olmaya devam edecektir."
Ankara Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve İçişleri Bakanı görevden affını istedi Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararı ile görevden affını isteyen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yerine Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yerine ise Mustafa Çiftçi atandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararı ile birlikte görevden affını isteyen ve af talebi kabul edilen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yerine ise Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi atandı. Atamalar Anayasa’nın 104’üncü ve 106’ncı maddeleri gereğince gerçekleştirildi. Ali Yerlikaya’dan paylaşım Görevden affını isteyen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya af talebinin kabul edilmesi sonrasında sosyal medya hesabından paylaşımda yaparak, "Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensip ve takdirleriyle 4 Haziran 2023 tarihinde başladığım İçişleri Bakanlığı görevimi kıymetli kardeşim Mustafa Çiftçi’ye devrediyorum. Kendisini tebrik ediyor, yeni görevinde başarılar diliyorum. Allah hayırlı uğurlu etsin. Bakanlığım süresince verdiği büyük desteklerinden dolayı Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Ülkemizin huzur ve güvenliği için canla başla görev yapan İçişleri ailemizin her bir ferdine ayrı ayrı yürekten teşekkür ediyorum. Allah’a emanet olun" ifadelerine yer verdi. Yılmaz Tunç’tan paylaşım Görevden affını isteyerek yerini Akın Gürlek’e bırakan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında olmak, davamıza gönül vermek bizler için her zaman gurur vesilesi olmuştur. 2001 yılında başlayan kutlu yolcuğumuzda AK Parti Kurucu İlçe Başkanlığı, Milletvekilliği, TBMM Adalet Komisyonu Başkanlığı, AK Parti Meclis Grup Başkanvekilliği görevlerimizin ardından Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 4 Haziran 2023 tarihinde Adalet Bakanlığı görevinin tarafıma tevdi edilmesi milletimize ve devletimize hizmet etme sorumluluğumuzu daha da artırmıştır. 23 yıllık hükümetlerimiz döneminde Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin yüksek standartlı demokrasiye kavuşması ve hukuk devleti ilkesinin tahkimi yolunda gerçekleştirilen reformlara omuz vermenin onurunu yaşadık. Bundan sonra da ülkemiz ve milletimiz için ter dökmeye, Türkiye Yüzyılı için ilk günkü heyecanla çalışmaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle Adalet Bakanı olarak atanan Sayın Akın Gürlek’e görevinde üstün muvaffakiyetler diliyorum" ifadelerine yer verdi. Yeni bakanların özgeçmişleri Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek, 1982 yılında Nevşehir’de dünyaya geldi. Gürlek, 2005 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Türkiye’nin farklı bölgelerinde hakimlik görevlerinde yer aldı ve 2021 yılında birinci sınıf hakimliğe terfi etti. Gürlek, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından 2 Ekim 2024’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandı. Ayrıca 2 Haziran 2022’den 7 Ekim 2024’e kadar Adalet Bakan Yardımcısı olarak görev yapan Gürlek, hakimlik ve savcılık görevlerini yürüttüğü dönemde aldığı kararlarla Türkiye gündeminde yer aldı. İçişleri Bakanı olarak atanan Mustafa Çiftçi ise 1970 yılında Konya’nın Çumra İlçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Çumra’da, Lise öğrenimini Konya’da bitirdi. 1995 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldu. 1996 yılında İçişleri Bakanlığının açmış olduğu Kaymakam Adaylığı sınavını kazanarak 85. Dönem Konya Kaymakam Adayı olarak göreve başladı. 1998 yılında 8 ay süreyle İngiltere’ye gitti. 1999 yılında Milli Güvenlik Akademisi’nden mezun oldu. Aksaray-Gülağaç, Erzurum-Tekman, Nevşehir-Derinkuyu, Bitlis-Adilcevaz ve Kırşehir-Kaman İlçelerinde Kaymakamlık, İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nde Daire Başkanlığı yaptı. TBMM’de Özel Kalem Müdürlüğü ve Başkan Başmüşavirliği görevlerinde bulundu. 2007 Yılında Selçuk Üniversitesi SBE Kamu Yönetimi ABD Kamu Yönetimi Bölümünde Yüksek Lisans çalışmasını tamamladı. 2011 yılında da Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi"ni bitirdi. 2012 yılında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi SBE Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalında başka bir yüksek lisans çalışmasını tamamlayan Mustafa ÇİFTÇİ, A.Ü. Adalet Bölümü’nü ve İktisat Fakültesini bitirdi. Halen Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde ve Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Tarih Bölümünde öğrenim hayatını devam ettiren Çiftçi, 2018/202 sayılı Cumhurbaşkanlığı atama kararı ile Çorum Valisi olarak atandı. Çorum’da 4 yıl 9 ay görev yapan Çiftçi, 9 Ağustos 2023 tarih ve 2023/376 sayılı Cumhurbaşkanlığı atama kararı ile18.08.2023 tarihinde Erzurum Valiliği görevine başladı.